Kötüleme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/11362 E. 2011/3864 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötüleme↗ ticari itibar↗ maddi ve manevi tazminat↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının diş hekimi olup sadece meslektaşlarının üye olduğu özel bir sitede görüş bildirdiği, bu görüşü bir meslektaşının aradığı özellikleri de belirterek kamera konusunda bilgi ve yardım istemesi üzerine dile getirdiği, internet kullanımının yasal sınırlar içindeözgürce kullanımının en az davacının ticari itibarı kadar önemli sayılmasının gerektiği, bilirkişilerin de davaya konu olan cihazın kurulumu sırasında sorun yaşadıkları ve ek bir donanıma ihtiyaç olduğunun anlaşıldığı ancak bu konuda kullanıcılar için bir bilginin sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı tarafından internet ortamında yazıların haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, davalının yazılı beyanlarının düzeltilmesi ve maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.
Başkalarını ya da onların mal, hizmet ve faaliyetlerini yanıltıcı ve yanlış beyanlarla gereksiz yere kötülemek TTK’nun 57/1 maddesi gereğince haksız rekabet hallerindendir. Somut olayda, davalı, gerekmediği halde, davacının ürününü ve kendisini kötüleyici beyanlar içeren ifadeleri, konu ile ilgili olan kişilerin ulaşabileceği ortamda kullandığına ve davacı firmaya isnat ettiği iddiayı ispatlayamadığına göre, davalının eyleminin değinilen madde anlamında haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü ile davaya devam olunarak karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle red hükmü kurulması doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11644 E. 2010/6340 K.
Ortak:kötüleme · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaBaşkalarını ya da onların mal, hizmet ve faaliyetlerini yanıltıcı ve yanlış beyanlarla gereksiz yere «kötülemek» TTK’nun 57/1 maddesi gereğince «haksız rekabet» hallerindendir.
Somut olayda, davalı, gerekmediği halde, davacının ürününü ve kendisini «kötüleyici» beyanlar içeren ifadeleri, konu ile ilgili olan kişilerin ulaşabileceği ortamda kullandığına ve davacı firmaya isnat ettiği iddiayı ispatlayamadığına göre, davalının eyleminin değinilen madde anlamında «haksız rekabet» teşkil ettiğinin kabulü ile davaya devam olunarak karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle red hükmü kurulması doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması ge …
Dava, davalı tarafından internet ortamında yazıların «haksız rekabet» oluşturduğunun tespiti, davalının yazılı beyanlarının düzeltilmesi ve «maddi manevi tazminat» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma kararına uyularak ve bilirkişi raporu alınarak davacının piyasaya sunduğu LPG ürünü ile davalının piyasaya sunduğu LPG ürünün farklı olduğu, bu faklılığın reklamlarda mizah ile aktarıldığı, vurgulamanın aldatıcı reklam, «kötüleme» ve sair surette emek ilkesine aykırı olmadığı, reklamda doğrudan davacının hedef alınmadığı,«haksız rekabet» unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… anan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, somut uyuşmazlıkta tartışma konusunun davalının kendi ürününü pazarlamak için yaptığı reklamlarda davacının ürününü «kötüleme» amacının bulunup bulunmadığının tespiti olduğundan, tarafların ürünlerinin teknik yönden kararlaştırılmasının ikinci planda kaldığı, davalının reklamlarında kullan …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9867 E. 2016/138 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi · avans faizi · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava konusu alacak için açtığı kısmi davanın lehine sonuçlanarak kesinleştiği, bu ilam ile davacının alacağının tespit edildiği ve bakiye kısmın talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne 37.300 TL'nin 20.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı Banka'dan tahsiline karar verilmiştir.
… l ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun mülga 818 sayılı BK'nın 41., 55. ve mülga 6762 sayılı TTK'nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına, «zamanaşımı» süresinin davacının parasını off-shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren başlayacak olmasına göre davalı Banka vekili ile …
2-Dava, off-shore hesabına aktarılan paranın davalı Banka'dan tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, ayrı bir «bilirkişi incelemesi» yaptırılmadan davacının aynı konuda açtığı kısmi dava dosyası içindeki bilirkişi raporu ve bu dosyada verilen karara dayalı olarak davanın kabulüne dair hüküm kurulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/11362 E. , 2011/3864 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.04.2009 tarih ve 2007/475-2009/221 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1984 yılından bu yana dental sektöründe hizmet vermekte olduğunu, Türkiye’de sayısı çok az olan TSE belgesine sahip bir şirket olup VATECH CORP şirketinin ağız içi kamerasının dental sektöründeki satışını üstlendiğini, davalının 20.01.2004 tarihinde diş hekimlerinin grup mail yazışma adresine gönderdiği yazıda müvekkili tarafından satışı yapılan kameranın satın alınmaması yönünde telkin ve tavsiyelerde bulunarak müvekkilini tüm diş hekimleri nezdinde küçük düşürmeye çalıştığını, müvekkilinin ticari itibarının sarsıldığını ve müşterilerinin azaldığını, davalının bu eyleminin haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin tespiti ile yanlış beyanların e-posta adresinde yayınlanmak suretiyle düzeltilmesine, 1.000 TL maddi ve 3.000 TL manevi tazminatın en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin tacir olmadığını, TTK’nun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin tacirler arasında uygulanabileceğini, müvekkilinin davacı ile rekabete girebileceği bir iştigal sahasının bulunmadığını, müvekkilinin 2004 yılında davacı tarafından pazarlanan kamerayı alıp kamera ve işletim sistemin sorun çıkarması üzerine iade etmek zorunda kaldığını, başka bir diş hekiminden ve klinikten de aynı yönde şikayetlere dair bilgi aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının diş hekimi olup sadece meslektaşlarının üye olduğu özel bir sitede görüş bildirdiği, bu görüşü bir meslektaşının aradığı özellikleri de belirterek kamera konusunda bilgi ve yardım istemesi üzerine dile getirdiği, internet kullanımının yasal sınırlar içindeözgürce kullanımının en az davacının ticari itibarı kadar önemli sayılmasının gerektiği, bilirkişilerin de davaya konu olan cihazın kurulumu sırasında sorun yaşadıkları ve ek bir donanıma ihtiyaç olduğunun anlaşıldığı ancak bu konuda kullanıcılar için bir bilginin sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı tarafından internet ortamında yazıların haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, davalının yazılı beyanlarının düzeltilmesi ve maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.
Başkalarını ya da onların mal, hizmet ve faaliyetlerini yanıltıcı ve yanlış beyanlarla gereksiz yere kötülemek TTK’nun 57/1 maddesi gereğince haksız rekabet hallerindendir. Somut olayda, davalı, gerekmediği halde, davacının ürününü ve kendisini kötüleyici beyanlar içeren ifadeleri, konu ile ilgili olan kişilerin ulaşabileceği ortamda kullandığına ve davacı firmaya isnat ettiği iddiayı ispatlayamadığına göre, davalının eyleminin değinilen madde anlamında haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü ile davaya devam olunarak karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle red hükmü kurulması doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1019045600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz