Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/4942 E. 2014/12682 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
likit alacak↗ rücuen tazminat↗ icra takibine itiraz↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ avans faizi↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; hasarın bakım devresinde sigorta poliçesi teminatı içerisinde oluştuğu gerekçesiyle; davanın kabulüne; icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, alacağın varlığı yargılama sonucu ortaya çıktığından davacının icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, davacının kusuruna dayalı olarak montaj all risk sigorta poliçesine istinaden aleyhine açılan rücuen tazminat davasında hükme bağlanan bedelin tazmin edilmesi sonucu, yapılan bu ödemenin inşaat all risk sigorta poliçesi kapsamında davalıdan tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Söz konusu eylem hakkında davacının taraf olduğu yargılama sonucu verilen ve kesinleşen karar uyarınca davacı tarafından hak sahiplerine ödemede bulunulmuştur. Davacı tarafından bu ödemenin tahsili için davalı sigorta şirketi hakkında icra takibine geçilmiş olduğuna göre alacak hakkının yargılama sonucu verilen mahkeme kararı ile artık likit bir alacak hakkına dönüştüğünün kabulü gerekmektedir. Bu durumda, davacının yaptığı takip mahkeme kararıyla belirlenmiş alacağa dayandığından bu alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itiraz sonucu duran takibin devamı için açılan itirazın iptali davasında davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile bu yöndeki istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1515 E. 2022/5182 K.
Ortak:sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; «hasarın» bakım devresinde «sigorta poliçesi» «teminatı» içerisinde oluştuğu gerekçesiyle; davanın kabulüne; icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına, alacağın varlığı yargılama sonucu ortaya çıktığından davacının «icra inkar tazminat» talebinin reddine karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, davacının kusuruna dayalı olarak montaj all risk «sigorta poliçesine» istinaden aleyhine açılan «rücuen tazminat» davasında hükme bağlanan bedelin tazmin edilmesi sonucu, yapılan bu ödemenin inşaat all risk sigorta poliçesi kapsamında davalıdan tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaİnşaat All Risk Sigortası Genel Şartları'nın A.4-h maddesince proje hatasından kaynaklanan zararların «teminat» dışı olduğu düzenlenmiş ise de, söz konusu sigorta genel şartlarındaki düzenleme gereğince sadece plan ve projeye aykırı olarak yapılan bina «hasarı» teminat dışında bırakılmakta, sigorta kapsamındaki diğer zararlar bakımından sigorta şirketinin sorumluluğu devam etmektedir.
İtiraz Hakem Heyetince, hem başvuru sahibinin yapısında oluşan zarar hem de yapı içerisindeki emtialara ve 3.kişilere verilen zararların yapının plan ve projeye aykırı olarak yapılması nedeniyle meydana gelmiş olduğu, İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi kapsamında ve İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi Genel Şartları gereğince «sigorta teminatı» içinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda 3. kişilerin zararları ile yıkılan bitumin deposu içerisindeki malzemelerinde «sigorta poliçesi» kapsamında olup olmadıkları, hem sigorta genel şartları hem de özel şartlardaki düzenlemelerde göz önünde bulundurulmak suretiyle davacının 3. kişilere yaptığı ödemeler değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı gerekçe ile başvurunun reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta teminatı · eksik inceleme
Benzer bu karardaİtiraz Hakem Heyetince, hem başvuru sahibinin yapısında oluşan zarar hem de yapı içerisindeki emtialara ve 3.kişilere verilen zararların yapının plan ve projeye aykırı olarak yapılması nedeniyle meydana gelmiş olduğu, İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi kapsamında ve İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi Genel Şartları gereğince «sigorta teminatı» içinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda 3. kişilerin zararları ile yıkılan bitumin deposu içerisindeki malzemelerinde «sigorta poliçesi» kapsamında olup olmadıkları, hem sigorta genel şartları hem de özel şartlardaki düzenlemelerde göz önünde bulundurulmak suretiyle davacının 3. kişilere yaptığı ödemeler değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı gerekçe ile başvurunun reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Sigorta poliçesine dayalı tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13639 E. 2017/4091 K.
Ortak:sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; «hasarın» bakım devresinde «sigorta poliçesi» «teminatı» içerisinde oluştuğu gerekçesiyle; davanın kabulüne; icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına, alacağın varlığı yargılama sonucu ortaya çıktığından davacının «icra inkar tazminat» talebinin reddine karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, davacının kusuruna dayalı olarak montaj all risk «sigorta poliçesine» istinaden aleyhine açılan «rücuen tazminat» davasında hükme bağlanan bedelin tazmin edilmesi sonucu, yapılan bu ödemenin inşaat all risk sigorta poliçesi kapsamında davalıdan tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, montaj all risk «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:başkası lehine sigorta · sigorta tazminatı · sigorta ettiren · alacağın temliki · sözleşmeden doğan dava · hakem kararı · muvafakat · temlik
Benzer bu karardaO halde, sigortalı tarafından «hakem» heyetine sunulan «muvafakat» başlıklı yazının dava dışı sigortalının «alacağını temlik» niteliğinde olmadığından hukuken «sigorta ettirene» talep ve dava hakkını kazandırdığından söz edilemez.
Somut uyuşmazlıkta dava konusu sigorta «başkası lehine sigorta» olup; Davacı ...
Şti. ise «sigorta ettiren», sigortalı ise dava dışı ... iş ortaklığıdır.
6102 sayılı TTK'nın 1454. maddesi uyarınca; «sigorta ettiren», üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir.
-
Sigorta poliçesine dayalı tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/573 E. 2019/1754 K.
Ortak:sigorta poliçesi · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; «hasarın» bakım devresinde «sigorta poliçesi» «teminatı» içerisinde oluştuğu gerekçesiyle; davanın kabulüne; icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına, alacağın varlığı yargılama sonucu ortaya çıktığından davacının «icra inkar tazminat» talebinin reddine karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, davacının kusuruna dayalı olarak montaj all risk «sigorta poliçesine» istinaden aleyhine açılan «rücuen tazminat» davasında hükme bağlanan bedelin tazmin edilmesi sonucu, yapılan bu ödemenin inşaat all risk sigorta poliçesi kapsamında davalıdan tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaAncak, dosyaya sunulan dava dışı Generali Sigorta Şirketinin düzenlediği İnşaat All Risk «sigorta poliçesinde», inşaatın tüm aşamaları itibarıyle «teminat» altına alındığı, dava konu olaydaki «rizikonun» da «teminat kapsamında» kaldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu davalı ... şirketinin de tanzim ettiği «sigorta poliçesinde» montaj aşamasındaki «hırsızlık rizikosu» «teminatı» verilmiş olması karşısında somut uyuşmazlıkta çifte sigorta oluşturmuştur.
Dava, montaj all risk «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hırsızlık rizikosu · hırsızlık · teminat kapsamı · hakem kararı · riziko · geçersizlik
Benzer bu karardaBu durumda, dava konusu davalı ... şirketinin de tanzim ettiği «sigorta poliçesinde» montaj aşamasındaki «hırsızlık rizikosu» «teminatı» verilmiş olması karşısında somut uyuşmazlıkta çifte sigorta oluşturmuştur.
Ancak, dosyaya sunulan dava dışı Generali Sigorta Şirketinin düzenlediği İnşaat All Risk «sigorta poliçesinde», inşaatın tüm aşamaları itibarıyle «teminat» altına alındığı, dava konu olaydaki «rizikonun» da «teminat kapsamında» kaldığı anlaşılmaktadır.
O halde, «hakem» heyetince TTK 1467. maddesi uyarınca, «geçersiz» olarak davalı ... şirketinin düzenlediği poliçeye dayalı tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi, isabetli olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/4942 E. , 2014/12682 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 09/09/2013
NUMARASI 2012/114-2013/446
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/09/2013 tarih ve 2012/114-2013/446 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının yapımını üstlendiği Kürtün Barajı İnşaatı işinin davalı sigorta tarafından all-risk inşaat sigorta poliçesi ile sigortalandığını, 01/06/2003 tarihinde meydana gelen kaza dolayısıyla dava dışı ... Sigorta tarafından sigortalısı şirkete ödenen hasar tutarının rücuen tahsili için kendileri ve dava dışı DSİ aleyhine açılan davanın kabulü sonrasında yapılan icra takibi dolayısıyla 241.716,00 TL'nin 04/01/2012 tarihinde ödendiğini, ödeme tarihi itibariyle 5.000,00 USD karşılığı 9.368,50 TL'nin poliçe kapsamında tenzil edilerek bakiye 232.347,50 TL'nin tahsili için yaptıkları icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, icra takibine itirazın iptali ile alacağın %40'ından aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu poliçenin sigortalısının DSİ Genel Müdürlüğü olduğunu, davacının ise poliçenin sigorta ettireni olduğunu, bu sebeple dava açmak hakkının bulunmadığını, zeyilnamelerle uzatılan poliçenin bitiş tarihinin 31/12/2002 olduğunu, 01/06/2003 tarihinde meydana gelen rizikonun bakım döneminde gerçekleştiğini, bu sebeple poliçe teminatı dışında kaldığını, davacının zararını ispatlayamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; hasarın bakım devresinde sigorta poliçesi teminatı içerisinde oluştuğu gerekçesiyle; davanın kabulüne; icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, alacağın varlığı yargılama sonucu ortaya çıktığından davacının icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, davacının kusuruna dayalı olarak montaj all risk sigorta poliçesine istinaden aleyhine açılan rücuen tazminat davasında hükme bağlanan bedelin tazmin edilmesi sonucu, yapılan bu ödemenin inşaat all risk sigorta poliçesi kapsamında davalıdan tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Söz konusu eylem hakkında davacının taraf olduğu yargılama sonucu verilen ve kesinleşen karar uyarınca davacı tarafından hak sahiplerine ödemede bulunulmuştur. Davacı tarafından bu ödemenin tahsili için davalı sigorta şirketi hakkında icra takibine geçilmiş olduğuna göre alacak hakkının yargılama sonucu verilen mahkeme kararı ile artık likit bir alacak hakkına dönüştüğünün kabulü gerekmektedir.
Bu durumda, davacının yaptığı takip mahkeme kararıyla belirlenmiş alacağa dayandığından bu alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itiraz sonucu duran takibin devamı için açılan itirazın iptali davasında davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile bu yöndeki istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 11,903,65 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101878100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz