Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/7822 E. 2014/10964 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık hizmetleri sözleşmesi↗ mutlak ticari dava↗ ticari dava niteliği↗ işbölümü↗ hizmet sözleşmesi↗ görevsizlik kararı↗ teslim↗ görevli mahkeme↗
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında bankacılık hizmet sözleşmesi düzenlenmesi ve sözleşme kapsamında davacıya 1 nolu kasanın tahsis edilmesi nedeniyle hukuki ilişkinin 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, 4077 sayılı Kanun'un 23'üncü maddesinin bu Kanun'un uygulanmasıyla ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağını öngördüğü, davanın Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığından uyuşmazlığın çözümünün Tüketici Mahkemelerinin görevine girdiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep halinde dosyanın görevli Ankara Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava tarihi itibariyle uygulanması gereken 6762 sayılı TTK’nın 4. maddesi uyarınca Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olan hususlardan doğan hukuk davaları, mutlak ticari dava sayılır. Ticari davalar, yine davanın açıldığı tarihte yürürlüğe girmiş bulunan HMK'nın göreve dair hükümleri nazara alındığında, anılan kanunun 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesinde görülür. Somut olayda, davacı, davalı bankaya teslim ettiği ziynet eşyası ve nakit paranın iadesini istediğine göre dava bankacılık işleminden kaynaklanmaktadır. Bu itibarla uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde bulunmasına, bu davaya Tüketici Mahkemesi tarafından bakılacağına dair ayrıksı bir düzenleme mevcut olmamasına ve işbölümü itirazında bulunulmamış olmasına göre işbu ticari davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesine engel bir hal bulunmamaktadır. O halde, mahkemece davalı banka aleyhine açılan davanın esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/412 E. 2012/5819 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:objektif özen yükümlülüğü · re'sen gözetilme · bankacılık işlemleri · özen yükümlülüğü · mevduat hesabı · ara karar · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının olayda kusurlu olduğunun kanıtlanamadığını, davalı Bankanın «objektif özen yükümlülüğünü» yerine getirmemesinden dolayı kusurlu bulunduğunu bu nedenle davanın kabulü ile 4.500,00 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, «bankacılık işlemlerinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup somut uyuşmazlıkta davacı tarafından, davalı Banka şubesi nezdinde açılmış bir «mevduat hesabı» bulunmaktadır.
Görev hususunun yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilmesi» gerekmektedir.
Bu durum karşısında mahkemece, açıklanan gerekçeyle işbu davaya asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla bakılmasına ilişkin bir «ara» kararı verilerek, uyuşmazlığın yukarıda belirtilen yasa hükümleri çerçevesinde ele alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılarak sonuçlandırılması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3126 E. 2013/4713 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici kredisi · kefalet · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · kefil · haciz · kredi sözleşmesi · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, yapılan incelemede, talebin dayanağı olan belgenin «tüketici kredisi» olduğu, 4077 sayılı yasanın .... maddesi koşullarının sağlandığına ilişkin herhangi bir belge «ibraz» edilmediği ve «kefiller» yönünden «kefaletin», adi kefalet niteliğinde olduğu gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Talep, banka «genel kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle talebin reddine karar verilmiştir.
Ancak, dosyaya «ibraz» edilen 03.08.2011 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» mahkemece, «tüketici kredisi» sözleşmesi olduğu dosya kapsamından anlaşılamamakta, buna ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15801 E. 2012/6911 K.
Ortak:görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «bankacılık hizmet sözleşmesi» düzenlenmesi ve sözleşme kapsamında davacıya 1 nolu kasanın tahsis edilmesi nedeniyle hukuki ilişkinin 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, 4077 sayılı Kanun'un 23'üncü maddesinin bu Kanun'un uygulanmasıyla ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağını öngördüğü, davanın Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığından uyuşmazlığın çözümünün Tüketici Mahkemelerinin görevine girdiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep halinde dosyanın «görevli» Ankara Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
O halde, mahkemece davalı banka aleyhine açılan davanın esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, Ankara Tüketici Mahkemesi’nin «görevli» olduğu gerekçesiyle, mahkemenin «görevsizliğine», dava dilekçesinin görev yönünden reddine, karar kesinleştiğinde talep halinde dava dosyasının ait olduğu mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bu tür uyuşmazlıklara 4077 sayılı Kanun'un uygulanması mümkün olmadığından, ticaret mahkemesi «görevli» olup, mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta sözleşmesi
Benzer bu kararda1-Dava, «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/7822 E. , 2014/10964 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 17. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 07/05/2013
NUMARASI 2012/188-2013/237
Taraflar arasında görülen davada Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/05/2013 tarih ve 2012/188-2013/237 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 30.09.2011 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle müvekkilinin davalı bankanın Ümitköy Şubesi'nde kiraladığı kasa içinde bulunan çeşitli altın ziynet eşyaları ve bir miktar nakit parasının çalındığını, gerekli güvenlik önlemlerini almayan davalı bankanın ağır kusurlu olduğunu, çalınan eşyaların maddi değerlerinin yanında manevi değerlerinin de bulunduğunu ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkilinin tüm güvenlik önlemlerini aldığını, gerekli alarm ve kamera sistemlerini kurduğunu, fail ya da faillerin profesyonelce hareket ettiklerini, tüm bu güvenlik önlemlerini etkisiz hale getirerek hırsızlığı gerçekleştirdiklerini, müvekkiline bir kusur izafe edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında bankacılık hizmet sözleşmesi düzenlenmesi ve sözleşme kapsamında davacıya 1 nolu kasanın tahsis edilmesi nedeniyle hukuki ilişkinin 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, 4077 sayılı Kanun'un 23'üncü maddesinin bu Kanun'un uygulanmasıyla ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağını öngördüğü, davanın Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığından uyuşmazlığın çözümünün Tüketici Mahkemelerinin görevine girdiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep halinde dosyanın görevli Ankara Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava tarihi itibariyle uygulanması gereken 6762 sayılı TTK’nın 4. maddesi uyarınca Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olan hususlardan doğan hukuk davaları, mutlak ticari dava sayılır. Ticari davalar, yine davanın açıldığı tarihte yürürlüğe girmiş bulunan HMK'nın göreve dair hükümleri nazara alındığında, anılan kanunun 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesinde görülür. Somut olayda, davacı, davalı bankaya teslim ettiği ziynet eşyası ve nakit paranın iadesini istediğine göre dava bankacılık işleminden kaynaklanmaktadır. Bu itibarla uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde bulunmasına, bu davaya Tüketici Mahkemesi tarafından bakılacağına dair ayrıksı bir düzenleme mevcut olmamasına ve işbölümü itirazında bulunulmamış olmasına göre işbu ticari davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesine engel bir hal bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece davalı banka aleyhine açılan davanın esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 09/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101907700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz