Kar payı dağıtımı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/9440 E. 2010/4879 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kar payı dağıtımı↗ ttk 547↗ kâr payı dağıtımı↗ şirket müdürlüğü↗ rekabet yasağı↗ kar payı↗ aktif dava ehliyeti↗ ortaklar kurulu kararı↗ muacceliyet↗ iş bölümü↗ oy yasağı↗ muvafakat↗ kâr dağıtımı↗ taraf ehliyeti↗ kâr payı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının ortağı olduğu davalı ... Metal Ltd. Şti’ nin kuruluşundan dava tarihine kadar toplantı yapmadığı, davacının TTK’ nun 538 inci maddesi uyarınca ortaklar kurulunu toplantıya çağrılması için haklarını kullanmadığı, bu hakkı kullanmayan davacının, ortaklar kurulu kararı ile davalı ... Metal Ltd. Şti.’nin müdürü olan ...’in azlini mahkemeden isteyemeyeceği, davalı ...’ in diğer davalı ... Döküm Ltd. Şti.’nin müdürü olarak TTK’ nun 547 nci maddesinde düzenlenen rekabet yasağını ihlal etmesi nedeniyle, ilk şirketin müdürlüğünden azli talebine gelince, davacının muvafakatinin bulunması halinde rekabet yasağı söz konusu olmayacağından, azlin de istenemeyeceği, davalı ...’in dava dışı ... Koll. Şti’ ni feshedip, bunun yerine davalı ... Metal Ltd. Şti. Kurduğu, ortaklar arasında yakın akrabalık nedeniyle yeni şirkete ... unvanı verilmesinin davacının muvafakatini gösterdiği, bu durumda rekabet yasağı nedeniyle azlinin istenemeyeceği, davacının davalı ... Döküm Ltd.Şt’ne yönelik istemlerine gelince; davacının ortağı olduğu şirketin unvanına tecavüz edilmiş ise, bunun önlenmesini TTK’nun 335 nci maddesi uyarınca şirketin dava edebileceği, davanın da 547 nci madde uyarınca davacının şirketine rekabet eden müdüre açılabileceği, yeni şirketin rekabetinin bu maddede düzenlenmediğgi, davacının ortağı olduğu şirketten dava açılması için karar talep edebileceği, aksi karar verilirse kararın iptalini isteyebileceği, davacının bu durumda aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, davacının ortağı olduğu şirkete yönelik talebine gelince; davacının kar payı dağıtım kararı alınması için ortaklar kurulunu toplantıya çağırma hakkını kullanması gerektiği ortaklar kurulu kararı olmadan kar payı oluşup, muaccel olmayacağı, kaldıki 2005 yılındaki zararın önceki yıllar karını götürdüğü, dağıtılacak kar kalmadığı gerekçesiyle, davacının davalılardan ... Döküm Ltd. Şti'ne yönelik davayı açma hakkı bulunmadığından reddine, diğer davalılar bakımından davanın esas bakımından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacının Ortağı olduğu davalı ... Metal Ltd. Şti.nin müdürü olan diğer davalı ...’in aynı konuda faaliyet yürüten diğer davalı ... Döküm Ltd. Şti.’nin müdürlük sıfatından azlini gerektirdiği iddiası da mahkemece yazılı gerekçelerle reddedilmiştir.
Hükme esas bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, her iki şirketin faaliyet alanlarının aynı olduğu ...’in ortak olmak suretiyle rekabette bulunduğu, dosya kapsamı ile sabittir. TTK’nun 547 nci maddesinde diğer ortakların muvafakati olmadığı takdirde, böyle bir rekabetin yasak olduğu öngörülmüştür. Bunun müdürlükten azli nedeni olduğu da bilirkişi kurulunun ve mahkemenin kabulündedir. Bilirkişi raporunda davacının müdür ...’in bu rekabetine muvafakati olduğu ve ...’in rekabet yasağına bu nedenle tabi olmadığı ve buna bağlı olarakta bu eylem nedeniyle azledilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Gerekçe olarakta, davacının ve ...’in ortağı oldukları davalı ... Metal Ltd.Şti. kurulmadan önce aynı konuda ve “...” unvanı ile başlayan Kolektif Şti.’ni kurup, daha sonra feshettikleri ve yeni kurulan ... Döküm Ltd.Şti.’nin, önceki şirketin devamı olduğu, daha sonra kurulan davalı ... Döküm Ltd.Şti. ortaklar arası yakın akrabalık nedeni ile “...” unvanının seçildiği, bu unvanın kullanılmasına davacının muvafakatinin bu nedenle var olduğu olgusuna dayanılmıştır. Davacının, ... Döküm Ltd.Şti.nin unvanının seçimine ve kullanılmasına akrabalık nedeniyle muvafakat ettiği sonucuna varılması ve salt bu nedenle rekabete muvafakati bulunduğunun kabulü doğru değildir. ... Döküm Ltd.Şti.nin ortağı olmayan davacının o şirketin kurulması ve unvanının seçimi davacının dışında bir olgudur. Dava 16.08.2006 tarihinde açılmış olup, 04.07.2005 tarihinde kurulan ... Döküm Ltd.Şti.nin faaliyetlerini bir süre izlemesi gereken davacının arada geçen süre nedeniyle zımni muvafakat verdiğinin kabulü de mümkün değildir. Esasen, TTK’nun 547 nci maddesinde yer alan “ortakların muvafakati olmadan” ifadesinden, ortakların rekabete tamamının muvafakat etmesi, diğer anlatımla oybirliği ile alınacak bir karar ile bu muvafakatin açıkça sağlanması halinde müdürün rekabet yasağına tabi olmaktan kurtulabileceği sonucuna varılması gerekmektedir. Dairemizin 11.03.1002 tarih ve 1221/2173 sayılı ilamı bu yöndedir. Bu durumda, ortaklar kurulunca yapılacak bir toplantıda davacının rekabete muvafakat etmeme yönünde oy kullanacağı ve oybirliğinin oluşmayacağı muhakkak olduğundan, ...’in rekabet yasağına tabi olduğu ve bunun azli gerektirdiği sonucuna varılması ve buna ilişkin istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken, açıkça yapılması gereken muvafakatin yerine zımni muvafakatin yeterli görülmesi ve üstelik zımni muvafakate ilişkin yazılı gerekçelerin zımni muvafakatin varlığına gerekçe yapılamayacak olgulara dayanak olması karşısında, hükmün davacı yararına anılan istek bölümü itibariyle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4408 E. 2020/1355 K.
Ortak:şirket müdürlüğü
İncelediğiniz karardaŞti.’nin müdürü olarak TTK’ nun 547 nci maddesinde düzenlenen «rekabet yasağını» ihlal etmesi nedeniyle, ilk «şirketin müdürlüğünden» azli talebine gelince, davacının «muvafakatinin» bulunması halinde rekabet yasağı söz konusu olmayacağından, azlin de istenemeyeceği, davalı ...’in dava dışı ...
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, TTK’nın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürünün azli · zayi · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, TTK’nın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Ortaklar Kurulu Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9548 E. 2011/12210 K.
Ortak:ortaklar kurulu kararı
İncelediğiniz karardaŞti’ nin kuruluşundan dava tarihine kadar toplantı yapmadığı, davacının TTK’ nun 538 inci maddesi uyarınca ortaklar kurulunu toplantıya çağrılması için haklarını kullanmadığı, bu hakkı kullanmayan davacının, «ortaklar kurulu» kararı ile davalı ...
… davacının ortağı olduğu şirketten dava açılması için karar talep edebileceği, aksi karar verilirse kararın iptalini isteyebileceği, davacının bu durumda aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı, davacının ortağı olduğu şirkete yönelik talebine gelince; davacının «kar payı dağıtım» kararı alınması için ortaklar kurulunu toplantıya çağırma hakkını kullanması gerektiği «ortaklar kurulu» kararı olmadan kar payı oluşup, «muaccel» olmayacağı, kaldıki 2005 yılındaki zararın önceki yıllar karını götürdüğü, dağıtılacak kar kalmadığı gerekçesiyle, davacının davalılardan ...
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulü ile 10.02.1998 tarihli «ortaklar kurulu» kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ve buna bağlı olarak yapılan tüm işlemlerin iptali ile davalının azline ilişkin verilen karar, Dairemizin 21.03.2011 tarihli ilamında yazılı nedenlerle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2435 E. 2024/5292 K.
Ortak:şirket müdürlüğü · ortaklar kurulu kararı
İncelediğiniz karardaŞti’ nin kuruluşundan dava tarihine kadar toplantı yapmadığı, davacının TTK’ nun 538 inci maddesi uyarınca ortaklar kurulunu toplantıya çağrılması için haklarını kullanmadığı, bu hakkı kullanmayan davacının, «ortaklar kurulu» kararı ile davalı ...
Şti.’nin müdürü olarak TTK’ nun 547 nci maddesinde düzenlenen «rekabet yasağını» ihlal etmesi nedeniyle, ilk «şirketin müdürlüğünden» azli talebine gelince, davacının «muvafakatinin» bulunması halinde rekabet yasağı söz konusu olmayacağından, azlin de istenemeyeceği, davalı ...’in dava dışı ...
… davacının ortağı olduğu şirketten dava açılması için karar talep edebileceği, aksi karar verilirse kararın iptalini isteyebileceği, davacının bu durumda aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı, davacının ortağı olduğu şirkete yönelik talebine gelince; davacının «kar payı dağıtım» kararı alınması için ortaklar kurulunu toplantıya çağırma hakkını kullanması gerektiği «ortaklar kurulu» kararı olmadan kar payı oluşup, «muaccel» olmayacağı, kaldıki 2005 yılındaki zararın önceki yıllar karını götürdüğü, dağıtılacak kar kalmadığı gerekçesiyle, davacının davalılardan ...
Benzer bu karardaŞti.'deki yönetim ve «temsil yetkisinin kaldırılması» ve «şirket müdürlüğünden» azledilmesini, bu talebinin reddi halinde müvekkilinin ve davalının münferit yetkili olmalarının iptali ile müşterek yetkili olmaları yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
Makina Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkında görülen «şirketin feshi davası» sırasında tarafların 21.10.2017 tarihli «protokol» yaparak fiilen şirket «malvarlığını» paylaştıkları, şirket adına kayıtlı taşınmazın satılıp 1/2 oranında paylaşılacağının kararlaştırıldığı, buna rağmen davalının şirket adına kayıtlı taşınmazı bir «ortaklar kurulu» kararı olmaksızın rayiç bedelden çok düşük fiyatla daha önce ortağı ve yöneticisi olduğu, halen yakınlarının ortağı bulunduğu ...
Makina San.Tic.Ltd.Şti."'in «kefil» olarak gösterilmesi söz konusu ise «kefalet sözleşmesinin iptal» edilmesine yönelik talebinin «hukuki yarar» dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine», davalı ...'in yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılarak «şirket müdürlüğünden» azline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bağlılık yükümü · şirketin feshi davası · müdürün azli · temsil yetkisinin kaldırılması · terditli dava · temsil yetkisi · rayiç değer · hukuki menfaat
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkilinin yönetim ve «temsil yetkilerinin» kaldırılması yönünde bir dava açmakta «hukuki menfaatinin» bulunmadığını, Konya 3.
Şti'nin feshine karar verildiğini ve «fesih» öncesinde fiilen «ortaklık ilişkisinin» sona erdiğini, resmi olarak da ortaklığın «tasfiye» sürecine girdiğini, söz konusu kararın henüz kesinleşmediğini, azli gerektirecek hiçbir durumun bulunmadığını, müvekkilinin özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ihlal ettiğine ilişkin iddianın da gerçek olmadığını, tam tersine davacının yönetim ve «temsil yetkilerinin» kötüye kullandığını, davacının müvekkili tarafından kullanılan bir kredi olup olmadığının ve varsa ...
Makina Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin hesabına alınmadığı, böylece davalının özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal ettiği ve bu durumda ise davalı «müdürün azli» için haklı sebeplerin gerçekleştiğinin kabulünün gerektiği, davacının davalı tarafından kullanılan bir kredi olup olmadığının ve varsa "...
… unu, söz konusu taşınmazın devrinin hukuka aykırı olduğunu, davaya konu taşınmazın devir bedelinin tapuda 900.000,00 TL olarak gösterildiğini, devre konu taşınmazın «rayiç değerinin» piyasa şartlarında 5.000.000,00 TL ile 6.500.000,00 TL arasında değiştiğini, davalının aynı zamanda devir bedeli olan 900.000,00 TL'yi şirket hesaplarına aktarmadı …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6365 E. 2018/236 K.
Ortak:şirket müdürlüğü
İncelediğiniz karardaŞti.’nin müdürü olarak TTK’ nun 547 nci maddesinde düzenlenen «rekabet yasağını» ihlal etmesi nedeniyle, ilk «şirketin müdürlüğünden» azli talebine gelince, davacının «muvafakatinin» bulunması halinde rekabet yasağı söz konusu olmayacağından, azlin de istenemeyeceği, davalı ...’in dava dışı ...
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, ...’ın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline karar verilmiştir.
Oysa mahkemece, yazılı şekilde, anılan hususlar gözetilmeden ve davacılar tarafından ileri sürülen hangi fiillerin «haklı sebep» olduğu belirtilmeden sadece davalı ...’in müdür olmadığı döneme ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı gerekçesiyle davalının «şirket müdürlüğünden» azline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bağlılık yükümü · limited şirket müdürünün azli · şirket müdürünün azli · temsil yetkisi · haklı sebep · şirket müdürü · sözleşmeden doğan dava · zayi
Benzer bu karardaAnılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, ...’ın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline karar verilmiştir.
1- Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkindir.
2- Ayrıca, tarafların davalı şirketin ortakları oldukları, davalı ...’in bu «şirketin müdürü» olduğu ve halen görevine devam ettiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1597 E. 2019/3235 K.
Ortak:şirket müdürlüğü
İncelediğiniz karardaŞti.’nin müdürü olarak TTK’ nun 547 nci maddesinde düzenlenen «rekabet yasağını» ihlal etmesi nedeniyle, ilk «şirketin müdürlüğünden» azli talebine gelince, davacının «muvafakatinin» bulunması halinde rekabet yasağı söz konusu olmayacağından, azlin de istenemeyeceği, davalı ...’in dava dışı ...
Benzer bu kararda… madan müdür olarak görev yaptığı, As Elektronik Şti.'nin ana sözleşmesinde, rekabet konusunda izin verildiğine dair maddenin bulunmadığı, bu açıdan davalının anılan «şirketteki müdürlük» görevinden azli için haklı nedenin oluştuğu, ancak müdürlükten azli istenen şirketin davalı olarak gösterilmediğinden, davanın «usulden reddinin» gerektiği, davanın "«tasfiye» memurunun azli" davası olarak kabul edilmesi halinde ise «tasfiye memuru» olarak davalının azlini gerektiren haklı bir nedenin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürünün azli · şirket müdürünün azli · tasfiye memuru · usulden reddi · limited şirket · ek tasfiye · husumet
Benzer bu karardaDava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının müdürlüğünden azli istenen şirkete «husumet» yöneltilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… madan müdür olarak görev yaptığı, As Elektronik Şti.'nin ana sözleşmesinde, rekabet konusunda izin verildiğine dair maddenin bulunmadığı, bu açıdan davalının anılan «şirketteki müdürlük» görevinden azli için haklı nedenin oluştuğu, ancak müdürlükten azli istenen şirketin davalı olarak gösterilmediğinden, davanın «usulden reddinin» gerektiği, davanın "«tasfiye» memurunun azli" davası olarak kabul edilmesi halinde ise «tasfiye memuru» olarak davalının azlini gerektiren haklı bir nedenin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Oysa, «şirket müdürünün azli» davalarında «husumetin», azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca «limited şirketin» dava edilmesi zorunlu değildir.
Bu nedenle mahkemece, işin esasına girilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın «usulden reddine» karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/9440 E. , 2010/4879 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.04.2008 tarih ve 2006/533-2008/190 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.05.2010 gününde davacı Avukatı ... ile davalılar Avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, % 25 hisse sahibi müvekkili ile davalılardan ...’in, dava dışı ...ve ... ile birlikte davalılardan ... Metal Ltd. Şti.’nin ortaklarından olup, ...’in 20.07.2001 ortaklar kurulu kararı ile 10 yıl için müdür seçildiğini, davacının kar payı alamadığını, şirkete sokulmadığını, bilgi alamadığını, diğer ortakların aynı adreste diğer davalı şirketi kurup faaliyete geçirdiklerini, ilk şirketin içini boşaltıp yeni şirkete intikal ettirdiklerini, ve unvana tecavüz ettiklerini, davacının haklarını ödememek ve kullandırmamak amacı güdüldüğünü ileri sürerek, her iki şirketin müdürü olan ...’in müdürlükten azline, her iki şirkete kayyum tayinine, kar paylarının tespitine ve ödenmesine, ikinci şirketin ticaret sicilinden silinmesine, bu şirketin faaliyetlerinden oluşan tüm hak ve alacakların ilk şirkete devrine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... Döküm Ltd. Şti. vekili, davacının müvekkili şirketin ortağı olmadığını, bu nedenle dava açma hakkına sahip olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, iddiaların gerçek dışı olduğunu, 18.11.2003 tarihinde davacıya 1.000,00 YTL geçmiş ve gelecek kar paylarına mahsuben, ödemede bulunulduğunu davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının ortağı olduğu davalı ... Metal Ltd. Şti’ nin kuruluşundan dava tarihine kadar toplantı yapmadığı, davacının TTK’ nun 538 inci maddesi uyarınca ortaklar kurulunu toplantıya çağrılması için haklarını kullanmadığı, bu hakkı kullanmayan davacının, ortaklar kurulu kararı ile davalı ... Metal Ltd. Şti.’nin müdürü olan ...’in azlini mahkemeden isteyemeyeceği, davalı ...’ in diğer davalı ... Döküm Ltd. Şti.’nin müdürü olarak TTK’ nun 547 nci maddesinde düzenlenen rekabet yasağını ihlal etmesi nedeniyle, ilk şirketin müdürlüğünden azli talebine gelince, davacının muvafakatinin bulunması halinde rekabet yasağı söz konusu olmayacağından, azlin de istenemeyeceği, davalı ...’in dava dışı ...
Koll. Şti’ ni feshedip, bunun yerine davalı ... Metal Ltd. Şti. Kurduğu, ortaklar arasında yakın akrabalık nedeniyle yeni şirkete ... unvanı verilmesinin davacının muvafakatini gösterdiği, bu durumda rekabet yasağı nedeniyle azlinin istenemeyeceği, davacının davalı ... Döküm Ltd.Şt’ne yönelik istemlerine gelince; davacının ortağı olduğu şirketin unvanına tecavüz edilmiş ise, bunun önlenmesini TTK’nun 335 nci maddesi uyarınca şirketin dava edebileceği, davanın da 547 nci madde uyarınca davacının şirketine rekabet eden müdüre açılabileceği, yeni şirketin rekabetinin bu maddede düzenlenmediğgi, davacının ortağı olduğu şirketten dava açılması için karar talep edebileceği, aksi karar verilirse kararın iptalini isteyebileceği, davacının bu durumda aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, davacının ortağı olduğu şirkete yönelik talebine gelince;
davacının kar payı dağıtım kararı alınması için ortaklar kurulunu toplantıya çağırma hakkını kullanması gerektiği ortaklar kurulu kararı olmadan kar payı oluşup, muaccel olmayacağı, kaldıki 2005 yılındaki zararın önceki yıllar karını götürdüğü, dağıtılacak kar kalmadığı gerekçesiyle, davacının davalılardan ... Döküm Ltd. Şti'ne yönelik davayı açma hakkı bulunmadığından reddine, diğer davalılar bakımından davanın esas bakımından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacının Ortağı olduğu davalı ... Metal Ltd. Şti.nin müdürü olan diğer davalı ...’in aynı konuda faaliyet yürüten diğer davalı ... Döküm Ltd. Şti.’nin müdürlük sıfatından azlini gerektirdiği iddiası da mahkemece yazılı gerekçelerle reddedilmiştir.
Hükme esas bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, her iki şirketin faaliyet alanlarının aynı olduğu ...’in ortak olmak suretiyle rekabette bulunduğu, dosya kapsamı ile sabittir. TTK’nun 547 nci maddesinde diğer ortakların muvafakati olmadığı takdirde, böyle bir rekabetin yasak olduğu öngörülmüştür. Bunun müdürlükten azli nedeni olduğu da bilirkişi kurulunun ve mahkemenin kabulündedir. Bilirkişi raporunda davacının müdür ...’in bu rekabetine muvafakati olduğu ve ...’in rekabet yasağına bu nedenle tabi olmadığı ve buna bağlı olarakta bu eylem nedeniyle azledilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Gerekçe olarakta, davacının ve ...’in ortağı oldukları davalı ... Metal Ltd.Şti. kurulmadan önce aynı konuda ve “...” unvanı ile başlayan Kolektif Şti.’ni kurup, daha sonra feshettikleri ve yeni kurulan ...
Döküm Ltd.Şti.’nin, önceki şirketin devamı olduğu, daha sonra kurulan davalı ... Döküm Ltd.Şti. ortaklar arası yakın akrabalık nedeni ile “...” unvanının seçildiği, bu unvanın kullanılmasına davacının muvafakatinin bu nedenle var olduğu olgusuna dayanılmıştır. Davacının, ... Döküm Ltd.Şti.nin unvanının seçimine ve kullanılmasına akrabalık nedeniyle muvafakat ettiği sonucuna varılması ve salt bu nedenle rekabete muvafakati bulunduğunun kabulü doğru değildir. ... Döküm Ltd.Şti.nin ortağı olmayan davacının o şirketin kurulması ve unvanının seçimi davacının dışında bir olgudur. Dava 16.08.2006 tarihinde açılmış olup, 04.07.2005 tarihinde kurulan ... Döküm Ltd.Şti.nin faaliyetlerini bir süre izlemesi gereken davacının arada geçen süre nedeniyle zımni muvafakat verdiğinin kabulü de mümkün değildir.
Esasen, TTK’nun 547 nci maddesinde yer alan “ortakların muvafakati olmadan” ifadesinden, ortakların rekabete tamamının muvafakat etmesi, diğer anlatımla oybirliği ile alınacak bir karar ile bu muvafakatin açıkça sağlanması halinde müdürün rekabet yasağına tabi olmaktan kurtulabileceği sonucuna varılması gerekmektedir. Dairemizin 11.03.1002 tarih ve 1221/2173 sayılı ilamı bu yöndedir. Bu durumda, ortaklar kurulunca yapılacak bir toplantıda davacının rekabete muvafakat etmeme yönünde oy kullanacağı ve oybirliğinin oluşmayacağı muhakkak olduğundan, ...’in rekabet yasağına tabi olduğu ve bunun azli gerektirdiği sonucuna varılması ve buna ilişkin istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken, açıkça yapılması gereken muvafakatin yerine zımni muvafakatin yeterli görülmesi ve üstelik zımni muvafakate ilişkin yazılı gerekçelerin zımni muvafakatin varlığına gerekçe yapılamayacak olgulara dayanak olması karşısında, hükmün davacı yararına anılan istek bölümü itibariyle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018752200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz