Ilamlı icra
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/7118 E. 2010/2899 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 2 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ilamlı icra↗ kesinleşen ilam↗ işyeri sigorta poliçesi↗ sigorta tazminatı↗ işyeri sigortası↗ davanın konusu↗ teminat kapsamı↗ ara karar↗ sigorta sözleşmesi↗ ihtiyati tedbir↗ zamanaşımı def'i↗ def'i↗ ihbar↗ yetki↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ zamanaşımı↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalının sigortalısının verdiği zarar nedeniyle oluşan sorumluluk teminatı kapsamında davalıdan talepte bulunulması, davacıların sigorta sözleşmesinin tarafı olmaması, sigortalının sorumluluğunun genel hükümlere göre ele alınmasının ve TTK’nun 1268 nci maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmamasının gerekmesi karşısında zaman aşımı def’inin reddedildiği, aksi yöndeki bilirkişi görüşüne itibar edilmediği, davacıların sigortalı aleyhine aldıkları ilamın icrasında davalının sadece İİK’nun 89/1 nci ihbarnamesine itiraz eden durumunda olduğu, kesinleşen ilam kapsamına göre, davalının, sigortalısına poliçeye dayalı tazminat borcunun bulunduğu, davacıların komşu olarak gördükleri zarar nedeniyle mali sorumluluk teminatı kapsamında bilirkişi raporuna göre 9.205,00 YTL’nı talep etme haklarının bulunduğu gerekçesiyle, İİK’nun 89/1 nci maddesi ihbarı nedeniyle davalının davacı takip alacaklılarına 9.205,00 YTL borçlu bulunduğu anlaşılmakla, davalının buna ilişkin itirazının iptaline, bu meblağın 20.11.2003 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp, davacılara verilmek üzere icra dosyasına yatırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Taraf vekillerinin temyizine gelince; dava dilekçesine, davacılar vekilinin 06.12.2004, 25.07.2006, 06.11.2007 tarihli dilekçelere ve 26.06.2007 tarihli ara karara açıklama içeren tarihsiz dilekçesine göre, dava, davalının, sigortalısı şirkete işyeri sigorta poliçesi nedeniyle iş yeri zararına ilişkin ödemesi gereken tazminat borcuna ilişkin olarak o davada konulan tedbir nedeniyle davacıların alacağının güvence altına alındığı, sigortalı hakkında başlatılan ilamlı icra sırasında ayrıca davalıya İİK’nun 89 ncu maddesine dayalı ihbarnamelerin tebliği nedeniyle de davalının sigortalısına olan tazminat borcunu icra dosyasına yatırması gerektiği iddiasına dayalıdır.
Davalı vekilinin, daha yukarıda özetlenen zaman aşımı def’ine karşılık davacılar vekili, ihtiyati tedbirin 2 yıl içinde konulduğunu ve halen ayakta olduğun, iş bu davanın zaman aşımına uğramadığını, ihtiyati tedbir nedeniyle sigortalının zaten istese de davalıdan tazminat alamayacağını, sigortalının 2 yıl içinde davalıya başvurmamış olmasının davacıların tedbire ve İİK’nun 89 ncu maddelerine dayalı alacağını etkilememesi gerektiğini, İİK’nun 120/2 nci maddesine dayalı yetki ile açılan bu davanın 10 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, tedbirin konulduğu o davanın sonunda davacıların talep hakkı doğacağından zaman aşımının başlamayacağını, o davanın kabulü üzerine icra takibi yaptıklarını, İİK’nun 89 ncu maddesine dayalı ihbarnamelere davalının itirazı üzerine iş bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, zaman aşımının dolmadığını anılan dilekçelerinde ileri sürmüştür.
Mahkemece, davalı vekilinin zamanaşımı def’inin davayı poliçedeki komşuya verilen zararlara ilişkin sorumluluk klozu kapsamında değerlendirmek ve buna göre davacılar ile davalı arasında bu kloza dayalı poliçe sözleşme ilişkisinin bulunmadığı, zamanaşımının genel hükümlere göre değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılarak, 26.06.2007 tarihli ara karar ile reddine karar verilmiştir. Oysa, davanın anılan kloza ilişkin olmadığı belirgin olup, davalının zamanaşımı def’inin ve buna yönelik davacının aksi yöndeki iddiasının, davanın konusu ve niteliğine göre ele alınması, ihtiyati tedbire ve İİK’nun 89 ncu maddesine davanın davacının davalıdan olan alacağının sigortalının zamanaşımına uğramış bir alacağı niteliğinde olup olmadığının, şayet öyle ise anılan alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığının, zamanaşımını kesen ya da durduran bir olgunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılması sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın nitelenmesinde düşülen yanılgıya dayalı olarak zamanaşımı def’inin de bu yanlış temele dayalı olarak tartışılması sonucu zamanaşımın def’inin reddi ile esasa girilmesi eksik incelemeye dayalı olduğu gibi, genel hükümlere dayalı gerekçenin hangi hukuki nedene ve süreye dayalı olduğunun açıklanmaması da doğru olmamış, taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin işyeri hasarına yönelik poliçe tazminatına ilişkin diğer temyiz itirazının incelenmemesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18449 E. 2014/7821 K.
Ortak:ilamlı icra · işyeri sigorta poliçesi · sigorta tazminatı · işyeri sigortası · ihtiyati tedbir · zamanaşımı def'i · def'i · ihbar · zamanaşımı 2 yıllık
İncelediğiniz kararda2- Taraf vekillerinin temyizine gelince; dava dilekçesine, davacılar vekilinin 06.12.2004, 25.07.2006, 06.11.2007 tarihli dilekçelere ve 26.06.2007 tarihli «ara» karara açıklama içeren tarihsiz dilekçesine göre, dava, davalının, sigortalısı şirkete «işyeri sigorta poliçesi» nedeniyle iş yeri zararına ilişkin ödemesi gereken tazminat borcuna ilişkin olarak o davada konulan tedbir nedeniyle davacıların alacağının güvence altına alındığı, sigortalı hakkında başlatılan «ilamlı icra» sırasında ayrıca davalıya İİK’nun 89 ncu maddesine dayalı ihbarnamelerin tebliği nedeniyle de davalının sigortalısına olan tazminat borcunu icra dosyasına yatırmas …
Oysa, davanın anılan kloza ilişkin olmadığı belirgin olup, davalının «zamanaşımı def»’inin ve buna yönelik davacının aksi yöndeki iddiasının, «davanın konusu» ve niteliğine göre ele alınması, «ihtiyati tedbire» ve İİK’nun 89 ncu maddesine davanın davacının davalıdan olan alacağının sigortalının zamanaşımına uğramış bir alacağı niteliğinde olup olmadığının, şayet öyle ise anılan alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığının, zamanaşımını kesen ya da durduran bir olgunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılması sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın nitelenmesinde düşülen yanılgıya dayalı olarak zamanaşımı def’inin de bu yanlış temele dayalı olarak tartışılması sonucu zamanaşımın def’inin reddi ile esasa girilmesi «eksik incelemeye» dayalı olduğu gibi, genel hükümlere dayalı gerekçenin hangi hukuki nedene ve süreye dayalı olduğunun açıklanmaması da doğru olmamış, taraflar yararına bozulması ge …
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalının sigortalısının verdiği zarar nedeniyle oluşan sorumluluk «teminatı kapsamında» davalıdan talepte bulunulması, davacıların «sigorta sözleşmesinin» tarafı olmaması, sigortalının sorumluluğunun genel hükümlere göre ele alınmasının ve TTK’nun 1268 nci maddesindeki 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin uygulanmamasının gerekmesi karşısında zaman aşımı «def»’inin reddedildiği, aksi yöndeki bilirkişi görüşüne itibar edilmediği, davacıların sigortalı aleyhine aldıkları ilamın icrasında davalının sadece İİK’nun 89/1 nci ihbarnamesine itiraz eden durumunda olduğu, «kesinleşen ilam» kapsamına göre, davalının, «sigortalısına poliçeye» dayalı tazminat borcunun bulunduğu, davacıların komşu olarak gördükleri zarar nedeniyle mali sorumluluk teminatı kapsamında bilirkişi raporuna göre 9.205,00 YTL’nı talep etme haklarının bulunduğu gerekçesiyle, İİK’nun 89/1 nci maddesi «ihbarı» nedeniyle davalının davacı takip alacaklılarına 9.205,00 YTL borçlu bulunduğu anlaşılmakla, davalının buna ilişkin itirazının iptaline, bu meblağın 20.11.2003 tari …
Benzer bu karardaMahkemece, İİK’nın 89/1'inci maddesi «ihbarı» nedeniyle davalının davacı takip alacaklılarına 9.205,00 YTL borçlu bulunduğu anlaşılmakla, davalının buna ilişkin itirazının iptaline, bu meblağın 20.11.2003 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp, davacılara verilmek üzere icra dosyasına yatırılmasına dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine taraflar yararına bozulmuş, bozmaya uyulmuş, dava konusu uyuşmazlıkta davacılar tarafından alınan «ihtiyati tedbir» kararının, İİK'nın 89. maddesine dayanan alacağın «zamanaşımını» kesip kesmediği, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığının öncelikle belirlenmesi gerektiği, davacıların dava dışı sigortalı ile davalı arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» komşuya verilen zararlara ilişkin sorumluluk klozuna dayanmamakta, dava dışı sigortalının davalıdan olan «sigorta tazminatı» alacağının İİK'nın 89/1. maddesi çerçevesinde icra dosyasına yatırılmasını talep ettikleri, davacılara borçlu olan sigortalının sigorta şirketinden olan alacağına ihtiyati tedbir konduğundan bu durumun zamanaşımının işlemesine engel olduğu, davacıların dava dışı sigortalıdan olan alacağını İİK'nın 89. maddesi çerçevesinde davalı sigorta şirketinden talep etme haklarının olduğu,dava dışı sigortalının sigorta poliçesinden talep edebileceği bina için «riziko» tarihi itibariyle 22.453,00 TL makine ve demirbaşlar için 35.924,00 TL ve emtia için 38.679,00 TL olmak üzere 97.056,00 TL tazminat talep edebileceği gerekçesiyle …
1-Dava, davalının, sigortalısı şirkete «işyeri sigorta poliçesi» nedeniyle iş yeri zararına ilişkin ödemesi gereken tazminat borcuna ilişkin olarak o davada konulan tedbir nedeniyle davacıların alacağının güvence altına alındığı, sigortalı hakkında başlatılan «ilamlı icra» sırasında ayrıca davalıya İİK’nın 89'uncu maddesine dayalı ihbarnamelerin tebliği nedeniyle de davalının sigortalısına olan tazminat borcunu icra dosyasına yatırma …
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçelerle davalı vekilinin «zamanaşımı def»'i yerinde görülmeyip davanın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel zamanaşımı · riziko
Benzer bu karardaMahkemece, İİK’nın 89/1'inci maddesi «ihbarı» nedeniyle davalının davacı takip alacaklılarına 9.205,00 YTL borçlu bulunduğu anlaşılmakla, davalının buna ilişkin itirazının iptaline, bu meblağın 20.11.2003 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp, davacılara verilmek üzere icra dosyasına yatırılmasına dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine taraflar yararına bozulmuş, bozmaya uyulmuş, dava konusu uyuşmazlıkta davacılar tarafından alınan «ihtiyati tedbir» kararının, İİK'nın 89. maddesine dayanan alacağın «zamanaşımını» kesip kesmediği, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığının öncelikle belirlenmesi gerektiği, davacıların dava dışı sigortalı ile davalı arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» komşuya verilen zararlara ilişkin sorumluluk klozuna dayanmamakta, dava dışı sigortalının davalıdan olan «sigorta tazminatı» alacağının İİK'nın 89/1. maddesi çerçevesinde icra dosyasına yatırılmasını talep ettikleri, davacılara borçlu olan sigortalının sigorta şirketinden olan alacağına ihtiyati tedbir konduğundan bu durumun zamanaşımının işlemesine engel olduğu, davacıların dava dışı sigortalıdan olan alacağını İİK'nın 89. maddesi çerçevesinde davalı sigorta şirketinden talep etme haklarının olduğu,dava dışı sigortalının sigorta poliçesinden talep edebileceği bina için «riziko» tarihi itibariyle 22.453,00 TL makine ve demirbaşlar için 35.924,00 TL ve emtia için 38.679,00 TL olmak üzere 97.056,00 TL tazminat talep edebileceği gerekçesiyle …
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava tarihinde yürürlükte olan TTK'nın 1268'inci maddesinde ve Yangın Sigortası Genel Şartlarında «zamanaşımı» süresi açıkça belirlenmiş olup, ilke olarak «genel zamanaşımı» süresinin bu davada uygulama yerinin bulunmadığı kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, davalı vekilinin «zamanaşımı def»'inin değerlendirilmesinde hukuki yanılgıya düşülerek işin esasına girilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmişt …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/7118 E. , 2010/2899 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.03.2008 tarih ve 2004/927-2008/152 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.03.2010 gününde davacılar Avukatı ... gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin dava dışı ... kimya Ltd.Şti.nin neden olduğu patlama ve yangın nedeniyle zarar görmeleri üzerine bu şirket aleyhine açtıkları tazminat davasını kazandıklarını, şirketin olayda tüm mal varlığını kaybetmesi nedeniyle, ilamlı icra alacağının tahsilinin mümkün olmadığını, daha önce o dava sırasında sigortalı şirketin alacaklı olduğu yerlere ihtiyati tedbir kararı konulduğunu, bu kapsamda davalı sigortacının işyeri sigorta poliçesi nedeniyle sigortalı şirkete olan tazminat borcu üzerine de tedbir konulduğunu, sigortalının davalıdan alacağını takip etmediğini, ilamlı icra sırasında davalıya İİK’nun 89/1 ve 2 nolu haciz ihbarnamelerinin çıkarıldığını, ancak davalının itirazda bulunduğunu, oysa sigortalısına ödemesi gereken işyeri poliçe tazminatını sigortalının eylemlerinden zarar gören alacaklı davacıların başlattığı takip dosyasına davalının yatırması gerektiğini, sigorta hasar dosyasının celbi ile ödenmesi gereken tazminatın tespiti gerektiğini ileri sürerek, davalı şirketin anılan poliçe nedeniyle borçlu olduğunun tespitine, icra dosyasına vaki itirazın reddine, poliçe hasar bedeli olarak şimdilik 55.000.00 YTL tazminatın olay tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların sigortalı ya da lehine sigorta yapılan kişilerden olmadığını, sigortalı ...Ltd. Şti.’nin 2 yıllık zaman aşımı süresi içerisinde sigortacısı müvekkilinden bir tazminat talep etmediğini, etseydi vaki tedbir nedeniyle sigortalı lehine doğmuş bir alacak bulunmadığından, İİK’nun 89/1 ve 2 nci maddelerine dayalı haciz ihbarnamelerine olumsuz yanıt verdiklerini, kaldı ki tedbir kararının devam ettiğini ve talep miktarının da fahiş olduğunu İİK’nun 120/2 nci maddesi uyarınca davacıların borçlunun alacağını tahsil edebilmek için borçluyu temsil yetkisi kazanmış olup, borçlunun haklarına halef olamayacaklarını, temsil yetkisi alındığı ondan önce sigortalının alacağının zaman aşımına uğradığını savunarak, davanın dava hakkı bulunmaması ve zamanaşımı nedeniyle reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalının sigortalısının verdiği zarar nedeniyle oluşan sorumluluk teminatı kapsamında davalıdan talepte bulunulması, davacıların sigorta sözleşmesinin tarafı olmaması, sigortalının sorumluluğunun genel hükümlere göre ele alınmasının ve TTK’nun 1268 nci maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmamasının gerekmesi karşısında zaman aşımı def’inin reddedildiği, aksi yöndeki bilirkişi görüşüne itibar edilmediği, davacıların sigortalı aleyhine aldıkları ilamın icrasında davalının sadece İİK’nun 89/1 nci ihbarnamesine itiraz eden durumunda olduğu, kesinleşen ilam kapsamına göre, davalının, sigortalısına poliçeye dayalı tazminat borcunun bulunduğu, davacıların komşu olarak gördükleri zarar nedeniyle mali sorumluluk teminatı kapsamında bilirkişi raporuna göre 9.205,00 YTL’nı talep etme haklarının bulunduğu gerekçesiyle, İİK’nun 89/1 nci maddesi ihbarı nedeniyle davalının davacı takip alacaklılarına 9.205,00 YTL borçlu bulunduğu anlaşılmakla, davalının buna ilişkin itirazının iptaline, bu meblağın 20.11.2003 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp, davacılara verilmek üzere icra dosyasına yatırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Taraf vekillerinin temyizine gelince; dava dilekçesine, davacılar vekilinin 06.12.2004, 25.07.2006, 06.11.2007 tarihli dilekçelere ve 26.06.2007 tarihli ara karara açıklama içeren tarihsiz dilekçesine göre, dava, davalının, sigortalısı şirkete işyeri sigorta poliçesi nedeniyle iş yeri zararına ilişkin ödemesi gereken tazminat borcuna ilişkin olarak o davada konulan tedbir nedeniyle davacıların alacağının güvence altına alındığı, sigortalı hakkında başlatılan ilamlı icra sırasında ayrıca davalıya İİK’nun 89 ncu maddesine dayalı ihbarnamelerin tebliği nedeniyle de davalının sigortalısına olan tazminat borcunu icra dosyasına yatırması gerektiği iddiasına dayalıdır.
Davalı vekilinin, daha yukarıda özetlenen zaman aşımı def’ine karşılık davacılar vekili, ihtiyati tedbirin 2 yıl içinde konulduğunu ve halen ayakta olduğun, iş bu davanın zaman aşımına uğramadığını, ihtiyati tedbir nedeniyle sigortalının zaten istese de davalıdan tazminat alamayacağını, sigortalının 2 yıl içinde davalıya başvurmamış olmasının davacıların tedbire ve İİK’nun 89 ncu maddelerine dayalı alacağını etkilememesi gerektiğini, İİK’nun 120/2 nci maddesine dayalı yetki ile açılan bu davanın 10 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, tedbirin konulduğu o davanın sonunda davacıların talep hakkı doğacağından zaman aşımının başlamayacağını, o davanın kabulü üzerine icra takibi yaptıklarını, İİK’nun 89 ncu maddesine dayalı ihbarnamelere davalının itirazı üzerine iş bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, zaman aşımının dolmadığını anılan dilekçelerinde ileri sürmüştür.
Mahkemece, davalı vekilinin zamanaşımı def’inin davayı poliçedeki komşuya verilen zararlara ilişkin sorumluluk klozu kapsamında değerlendirmek ve buna göre davacılar ile davalı arasında bu kloza dayalı poliçe sözleşme ilişkisinin bulunmadığı, zamanaşımının genel hükümlere göre değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılarak, 26.06.2007 tarihli ara karar ile reddine karar verilmiştir. Oysa, davanın anılan kloza ilişkin olmadığı belirgin olup, davalının zamanaşımı def’inin ve buna yönelik davacının aksi yöndeki iddiasının, davanın konusu ve niteliğine göre ele alınması, ihtiyati tedbire ve İİK’nun 89 ncu maddesine davanın davacının davalıdan olan alacağının sigortalının zamanaşımına uğramış bir alacağı niteliğinde olup olmadığının, şayet öyle ise anılan alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığının, zamanaşımını kesen ya da durduran bir olgunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılması sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın nitelenmesinde düşülen yanılgıya dayalı olarak zamanaşımı def’inin de bu yanlış temele dayalı olarak tartışılması sonucu zamanaşımın def’inin reddi ile esasa girilmesi eksik incelemeye dayalı olduğu gibi, genel hükümlere dayalı gerekçenin hangi hukuki nedene ve süreye dayalı olduğunun açıklanmaması da doğru olmamış, taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin işyeri hasarına yönelik poliçe tazminatına ilişkin diğer temyiz itirazının incelenmemesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 16.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014047900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz