Borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7878 E. 2014/471 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yazılı delille ispat↗ vade tarihi↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ şirket müdürü↗ kötüniyet tazminatı↗ bedelsizlik↗ kambiyo senedi↗ iş bölümü↗ bono↗ vade↗ istirdat↗ çek↗ kötüniyet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının takibe konu senedin yırtılmış olmasının ödendiği anlamına geldiği ve davalıya borçlu olmadığı iddiası ile işbu davayı açtığı, bonoda imzanın yer aldığı bölümün yırtılmasının kambiyo senedi niteliğini yitirme sonucunu doğuracağı, ancak somut olayda bu nitelikte bir yırtılmanın olmadığı, takibe konu bononun tahsil için tevdi edildiği bankada yırtıldığının sabit bulunduğu, itfa sonucu bononun yırtıldığına ilişkin iddianın kanıtlanamadığı, alacağın karz akdinden kaynaklandığı ve davacının bedelsizlik iddiasını da usulünce yazılı delille ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine, %40 oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, icra takibine konu bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve icra tehdidi altında ödenen kısmın istirdadı istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf, dava dışı şirkete ortak olurken şirket müdürü olan davalıya bir bono verdiğini, daha sonra şirket ortaklığından ayrılmaya karar verdiğini ve davalı ile alacak ve borç durumunu görüştüklerini, kendisinin alacaklı olduğunun anlaşılması üzerine davalının 07.12.2009 tarihli 12.000 TL bedelli bir çeki kendisine verdiğini, işe başlarken davalıya verdiği bonoyu da davalının yırttığını, ancak daha sonra bu bonoyu yapıştırarak takibe konu ettiğini ileri sürmüş, davalı, davanın reddini savunmuş, mahkemece ise yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten de davalının yalnızca işbu dava ile ilgili olmadığını savunduğu, fakat kendisi tarafından verilmediği yönünde beyanda bulunmadığı 07.12.2009 keşide tarihli, 12.000 TL bedelli çek mevcut bulunmaktadır. Davaya konu 30.000 TL bedelli bononun vade tarihi ise 03.03.2009'dur. Bir kimsenin, alacaklı olduğu kişiye çek vermesi hayatın olağan akışı ile bağdaşmadığından mahkemece bu hususun dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1221 E. 2014/3377 K.
Ortak:çek
İncelediğiniz karardaGerçekten de davalının yalnızca işbu dava ile ilgili olmadığını savunduğu, fakat kendisi tarafından verilmediği yönünde beyanda bulunmadığı 07.12.2009 keşide tarihli, 12.000 TL bedelli «çek» mevcut bulunmaktadır.
Bir kimsenin, alacaklı olduğu kişiye «çek» vermesi hayatın olağan akışı ile bağdaşmadığından mahkemece bu hususun dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDavanın 6762 sayılı TTK'nın 644. maddesinde düzenlenen «sebepsiz zenginleşme» davası olarak nitelendirilmesi ve «zamanaşımı» nedeniyle reddi için öncelikle zamanaşımına uğramış mevcut bir «çek» bedelinin dava konusu edilmiş olması gerekmektedir.
Dava konusu çekin ise, davalı tarafından başka bir «çek» verileceği gerekçesiyle yırtılıp iptal edildiğine ve bu konuda ceza yargılaması mevcut olup davalının mahkumiyetine karar verildiğine göre, ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesi ve davanın niteliğinin buna göre değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sebepsiz zenginleşme · alacak davası · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın TTK 644. maddesi gereği «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı «alacak davası» olduğu, davanın «zamanaşımı» süresi geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın 6762 sayılı TTK'nın 644. maddesinde düzenlenen «sebepsiz zenginleşme» davası olarak nitelendirilmesi ve «zamanaşımı» nedeniyle reddi için öncelikle zamanaşımına uğramış mevcut bir «çek» bedelinin dava konusu edilmiş olması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11610 E. 2011/4136 K.
Ortak:bono · vade · çek
İncelediğiniz karardaDavaya konu 30.000 TL bedelli «bononun» «vade tarihi» ise 03.03.2009'dur.
… ve tüm dosya kapsamına göre, davacının takibe konu senedin yırtılmış olmasının ödendiği anlamına geldiği ve davalıya borçlu olmadığı iddiası ile işbu davayı açtığı, «bonoda» imzanın yer aldığı «bölümün» yırtılmasının «kambiyo senedi» niteliğini yitirme sonucunu doğuracağı, ancak somut olayda bu nitelikte bir yırtılmanın olmadığı, takibe konu bononun tahsil için tevdi edildiği bankada yırtıldığının sabit bulunduğu, itfa sonucu bononun yırtıldığına ilişkin iddianın kanıtlanamadığı, alacağın karz akdinden kaynaklandığı ve davacının «bedelsizlik» iddiasını da usulünce «yazılı delille ispat» edemediği gerekçesiyle davanın reddine, %40 oranında «kötüniyet tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, icra takibine konu «bono» nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» ve icra tehdidi altında ödenen kısmın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaİlama konu olayda, «hasımsız» açılması gereken «çek iptali davası» hasımlı açılmış, yırtılmış halde de olsa, davacının elinde «bono» bulunmakta ve davalı yan, bononun ödeme nedeniyle yırtıldığını ileri sürmektedir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, kambiyo senetlerinin kaybolması halinde uygulanacak hükümlerin yırtılmış hali ile davacının elinde bulunan çeke uygulanamayacağını, bu durumda borçluya karşı «istihkak davası» açılması, hakkın mevcudiyetin ispatı ve yırtılan senedin iptali ile «vadesi» gelmemiş ise yenisinin tanzim ettirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizin sözü edilen ilamı, yırtılmış halde «yetkili hamilin» elinde bulunan «bono» nedeniyle yetkili hamilce hasımlı şekilde açılan «zayi nedeniyle iptal» davasına ilişkin olup, somut uyuşmazlıkla bir benzerliği bulunamamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istihkak davası · istihkak · çek iptali davası · zayi nedeniyle iptal · hasımsız dava · delillerin toplanmaması · yetkili hamil · çek iptali
Benzer bu karardaİlama konu olayda, «hasımsız» açılması gereken «çek iptali davası» hasımlı açılmış, yırtılmış halde de olsa, davacının elinde «bono» bulunmakta ve davalı yan, bononun ödeme nedeniyle yırtıldığını ileri sürmektedir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, kambiyo senetlerinin kaybolması halinde uygulanacak hükümlerin yırtılmış hali ile davacının elinde bulunan çeke uygulanamayacağını, bu durumda borçluya karşı «istihkak davası» açılması, hakkın mevcudiyetin ispatı ve yırtılan senedin iptali ile «vadesi» gelmemiş ise yenisinin tanzim ettirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizin sözü edilen ilamı, yırtılmış halde «yetkili hamilin» elinde bulunan «bono» nedeniyle yetkili hamilce hasımlı şekilde açılan «zayi nedeniyle iptal» davasına ilişkin olup, somut uyuşmazlıkla bir benzerliği bulunamamaktadır.
Dava, «yetkili hamili» olduğu çeklerin «rızası» dışında kullanılamaz hale gelerek «zayi» olması nedeniyle TTK’nun 669. maddesine dayalı iptal istemine ilişkin olup, mahkemece, Dairemizin 24.12.1979 tarih ve 1979/5832-5872 E-K. sayılı ilamı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/7878 E. , 2014/471 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(KADIKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ)
TARİHİ 23/02/2012
NUMARASI 2011/442-2012/193
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret (Kadıköy 4. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 23.02.2012 tarih ve 2011/442-2012/193 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.01.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı asil E. C. S. ve vekili Av. H.. T.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin diş hekimi olduğunu ve davalının temsile yetkili olduğu şirketin ortağı bulunduğunu, müvekkilinin şirkette diş hekimi olarak çalıştığını, ancak çalışmasının karşılığını alamaması nedeniyle işten ayrılmaya karar verdiğini, davalı ile müvekkilinin hesaplaştıklarını ve müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunun ortaya çıktığını, bu nedenle davalının 07.12.2009 tarihli, 12.000 TL bedelli bir çeki ciro ederek müvekkiline verdiğini, bu arada müvekkilinin işe başlarken davalıya verdiği bononun da iadesini istediği, bunun üzerine davalının söz konusu bonoyu yırttığını, daha sonra davalının yırttığı bonoyu yapıştırarak müvekkili aleyhine takibe koyduğunu, oysa müvekkilinin davalıya hiçbir borcunun olmadığını, ayrıca bononun yırtılmış olmasının ödendiğine karine teşkil ettiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra tehdidi altında yapılan ödemenin istirdadına, davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının bir yandan borçlu olmadığını ileri sürerken diğer yandan senedin yırtılmış olmasının ödendiğine karine teşkil ettiğini belirttiğini, bononun bankada yırtıldığını, bono bedelinin davacı tarafça ödenmediğini savunarak, davanın reddini ve davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının takibe konu senedin yırtılmış olmasının ödendiği anlamına geldiği ve davalıya borçlu olmadığı iddiası ile işbu davayı açtığı, bonoda imzanın yer aldığı bölümün yırtılmasının kambiyo senedi niteliğini yitirme sonucunu doğuracağı, ancak somut olayda bu nitelikte bir yırtılmanın olmadığı, takibe konu bononun tahsil için tevdi edildiği bankada yırtıldığının sabit bulunduğu, itfa sonucu bononun yırtıldığına ilişkin iddianın kanıtlanamadığı, alacağın karz akdinden kaynaklandığı ve davacının bedelsizlik iddiasını da usulünce yazılı delille ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine, %40 oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, icra takibine konu bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve icra tehdidi altında ödenen kısmın istirdadı istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf, dava dışı şirkete ortak olurken şirket müdürü olan davalıya bir bono verdiğini, daha sonra şirket ortaklığından ayrılmaya karar verdiğini ve davalı ile alacak ve borç durumunu görüştüklerini, kendisinin alacaklı olduğunun anlaşılması üzerine davalının 07.12.2009 tarihli 12.000 TL bedelli bir çeki kendisine verdiğini, işe başlarken davalıya verdiği bonoyu da davalının yırttığını, ancak daha sonra bu bonoyu yapıştırarak takibe konu ettiğini ileri sürmüş, davalı, davanın reddini savunmuş, mahkemece ise yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de davalının yalnızca işbu dava ile ilgili olmadığını savunduğu, fakat kendisi tarafından verilmediği yönünde beyanda bulunmadığı 07.12.2009 keşide tarihli, 12.000 TL bedelli çek mevcut bulunmaktadır. Davaya konu 30.000 TL bedelli bononun vade tarihi ise 03.03.2009'dur. Bir kimsenin, alacaklı olduğu kişiye çek vermesi hayatın olağan akışı ile bağdaşmadığından mahkemece bu hususun dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101828300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz