Emtia nakliyat sigortası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/9537 E. 2011/3886 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
emtia nakliyat sigortası↗ açık muvafakat↗ dain-i mürtehin↗ taşıyanın sorumluluğu↗ nakliyat sigortası↗ rehin hakkı↗ icazet↗ halefiyet↗ sigorta tazminatı↗ aktif husumet ehliyeti↗ sigorta ettiren↗ ziya↗ aktif husumet↗ rehin↗ husumet ehliyeti↗ muvafakat↗ ispat yükü↗ taraf ehliyeti↗ ihbar↗ taşıyan↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, sigortalı emtianın İzmir Limanında konteynırın açılması sonrasında 26 adedinin ıslanma nedeni ile çürüğü/kirlendiği ve kullanılamaz hale geldiği, konteynırın kapı tarafında bulunan yırtık nedeni ile içeriye deniz suyunun girmesi sonucu hasarın oluştuğunun belirlendiği, ihbar külfetine uyulmamasının tazminat hakkının düşmesi sonucunu doğurmayacağı, teslim sırasında tespit yaptırmayan davacının ispat yükü altına girdiği, gönderilenin hasarın veya ziyanın taşıyanın sorumluluğu altında meydana geldiğini kanıtlaması ile kanuni karinenin çürüyeceği, konteynırın suya maruz kalması nedeni ile taşıyanın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının olayda BK’ nun 44/1 nci maddesi gereğince kusurlu olduğu kabul edilerek ve takdiren 1/3 oranında indirim yapılarak 8.788,82 YTL’ nin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, nakliyat emtia nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatın rucüen tahsili istemine ilişkin olup, davaya dayanak yapılan poliçede, dava dışı İş Bankası A.Ş./Ege Kurumsal İzmir Şubesi dain ve mürtehin olarak gösterilmiştir. TTK’nun 1269. maddesi hükmü uyarınca, malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı Yasa’nın 1270. maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan rehin hakkı sahibi olduğuna göre, sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona aittir. Bu durumda, sigorta ettiren ancak malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta ettirilenin açık muvafakatını almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat isteme hakkına sahip olur.
Dairemiz`in yerleşik uygulamasına göre, poliçe dain ve mürtehin lehine düzenlenmiş olsa dahi sigorta ettirenin tek başına doğrudan sigortaya karşı dava açma hakkı bulunmakla birlikte yargılama sırasında dava dışı dain ve mürtehinin, tazminatın davacıya ödenmesine muvafakatı olup olmadığının araştırılması, muvafakatı sağlandığı taktirde yargılamaya devam edilerek, davanın sonuçlandırılması, aksi taktirde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, mahkemece, halefiyet ilişkisine dayalı olarak açılan iş bu davada, dain ve mürtehin sıfatı bulunan dava dışı bankadan açılan davaya muvafakat veya icazetleri olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmek ve bu usuli işlem tamamlandığı takdirde işin esasına girilmek gerekirken, davacının aktif taraf sıfatına (husumete) ilişkin olan ve re’sen göz önünde bulundurulması gereken bu eksiklik giderilmeden, doğrudan işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6473 E. 2013/22016 K.
Ortak:açık muvafakat · rehin hakkı · icazet · sigorta tazminatı · aktif husumet ehliyeti · sigorta ettiren · aktif husumet · rehin · dava şartı
İncelediğiniz karardaBöyle bir durumda, sigortalı durumda olan «rehin hakkı» sahibi olduğuna göre, «sigortadan tazminat» talep etme hakkı da öncelikle ona aittir.
Dairemiz`in yerleşik uygulamasına göre, poliçe dain ve mürtehin lehine düzenlenmiş olsa dahi «sigorta ettirenin» tek başına doğrudan sigortaya karşı dava açma hakkı bulunmakla birlikte yargılama sırasında dava dışı dain ve mürtehinin, tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakatı» olup olmadığının araştırılması, muvafakatı sağlandığı taktirde yargılamaya devam edilerek, davanın sonuçlandırılması, aksi taktirde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir.
TTK’nun 1269. maddesi hükmü uyarınca, malı «rehin» alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına «sigorta ettirebileceği» gibi, aynı Yasa’nın 1270. maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür.
Benzer bu karardaBöyle bir durumda, sigortalı durumda olan «rehin hakkı» sahibi olduğuna göre, «sigortadan tazminat» talep etme hakkı da öncelikle ona aittir.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, poliçe dain ve mürtehin lehine düzenlenmiş olsa dahi «sigorta ettirenin» tek başına doğrudan sigortaya karşı dava açma hakkı bulunmakla birlikte yargılama sırasında dava dışı dain ve mürtehinin, tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakatı» olup olmadığının araştırılması, muvafakatı sağlandığı taktirde yargılamaya devam edilerek, davanın sonuçlandırılması, aksi taktirde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir.
6762 sayılı TTK’nın 1269. maddesi hükmü uyarınca, malı «rehin» alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına «sigorta ettirebileceği» gibi, aynı Yasa’nın 1270. maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muvazaa
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı-sigortalının «muvazaalı» işlem yaptığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1583 E. 2013/4910 K.
Ortak:açık muvafakat · rehin hakkı · icazet · halefiyet · sigorta tazminatı · aktif husumet ehliyeti · sigorta ettiren · aktif husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaDairemiz`in yerleşik uygulamasına göre, poliçe dain ve mürtehin lehine düzenlenmiş olsa dahi «sigorta ettirenin» tek başına doğrudan sigortaya karşı dava açma hakkı bulunmakla birlikte yargılama sırasında dava dışı dain ve mürtehinin, tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakatı» olup olmadığının araştırılması, muvafakatı sağlandığı taktirde yargılamaya devam edilerek, davanın sonuçlandırılması, aksi taktirde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan «rehin hakkı» sahibi olduğuna göre, «sigortadan tazminat» talep etme hakkı da öncelikle ona aittir.
Bu durumda, «sigorta ettiren» ancak malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta ettirilenin «açık muvafakatını» almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat isteme hakkına sahip olur.
Benzer bu karardaDairemizin yerleşik uygulamasına göre, poliçe dain ve mürtehin lehine düzenlenmiş olsa dahi «sigorta ettirenin» tek başına doğrudan sigortaya karşı dava açma hakkı bulunmakla birlikte yargılama sırasında dava dışı dain ve mürtehinin, tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakatı» olup olmadığının araştırılması, muvafakatı sağlandığı taktirde yargılamaya devam edilerek, davanın sonuçlandırılması, aksi taktirde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan «rehin hakkı» sahibi olduğuna göre, «sigortadan tazminat» talep etme hakkı da öncelikle ona aittir.
Bu durumda, «sigorta ettiren» ancak malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta ettirilenin «açık muvafakatını» almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat isteme hakkına sahip olur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerçek zarar · riziko
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sigortalı konutun «riziko» gerçekleşmeden önceki değerinin 53.000,00 TL, sigorta bedelinin 52.900,00 TL olduğu, aşkın sigortanın bulunmadığı, sigortacının «sigorta ettirenin» «gerçek zararını» tazmin etmesi gerektiği, davacının gerçek zararının 52.900,00 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 30.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans f …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14372 E. 2016/175 K.
Ortak:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · muvafakat · taraf ehliyeti · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaDairemiz`in yerleşik uygulamasına göre, poliçe dain ve mürtehin lehine düzenlenmiş olsa dahi «sigorta ettirenin» tek başına doğrudan sigortaya karşı dava açma hakkı bulunmakla birlikte yargılama sırasında dava dışı dain ve mürtehinin, tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakatı» olup olmadığının araştırılması, muvafakatı sağlandığı taktirde yargılamaya devam edilerek, davanın sonuçlandırılması, aksi taktirde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, mahkemece, «halefiyet» ilişkisine dayalı olarak açılan iş bu davada, dain ve mürtehin sıfatı bulunan dava dışı bankadan açılan davaya «muvafakat» veya «icazetleri» olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmek ve bu usuli işlem tamamlandığı takdirde işin esasına girilmek gerekirken, davacının aktif taraf sıfatına («husumete») ilişkin olan ve re’sen göz önünde bulundurulması gereken bu eksiklik giderilmeden, doğrudan işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş …
Bu durumda, «sigorta ettiren» ancak malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta ettirilenin «açık muvafakatını» almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat isteme hakkına sahip olur.
Benzer bu karardaBankası Genel Müdürlüğü'nün «muvafakatinin» olup olmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere davacı tarafa «kesin süre» verildiği, bu süre içerisinde eksikliğin tamamlanmadığı, davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesi ile davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kesin süre · husumet yokluğu · kesin hüküm
Benzer bu karardaBankası Genel Müdürlüğü'nün «muvafakatinin» olup olmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere davacı tarafa «kesin süre» verildiği, bu süre içerisinde eksikliğin tamamlanmadığı, davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesi ile davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1930 E. 2013/4217 K.
Ortak:açık muvafakat · rehin hakkı · icazet · halefiyet · sigorta tazminatı · aktif husumet ehliyeti · sigorta ettiren · aktif husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaDairemiz`in yerleşik uygulamasına göre, poliçe dain ve mürtehin lehine düzenlenmiş olsa dahi «sigorta ettirenin» tek başına doğrudan sigortaya karşı dava açma hakkı bulunmakla birlikte yargılama sırasında dava dışı dain ve mürtehinin, tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakatı» olup olmadığının araştırılması, muvafakatı sağlandığı taktirde yargılamaya devam edilerek, davanın sonuçlandırılması, aksi taktirde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan «rehin hakkı» sahibi olduğuna göre, «sigortadan tazminat» talep etme hakkı da öncelikle ona aittir.
Bu durumda, «sigorta ettiren» ancak malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta ettirilenin «açık muvafakatını» almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat isteme hakkına sahip olur.
Benzer bu karardaDairemiz`in yerleşik uygulamasına göre, poliçe dain ve mürtehin lehine düzenlenmiş olsa dahi «sigorta ettirenin» tek başına doğrudan sigortaya karşı dava açma hakkı bulunmakla birlikte yargılama sırasında dava dışı dain ve mürtehinin, tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakatı» olup olmadığının araştırılması, muvafakatı sağlandığı taktirde yargılamaya devam edilerek, davanın sonuçlandırılması, aksi taktirde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan «rehin hakkı» sahibi olduğuna göre, «sigortadan tazminat» talep etme hakkı da öncelikle ona aittir.
Bu durumda, «sigorta ettiren» ancak malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta ettirilenin «açık muvafakatını» almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat isteme hakkına sahip olur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe limiti · hayat sigortası · temerrüt · teminat · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kredi kartı ödeme güvencesi sigortası sertifikası ile davacının kredi kartı harcamalarının «teminat» altına alındığı, davacının 2005 yılında girdiği iş yerinden 4 yıldan fazla bir süre sonra 26/.../2009 tarihinde işten çıkarıldığı, 180 günlük aralıksız çalışma şartının gerçekleştiği, Eylül 2009 kredi kartı harcama miktarı olan 9.848,83 TL nin «poliçe limiti» dahilinde bulunduğu, davacının diğer aylara göre fazla olan dava konusu «son» ekstre tutarının kötü niyetli davalıyı zararlandırma amaçlı olarak gerçekleştirildiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 9.848,83 TL tazminatın «temerrüt» faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
1) Dava, kredi kartı ödeme güvencesi grup «hayat sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davaya dayanak yapılan poliçede, dava dışı ...Bankası A.Ş./ Stadyum/ ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/9537 E. , 2011/3886 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.11.2008 tarih ve 2008/166-2008/663 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete emtea nakliyat poliçesi ile sigortalı emtianın deniz yolu ile nakliyesinin davalı şirketin sorumluluğundaki gemiyle konteynır içerisinde gerçekleştiğini, emtianın bulunduğu konteynırın İzmir Liman sahasında açıldığında konteynır zeminindeki karton koli içerisinde istifli bulunan 36 kutunun ıslak olduğunun ve koli içerisindeki pamuk ipliğinde ıslanma çürüme şeklinde fiziki hasar olduğunun tespit edildiğini, hasarın konteynırın deniz suyuna maruz kalması sonucu hasarın meydana geldiğinin belirlendiğini, hasar miktarı olan 13.183,24 YTL nin davacı tarafından sigortalısına ödendiğin ileri sürerek, şimdilik bu meblağın temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu malların hasarlandığı ve zayi olduğuna ilişkin olarak TTK.nun 1066 ncı maddesi gereğince zorunlu hasar ihbarının yapılmadığını, bu nedenle taşıyanın malları hasarsız olarak teslim ettiğinin kabul edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin konteynır içi ziya ve hasardan sorumlu olmadığını, hasarın deniz taşıması sırasında meydana gelmediğini savunarak, davanın redddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, sigortalı emtianın İzmir Limanında konteynırın açılması sonrasında 26 adedinin ıslanma nedeni ile çürüğü/kirlendiği ve kullanılamaz hale geldiği, konteynırın kapı tarafında bulunan yırtık nedeni ile içeriye deniz suyunun girmesi sonucu hasarın oluştuğunun belirlendiği, ihbar külfetine uyulmamasının tazminat hakkının düşmesi sonucunu doğurmayacağı, teslim sırasında tespit yaptırmayan davacının ispat yükü altına girdiği, gönderilenin hasarın veya ziyanın taşıyanın sorumluluğu altında meydana geldiğini kanıtlaması ile kanuni karinenin çürüyeceği, konteynırın suya maruz kalması nedeni ile taşıyanın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının olayda BK’ nun 44/1 nci maddesi gereğince kusurlu olduğu kabul edilerek ve takdiren 1/3 oranında indirim yapılarak 8.788,82 YTL’ nin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, nakliyat emtia nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatın rucüen tahsili istemine ilişkin olup, davaya dayanak yapılan poliçede, dava dışı İş Bankası A.Ş./Ege Kurumsal İzmir Şubesi dain ve mürtehin olarak gösterilmiştir. TTK’nun 1269. maddesi hükmü uyarınca, malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı Yasa’nın 1270. maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan rehin hakkı sahibi olduğuna göre, sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona aittir. Bu durumda, sigorta ettiren ancak malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta ettirilenin açık muvafakatını almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat isteme hakkına sahip olur.
Dairemiz`in yerleşik uygulamasına göre, poliçe dain ve mürtehin lehine düzenlenmiş olsa dahi sigorta ettirenin tek başına doğrudan sigortaya karşı dava açma hakkı bulunmakla birlikte yargılama sırasında dava dışı dain ve mürtehinin, tazminatın davacıya ödenmesine muvafakatı olup olmadığının araştırılması, muvafakatı sağlandığı taktirde yargılamaya devam edilerek, davanın sonuçlandırılması, aksi taktirde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, mahkemece, halefiyet ilişkisine dayalı olarak açılan iş bu davada, dain ve mürtehin sıfatı bulunan dava dışı bankadan açılan davaya muvafakat veya icazetleri olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmek ve bu usuli işlem tamamlandığı takdirde işin esasına girilmek gerekirken, davacının aktif taraf sıfatına (husumete) ilişkin olan ve re’sen göz önünde bulundurulması gereken bu eksiklik giderilmeden, doğrudan işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlere, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 05.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1019057300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz