6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Pay sahipliği sıfatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/2170 E. 2014/10654 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pay sahipliği sıfatı hamiline yazılı hisse senedi ortaklık sıfatı kâr payı alacağı hazirun cetveli pay sahipliği ticaret sicili tescili alacağın temliki tasdik kararı ticaret sicili müdürlüğü hisse senedi ciro pay defteri hamil temlik bilirkişi incelemesi kâr payı ticaret sicili ilan eksik inceleme teslim husumet e-defter

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 409

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının payını devrettiğine ya da başka bir hukuki sebeple pay sahipliği sıfatının ortadan kalktığına dair bilgi ve belgenin bulunmadığı, davacının pay sahipliğinin bir şekilde ortadan kalkması ve 2010 tarihi genel kurulda payın yeni ortak olan Ö,, A,,'a aktarılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalı şirketin de, davacıya ait şirket payının ne şekilde ortadan kalktığına dair geçerli bir delil sunamadığı, davacının, davalı şirketin pay defterleri ve hazirun cetvelinde belirtilen %5 oranında ortağı olduğu, davacı vekilinin ortaklık ve payın davalı şirket defterleri ile ticaret siciline tescili ve ticaret sicili gazetesinde ilanı taleplerinin idari mahiyette olup, re'sen Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce ve davalı şirketçe yerine getirilmesi gereken hususlara ilişkin olduğu, şirketin kuruluşundan bu yana hiç kâr payı dağıtmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı M.. İ..'nin davalı şirketin %5 hisseli ortağı olduğunun tespitine, davacının ortaklık ve payın davalı şirket defterleri ile ticaret sicili kayıtlarına tescili ve Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilanına ilişkin talebinin reddine, kâr payı alacağı talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacının davalı şirket ortağı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Davalı başlangıçta ortak olan davacının ortaklığının sona erdiği savunmasında bulunmuş ve mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonunda da başlangıçta hazirun cetvelinde de ortak olarak gösterilen davacının bilahare ortaklık sıfatının sona erdiği sonucuna varılarak yazılı şekilde karar verilmiştir. Mahkemenin davalı şirket hisselerinin nama yazılı olduğuna ilişkin tespiti dosyada bulunan ana sözleşme hükümleri ile uyumlu değildir. Zira, dosyada bulunan ana sözleşmede davalı şirket hisselerinin hamiline yazılı olduğu belirtilmiştir. 6762 sayılı TTK'nın 409 vd. maddelerinde şirket hisselerinin hamiline veya nama olarak düzenlenebileceği belirtilmiş olup, anılan Yasa'nın 415. maddesinde de hamiline yazılı hisse senedinin devrinin teslim ile mümkün olduğu, nama yazılı hisse senedinin devrinin ise ciro edilmiş senedin devralana teslimi ile gerçekleşeceği öngörülmüştür. Dosyada ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı şirketin hisse senedi çıkarıp çıkarmadığına dair bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Şayet, şirket hisse senedi çıkarmamış ise payın devri; devredenle devralan arasında alacağın temliki hükümleri gereğince düzenlenmesi gereken yazılı bir devir sözleşmesi ile mümkündür. Bu itibarla, mahkemece öncelikle şirketin pay senedi çıkarıp çıkarmadığı, çıkarmış ise davalı şirket ana sözleşmesinin halen ne gibi hükümler taşıdığı hususları (davalı şirketin ticaret sicil dosyasının aslı veya tasdikli sureti dosyaya celbedilerek) belirlenip, bu belirlemeye göre davacının paylarının halen kimin üzerinde olduğu ve bu kişiye ayrıca husumet yöneltilmesi gerekip gerekmediği yukarıda açıklanan hususlar nazara alınarak değerlendirilip neticesine göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Hisse Devrinin İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3306 E. 2015/12608 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/2170 E.  ,  2014/10654 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ KAYSERİ 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 08/10/2013

NUMARASI 2012/311-2013/236

Taraflar arasında görülen davada Kayseri 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/10/2013 tarih ve 2012/311-2013/236 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; davalı şirkette %5 pay sahibi olmasına karşın, hissedar olduğu tarihten beri kâr payını alamadığını, payını devretmemesine karşın, payının ticaret sicilinde görülmediğini, 27/06/2008 tarihli davalı şirkete ait genel kurula katıldığını, hazirun cetvelinde adı olduğunu, buna karşın 2010 ve 2011 genel kurullarında adının olmadığını ileri sürerek; müvekkilinin ortaklığının ve payının tespitini, davalı şirketin müvekkiline ödemesi gereken kar paylarından şimdilik 10.000,00 TL'nin kar paylarının tahakkuk ettiği tarihlerden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalı taraftan tanzimini talep etmiştir.

Davalı vekili, şu an davacının şirket ortağı olmadığını, şirket hisselerinin devralındığı dönemde de davacının ortak olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının payını devrettiğine ya da başka bir hukuki sebeple pay sahipliği sıfatının ortadan kalktığına dair bilgi ve belgenin bulunmadığı, davacının pay sahipliğinin bir şekilde ortadan kalkması ve 2010 tarihi genel kurulda payın yeni ortak olan Ö,, A,,'a aktarılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalı şirketin de, davacıya ait şirket payının ne şekilde ortadan kalktığına dair geçerli bir delil sunamadığı, davacının, davalı şirketin pay defterleri ve hazirun cetvelinde belirtilen %5 oranında ortağı olduğu, davacı vekilinin ortaklık ve payın davalı şirket defterleri ile ticaret siciline tescili ve ticaret sicili gazetesinde ilanı taleplerinin idari mahiyette olup, re'sen Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce ve davalı şirketçe yerine getirilmesi gereken hususlara ilişkin olduğu, şirketin kuruluşundan bu yana hiç kâr payı dağıtmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı M..

İ..'nin davalı şirketin %5 hisseli ortağı olduğunun tespitine, davacının ortaklık ve payın davalı şirket defterleri ile ticaret sicili kayıtlarına tescili ve Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilanına ilişkin talebinin reddine, kâr payı alacağı talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacının davalı şirket ortağı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Davalı başlangıçta ortak olan davacının ortaklığının sona erdiği savunmasında bulunmuş ve mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonunda da başlangıçta hazirun cetvelinde de ortak olarak gösterilen davacının bilahare ortaklık sıfatının sona erdiği sonucuna varılarak yazılı şekilde karar verilmiştir. Mahkemenin davalı şirket hisselerinin nama yazılı olduğuna ilişkin tespiti dosyada bulunan ana sözleşme hükümleri ile uyumlu değildir. Zira, dosyada bulunan ana sözleşmede davalı şirket hisselerinin hamiline yazılı olduğu belirtilmiştir. 6762 sayılı TTK'nın 409 vd. maddelerinde şirket hisselerinin hamiline veya nama olarak düzenlenebileceği belirtilmiş olup, anılan Yasa'nın 415.

maddesinde de hamiline yazılı hisse senedinin devrinin teslim ile mümkün olduğu, nama yazılı hisse senedinin devrinin ise ciro edilmiş senedin devralana teslimi ile gerçekleşeceği öngörülmüştür. Dosyada ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı şirketin hisse senedi çıkarıp çıkarmadığına dair bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Şayet, şirket hisse senedi çıkarmamış ise payın devri; devredenle devralan arasında alacağın temliki hükümleri gereğince düzenlenmesi gereken yazılı bir devir sözleşmesi ile mümkündür. Bu itibarla, mahkemece öncelikle şirketin pay senedi çıkarıp çıkarmadığı, çıkarmış ise davalı şirket ana sözleşmesinin halen ne gibi hükümler taşıdığı hususları (davalı şirketin ticaret sicil dosyasının aslı veya tasdikli sureti dosyaya celbedilerek) belirlenip, bu belirlemeye göre davacının paylarının halen kimin üzerinde olduğu ve bu kişiye ayrıca husumet yöneltilmesi gerekip gerekmediği yukarıda açıklanan hususlar nazara alınarak değerlendirilip neticesine göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 05/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101876900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.