İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/13922 E. 2014/5911 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yemin teklifi↗ pay devri↗ bedel iadesi↗ kötüniyet tazminatı↗ yemin↗ ikrar↗ hisse devri↗ ispat yükü↗ istirdat↗ havale↗ kötüniyet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, somut olayda davalı tarafın parayı aldığını ikrar ettiği ancak paranın gönderilme nedeninin yaptığı iş ve hizmetler karşılığı olduğunu savunduğu, bu durumda ispat yükü kendisinde olan davacının, davaya konu bedeli davalının şirket hisselerini devralmak amacıyla gönderdiğini ispat etmesi gerektiği, her ne kadar davacı tarafından banka yoluyla yapılan havale dekontunda "M.. Basım Yayıncılık Ltd. Şti. Hisse Devir Avans Bedeli" olarak yazılmış ise de, davalıya ait hesap özetinde açıklamanın tam metninin yer almadığı, dolayısıyla davalının bu açıklamayı görerek parayı kabul ettiğinin söylenemeyeceği, kendisine ispat yükü düşen davacı tarafa, davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılmış ise de, davacı vekili tarafından 09.03.2012 tarihli yazılı beyanlarıyla yemin teklif etmeyeceklerini açıkladığı, bu durum karşısında davanın ispatlanamadığı sonucuna varıldığı, ayrıca takibin kötüniyete de dayanmadığı gerekçesiyle davanın ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalıya gönderilen havale bedelinin istirdadı amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava konusu havale bedelinin, davalıya ait şirket hisselerinin satın alınması amacıyla avans olarak gönderildiğini, hisse devri gerçekleşmediğinden davalının bu bedeli iade etmesi gerektiğini iddia etmiş, davalı ise anılan bedelin davacının kitaplarında gerekli düzeltmelerin yapılması işinin karşılığı olduğunu, diğer bir deyişle davacının bir borcunun karşılığı olarak gönderildiğini savunmuştur. Mahkemece de isabetle belirtildiği üzere, iddia ve savunmanın bu ileri sürülüş biçimine göre ispat yükümlülüğü davacının üzerinde kalmaya devam edecektir. Ancak davacı da iddiasını ispat amacıyla davalıya gönderdiği havale dekontunu sunmuştur. Bu dekontta açıkça davalıya gönderilen paranın "M.. Basım Yayıncılık Ltd. Şti. hisse devir avans bedeli" olduğu yazılıdır. Dekonttaki bu açıklama dava konusu ödemenin davalıya ait pay devri karşılığı yapıldığının ispatı için yeterlidir. Pay devrinin gerçekleşmediği konusunda da taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığına göre, alınan paranın iadesi gerekir.
Bu durum karşısında mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15173 E. 2012/6391 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1276 E. 2021/567 K.
Ortak:yemin teklifi · yemin · ispat yükü · kötüniyet
İncelediğiniz kararda… de, davalıya ait hesap özetinde açıklamanın tam metninin yer almadığı, dolayısıyla davalının bu açıklamayı görerek parayı kabul ettiğinin söylenemeyeceği, kendisine «ispat yükü» düşen davacı tarafa, davalıya «yemin teklif» etme hakkı olduğu hatırlatılmış ise de, davacı vekili tarafından 09.03.2012 tarihli yazılı beyanlarıyla yemin teklif etmeyeceklerini açıkladığı, bu durum karşısında davanın ispatlanamadığı sonucuna varıldığı, ayrıca takibin «kötüniyete» de dayanmadığı gerekçesiyle davanın ve davalının «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, somut olayda davalı tarafın parayı aldığını «ikrar» ettiği ancak paranın gönderilme nedeninin yaptığı iş ve hizmetler karşılığı olduğunu savunduğu, bu durumda «ispat yükü» kendisinde olan davacının, davaya konu bedeli davalının şirket hisselerini devralmak amacıyla gönderdiğini ispat etmesi gerektiği, her ne kadar davacı tarafından banka yoluyla yapılan «havale» dekontunda "M..
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacı tarafın sunmuş olduğu «fatura» içeriğindeki paranın ödenmesi için icra takibinde bulunduğu, davalının ise takibe itiraz ederek icranın durmasına sebebiyet verdiği ve davacının işbu davayı açtığı, davacının taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsilini talep ettiği, davalının dosya arasında bulunan dekont ile alacağın ödendiğini savunduğu, davalının bu bedeli ödediğine ilişkin makbuz sunduğu, ödeme makbuzunun aslının davalının elinde bulunması, ödemenin davalı tarafından yapıldığına «karine» oluşturduğu, bu durumda «ispat yükünün» tersine döneceği ve davacının bu ödemeyi davalının yapmadığını veya başka alacağından dolayı ödeme yapıldığını ispat etmesi gerektiği, davacı tarafa «kesin süre» verilmesine rağmen verilen süre içerisinde davalının ödeme yapmadığını ve dekont ile yapılan ödemenin başka alacağa ilişkin olduğunu ispat edemediği, dava dilekçesinde «yemin deliline» de dayanıldığından yemin hakkı hatırlatılmasına rağmen davacı vekilinin karşı tarafa «yemin teklif» etmeyeceğini beyan ettiği, davacı tarafın «kötüniyeti» açıkça saptanamadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karine · yemin delili · kesin süre · taşıma sözleşmesi · fatura · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacı tarafın sunmuş olduğu «fatura» içeriğindeki paranın ödenmesi için icra takibinde bulunduğu, davalının ise takibe itiraz ederek icranın durmasına sebebiyet verdiği ve davacının işbu davayı açtığı, davacının taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsilini talep ettiği, davalının dosya arasında bulunan dekont ile alacağın ödendiğini savunduğu, davalının bu bedeli ödediğine ilişkin makbuz sunduğu, ödeme makbuzunun aslının davalının elinde bulunması, ödemenin davalı tarafından yapıldığına «karine» oluşturduğu, bu durumda «ispat yükünün» tersine döneceği ve davacının bu ödemeyi davalının yapmadığını veya başka alacağından dolayı ödeme yapıldığını ispat etmesi gerektiği, davacı tarafa «kesin süre» verilmesine rağmen verilen süre içerisinde davalının ödeme yapmadığını ve dekont ile yapılan ödemenin başka alacağa ilişkin olduğunu ispat edemediği, dava dilekçesinde «yemin deliline» de dayanıldığından yemin hakkı hatırlatılmasına rağmen davacı vekilinin karşı tarafa «yemin teklif» etmeyeceğini beyan ettiği, davacı tarafın «kötüniyeti» açıkça saptanamadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/13922 E. , 2014/5911 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 03/04/2012
NUMARASI 2011/245-2012/205
Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.04.2012 tarih ve 2011/245-2012/205 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.02.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. Ö.. T.. ile davalı vekili Av. M.. K..Ü.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının ortağı olduğu dava dışı şirketteki hisselerini müvekkilinin alması hususunda tarafların anlaştıklarını, müvekkilinin bu amaçla davalının banka hesabına 25.000,00 TL avans bedeli gönderdiğini, buna rağmen hisse devrinin gerçekleştirilmediğini, ödenen bedelin de iade edilmediğini, bu hususta davalı aleyhinde başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu şirketin okullarda okutulacak muhtelif kitapların hazırlanması işini yaptığını, davacı tarafından hazırlanan kitapların düzeltilmesi ve danışmanlık yapılması işinin müvekkiline verildiğini, davaya konu tutarın bu işin müvekkili tarafından yapılması karşılığı ödenmiş olduğunu, davacı ile müvekkili arasında hisse devrine yönelik bir anlaşmanın bulunmadığını savunarak, davanın reddini ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, somut olayda davalı tarafın parayı aldığını ikrar ettiği ancak paranın gönderilme nedeninin yaptığı iş ve hizmetler karşılığı olduğunu savunduğu, bu durumda ispat yükü kendisinde olan davacının, davaya konu bedeli davalının şirket hisselerini devralmak amacıyla gönderdiğini ispat etmesi gerektiği, her ne kadar davacı tarafından banka yoluyla yapılan havale dekontunda "M.. Basım Yayıncılık Ltd. Şti. Hisse Devir Avans Bedeli" olarak yazılmış ise de, davalıya ait hesap özetinde açıklamanın tam metninin yer almadığı, dolayısıyla davalının bu açıklamayı görerek parayı kabul ettiğinin söylenemeyeceği, kendisine ispat yükü düşen davacı tarafa, davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılmış ise de, davacı vekili tarafından 09.03.2012 tarihli yazılı beyanlarıyla yemin teklif etmeyeceklerini açıkladığı, bu durum karşısında davanın ispatlanamadığı sonucuna varıldığı, ayrıca takibin kötüniyete de dayanmadığı gerekçesiyle davanın ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalıya gönderilen havale bedelinin istirdadı amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava konusu havale bedelinin, davalıya ait şirket hisselerinin satın alınması amacıyla avans olarak gönderildiğini, hisse devri gerçekleşmediğinden davalının bu bedeli iade etmesi gerektiğini iddia etmiş, davalı ise anılan bedelin davacının kitaplarında gerekli düzeltmelerin yapılması işinin karşılığı olduğunu, diğer bir deyişle davacının bir borcunun karşılığı olarak gönderildiğini savunmuştur. Mahkemece de isabetle belirtildiği üzere, iddia ve savunmanın bu ileri sürülüş biçimine göre ispat yükümlülüğü davacının üzerinde kalmaya devam edecektir. Ancak davacı da iddiasını ispat amacıyla davalıya gönderdiği havale dekontunu sunmuştur. Bu dekontta açıkça davalıya gönderilen paranın "M..
Basım Yayıncılık Ltd. Şti. hisse devir avans bedeli" olduğu yazılıdır. Dekonttaki bu açıklama dava konusu ödemenin davalıya ait pay devri karşılığı yapıldığının ispatı için yeterlidir. Pay devrinin gerçekleşmediği konusunda da taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığına göre, alınan paranın iadesi gerekir.
Bu durum karşısında mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101847500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz