Kararın tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/6053 E. 2014/7868 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
möhuk 47↗ olumsuz oy↗ tenfiz↗ dosya masrafı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'nın 54. maddesinde düzenlenen tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, dava konusu yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı tarafça Mannheim Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.10.2008 tarihli kararın ve masraf tespit kararının tenfizi talep edildiği halde mahkemece yalnızca yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilerek masraf tespit kararı hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2318 E. 2012/9202 K.
Ortak:tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'nın 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, dava konusu yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı tarafça Mannheim Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.10.2008 tarihli kararın ve «masraf» tespit kararının «tenfizi» talep edildiği halde mahkemece yalnızca yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilerek masraf tespit kararı hakkında olumlu «olumsuz» bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin kararının «tenfizine» karar verilmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, tenfiz davaları nitelikleri itibariyle «tespit davası» olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, davalı aleyhine hükmedilen «vekalet ücretinin» «maktu vekalet ücreti» olması gerektiği halde, nisbi vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olduğuna göre davacı tarafça yapılan «yargılama giderlerinin» davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken bu konuda karar verilmemiş olması da doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:maktu vekalet ücreti · tespit davası · kamu düzeni · yargılama gideri · vekalet ücreti
Benzer bu kararda2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, tenfiz davaları nitelikleri itibariyle «tespit davası» olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, davalı aleyhine hükmedilen «vekalet ücretinin» «maktu vekalet ücreti» olması gerektiği halde, nisbi vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olduğuna göre davacı tarafça yapılan «yargılama giderlerinin» davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken bu konuda karar verilmemiş olması da doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlı …
Asliye Hukuk Mahkemesi'nde yapılan yargılama sırasında davalının mahkemeye usulüne uygun olarak çağrıldığı, kararın da davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ilamın açıkça «kamu düzenine» aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Mannheim.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4481 E. 2012/10802 K.
Ortak:tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'nın 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, dava konusu yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı tarafça Mannheim Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.10.2008 tarihli kararın ve «masraf» tespit kararının «tenfizi» talep edildiği halde mahkemece yalnızca yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilerek masraf tespit kararı hakkında olumlu «olumsuz» bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen mahkeme kararının Türk «kamu düzenine» aykırı olmadığı, kararın aslı ve onaylı örneğinin sunulduğu, usulüne uygun şekilde davalı tarafa tebliğ edildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile Federal Almanya Cumhuriyeti Mannheim Asliye Hukuk Mahkemesinin 9 O 342/08 sayı ve 15.05.2009 tarihli kararının tenfizine karar verilmiştir.
2-Ancak, davanın «tenfize» ilişkin olması nedeniyle mahkemece «maktu vekalet ücretine» ve harca hükmedilmek gerekirken, «nispi vekalet ücreti» ve harca hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · maktu vekalet ücreti · kamu düzeni · vekalet ücreti
Benzer bu kararda2-Ancak, davanın «tenfize» ilişkin olması nedeniyle mahkemece «maktu vekalet ücretine» ve harca hükmedilmek gerekirken, «nispi vekalet ücreti» ve harca hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen mahkeme kararının Türk «kamu düzenine» aykırı olmadığı, kararın aslı ve onaylı örneğinin sunulduğu, usulüne uygun şekilde davalı tarafa tebliğ edildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile Federal Almanya Cumhuriyeti Mannheim Asliye Hukuk Mahkemesinin 9 O 342/08 sayı ve 15.05.2009 tarihli kararının tenfizine karar verilmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2263 E. 2011/14062 K.
Ortak:tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'nın 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, dava konusu yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı tarafça Mannheim Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.10.2008 tarihli kararın ve «masraf» tespit kararının «tenfizi» talep edildiği halde mahkemece yalnızca yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilerek masraf tespit kararı hakkında olumlu «olumsuz» bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nun 405/2. maddesi hükmünce pay sahiplerinin şirkete sermaye olarak verdiklerini isteyemeyeceği, bu durumda dava ve «tenfize» konu edilen ilamın Türk mahkemeleri tarafından verilen kararlarla açıkça çelişmesi nedeniyle «kamu düzenine» aykırı olduğu, tenfize konu kararla ilgili usulüne uygun yapılmış bir «tebligattan» sözedilemeyeceği, bu nedenle kararın kesinleşmediği, yabancı mahkemece duruşmaya gelmemenin Türk kamu düzenine aykırı olarak davanın «ikrarı» olarak nitelendirildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2675 sayılı MÖHUK' un 34. maddesi hükmüne göre, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye'de icra olunabilmesi, yetkili Türk Mahkemesi tarafından «tenfiz» kararı verilmesine bağlıdır.
Bunlar Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında mütekabiliyet esasına dayanan bir anlaşma veya o devlette Türk Mahkemelerinden verilmiş ilamların «tenfizini» mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması, ilamın Türk Mahkemeleri' nin «münhasır» «yetkisine» girmeyen bir konuda verilmiş olması, hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırı bulunmaması, kendisine karşı tenfiz istenen tarafın «savunma hakkına» ilişkin usuli işlemlere uyulmuş olması, Türkler'in kişi hallerine ilişkin davalarda Türk «kanunlar ihtilafı» kaidelerine gösterdiği hukukun uygulanmış olmasıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kanunlar ihtilafı · savunma hakkı · münhasırlık · ikrar · kamu düzeni · tebligat · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaBunlar Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında mütekabiliyet esasına dayanan bir anlaşma veya o devlette Türk Mahkemelerinden verilmiş ilamların «tenfizini» mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması, ilamın Türk Mahkemeleri' nin «münhasır» «yetkisine» girmeyen bir konuda verilmiş olması, hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırı bulunmaması, kendisine karşı tenfiz istenen tarafın «savunma hakkına» ilişkin usuli işlemlere uyulmuş olması, Türkler'in kişi hallerine ilişkin davalarda Türk «kanunlar ihtilafı» kaidelerine gösterdiği hukukun uygulanmış olmasıdır.
… iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nun 405/2. maddesi hükmünce pay sahiplerinin şirkete sermaye olarak verdiklerini isteyemeyeceği, bu durumda dava ve «tenfize» konu edilen ilamın Türk mahkemeleri tarafından verilen kararlarla açıkça çelişmesi nedeniyle «kamu düzenine» aykırı olduğu, tenfize konu kararla ilgili usulüne uygun yapılmış bir «tebligattan» sözedilemeyeceği, bu nedenle kararın kesinleşmediği, yabancı mahkemece duruşmaya gelmemenin Türk kamu düzenine aykırı olarak davanın «ikrarı» olarak nitelendirildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yabancı mahkeme tarafından verilen kararın Türk Mahkemeleri tarafından verilen kararlarla açıkça çelişmesi nedeniyle «kamu düzenine» aykırı olduğu, «tenfize» konu kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, bu nedenle kesinleşmediği, duruşmaya katılmamanın davanın «ikrarı» olarak nitelendirildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Tenfizi istenen Mannheim Sulh Hukuk Mahkemesi karar tercümesinden, dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği, davalıya kendisini savunmak üzere dört haftalık bir süre tanındığı, davalının yazılı mütalaada bulunduğu, böylece davalı tarafa «savunma hakkı» tanındığı anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/6053 E. , 2014/7868 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KONYA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 08/11/2013
NUMARASI 2013/634-2013/680
Taraflar arasında görülen davada Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08.11.2013 tarih ve 2013/634-2013/680 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Mannheim Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 28.10.2008 tarih 6 O 3/07 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın ve masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'nın 54. maddesinde düzenlenen tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, dava konusu yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı tarafça Mannheim Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.10.2008 tarihli kararın ve masraf tespit kararının tenfizi talep edildiği halde mahkemece yalnızca yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilerek masraf tespit kararı hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, davalıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 28.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101871500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz