Genel Kurul Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5045 E. 2024/1328 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ön inceleme duruşması↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "ÖZENKA+şekil" ibareli başvurusuyla davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında görsel ve sescil olarak ortalama (...) tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde her iki markanın işletmesel kökenlerinin aynı olduğu, idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletmeye ait markalar olarak algılanabileceği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nın 2018-M-8146 sayılı kararının iptaline, karar tarihi itibariyle dava konusu marka henüz tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının aksine taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, markaların kavramsal görsel bakımdan bıraktıkları toplu intibanın birbirlerinden farklı olduklarını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusuna davacı tarafından yalnızca 7 nci sınıfta yer ... "basınçlı ... üreticiler, kompresörler... makina veya motor parçası olan pompalar (sıvı ve gaz pompaları)" malları yönünden itiraz edildiği, iptali istenen YİDK kararında da bu mallarla sınırlı inceleme yapılarak, davacı itirazının reddine karar verildiği, eldeki davada, davacının itirazına konu ettiği mallar yönünden verilen YİDK kararının iptalinin istenildiği, nitekim İlk Derece Mahkemesince de gerek ön inceleme duruşmasında, gerekse de gerekçeli kararda uyuşmazlığın belirtilen mallarla sınırlı olduğunun kabul edildiği, buna göre başvuru kapsamında yer ... 7 nci sınıftaki "basınçlı ... üreticiler, kompresörler... makina veya motor parçası olan pompalar (sıvı ve gaz pompaları)" malları yönünden dava konusu "ÖZENKA" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu başvuruda, davacının itirazına mesnet markaların asli unsurunun aynen yer aldığı, başvuruda farklı olarak yer verilen "KA" harflerinin ayırt ediciliği sağlamaya yeterli bulunmadığı, yukarıda açıklanan nedenlerle talep aşımından da söz edilemeyeceği, çünkü dava konusu YİDK kararının yalnızca 7 nci sınıftaki "basınçlı ... üreticiler, kompresörler... makina veya motor parçası olan pompalar (sıvı ve gaz pompaları)" malları ile sınırlı olduğu ve anılan mallar yönünden söz konusu YİDK kararının yerinde olmadığının tespit edildiği, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde birbirinden tamamen farklı olduğunu ve iltibas söz konusu olmadığını, ... ibaresi ortak olsa da KA eklentisi ile başvuru markasının farklılaştığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ...'ın 2017/81569 sayılı "ÖZENKA" ibareli marka tescil başvurusuna karşı, davacının ... ibareli markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın nihai olarak reddine dair TÜRKPATENT YİDK'nın 2018/M-8146 sayılı kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5044 E. 2024/1335 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… rıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "ÖZENKA+şekil" ibareli başvurusuyla davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında görsel ve sescil olarak «ortalama (...) tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde her iki markanın işletmesel kökenlerinin aynı olduğu, idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletmeye ait markalar olarak algılanabileceği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nın 2018-M-8146 sayılı kararının iptaline, karar tarihi itibariyle dava konusu marka henüz tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde birbirinden tamamen farklı olduğunu ve «iltibas» söz konusu olmadığını, ... ibaresi ortak olsa da KA eklentisi ile başvuru markasının farklılaştığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının huzurdaki davayı haksız, kötü niyetle ikame etmiş olması ve «zamanaşımı» «sebebi» ile davanın reddinin gerektiğini, müvekkili markasının 2005 yılından bu yana tescilli olduğu, davacı yanın hükümsüzlük talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının, işbu iddiası için ... süre sessiz kaldığını, işbu sessizliğin 4721 sayılı Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi gereğince değerlendirildiğinde dahi davanın kötü niyetle ikame edildiğini, davacının bu davayı ikamesi herhangi bir «hukuki yararının» da bulunmadığını, müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu, istediği emtianın müvekkili markası ürünü ile ilişkilendirilme sebebi ile «iltibas» oluşturacağını, davacının delil listesinde belirttiği Ankara 4.
Fikri Sınai Hukuk Mahkemesi nezdinde, 2011/368E. sayı ile dava ikame ettiği; firma ile yapılan karşılıklı «sulh» görüşmelerinde davacı yanın müvekkili şirketten hertz markasını sadece kompresör ve basınçlı ... üreticileri açısından kullanmak istediğini talep ettiği; davacı firmanın iştigal konusunun kompresör üretimi olduğunu, esasında kompresör ile elektrik motoru arasında kullanılan emtia ve müşteri sınıfına bakıldığında herhangi bir «iltibas» oluşturulmayacağı kanaatine varılarak davacının talebinin de müvekkilince iyi niyetle karşılanarak sadece bu kompresör ve basınçlı ... üreticileri bakımından markanın kullanımına izin verildiğini, söz konusu hususun dahi HERTZ markasının müvekkili özelinde tanınmışlığını da gösterdiğini yine bu davanın 2011 yılında ikame edilmiş olduğunu, davacının müvekkilinin bu markasını kullandığını bildiğini, davacının huzurdaki davayı ikame tarihine kadar 7 yıllık sürede sessiz kalıp, dava ikamesindeki 5 yıllık sürenin de dolduğunu, davacı firmanın hükümsüzlüğünü istediği alanların, elektrik motoru ile çok yakın alanlar olduğunu, iltibas oluşturmasının kaçınılmaz olduğunu, bu alanda farklı bir firmanın HERTZ markası ile ürün yapmasının yurtdışında ve yurt içinde müvekkili adına tescilli olan, müvekkili ürünleri için karışıklığa sebep olacağını, elektrik motoru ile dalgıç pompanın ayrılmaz bir bütün hidrofor, su pompası, elektropompların da ayrılmaz bir bütün olduğunu; bu ürünlerin tümünde elektrik motorunun bütünleşik olarak bulunduğunu, fakat tüketici tarafından ... ürün olarak göründüğünü; müşteri tarafından dışarıdan bakıldığında alternatör ile elektrik motorunun karıştırılmamasının neredeyse imkansız olduğunu, jeneratörleri de bu sınıftan ayırmanın mümkün olmadığını, birisi elektrik enerjisinin hareket enerjisine çevirirken diğerinin hareket enerjisinin elektrik enerjisine çevirdiğin, davacı firmanın ana faaliyet konusu olan kompresör ve basınçlı ... üreticileri bölümünün, davacı HERTZ markası ile tanınmadığı için ve davacı firmanın ana faaliyet alanı olduğu için daha önceki sulh görüşmesinde kendilerine marka devri yapıldığını, fakat huzurdaki dava ile talep olunan emtianın, müvekkili firmayı doğrudan ilgilendiren ve müşteri gözünde ilişkilendirme ile karışıklığa neden olabilecek «bölümler» olduğunu, davacı talebinin HERTZ GERNERATÖR ve HERTZ INDUSTRIAL SUPPLY, müvekkili markasının ise HERTZ olduğunu, davacının müvekkilinin markasını aynen kullanmak istediğini; HERTZ markasının ... hak sahibinin müvekkili olduğunu, 13 yıldır da sektöründe markayı kullandığını, yurtiçi ve yurtdışında geniş bir «müşteri portföyü» oluşturduğunu, davacının durumundan hiçbir emek vermeden faydalanacağını, hukuk düzeninin bu haksız talebi korumayacağını ve benzeri hususları ileri sürerek davanı …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, hükme esas alınan bilirkişi raporunun «eksik incelemeye» dayalı olduğunu, müvekkili ve grup şirketi olan Oktel A.Ş'nin «ticari defter» ve kayıtlarının incelenmediğini, HERTZ markalı ürünlerin hem müvekkili hem de Oktel A.Ş. tarafından satıldığını, müvekkiline ve anılan şirkete ait ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde dava konu markanın ... süreli ciddi şekilde kullanıldığının ispatlanacağını, «zamanaşımı» itirazlarının reddini yerinde olmadığını, zira daha önce tarafların anlaşması ile sonuçlanan dava tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin geçtiğini ve davacının ... süre sessiz kaldığını, müvekkili markasının tanınmış olduğunu, bu durumun davacı tarafından da bilindiğini, ciddi kullanımın ispatlandığını, «iltibas» iddialarının ilk derece mahkemesince değerlendirilmediğini, "Hertz" markasının iptali istenen mallar bakımından davacı tarafça kullanılması halinde müvekkilinin ma …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşteri portföyü · ara karar · iş bölümü · yenileme · iptal davası · hak düşürücü süre · uyuşmazlık konusu · hukuki yarar
Benzer bu kararda… söz konusu davanın karşılıklı anlaşma ile sonuçlandığını, davacının, davanın ikame edildiği 2011 yılından bu yana müvekkili markası hakkında sessiz kalarak 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiğini, davacının, müvekkilinin davaya konu markayı kullandığını bildiğini, müvekkilinden bir kısım emtia için markanın devrini talep ettiğini, müvekkilinin “HERTZ” markası ile tanınmış olduğu ve markayı yurtiçi ve yurtdışı olmak üzere yaygın ve ciddi boyutta kullandığını, müvekkilinin HERTZ motor firmasının yüksek devirli ve normal sınıfta elektrik motoru üreten bir firma olduğunu, kurulduğu günden bu yana «müşteri portföyünü» yurtiçi ve yurtdışı olmak üzere sürekli arttırdığını, şu anda 4000 m2 kapalı alanda üretim yaptığını, HERTZ markasının Avrupa’da da tescilli marka olduğunu, müvekkilince HERTZ markası için yurtdışı marka tescil müracaatının yapıldığını, bu başvurunun, incelemeler sonucunda kabul edilerek müvekkiline, 31.03.2017 tescil tarihli marka tescil belgesinin verildiğini, işbu belge ile HERTZ markasının müvekkili adına 06 ve 07. sınıflar için Avrupa’da da tescilli marka olarak tanındığını; yine yurtdışında tanınan markalardan olan Amerika menşei HERTZ SYSTEMİNC’in, işbu Avrupa marka başvurusuna itiraz ettiği; müvekkilince sunulan belgeler ile itirazını geri çekerek marka başvurusuna itiraz etmeme güvencesini de verdiğini elektrik motoru alanında, 2005 yılından beri tanınmış marka olduğunu; müvekkilinin ilgili markayı ilk olarak 17.05.2005 yılında tescil ettirdiğini, bu tarihinden itibaren 10 yıl süre ile «yenilendiğini», müvekkilinin 13 yıldır markayı ciddi boyutta kullanmakta olduğunu, ilgili markayı aynı sınıfta Avrupa’da da tescil ettirdiğini, müvekkilinin, İran’da, 2 bayisi bu …
… bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz «ara» verilen markanın iptaline karar verileceği, kullanmama nedenine dayalı «iptal davası» açabilmek için herhangi bir hak düşürücü bir süre bulunmamakta olup, önemli olanın, dava tarihinden geriye doğru tescil anına kadar beş yıllık sürenin dolmuş olması olduğu, dava konusu 2005/19735 sayılı marka yönünden dava tarihi itibariyle tescil tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin dolmuş bulunduğu ve dolayısıyla süre yönünden iptal koşulunun oluştuğu, davanın niteliği gereği sessiz kalma yoluyla hakkı kaybından da bahsedilemeyeceği, SMK'nın 9. maddesi uyarınca markasını kullanma külfeti altında bulunan davalının somut uyuşmazlık açısından kullanımını ispat etmesi gerektiği, buna rağmen davalının dava konusu markayı tescilli bulunduğu ve «uyuşmazlık konusu» olan emtia sınıfı kapsamında Türkiye'de ciddi bir şekilde kullandığını ispatlayamadığı, zira davalı tarafça bu kapsamda sunulan delillerin uyuşmazlık konusu olmayan “elektrik motor” ve “spindle motor" emtiasına ilişkin bulunduğu, açıklanan nedenle davalı ve davalının grup şirketi olan dava dışı Şirketin «ticari defter» ve kayıtlarının incelenmemesinde de bir isabetsizlik görülmediği, ayrıca Yargıtay 11.
Fikri Sınai Hukuk Mahkemesi nezdinde, 2011/368E. sayı ile dava ikame ettiği; firma ile yapılan karşılıklı «sulh» görüşmelerinde davacı yanın müvekkili şirketten hertz markasını sadece kompresör ve basınçlı ... üreticileri açısından kullanmak istediğini talep ettiği; davacı firmanın iştigal konusunun kompresör üretimi olduğunu, esasında kompresör ile elektrik motoru arasında kullanılan emtia ve müşteri sınıfına bakıldığında herhangi bir «iltibas» oluşturulmayacağı kanaatine varılarak davacının talebinin de müvekkilince iyi niyetle karşılanarak sadece bu kompresör ve basınçlı ... üreticileri bakımından markanın kullanımına izin verildiğini, söz konusu hususun dahi HERTZ markasının müvekkili özelinde tanınmışlığını da gösterdiğini yine bu davanın 2011 yılında ikame edilmiş olduğunu, davacının müvekkilinin bu markasını kullandığını bildiğini, davacının huzurdaki davayı ikame tarihine kadar 7 yıllık sürede sessiz kalıp, dava ikamesindeki 5 yıllık sürenin de dolduğunu, davacı firmanın hükümsüzlüğünü istediği alanların, elektrik motoru ile çok yakın alanlar olduğunu, iltibas oluşturmasının kaçınılmaz olduğunu, bu alanda farklı bir firmanın HERTZ markası ile ürün yapmasının yurtdışında ve yurt içinde müvekkili adına tescilli olan, müvekkili ürünleri için karışıklığa sebep olacağını, elektrik motoru ile dalgıç pompanın ayrılmaz bir bütün hidrofor, su pompası, elektropompların da ayrılmaz bir bütün olduğunu; bu ürünlerin tümünde elektrik motorunun bütünleşik olarak bulunduğunu, fakat tüketici tarafından ... ürün olarak göründüğünü; müşteri tarafından dışarıdan bakıldığında alternatör ile elektrik motorunun karıştırılmamasının neredeyse imkansız olduğunu, jeneratörleri de bu sınıftan ayırmanın mümkün olmadığını, birisi elektrik enerjisinin hareket enerjisine çevirirken diğerinin hareket enerjisinin elektrik enerjisine çevirdiğin, davacı firmanın ana faaliyet konusu olan kompresör ve basınçlı ... üreticileri bölümünün, davacı HERTZ markası ile tanınmadığı için ve davacı firmanın ana faaliyet alanı olduğu için daha önceki sulh görüşmesinde kendilerine marka devri yapıldığını, fakat huzurdaki dava ile talep olunan emtianın, müvekkili firmayı doğrudan ilgilendiren ve müşteri gözünde ilişkilendirme ile karışıklığa neden olabilecek «bölümler» olduğunu, davacı talebinin HERTZ GERNERATÖR ve HERTZ INDUSTRIAL SUPPLY, müvekkili markasının ise HERTZ olduğunu, davacının müvekkilinin markasını aynen kullanmak istediğini; HERTZ markasının ... hak sahibinin müvekkili olduğunu, 13 yıldır da sektöründe markayı kullandığını, yurtiçi ve yurtdışında geniş bir «müşteri portföyü» oluşturduğunu, davacının durumundan hiçbir emek vermeden faydalanacağını, hukuk düzeninin bu haksız talebi korumayacağını ve benzeri hususları ileri sürerek davanı …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının huzurdaki davayı haksız, kötü niyetle ikame etmiş olması ve «zamanaşımı» «sebebi» ile davanın reddinin gerektiğini, müvekkili markasının 2005 yılından bu yana tescilli olduğu, davacı yanın hükümsüzlük talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının, işbu iddiası için ... süre sessiz kaldığını, işbu sessizliğin 4721 sayılı Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi gereğince değerlendirildiğinde dahi davanın kötü niyetle ikame edildiğini, davacının bu davayı ikamesi herhangi bir «hukuki yararının» da bulunmadığını, müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu, istediği emtianın müvekkili markası ürünü ile ilişkilendirilme sebebi ile «iltibas» oluşturacağını, davacının delil listesinde belirttiği Ankara 4.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5878 E. 2024/2455 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… n bulunduğu, zira dava konusu başvuruda, davacının itirazına mesnet markaların asli unsurunun aynen yer aldığı, başvuruda farklı olarak yer verilen "KA" harflerinin «ayırt ediciliği» sağlamaya yeterli bulunmadığı, yukarıda açıklanan nedenlerle talep aşımından da söz edilemeyeceği, çünkü dava konusu YİDK kararının yalnızca 7 nci sınıftaki "basın …
Benzer bu kararda… markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunduğunu, başvuruda yer alan şekil ve pumpen ibarelerinin «ayırt ediciliğinin» olmadığını, "pumpen" ibaresinin pompa anlamına geldiğini, reddedilen mallar ile redde mesnet markalar kapsamında malların aynı tür bulunduğunu ileri sürerek İlk De …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bekletici mesele · müktesep hak · ıslah · ilan · dahili dava
Benzer bu karardaDAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “SPECK” esas unsurlu markalarını havi pompa ve pompalama araçlarını AB ülkeleri başta olmak üzere Türkiye «dahil» sair dünya ülkelerinde piyasaya sürdüğünü ve satışını gerçekleştirdiğini, müvekkilinin markasının ulusal ve uluslar arası alanda tanınmış olduğunu, müvekkilinin “SPECK PUMPEN şekil” ibareli marka başvurusunun Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddedildiğini, müvekkili şirketin “speck” markası üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, redde gerekçe markalar ile aynı olmadığını, redde mesnet 2013/96334 ve 155682 sayılı markaların hükümsüzlüğü ve iptali için açtıkları davaların «bekletici mesele» yapılması gerektiğini ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve dava konusu başvrunun tescile bağlanması için ilâna çıkarılmasını talep etmiştir.
Davacı vekili 05.12.2017 tarihli «ıslah» dilekçesi ile, müvekkilinin davalı Kurum nezdinde tescilli 2010/77735 ve 2010/77643 sayılı markalarının da bulunduğunu, ülkemizde de distürbütörleri vasıtasıyla kullandığını, davaya konu başvurunun gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve dava konusu başvurunun tescile bağlanması için «ilana» çıkarılmasını talep etmiştir.
… ait olduğu, başvuru konusu markanın ise dosyanın davacısına değil önceki hak sahibi olan Speck Pumpen Hermann Speck Holdıng GMBH şirketine ait bulunduğu, davacının «müktesep hak» iddialarının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile YİDK kararının kısmen "07 sınıfta sıvılar ve gaza yönelik pompalar vakum pompaları su emici temizlik ekipmanları ve yüzme havuzu zeminlerine yönelik vakum temizleyiciler pompa kontrol vanaları basınç arttıcı aparatlar santrüfüzlü pompalar, pistonlu pompalar, dalgıç pompalar, daldırma pompolar, dişli pompalar ve yüksek basınçlı pompalar bu sınıfa «dahil» olan yukarıda bahsi geçen mallar ve yukarıda bahsi geçen mallara yönelik tüm parçalar 11 sınıfta basınçlı su tankları yukarıda bahsi geçen malların parçaları ısı p …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında 556 sayılı KHK'nın benzerlik bulunduğunu, «bekletici mesele» yapılması talep edilen davaların işbu davaya etkisinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
-
Marka hakkına tecavüz | Haksız rekabet | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9278 E. 2013/9027 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötüleme · peşin karar harcı · üçüncü kişi · marka hakkına tecavüz · maddi ve manevi tazminat · taşıyan · haksız rekabet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaAynı maddenin 2. fıkrasında ise "Marka sahibinin, birinci fıkra hükmüne girmesine rağmen, malın piyasaya sunulmasından sonra, «üçüncü kişiler» tarafından değiştirilerek veya «kötüleştirilerek» ticari amaçlı kullanmalarını önleme yetkisi vardır" hükmüne yer verilmiştir.Somut uyuşmazlıkta, mahkemece, davalıya ait kompresörün şasesinin davacıya ait eski bir kompresöre ait olduğu, fakat davalının bu şaşeyi kullanıp, üzerinde değişiklikler yaptıktan sonra kendi markası ile satışa sunmasının davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturmayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti,men'i ve «maddi-manevi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.Ancak, 556 sayılı KHK'nın 13/1. maddesi "Tescilli bir markanın tescil kapsamındaki mal üzerine konularak, marka sahibi tarafından veya onun izni ile Türkiye'de piyasaya sunulmasından sonra, mallarla ilgili fiiller marka tescilinden doğan hakkın kapsamı dışında kalır" hükmünü haizdir.
Bu hüküm uyarınca kural olarak markanın sahibi, markasını «taşıyan» malları, Türkiye’de piyasaya sunduğu veya onun izni ile Türkiye’de piyasaya verildiği takdirde, markanın bu mallarla ilgili olarak kullanılmasını yasaklayamaz.
Oysa, davalıya ait kompresörün «son» halinde şasenin altında davacının Komsan markasının yazılı olduğu görülmekte olup, bu husus mahkemenin de kabulündedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5045 E. , 2024/1328 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1069 Esas, 2022/436 Karar
DAVALILAR 1-... (TÜRKPATENT) vekili Avukat ...
2-...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE
MAHKEMESİ Ankara 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/459 E., 2020/103 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli tescilli markalarının sahibi olduğunu, davalı ... kişinin ise 2017/81569 sayılı "ÖZENKA" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı, sonrasında ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markaları ile dava konusu başvuru arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğunu, müvekkili markalarını oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda aynen kullanıldığını ve bu ibarenin markanın başında konumlandırıldığını, söz konusu markaların tüketici tarafından karıştırılacağını, itiraz edilen başvurunun kapsamında yer ... 7 nci sınıftaki "Basınçlı ...
üreticiler, kompresörler..makine veya motor parçası olan pompalar (sıvı ve gaz pompaları)" mallarının, müvekkili markalarının kapsamlarında yer ... mallarla benzer olduklarını, bu nedenlerle başvurunun sayılan mallar yönünden reddinin gerektiğini, tescili halinde dava konusu başvurunun, müvekkili markalarının serisi olarak algılanacağını, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'nın 2018/M-8146 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın 7 nci sınıfta yer ... "basınçlı ... üreticiler, kompresörler... makina veya motor parçası olan pompalar (sıvı ve gaz pompaları)" malları yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "ÖZENKA+şekil" ibareli başvurusuyla davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında görsel ve sescil olarak ortalama (...) tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde her iki markanın işletmesel kökenlerinin aynı olduğu, idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletmeye ait markalar olarak algılanabileceği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nın 2018-M-8146 sayılı kararının iptaline, karar tarihi itibariyle dava konusu marka henüz tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının aksine taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, markaların kavramsal görsel bakımdan bıraktıkları toplu intibanın birbirlerinden farklı olduklarını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusuna davacı tarafından yalnızca 7 nci sınıfta yer ... "basınçlı ... üreticiler, kompresörler... makina veya motor parçası olan pompalar (sıvı ve gaz pompaları)" malları yönünden itiraz edildiği, iptali istenen YİDK kararında da bu mallarla sınırlı inceleme yapılarak, davacı itirazının reddine karar verildiği, eldeki davada, davacının itirazına konu ettiği mallar yönünden verilen YİDK kararının iptalinin istenildiği, nitekim İlk Derece Mahkemesince de gerek ön inceleme duruşmasında, gerekse de gerekçeli kararda uyuşmazlığın belirtilen mallarla sınırlı olduğunun kabul edildiği, buna göre başvuru kapsamında yer ...
7 nci sınıftaki "basınçlı ... üreticiler, kompresörler... makina veya motor parçası olan pompalar (sıvı ve gaz pompaları)" malları yönünden dava konusu "ÖZENKA" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu başvuruda, davacının itirazına mesnet markaların asli unsurunun aynen yer aldığı, başvuruda farklı olarak yer verilen "KA" harflerinin ayırt ediciliği sağlamaya yeterli bulunmadığı, yukarıda açıklanan nedenlerle talep aşımından da söz edilemeyeceği, çünkü dava konusu YİDK kararının yalnızca 7 nci sınıftaki "basınçlı ...
üreticiler, kompresörler... makina veya motor parçası olan pompalar (sıvı ve gaz pompaları)" malları ile sınırlı olduğu ve anılan mallar yönünden söz konusu YİDK kararının yerinde olmadığının tespit edildiği, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde birbirinden tamamen farklı olduğunu ve iltibas söz konusu olmadığını, ... ibaresi ortak olsa da KA eklentisi ile başvuru markasının farklılaştığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ...'ın 2017/81569 sayılı "ÖZENKA" ibareli marka tescil başvurusuna karşı, davacının ... ibareli markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın nihai olarak reddine dair TÜRKPATENT YİDK'nın 2018/M-8146 sayılı kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018545300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz