Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/10379 E. 2010/5308 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denetime elverişli rapor↗ icazet↗ denetime elverişlilik↗ icra takibine itiraz↗ ispat yükü↗ taşıyıcı↗ taahhütname↗ asıl alacak↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia,savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin Kazakistan'a davacı vasıtası ile gönderi yapmadıkları konusunda bir açıklama ve itirazda bulunmadığı, davalı itirazının "collect gönderi taahhütnamesini imza edenin davalı şirket yetkilisi olmadığına" ilişkin olduğu, malların davalının adresinden alınıp Kazakistan'a taşındığına dair belgelere itiraz edilmediği, bahsi geçen taahhütnamenin davalı şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığı kabul edilse dahi, malların Kazakistan'a gönderilmesi ile taahhütnameye davalı tarafından icazet verildiği, sözleşmeye göre davalının taşıma ücretinden sorumlu olduğu sonucuna varılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalının sorumlu olduğu taşıma ücretinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taşıma ücretinin ne miktar olduğunu ispat yükü davacı taşıyıcıda olup, davaya konu alacak nedeniyle düzenlenen 20.11.2006 tarihli faturada taşıma bedeli 28.289,82 YTL olarak gösterilmiştir. Bu miktar alacağın tahsili amacıyla icra takibine girişen davacı vekili dava dilekçesinde asıl alacak miktarının 14.144,91 YTL olduğunu belirterek, bu miktar üzerinden icra takibine itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Taraflar arasındaki taşıma ilişkisinde taşıma ücretinin ne olacağı konusunda yazılı bir sözleşme olmaması karşısında mahkemece, taşımanın gerçekleştiği tarih ve mesafe dikkate alınarak, bu konudaki delillerini sunması için taraf vekillerine usulüne uygun süre verilmesi, gerektiğinde rayiç taşıma bedelinin ilgili kurum ve kuruluşlardan araştırılarak uzman bilirkişiden denetime elverişli rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3606 E. 2020/2037 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yabancı mahkeme ilamı · kesinleşen ilam · savunma hakkı · tanıma · münhasırlık · cy/cy şerhi · kamu düzeni · tenfiz
Benzer bu kararda… istan'daki davalı şirketin Kayseri'de kurulu olan işbu dava davalısı şirketin yurt dışındaki şubesi konumunda olduğu, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak «kesinleştiği, ilamın» Türk Mahkemelerinin «münhasır» «yetkisine» girmeyen her iki şirket arasındaki inşaat, imalat ve montaj işinden kaynaklı alacak uyuşmazlığına ilişkin olarak verilmiş olduğu, kararını «kamu düzenine» aykırı olmayıp, karar içeriğinden de anlaşılacağı üzere davalı taraf «savunma hakkına» uyularak yapılan yargılama sonucu verilmiş olduğu, yine yabancı mahkeme kararının Türklerin kişilik hallerine ilişkin de olmadığı, «tenfize» ilişkin olarak az yukarıda belirtilen her iki ülke arasında sözleşmenin yer aldığı ve bu sözleşmenin 21 ve 22. maddelerindeki yasal ve usulü şartlara uygun olarak tenfiz talebinde bulunulduğu ve bu şartların da MÖHUK'daki «tanıma» ve tenfiz için aranan şartlara aykırı düşmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile Kazakistan Cumhuriyeti Astana Şehri İlçeler Arası Ekonomi İhtisas Mahkemesinin 01/0 …
1-Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup mahkemece «yabancı ilamın» kesinleştiği benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, dava konusu «yabancı ilamın» kesinleştiği benimsenmiş ise de, dava dilekçesine ekli yabancı mahkeme ilamında kararın kesinleştiğine ilişkin bir «şerh» mevcut olmadığı gibi mahkemece temin edilen belgelerden de dava konusu kararın usulen kesinleştiğine ilişkin bir değerlendirme yapılması mümkün görünmemektedir.
5718 sayılı MÖHUK’un 50. maddesi uyarınca, ancak, yabancı mahkemelerce verilen ve o yer kanunları gereğince kesinleşen kararların «tenfizi» istenebilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/10379 E. , 2010/5308 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.05.2008 tarih ve 2007/137 - 2008/258 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 11.05.2010 gününde davalı avukatı ... gelip, davacı avukatı tebliğe rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirket tarafından taşınacak yurtdışı gönderisine ilişkin olarak "collect gönderi taahhütnamesini" imzaladığını, taahhütnameye göre davalı şirketin, "alıcısı tarafından herne sebeple olursa olsun ödenmeyen taşıma bedelinin gönderici olarak kendisine fatura edileceğini ve bu bedeli kayıtsız, şartsız, nakden ve defaten davacı şirkete ödeyeceğini" kabul ve taahhüt edildiğini, müvekkili tarafından alıcı ödemeli olarak yurt dışına taşınan emtianın alıcısı tarafından kabul edilmediğini, müvekkili tarafından gönderilen yazıya rağmen davalı tarafın gerekli talimatı vermemesi üzerine taşınan emtianın Kazakistan'da imha edildiğini, "collect gönderi taahhütnamesi" gereğince alıcı tarafından ödenmeyen taşıma ücretinin davalı tarafa fatura edildiğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek 14.144,91 YTL yönünden itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin merkezinin Tuz la olması nedeniyle Tuzla İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğunu, işbu davada da Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olup, İstanbul Mahkemelerinin yetkili olmadığını, davacı tarafın düzenlediği faturanın müvekkili aleyhinde bir borç doğurmadığını savunarak, yetki ve esas yönden davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia,savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin Kazakistan'a davacı vasıtası ile gönderi yapmadıkları konusunda bir açıklama ve itirazda bulunmadığı, davalı itirazının "collect gönderi taahhütnamesini imza edenin davalı şirket yetkilisi olmadığına" ilişkin olduğu, malların davalının adresinden alınıp Kazakistan'a taşındığına dair belgelere itiraz edilmediği, bahsi geçen taahhütnamenin davalı şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığı kabul edilse dahi, malların Kazakistan'a gönderilmesi ile taahhütnameye davalı tarafından icazet verildiği, sözleşmeye göre davalının taşıma ücretinden sorumlu olduğu sonucuna varılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalının sorumlu olduğu taşıma ücretinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taşıma ücretinin ne miktar olduğunu ispat yükü davacı taşıyıcıda olup, davaya konu alacak nedeniyle düzenlenen 20.11.2006 tarihli faturada taşıma bedeli 28.289,82 YTL olarak gösterilmiştir. Bu miktar alacağın tahsili amacıyla icra takibine girişen davacı vekili dava dilekçesinde asıl alacak miktarının 14.144,91 YTL olduğunu belirterek, bu miktar üzerinden icra takibine itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Taraflar arasındaki taşıma ilişkisinde taşıma ücretinin ne olacağı konusunda yazılı bir sözleşme olmaması karşısında mahkemece, taşımanın gerçekleştiği tarih ve mesafe dikkate alınarak, bu konudaki delillerini sunması için taraf vekillerine usulüne uygun süre verilmesi, gerektiğinde rayiç taşıma bedelinin ilgili kurum ve kuruluşlardan araştırılarak uzman bilirkişiden denetime elverişli rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018450800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz