Tacir sıfatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/10054 E. 2014/361 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tacir sıfatı↗ ihya davası↗ ticaret sicilinden terkin↗ tanıma↗ ticari işletme↗ ihya↗ tüzel kişilik↗ taraf ehliyeti↗ ticaret sicili↗ iflas↗ terkin↗ tacir↗ cy/cy kaydı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, gerçek kişinin iflasının ancak tacir olması halinde mümkün olduğu, tacirlik sıfatının ise ticaret sicil kaydı ile belirleneceği, davalı şahıs işletmesinin ticaret siciline kayıtlı olmasına göre bu sıfatı haiz olduğu, her ne kadar tüzel kişiliği yok ise de, iflas davası yönünden tacir sıfatının tespiti için ticaret siciline kaydedilmesi yönünden ihya davası açılabileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı B.. M.. vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticaret sicilinden terkin edilen gerçek kişiye ait ticari işletmenin yeniden ihyası talebine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 12/1. maddesine göre bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bu tanıma göre, bir gerçek kişinin ticaret sicilinden işletmesini terkin ettirmiş olması, koşulları varsa kendisinin tacir sıfatına etkili değildir. Bu durumda, sağ olmakla hak ehliyetine sahip bulunan davalının tekrar ticaret siciline kaydı için işbu ihya davasının açılmasında hukuksal yararın bulunduğundan söz edilemez. Davalı gerçek kişi aleyhindeki İflas davasının açıldığı mahkemece İİK'nın 44. maddesi hükmünün nazara alınarak davalı gerçek kişi aleyhine iflas davası açılıp açılamayacağının takdir edilmesi tabiidir. Tüm bu hususlar gözetilerek, yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11400 E. 2012/10966 K.
Ortak:tacir sıfatı · ticari işletme · ticaret sicili · tacir · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, gerçek kişinin «iflasının» ancak «tacir» olması halinde mümkün olduğu, tacirlik sıfatının ise «ticaret sicil» «kaydı» ile belirleneceği, davalı şahıs işletmesinin ticaret siciline kayıtlı olmasına göre bu sıfatı haiz olduğu, her ne kadar «tüzel kişiliği» yok ise de, iflas davası yönünden «tacir sıfatının» tespiti için ticaret siciline kaydedilmesi yönünden «ihya davası» açılabileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 12/1. maddesine göre bir «ticari işletmeyi», kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye «tacir» denir.
Bu «tanıma» göre, bir gerçek kişinin ticaret sicilinden işletmesini «terkin» ettirmiş olması, koşulları varsa kendisinin «tacir sıfatına» etkili değildir.
Benzer bu karardaDavacının «ticari işletme» işlettiği ileri sürülmesine ve mahkemece davacının kayıtlı olduğu vergi dairesine yazılan yazıya verilen cevapta davacının vergi mükellifi olduğunun bildirilmiş olmasına, ayrıca ziraat odasında «kaydının» bulunmasının «gerçek kişinin tacir» olmasına da engel teşkil etmeyeceğine göre davacının «tacir sıfatının» bulunduğunun kabulüyle davanın esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerl …
Diğer bir deyişle, «ticaret siciline» kayıt «tacir sıfatının» zorunlu bir unsuru değil, sadece neticesidir.
TTK'nun 14/1. maddesi hükmünce, bir «ticari işletmeyi» kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye «tacir» denir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerçek kişi tacir · zayi belgesi · zayi · e-defter · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, TTK’nun 68/«son» maddesi hükmü uyarınca ancak tacirlerin «zayi belgesi» verilmesini isteyebileceği, davacının ise çiftçi olması nedeniyle zayi belgesi isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili müvekkilinin «ticari işletmesi» ile ilgili 2009 yılına ait işletme «defterinin» «zayi» olduğunu ileri sürerek «zayi belgesi» verilmesini talep etmiş, mahkemece ancak tacirlarin zayi belgesi talep edebileceği, davacının ise çiftçi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, TTK'nun 68. maddesine dayalı «zayi belgesi» verilmesi istemine ilişkindir.
Davacının «ticari işletme» işlettiği ileri sürülmesine ve mahkemece davacının kayıtlı olduğu vergi dairesine yazılan yazıya verilen cevapta davacının vergi mükellifi olduğunun bildirilmiş olmasına, ayrıca ziraat odasında «kaydının» bulunmasının «gerçek kişinin tacir» olmasına da engel teşkil etmeyeceğine göre davacının «tacir sıfatının» bulunduğunun kabulüyle davanın esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerl …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/10054 E. , 2014/361 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 27/12/2012
NUMARASI 2012/197-2012/488
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.12.2012 tarih ve 2012/197-2012/488 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı B.. M.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, B.. M.. Bade Tekstil Mümessillik ve Ticaret aleyhine açtıkları iflas davası devam ederken firmanın 31.03.2009 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiğini ileri sürerek, şahıs şirketinin ihyasını talep ve dava etmiştir.
Davalı Ticaret Sicil Memurluğu vekili, davanın reddini istemiştir.
[…]. M.. vekili, ticari işletmenin tüzel kişiliğinin olmadığını, davacının alacağını tahsil etmesi için müvekkilinin yeniden tacir sıfatı kazanmasına da ihtiyaç bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, gerçek kişinin iflasının ancak tacir olması halinde mümkün olduğu, tacirlik sıfatının ise ticaret sicil kaydı ile belirleneceği, davalı şahıs işletmesinin ticaret siciline kayıtlı olmasına göre bu sıfatı haiz olduğu, her ne kadar tüzel kişiliği yok ise de, iflas davası yönünden tacir sıfatının tespiti için ticaret siciline kaydedilmesi yönünden ihya davası açılabileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı B.. M.. vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticaret sicilinden terkin edilen gerçek kişiye ait ticari işletmenin yeniden ihyası talebine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 12/1. maddesine göre bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bu tanıma göre, bir gerçek kişinin ticaret sicilinden işletmesini terkin ettirmiş olması, koşulları varsa kendisinin tacir sıfatına etkili değildir. Bu durumda, sağ olmakla hak ehliyetine sahip bulunan davalının tekrar ticaret siciline kaydı için işbu ihya davasının açılmasında hukuksal yararın bulunduğundan söz edilemez. Davalı gerçek kişi aleyhindeki İflas davasının açıldığı mahkemece İİK'nın 44. maddesi hükmünün nazara alınarak davalı gerçek kişi aleyhine iflas davası açılıp açılamayacağının takdir edilmesi tabiidir. Tüm bu hususlar gözetilerek, yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı B.. M.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı B.. M..'e iadesine, 09.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101884700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz