Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/10801 E. 2011/3824 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari temerrüt faizi↗ kâr kaybı↗ temerrüt faizi↗ feragat↗ haksız fiil↗ maddi tazminat↗ kusur↗ avans faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacı ...’nin 21.02.2005 tarihinde bindiği banliyö treninin Kayaş istasyonuna yaklaşması esnasında kendi güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde tren tam olarak istasyonda durmadan inmeye çalıştığı sırada tren ile peron arasındaki boşluğa düşerek yaralandığı, kaza neticesinde %59,51 oranında işgücü kaybına uğradığı, davacının kazanın meydana gelmesinde %70 oranında kusurlu bulunduğu, davalının tren ve peron arasındaki açıklığın insan ayağı girmeyecek boyutta olması ve her ne suretle olursa olsun hareket halindeki trenin kapılarının yolcular tarafından açılamaması için tüm önlemleri alması, gerekli anonsları yapması gerektiği halde, bu önlemleri almayarak kazanın oluşumunda %30 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davacı ... için 58.833,18 TL. maddi tazminatın 21.02.2005 tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline, davacılar ... ve ...için maddi tazminat taleplerinden feragat edilmesi nedeniyle davanın reddine, olayın oluş şekli, tarafların karşılıklı kusur oranları, sosyal ve ekonomik durumları ile davacıların kaza sebebiyle duydukları elem ve ıstırabın derecesi de nazara alınarak davacı ... için 10.000 TL, davacılar ... ve ...için 5000'er TL'nin 21.02.2005 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacılar ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, taşıma sırasında meydana gelen kaza neticesinde uğranılan zararların tazmini istemine ilişkindir. Davacı ... 1989 doğumlu olup, haksız fiil sonucu yaralanmış, ameliyat olmuş ve çalışma gücünü % 59,51 oranında kaybetmiştir. Manevi zarar, kişinin psikolojik durumunda meydana gelen elem, acı ve ızdıraptır. Manevi tazminatın amacı, duyulan manevi acıyı yumuşatmak, bozulan dengeyi onarmak, teselli etmektir. Olayın oluş biçimi, tarafların kusur oranları, zararın niteliği, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına göre daha makul bir manevi tazminata hükmetmek gerekirken anılan ilkelere uyulmadan davacı ... yararına yetersiz tazminat takdiri doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11922 E. 2011/15311 K.
Ortak:ticari temerrüt faizi · kâr kaybı · temerrüt faizi · feragat · maddi tazminat · kusur · avans faizi · temerrüt · Tazminat
İncelediğiniz kararda… k şekilde tren tam olarak istasyonda durmadan inmeye çalıştığı sırada tren ile peron arasındaki boşluğa düşerek yaralandığı, kaza neticesinde %59,51 oranında işgücü «kaybına» uğradığı, davacının kazanın meydana gelmesinde %70 oranında kusurlu bulunduğu, davalının tren ve peron arasındaki açıklığın insan ayağı girmeyecek boyutta olması ve her ne suretle olursa olsun hareket halindeki trenin kapılarının yolcular tarafından açılamaması için tüm önlemleri alması, gerekli anonsları yapması gerektiği halde, bu önlemleri almayarak kazanın oluşumunda %30 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davacı ... için 58.833,18 TL. «maddi tazminatın» 21.02.2005 tarihinden itibaren «avans faizi» ile tahsiline, davacılar ... ve ...için maddi tazminat taleplerinden «feragat» edilmesi nedeniyle davanın reddine, olayın oluş şekli, tarafların karşılıklı «kusur» oranları, sosyal ve ekonomik durumları ile davacıların kaza sebebiyle duydukları elem ve ıstırabın derecesi de nazara alınarak davacı ... için 10.000 TL, davacılar ... ve ...için 5000'er TL'nin 21.02.2005 tarihinden itibaren «ticari temerrüt faizi» ile tahsiline karar verilmiştir.
Olayın oluş biçimi, tarafların «kusur» oranları, zararın niteliği, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına göre daha makul bir manevi tazminata hükmetmek gerekirken anılan ilkelere uyulmadan davacı ... yararına yetersiz tazminat takdiri doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… k şekilde tren tam olarak istasyonda durmadan inmeye çalıştığı sırada tren ile peron arasındaki boşluğa düşerek yaralandığı, kaza neticesinde %59,51 oranında işgücü «kaybına» uğradığı, davacının kazanın meydana gelmesinde %70 oranında kusurlu bulunduğu, davalının tren ve peron arasındaki açıklığın insan ayağı girmeyecek boyutta olması ve her ne suretle olursa olsun hareket halindeki trenin kapılarının yolcular tarafından açılamaması için tüm önlemleri alması, gerekli anonsları yapması gerektiği halde, bu önlemleri almayarak kazanın oluşumunda %30 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davacı ... için 58.833,18 TL «maddi tazminatın» 21.02.2005 tarihinden itibaren «avans faizi» ile tahsiline, davacılar ... ve ... için maddi tazminat taleplerinden «feragat» edilmesi nedeniyle davanın reddine, olayın oluş şekli, tarafların karşılıklı «kusur» oranları, sosyal ve ekonomik durumları ile davacıların kaza sebebiyle duydukları elem ve ıstırabın derecesi de nazara alınarak davacı ... için 10.000 TL, davacılar ... ve ... için 5000'er TL'nın 21.02.2005 tarihinden itibaren «ticari temerrüt faizi» ile tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2009/10801 Esas, 2011/3824 Karar sayılı ilamıyla davacılardan ... yararına b …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2071 E. 2013/11791 K.
Ortak:kâr kaybı · maddi tazminat · kusur · avans faizi · Tazminat
İncelediğiniz kararda… k şekilde tren tam olarak istasyonda durmadan inmeye çalıştığı sırada tren ile peron arasındaki boşluğa düşerek yaralandığı, kaza neticesinde %59,51 oranında işgücü «kaybına» uğradığı, davacının kazanın meydana gelmesinde %70 oranında kusurlu bulunduğu, davalının tren ve peron arasındaki açıklığın insan ayağı girmeyecek boyutta olması ve her ne suretle olursa olsun hareket halindeki trenin kapılarının yolcular tarafından açılamaması için tüm önlemleri alması, gerekli anonsları yapması gerektiği halde, bu önlemleri almayarak kazanın oluşumunda %30 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davacı ... için 58.833,18 TL. «maddi tazminatın» 21.02.2005 tarihinden itibaren «avans faizi» ile tahsiline, davacılar ... ve ...için maddi tazminat taleplerinden «feragat» edilmesi nedeniyle davanın reddine, olayın oluş şekli, tarafların karşılıklı «kusur» oranları, sosyal ve ekonomik durumları ile davacıların kaza sebebiyle duydukları elem ve ıstırabın derecesi de nazara alınarak davacı ... için 10.000 TL, davacılar ... ve ...için 5000'er TL'nin 21.02.2005 tarihinden itibaren «ticari temerrüt faizi» ile tahsiline karar verilmiştir.
Olayın oluş biçimi, tarafların «kusur» oranları, zararın niteliği, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına göre daha makul bir manevi tazminata hükmetmek gerekirken anılan ilkelere uyulmadan davacı ... yararına yetersiz tazminat takdiri doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… trol edecek yer personeli bulundurmaması, turnike sisteminin olmaması, peron rıhtımı ile tren gabarisi arasında bir insanın geçebileceği kadar boşluk bulunması gibi «kusur» ve eksiklikler nedeniyle % 30 oranında kusurlu olduğu, davacının kaza nedeniyle vücut genel çalışma gücünden % 10.3 oranında kaybettiği, 6 ay süreyle iş göremez halde kaldığı, maluliyetin niteliğine göre kullanmak zorunda olduğu topuk protezinin kullanılan bölgenin sürekli yıpranmaya bağlı bir bölge olması nedeniyle her 6 ayda bir değiştirilmesi gerektiği, davacının çocukluk evresinde geçirdiği bu kaza sonucu maddi ve manevi zarara uğradığı gerekçesiyle asıl davada «ıslah» edilen davanın kısmen kabulü ile 8.466,50 TL çalışma gücü «kaybı» zararının, birleşen davalarda ise 5.013,30 TL protez gideri zararı ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, protez gideri için 25.07.2006 tarihinden, diğer davalarda hüküm altına alınan miktarların ise olay tarihi olan 27.10.2002 tarihinden itibaren «avans faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak açtığı asıl davada kaza sonucu meydana gelen sakatlığı nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybından dolayı 7.000,00 TL «maddi tazminatın» tahsilini istemiş, asıl davaya ilişkin olarak verilen kararın 09.11.2010 tarihinde bozulması üzerine bozma sonrasındaki yargılama aşamasında asıl davada istenilen miktar 09.10.2012 tarihinde yapılan «ıslah» ile artırılarak, 24.190,00 TL maddi tazminat istenmiştir.Kural olarak, ıslahın yargılama bitinceye kadar yapılması mümkün ise de 04.02.1948 günlü, 10/3 sayılı İçti …
3-Mahkemece, manevi zarar karşılığı olarak 50.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 27.10.2002 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iskonto · ıslah
Benzer bu kararda4-Davacı vekilinin, asıl davada istenilen çalışma gücünün «kaybı» nedeniyle uğranılan zarara yönelik yapılan tazminat hesabında, hesap tarihinden önceki yıllar için yani geçmiş yıllar için de peşin ödeme indirimi («iskonto») yapılarak tespit edilmesinin yerinde olmadığına ilişkin temyiz itirazının ise bozmadan sonra yapılan «ıslah» ile artırılan dava miktarının reddi gerektiğinden bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
… trol edecek yer personeli bulundurmaması, turnike sisteminin olmaması, peron rıhtımı ile tren gabarisi arasında bir insanın geçebileceği kadar boşluk bulunması gibi «kusur» ve eksiklikler nedeniyle % 30 oranında kusurlu olduğu, davacının kaza nedeniyle vücut genel çalışma gücünden % 10.3 oranında kaybettiği, 6 ay süreyle iş göremez halde kaldığı, maluliyetin niteliğine göre kullanmak zorunda olduğu topuk protezinin kullanılan bölgenin sürekli yıpranmaya bağlı bir bölge olması nedeniyle her 6 ayda bir değiştirilmesi gerektiği, davacının çocukluk evresinde geçirdiği bu kaza sonucu maddi ve manevi zarara uğradığı gerekçesiyle asıl davada «ıslah» edilen davanın kısmen kabulü ile 8.466,50 TL çalışma gücü «kaybı» zararının, birleşen davalarda ise 5.013,30 TL protez gideri zararı ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, protez gideri için 25.07.2006 tarihinden, diğer davalarda hüküm altına alınan miktarların ise olay tarihi olan 27.10.2002 tarihinden itibaren «avans faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak açtığı asıl davada kaza sonucu meydana gelen sakatlığı nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybından dolayı 7.000,00 TL «maddi tazminatın» tahsilini istemiş, asıl davaya ilişkin olarak verilen kararın 09.11.2010 tarihinde bozulması üzerine bozma sonrasındaki yargılama aşamasında asıl davada istenilen miktar 09.10.2012 tarihinde yapılan «ıslah» ile artırılarak, 24.190,00 TL maddi tazminat istenmiştir.Kural olarak, ıslahın yargılama bitinceye kadar yapılması mümkün ise de 04.02.1948 günlü, 10/3 sayılı İçti …
Bu durumda mahkemece, asıl davada verilen kararın bozulması üzerine bozma sonrasındaki yargılama aşamasında «ıslah» ile artırılan miktarın bu nedenle reddine karar verilerek, dava dilekçesinde istenilen 7.000,00 TL üzerinden karar verilmesi gerekirken, ıslah ile artırılan miktarı da kapsayacak şekilde 8.466,50 TL üzerinden hüküm kurulması doğru görülmemiş, asıl davada verilen kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13015 E. 2014/19396 K.
Ortak:maddi tazminat · kusur
İncelediğiniz kararda… k şekilde tren tam olarak istasyonda durmadan inmeye çalıştığı sırada tren ile peron arasındaki boşluğa düşerek yaralandığı, kaza neticesinde %59,51 oranında işgücü «kaybına» uğradığı, davacının kazanın meydana gelmesinde %70 oranında kusurlu bulunduğu, davalının tren ve peron arasındaki açıklığın insan ayağı girmeyecek boyutta olması ve her ne suretle olursa olsun hareket halindeki trenin kapılarının yolcular tarafından açılamaması için tüm önlemleri alması, gerekli anonsları yapması gerektiği halde, bu önlemleri almayarak kazanın oluşumunda %30 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davacı ... için 58.833,18 TL. «maddi tazminatın» 21.02.2005 tarihinden itibaren «avans faizi» ile tahsiline, davacılar ... ve ...için maddi tazminat taleplerinden «feragat» edilmesi nedeniyle davanın reddine, olayın oluş şekli, tarafların karşılıklı «kusur» oranları, sosyal ve ekonomik durumları ile davacıların kaza sebebiyle duydukları elem ve ıstırabın derecesi de nazara alınarak davacı ... için 10.000 TL, davacılar ... ve ...için 5000'er TL'nin 21.02.2005 tarihinden itibaren «ticari temerrüt faizi» ile tahsiline karar verilmiştir.
Olayın oluş biçimi, tarafların «kusur» oranları, zararın niteliği, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına göre daha makul bir manevi tazminata hükmetmek gerekirken anılan ilkelere uyulmadan davacı ... yararına yetersiz tazminat takdiri doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… randa kusurlu oldukları, alınan maliyet raporu itibari ile davacı Z...r'in %70 oranında maluliyetinin oluştuğu, çalışma gücünü 2/3 oranında kaybettiği gerekçesiyle, «maddi tazminat» isteminin kısmen kabulü ile davacı Z. için 147.362,73 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, diğer davacıların maddi tazminat taleplerinin, maddi zararlarının ol …
3- Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece «kusur oranının» belirlenmesi amacıyla ..
Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da belirtildiği üzere demiryolu kazalarında tarafların «kusur oranlarını» belirlemek teknik incelemeyi gerektirdiğinden mahkeme tarafından tarafların kusur oranları belirlenemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekile tebliğ · kusur oranı · adli yardım · taşıma sözleşmesi · zamanaşımı · ibraz · e-defter
Benzer bu kararda1-Davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesine cevap dilekçesi olarak «ibraz» edilen ancak niteliği itibariyle katılma yoluyla temyiz dilekçesi olarak kabul edilerek bu doğrultuda değerlendirmeye tabi tutulan dilekçenin süresinde olmadığı gibi, temyiz «defterine» de kaydedilmediği anlaşılmıştır.
Davacıların «adli yardımdan» yararlanmaları sebebiyle temyiz harcı yatırmaları gerekmez ise de, davalı tarafın temyiz dilekçesi 12/05/2014 tarihinde davacı «vekiline tebliğ» edilmiş olup, davacılar vekili yasal süre geçtikten sonra 27/05/2014 tarihinde temyiz dilekçesini verdiğinden, davacılar vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
… ndeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davanın «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanması nedeniyle olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 767/5 maddesi gereğince 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmamış bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece «kusur oranının» belirlenmesi amacıyla ..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/10801 E. , 2011/3824 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
BİRLEŞEN DAVA
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.05.2009 tarih ve 2005/294-2009/212 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ...’nin 21.02.2005 tarihinde Kayaş tren istasyonunda trenden inişi sırasında, peronla vagon arasındaki boşluğa düşerek sol bacağı diz altından, sağ bacağı ise ayak topuğundan itibaren koparak ağır bir biçim yaralandığını ve sakat kaldığını, davalı kurumun işletme altyapısının olması gereken düzey ve nitelikte bulunmadığı gibi bakımını gerektiği biçimde yerine getirmediği için kusurlu ve sorumlu olduğunu, tren ve peron arasındaki mesafenin bir insan gövdesinin rahatça sığabileceği bir boşlukta olup, kot farkının da bulunduğunu, duruş, kalkış ve iniş-binişlerde gereken önlemin alınmadığını, ...’nin süper lise hazırlık sınıfı öğrencisi olup kaza gününe kadar eğitimini başarılı bir şekilde sürdürdüğünü, ömür boyu sürecek sakatlığı sebebiyle çalışma gücünü yitirip kazanç düzeyinin düştüğünü, hayatı boyunca bakıcı yardımına muhtaç hale geldiğini, müvekkilleri ...
ve ...’in ise okuyup iyi bir duruma gelebilmesi için her türlü fedakarlığı yapan anne ve baba olup, bu durumdan yıkıldıklarını, ileriki yıllarda çocuklarından gelebilecek maddi desteklerini kaybettikleri gibi kazadan sonra da çok fazla masraf yaptıklarını, müvekkillerinini acı ve ıstırap yaşadıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ... için 5.000-TL, ...için 100 TL, ... için 100 TL maddi tazminat olmak üzere toplam 5.200 TL maddi tazminatın 21.02.2005 tarihinden itibaren ticari faiz ile, ... için 100.000 TL, ... için 20.000 TL ve ...için 20.000-TL olmak üzere toplam 140.000 TL manevi tazminatın 21.02.2005 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah ile ...
için maddi tazminatı 58.833,18 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacı ...’nin, 21.02.2005 tarihinde trenin Kayaş istasyonuna girmesi esnasında ve tren henüz hareket halinde iken trenden inmek istemesi üzerine kazanın meydana geldiğini, davacının kendi kusurlu hareketiyle bu sonuca sebebiyet verdiğini, davalının kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, uygulanacak faizin yasal faiz olduğunu, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı ...’nin 21.02.2005 tarihinde bindiği banliyö treninin Kayaş istasyonuna yaklaşması esnasında kendi güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde tren tam olarak istasyonda durmadan inmeye çalıştığı sırada tren ile peron arasındaki boşluğa düşerek yaralandığı, kaza neticesinde %59,51 oranında işgücü kaybına uğradığı, davacının kazanın meydana gelmesinde %70 oranında kusurlu bulunduğu, davalının tren ve peron arasındaki açıklığın insan ayağı girmeyecek boyutta olması ve her ne suretle olursa olsun hareket halindeki trenin kapılarının yolcular tarafından açılamaması için tüm önlemleri alması, gerekli anonsları yapması gerektiği halde, bu önlemleri almayarak kazanın oluşumunda %30 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davacı ...
için 58.833,18 TL. maddi tazminatın 21.02.2005 tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline, davacılar ... ve ...için maddi tazminat taleplerinden feragat edilmesi nedeniyle davanın reddine, olayın oluş şekli, tarafların karşılıklı kusur oranları, sosyal ve ekonomik durumları ile davacıların kaza sebebiyle duydukları elem ve ıstırabın derecesi de nazara alınarak davacı ... için 10.000 TL, davacılar ... ve ...için 5000'er TL'nin 21.02.2005 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacılar ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, taşıma sırasında meydana gelen kaza neticesinde uğranılan zararların tazmini istemine ilişkindir. Davacı ... 1989 doğumlu olup, haksız fiil sonucu yaralanmış, ameliyat olmuş ve çalışma gücünü % 59,51 oranında kaybetmiştir. Manevi zarar, kişinin psikolojik durumunda meydana gelen elem, acı ve ızdıraptır. Manevi tazminatın amacı, duyulan manevi acıyı yumuşatmak, bozulan dengeyi onarmak, teselli etmektir. Olayın oluş biçimi, tarafların kusur oranları, zararın niteliği, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına göre daha makul bir manevi tazminata hükmetmek gerekirken anılan ilkelere uyulmadan davacı ... yararına yetersiz tazminat takdiri doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı ... yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.887,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı ...'a iadesine, 04.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018966100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz