Ilamlı icra
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/18449 E. 2014/7821 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- ['2004/89']
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ilamlı icra↗ genel zamanaşımı↗ işyeri sigorta poliçesi↗ sigorta tazminatı↗ işyeri sigortası↗ riziko↗ ihtiyati tedbir↗ zamanaşımı def'i↗ def'i↗ ihbar↗ yetki↗ sigorta poliçesi↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, İİK’nın 89/1'inci maddesi ihbarı nedeniyle davalının davacı takip alacaklılarına 9.205,00 YTL borçlu bulunduğu anlaşılmakla, davalının buna ilişkin itirazının iptaline, bu meblağın 20.11.2003 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp, davacılara verilmek üzere icra dosyasına yatırılmasına dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine taraflar yararına bozulmuş, bozmaya uyulmuş, dava konusu uyuşmazlıkta davacılar tarafından alınan ihtiyati tedbir kararının, İİK'nın 89. maddesine dayanan alacağın zamanaşımını kesip kesmediği, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığının öncelikle belirlenmesi gerektiği, davacıların dava dışı sigortalı ile davalı arasında düzenlenen sigorta poliçesinin komşuya verilen zararlara ilişkin sorumluluk klozuna dayanmamakta, dava dışı sigortalının davalıdan olan sigorta tazminatı alacağının İİK'nın 89/1. maddesi çerçevesinde icra dosyasına yatırılmasını talep ettikleri, davacılara borçlu olan sigortalının sigorta şirketinden olan alacağına ihtiyati tedbir konduğundan bu durumun zamanaşımının işlemesine engel olduğu, davacıların dava dışı sigortalıdan olan alacağını İİK'nın 89. maddesi çerçevesinde davalı sigorta şirketinden talep etme haklarının olduğu,dava dışı sigortalının sigorta poliçesinden talep edebileceği bina için riziko tarihi itibariyle 22.453,00 TL makine ve demirbaşlar için 35.924,00 TL ve emtia için 38.679,00 TL olmak üzere 97.056,00 TL tazminat talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalının, sigortalısı şirkete işyeri sigorta poliçesi nedeniyle iş yeri zararına ilişkin ödemesi gereken tazminat borcuna ilişkin olarak o davada konulan tedbir nedeniyle davacıların alacağının güvence altına alındığı, sigortalı hakkında başlatılan ilamlı icra sırasında ayrıca davalıya İİK’nın 89'uncu maddesine dayalı ihbarnamelerin tebliği nedeniyle de davalının sigortalısına olan tazminat borcunu icra dosyasına yatırması gerektiği iddiasına dayalıdır. İşbu dava, İİK’nın 120/2'nci maddesine dayalı yetki ile açılmış olup, öncelikli uyuşmazlık davalı vekilinin zamaşımı def'inin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçelerle davalı vekilinin zamanaşımı def'i yerinde görülmeyip davanın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, mülga 818 sayılı Yasa'nın 132'nci maddesinde (6098 sayılı Yasa'nın 133'üncü) zamanaşımının durması, 133'üncü maddesinde ise (6098 sayılı Yasa'nın 154'üncü) zamanaşımını kesen nedenler açıkça belirtilmiş olup, davacıların dava dışı sigortalı aleyhine açmış oldukları o davada borçlu olan sigortalının davalı sigorta şirketinden olan alacağına ihtiyati tedbir konmasının zamanaşımının işlemesine engel olacağına ilişkin mahkemenin gerekçesinin hukuki dayanağı bulunmadığı gibi, salt İİK'nın 89'uncu maddesi uygulaması yoluna gidilmiş olması dahi zamanaşımını kesen bir durum da değildir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava tarihinde yürürlükte olan TTK'nın 1268'inci maddesinde ve Yangın Sigortası Genel Şartlarında zamanaşımı süresi açıkça belirlenmiş olup, ilke olarak genel zamanaşımı süresinin bu davada uygulama yerinin bulunmadığı kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, davalı vekilinin zamanaşımı def'inin değerlendirilmesinde hukuki yanılgıya düşülerek işin esasına girilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre,davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/7118 E. 2010/2899 K.
Ortak:ilamlı icra · işyeri sigorta poliçesi · sigorta tazminatı · işyeri sigortası · ihtiyati tedbir · zamanaşımı def'i · def'i · ihbar · zamanaşımı ['2004/89']
İncelediğiniz karardaMahkemece, İİK’nın 89/1'inci maddesi «ihbarı» nedeniyle davalının davacı takip alacaklılarına 9.205,00 YTL borçlu bulunduğu anlaşılmakla, davalının buna ilişkin itirazının iptaline, bu meblağın 20.11.2003 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp, davacılara verilmek üzere icra dosyasına yatırılmasına dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine taraflar yararına bozulmuş, bozmaya uyulmuş, dava konusu uyuşmazlıkta davacılar tarafından alınan «ihtiyati tedbir» kararının, İİK'nın 89. maddesine dayanan alacağın «zamanaşımını» kesip kesmediği, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığının öncelikle belirlenmesi gerektiği, davacıların dava dışı sigortalı ile davalı arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» komşuya verilen zararlara ilişkin sorumluluk klozuna dayanmamakta, dava dışı sigortalının davalıdan olan «sigorta tazminatı» alacağının İİK'nın 89/1. maddesi çerçevesinde icra dosyasına yatırılmasını talep ettikleri, davacılara borçlu olan sigortalının sigorta şirketinden olan alacağına ihtiyati tedbir konduğundan bu durumun zamanaşımının işlemesine engel olduğu, davacıların dava dışı sigortalıdan olan alacağını İİK'nın 89. maddesi çerçevesinde davalı sigorta şirketinden talep etme haklarının olduğu,dava dışı sigortalının sigorta poliçesinden talep edebileceği bina için «riziko» tarihi itibariyle 22.453,00 TL makine ve demirbaşlar için 35.924,00 TL ve emtia için 38.679,00 TL olmak üzere 97.056,00 TL tazminat talep edebileceği gerekçesiyle …
1-Dava, davalının, sigortalısı şirkete «işyeri sigorta poliçesi» nedeniyle iş yeri zararına ilişkin ödemesi gereken tazminat borcuna ilişkin olarak o davada konulan tedbir nedeniyle davacıların alacağının güvence altına alındığı, sigortalı hakkında başlatılan «ilamlı icra» sırasında ayrıca davalıya İİK’nın 89'uncu maddesine dayalı ihbarnamelerin tebliği nedeniyle de davalının sigortalısına olan tazminat borcunu icra dosyasına yatırma …
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçelerle davalı vekilinin «zamanaşımı def»'i yerinde görülmeyip davanın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Benzer bu kararda2- Taraf vekillerinin temyizine gelince; dava dilekçesine, davacılar vekilinin 06.12.2004, 25.07.2006, 06.11.2007 tarihli dilekçelere ve 26.06.2007 tarihli «ara» karara açıklama içeren tarihsiz dilekçesine göre, dava, davalının, sigortalısı şirkete «işyeri sigorta poliçesi» nedeniyle iş yeri zararına ilişkin ödemesi gereken tazminat borcuna ilişkin olarak o davada konulan tedbir nedeniyle davacıların alacağının güvence altına alındığı, sigortalı hakkında başlatılan «ilamlı icra» sırasında ayrıca davalıya İİK’nun 89 ncu maddesine dayalı ihbarnamelerin tebliği nedeniyle de davalının sigortalısına olan tazminat borcunu icra dosyasına yatırmas …
Oysa, davanın anılan kloza ilişkin olmadığı belirgin olup, davalının «zamanaşımı def»’inin ve buna yönelik davacının aksi yöndeki iddiasının, «davanın konusu» ve niteliğine göre ele alınması, «ihtiyati tedbire» ve İİK’nun 89 ncu maddesine davanın davacının davalıdan olan alacağının sigortalının zamanaşımına uğramış bir alacağı niteliğinde olup olmadığının, şayet öyle ise anılan alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığının, zamanaşımını kesen ya da durduran bir olgunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılması sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın nitelenmesinde düşülen yanılgıya dayalı olarak zamanaşımı def’inin de bu yanlış temele dayalı olarak tartışılması sonucu zamanaşımın def’inin reddi ile esasa girilmesi «eksik incelemeye» dayalı olduğu gibi, genel hükümlere dayalı gerekçenin hangi hukuki nedene ve süreye dayalı olduğunun açıklanmaması da doğru olmamış, taraflar yararına bozulması ge …
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalının sigortalısının verdiği zarar nedeniyle oluşan sorumluluk «teminatı kapsamında» davalıdan talepte bulunulması, davacıların «sigorta sözleşmesinin» tarafı olmaması, sigortalının sorumluluğunun genel hükümlere göre ele alınmasının ve TTK’nun 1268 nci maddesindeki 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin uygulanmamasının gerekmesi karşısında zaman aşımı «def»’inin reddedildiği, aksi yöndeki bilirkişi görüşüne itibar edilmediği, davacıların sigortalı aleyhine aldıkları ilamın icrasında davalının sadece İİK’nun 89/1 nci ihbarnamesine itiraz eden durumunda olduğu, «kesinleşen ilam» kapsamına göre, davalının, «sigortalısına poliçeye» dayalı tazminat borcunun bulunduğu, davacıların komşu olarak gördükleri zarar nedeniyle mali sorumluluk teminatı kapsamında bilirkişi raporuna göre 9.205,00 YTL’nı talep etme haklarının bulunduğu gerekçesiyle, İİK’nun 89/1 nci maddesi «ihbarı» nedeniyle davalının davacı takip alacaklılarına 9.205,00 YTL borçlu bulunduğu anlaşılmakla, davalının buna ilişkin itirazının iptaline, bu meblağın 20.11.2003 tari …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesinleşen ilam · davanın konusu · teminat kapsamı · ara karar · sigorta sözleşmesi · hasar · eksik inceleme · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davalının sigortalısının verdiği zarar nedeniyle oluşan sorumluluk «teminatı kapsamında» davalıdan talepte bulunulması, davacıların «sigorta sözleşmesinin» tarafı olmaması, sigortalının sorumluluğunun genel hükümlere göre ele alınmasının ve TTK’nun 1268 nci maddesindeki 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin uygulanmamasının gerekmesi karşısında zaman aşımı «def»’inin reddedildiği, aksi yöndeki bilirkişi görüşüne itibar edilmediği, davacıların sigortalı aleyhine aldıkları ilamın icrasında davalının sadece İİK’nun 89/1 nci ihbarnamesine itiraz eden durumunda olduğu, «kesinleşen ilam» kapsamına göre, davalının, «sigortalısına poliçeye» dayalı tazminat borcunun bulunduğu, davacıların komşu olarak gördükleri zarar nedeniyle mali sorumluluk teminatı kapsamında bilirkişi raporuna göre 9.205,00 YTL’nı talep etme haklarının bulunduğu gerekçesiyle, İİK’nun 89/1 nci maddesi «ihbarı» nedeniyle davalının davacı takip alacaklılarına 9.205,00 YTL borçlu bulunduğu anlaşılmakla, davalının buna ilişkin itirazının iptaline, bu meblağın 20.11.2003 tari …
Oysa, davanın anılan kloza ilişkin olmadığı belirgin olup, davalının «zamanaşımı def»’inin ve buna yönelik davacının aksi yöndeki iddiasının, «davanın konusu» ve niteliğine göre ele alınması, «ihtiyati tedbire» ve İİK’nun 89 ncu maddesine davanın davacının davalıdan olan alacağının sigortalının zamanaşımına uğramış bir alacağı niteliğinde olup olmadığının, şayet öyle ise anılan alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığının, zamanaşımını kesen ya da durduran bir olgunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılması sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın nitelenmesinde düşülen yanılgıya dayalı olarak zamanaşımı def’inin de bu yanlış temele dayalı olarak tartışılması sonucu zamanaşımın def’inin reddi ile esasa girilmesi «eksik incelemeye» dayalı olduğu gibi, genel hükümlere dayalı gerekçenin hangi hukuki nedene ve süreye dayalı olduğunun açıklanmaması da doğru olmamış, taraflar yararına bozulması ge …
2- Taraf vekillerinin temyizine gelince; dava dilekçesine, davacılar vekilinin 06.12.2004, 25.07.2006, 06.11.2007 tarihli dilekçelere ve 26.06.2007 tarihli «ara» karara açıklama içeren tarihsiz dilekçesine göre, dava, davalının, sigortalısı şirkete «işyeri sigorta poliçesi» nedeniyle iş yeri zararına ilişkin ödemesi gereken tazminat borcuna ilişkin olarak o davada konulan tedbir nedeniyle davacıların alacağının güvence altına alındığı, sigortalı hakkında başlatılan «ilamlı icra» sırasında ayrıca davalıya İİK’nun 89 ncu maddesine dayalı ihbarnamelerin tebliği nedeniyle de davalının sigortalısına olan tazminat borcunu icra dosyasına yatırmas …
Mahkemece, davalı vekilinin «zamanaşımı def»’inin davayı poliçedeki komşuya verilen zararlara ilişkin sorumluluk klozu kapsamında değerlendirmek ve buna göre davacılar ile davalı arasında bu kloza dayalı poliçe sözleşme ilişkisinin bulunmadığı, zamanaşımının genel hükümlere göre değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılarak, 26.06.2007 tarihli «ara» karar ile reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14876 E. 2016/6723 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · maktu vekalet ücreti · şirket zararı · açılmamış sayılma · temlik · kusur · vekalet ücreti · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda2- Ancak, 5411 sayılı Kanun'un 133/«son» maddesi, bu madde kapsamında açılan veya açılacak davalar ile kanuni halef sıfatıyla takip edilen davalarda, lehine hükmedilen taraf için «vekalet ücretinin» maktu olarak belirleneceği hükmünü haiz olup, mahkemece, davalılar yararına «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden «temlik» alan davacı ... yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalıların zararlandırıcı işlem ve eylemlerinden dolayı «şirket zararının» kanıtlanamadığı, davalıların «kusurlarının» ve sorumluluklarının tespit edilemediği, davalılar ... ve ... yönünden davanın takip edilmediği gerekçesiyle; davalılar ... ve ... yönünden davanın HMK.nın 150. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalılar ... ve ... dışındaki tüm davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, «temlik» alan davacı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, «temlik» alan davacı ... vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5169 E. 2020/3983 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı ['2004/89']
İncelediğiniz karardaMahkemece, İİK’nın 89/1'inci maddesi «ihbarı» nedeniyle davalının davacı takip alacaklılarına 9.205,00 YTL borçlu bulunduğu anlaşılmakla, davalının buna ilişkin itirazının iptaline, bu meblağın 20.11.2003 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp, davacılara verilmek üzere icra dosyasına yatırılmasına dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine taraflar yararına bozulmuş, bozmaya uyulmuş, dava konusu uyuşmazlıkta davacılar tarafından alınan «ihtiyati tedbir» kararının, İİK'nın 89. maddesine dayanan alacağın «zamanaşımını» kesip kesmediği, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığının öncelikle belirlenmesi gerektiği, davacıların dava dışı sigortalı ile davalı arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» komşuya verilen zararlara ilişkin sorumluluk klozuna dayanmamakta, dava dışı sigortalının davalıdan olan «sigorta tazminatı» alacağının İİK'nın 89/1. maddesi çerçevesinde icra dosyasına yatırılmasını talep ettikleri, davacılara borçlu olan sigortalının sigorta şirketinden olan alacağına ihtiyati tedbir konduğundan bu durumun zamanaşımının işlemesine engel olduğu, davacıların dava dışı sigortalıdan olan alacağını İİK'nın 89. maddesi çerçevesinde davalı sigorta şirketinden talep etme haklarının olduğu,dava dışı sigortalının sigorta poliçesinden talep edebileceği bina için «riziko» tarihi itibariyle 22.453,00 TL makine ve demirbaşlar için 35.924,00 TL ve emtia için 38.679,00 TL olmak üzere 97.056,00 TL tazminat talep edebileceği gerekçesiyle …
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçelerle davalı vekilinin «zamanaşımı def»'i yerinde görülmeyip davanın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, mülga 818 sayılı Yasa'nın 132'nci maddesinde (6098 sayılı Yasa'nın 133'üncü) «zamanaşımının» durması, 133'üncü maddesinde ise (6098 sayılı Yasa'nın 154'üncü) zamanaşımını kesen nedenler açıkça belirtilmiş olup, davacıların dava dışı sigortalı aleyhine açmış oldukları o davada borçlu olan sigortalının davalı sigorta şirketinden olan alacağına «ihtiyati tedbir» konmasının zamanaşımının işlemesine engel olacağına ilişkin mahkemenin gerekçesinin hukuki dayanağı bulunmadığı gibi, salt İİK'nın 89'uncu maddesi uygulaması yolun …
Benzer bu karardaAncak, davalı ... tarafından «zamanaşımı» definde bulunulmuş olup, mahkemece verilen ilk kararla, davanın açıldığı tarih itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, bozma ilamında, davalı hakkında yapılıp, sonrasında «yenilenen» icra takiplerine, davalının borcunu ödemek istediğine ilişkin davacı bankaya yaptığı başvurulara ve davalı tarafından davacıya bankaya ödeme yapıldığını gösterir bir kısım dekontların varlığına işaret edilerek, belirtilen hususların 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 133/1-2 bentlerinde düzenlenen hükümlere göre «zamanaşımı» kesip kesmediğinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen «zamanaşımı defi» hakkında hiçbir değerlendirme yapılmadığı gibi olumlu «olumsuz» bir karar da verilmediği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı defi · mutabakat · olumsuz oy · genel kredi sözleşmesi · yenileme · bilirkişi incelemesi · kredi sözleşmesi · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, kredi kartından kaynaklanan borcun tarafların «mutabakatıyla» ödendiği, bu nedenle iş bu talebin konusuz kaldığı, yaptırılan «bilirkişi incelemesiyle», davalı ...’ın «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklı olarak davacıya 9.155,22 TL borcu olduğunun tespit edildiği, adı geçen davalının borcu ödediğini ispatlayamadığı gerekçesiyle, kredi kartından kaynaklanan talebe ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına», diğer talebin ise kısmen kabulüyle, 9.155,22 TL'nin davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir.
… mahkemece, uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında işaret edilen hususlar ve davalı ...’ın aşamalardaki beyanlarında, icra takiplerinin geçerli bir şekilde «yenilenmediği», kısmi ödemelerin ve davacı bankaya yaptığı başvuruların ise davaya konu «genel kredi sözleşmesine» ilişkin olmadığı şeklinde iddialarda bulunduğu da gözetilerek, «zamanaşımı definin» değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, uyulan bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı ge …
1- Dava, «genel kredi sözleşmesine» dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen «zamanaşımı defi» hakkında hiçbir değerlendirme yapılmadığı gibi olumlu «olumsuz» bir karar da verilmediği anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/18449 E. , 2014/7821 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 18/09/2012
NUMARASI 2010/369-2012/193
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.09.2012 tarih ve 2010/369-2012/193 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15.04.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. R.. Y.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin dava dışı A. Kimya Ltd. Şti'nin neden olduğu patlama ve yangın nedeniyle zarar görmeleri üzerine bu şirket aleyhine açtıkları tazminat davasını kazandıklarını, şirketin olayda tüm mal varlığını kaybetmesi nedeniyle, ilamlı icra alacağının tahsilinin mümkün olmadığını, daha önce o dava sırasında sigortalı şirketin alacaklı olduğu yerlere ihtiyati tedbir kararı konulduğunu, bu kapsamda davalı sigortacının işyeri sigorta poliçesi nedeniyle sigortalı şirkete olan tazminat borcu üzerine de tedbir konulduğunu, sigortalının davalıdan alacağını takip etmediğini, ilamlı icra sırasında davalıya İİK’nın 89/1 ve 2 nolu haciz ihbarnamelerinin çıkarıldığını, ancak davalının itirazda bulunduğunu, oysa sigortalısına ödemesi gereken işyeri poliçe tazminatını sigortalının eylemlerinden zarar gören alacaklı davacıların başlattığı takip dosyasına davalının yatırması gerektiğini, sigorta hasar dosyasının celbi ile ödenmesi gereken tazminatın tespiti gerektiğini ileri sürerek, davalı şirketin anılan poliçe nedeniyle borçlu olduğunun tespitine, icra dosyasına vaki itirazın reddine, poliçe hasar bedeli olarak şimdilik 55.000.00 YTL tazminatın olay tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların sigortalı ya da lehine sigorta yapılan kişilerden olmadığını, sigortalı A.Ltd. Şti’nin 2 yıllık zaman aşımı süresi içerisinde sigortacısı müvekkilinden bir tazminat talep etmediğini, etseydi vaki tedbir nedeniyle sigortalı lehine doğmuş bir alacak bulunmadığından, İİK’nın 89/1 ve 2'nci maddelerine dayalı haciz ihbarnamelerine olumsuz yanıt verdiklerini, kaldı ki tedbir kararının devam ettiğini ve talep miktarının da fahiş olduğunu İİK’nın 120/2'nci maddesi uyarınca davacıların borçlunun alacağını tahsil edebilmek için borçluyu temsil yetkisi kazanmış olup, borçlunun haklarına halef olamayacaklarını, temsil yetkisi alındığı ondan önce sigortalının alacağının zaman aşımına uğradığını savunarak, davanın dava hakkı bulunmaması ve zamanaşımı nedeniyle reddini istemiştir.
Mahkemece, İİK’nın 89/1'inci maddesi ihbarı nedeniyle davalının davacı takip alacaklılarına 9.205,00 YTL borçlu bulunduğu anlaşılmakla, davalının buna ilişkin itirazının iptaline, bu meblağın 20.11.2003 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp, davacılara verilmek üzere icra dosyasına yatırılmasına dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine taraflar yararına bozulmuş, bozmaya uyulmuş, dava konusu uyuşmazlıkta davacılar tarafından alınan ihtiyati tedbir kararının, İİK'nın 89. maddesine dayanan alacağın zamanaşımını kesip kesmediği, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığının öncelikle belirlenmesi gerektiği, davacıların dava dışı sigortalı ile davalı arasında düzenlenen sigorta poliçesinin komşuya verilen zararlara ilişkin sorumluluk klozuna dayanmamakta, dava dışı sigortalının davalıdan olan sigorta tazminatı alacağının İİK'nın 89/1.
maddesi çerçevesinde icra dosyasına yatırılmasını talep ettikleri, davacılara borçlu olan sigortalının sigorta şirketinden olan alacağına ihtiyati tedbir konduğundan bu durumun zamanaşımının işlemesine engel olduğu, davacıların dava dışı sigortalıdan olan alacağını İİK'nın 89. maddesi çerçevesinde davalı sigorta şirketinden talep etme haklarının olduğu,dava dışı sigortalının sigorta poliçesinden talep edebileceği bina için riziko tarihi itibariyle 22.453,00 TL makine ve demirbaşlar için 35.924,00 TL ve emtia için 38.679,00 TL olmak üzere 97.056,00 TL tazminat talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalının, sigortalısı şirkete işyeri sigorta poliçesi nedeniyle iş yeri zararına ilişkin ödemesi gereken tazminat borcuna ilişkin olarak o davada konulan tedbir nedeniyle davacıların alacağının güvence altına alındığı, sigortalı hakkında başlatılan ilamlı icra sırasında ayrıca davalıya İİK’nın 89'uncu maddesine dayalı ihbarnamelerin tebliği nedeniyle de davalının sigortalısına olan tazminat borcunu icra dosyasına yatırması gerektiği iddiasına dayalıdır. İşbu dava, İİK’nın 120/2'nci maddesine dayalı yetki ile açılmış olup, öncelikli uyuşmazlık davalı vekilinin zamaşımı def'inin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçelerle davalı vekilinin zamanaşımı def'i yerinde görülmeyip davanın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, mülga 818 sayılı Yasa'nın 132'nci maddesinde (6098 sayılı Yasa'nın 133'üncü) zamanaşımının durması, 133'üncü maddesinde ise (6098 sayılı Yasa'nın 154'üncü) zamanaşımını kesen nedenler açıkça belirtilmiş olup, davacıların dava dışı sigortalı aleyhine açmış oldukları o davada borçlu olan sigortalının davalı sigorta şirketinden olan alacağına ihtiyati tedbir konmasının zamanaşımının işlemesine engel olacağına ilişkin mahkemenin gerekçesinin hukuki dayanağı bulunmadığı gibi, salt İİK'nın 89'uncu maddesi uygulaması yoluna gidilmiş olması dahi zamanaşımını kesen bir durum da değildir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava tarihinde yürürlükte olan TTK'nın 1268'inci maddesinde ve Yangın Sigortası Genel Şartlarında zamanaşımı süresi açıkça belirlenmiş olup, ilke olarak genel zamanaşımı süresinin bu davada uygulama yerinin bulunmadığı kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, davalı vekilinin zamanaşımı def'inin değerlendirilmesinde hukuki yanılgıya düşülerek işin esasına girilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre,davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle,davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 22.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101828800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz