6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/14430 E. 2014/3758 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek karnesi aciz vesikası müterafik kusur ciranta hamil keşideci tebligat çek kusur ibraz

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının çek bedelini tahsil için yasal yollara başvurduğu, keşideci şirket yeni kurulduğu halde bankanın durumunu denetlemeden çek karnesi verdiği, bilirkişilerin müterafik kusura ilişkin görüşünün kabul edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, banka tarafından çek hesabı açılırken gerekli özenin gösterilmemesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davacının çek bedelini tahsil için yasal yollara başvurduğu, keşideci şirket yeni kurulduğu halde durumunu yeterince araştırmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bankalar çek karnesi verirken kişinin ekonomik ve sosyal durumunun belirlenmesinde gerekli dikkat ve özeni göstermelidir, sadece ibraz edilen bir kısım belgelerle yetinmeyip, hesap açtırmak isteyen kişiyi işyeri seviyesinde soruşturmak ve benzeri incelemeleri yapmak suretiyle hesap açmak ve buna göre çek karnesi vermek durumundadır. Bununla birlikte davacı da ticari ilişkiye girdiği partneri seçmekte özenli davranmalıdır. Ayrıca, işbu davanın açılabilmesi için keşideci ve cirantalara müracaat edilmesi ve yasal yolların teketilmesi gerekir. Bir başka deyişle davacının dava konusu çekten dolayı zararı doğmalıdır.

Somut olayda; davacı hamil, keşideci ve cirantalar hakkında yasal yollara başvurmuş, keşideci ve ciranta Y. İnş. Ltd. yönünden aciz vesikası alınmakla birlikte, diğer cirantalar H. Ö. ve D. Ç. yönünden takibin sonuçlanmadığı, icra dosyasının tebligat için adreslerin araştırılma aşamasında olduğu anlaşılmıştır.

Bu itibarla, mahkemece davalı cirantalar yönünden takibin semeresiz kalmadığı, davanın erken açıldığı nazara alınarak reddine karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14187 E. 2016/3710 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati haciz | Kararın kaldırılması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9842 E. 2015/9918 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/14430 E.  ,  2014/3758 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/05/2013

NUMARASI 2010/734-2013/126

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.05.2013 tarih ve 2010/734-2013/126 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Bahçeşehir Şubesi'ne ait çekin cirantası olduğunu, çekin karşılıksız çıktığını, yaptıkları takibin semeresiz kaldığını, bankanın keşideciye çek hesabı açarken gerekli özeni göstermediğini, şirket yetkilisi Y. S.'nın sahte kimlik kullandığının ceza dosyasında belirlendiğini ileri sürerek, 12.500 TL zarar ve 500 TL masraflarının davalıdan çek keşide tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava tarihi itibariyle keşideci ve cirantalar hakkında yapılan takibin semeresiz kalmadığını, Y. S.'nın çek hesabı açılırken şirket müdürü olmadığını, bankanın gerekli özeni gösterdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının çek bedelini tahsil için yasal yollara başvurduğu, keşideci şirket yeni kurulduğu halde bankanın durumunu denetlemeden çek karnesi verdiği, bilirkişilerin müterafik kusura ilişkin görüşünün kabul edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, banka tarafından çek hesabı açılırken gerekli özenin gösterilmemesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davacının çek bedelini tahsil için yasal yollara başvurduğu, keşideci şirket yeni kurulduğu halde durumunu yeterince araştırmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bankalar çek karnesi verirken kişinin ekonomik ve sosyal durumunun belirlenmesinde gerekli dikkat ve özeni göstermelidir, sadece ibraz edilen bir kısım belgelerle yetinmeyip, hesap açtırmak isteyen kişiyi işyeri seviyesinde soruşturmak ve benzeri incelemeleri yapmak suretiyle hesap açmak ve buna göre çek karnesi vermek durumundadır. Bununla birlikte davacı da ticari ilişkiye girdiği partneri seçmekte özenli davranmalıdır. Ayrıca, işbu davanın açılabilmesi için keşideci ve cirantalara müracaat edilmesi ve yasal yolların teketilmesi gerekir. Bir başka deyişle davacının dava konusu çekten dolayı zararı doğmalıdır.

Somut olayda; davacı hamil, keşideci ve cirantalar hakkında yasal yollara başvurmuş, keşideci ve ciranta Y. İnş. Ltd. yönünden aciz vesikası alınmakla birlikte, diğer cirantalar H. Ö. ve D. Ç. yönünden takibin sonuçlanmadığı, icra dosyasının tebligat için adreslerin araştırılma aşamasında olduğu anlaşılmıştır.

Bu itibarla, mahkemece davalı cirantalar yönünden takibin semeresiz kalmadığı, davanın erken açıldığı nazara alınarak reddine karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101836100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.