İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/16305 E. 2011/3203 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
özel dava şartı↗ riziko↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının poliçeye çifte sigorta durumunda sadece en yüksek poliçe bedelinin ödeneceği yönünde özel şart koymasının zarar miktarını düşürmeye yönelik olması nedeniyle geçerli olmayacağı ve kaza nedeniyle bir poliçe için ödemede bulunan davalının artık diğer iki poliçe açısından rizikonun teminat dışı olduğunu ileri süremeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne dair tesis ettiği karar, ilamda belirtilen gerekçelerle Dairemizce bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yurtdışı çıkış yasağının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11772 E. 2010/1473 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:oy yasağı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava konusu «yasağın» konulmasına neden olan kredi borcunun ödenmediği ve davalı bankanın davacı yönünden yurt dışına çıkış yasağı koymasında yasaya aykırı bir yön olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 29.06.2009 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18211 E. 2014/6979 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:icra inkar tazminatı · tacir · inkar tazminatı · yasal faiz · temerrüt
Benzer bu kararda2- Ancak, davacı takip talebinde geriye dönük olarak davalıya ödeme yaptığı tarihten itibaren %27 oranında «yasal faiz» talebinde bulunmuşsa da davacı takip tarihinden önce davalıyı «temerrüte» düşürmediğinden ve taraflar şirket ortağı olup, «tacir» olduklarına dair delil mevcut olmadığından davacı ancak takip tarihinden itibaren takip tarihi itibariyle geçerli olan %9 oranında yasal faiz talep edebilir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıdan 55.000 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptali ile icra takibinin devamına ve %20 «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/16305 E. , 2011/3203 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.12.2008 gün ve 2008/94-2008/391 sayılı kararı bozan Daire’nin 04.10.2010 gün ve 2009/2993-2010/9638 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davasında, müvekkili murisinin 26.12.2006 tarihinde geçirdiği trafik kazasında vefat ettiğini, sağlığında davalı şirket nezdinde müvekkili lehine üç ayrı ferdi kaza sigorta poliçesi düzenlettiğini ancak davalının sadece bir poliçeden kaynaklanan sorumluğunu yerine getirdiğini, diğer iki poliçe bedellerinin tahsili için başlatılan icra takiplerine davalı itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve % 40 inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle birleşen itirazın iptali davasının alacak davası olarak devamını istemiştir.
Davalı vekili, özel düzenleme ile çifte sigorta durumunda sadece en yüksek poliçe bedelinin ödeneceğini, müteveffanın kaza anında alkollü bulunması nedeniyle rizikonun teminat dışı olduğunu ve 2164550 nolu poliçe nedeniyle 20.000,00 TL’lik tek ödemenin lütuf ödemesi olarak gerçekleştirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının poliçeye çifte sigorta durumunda sadece en yüksek poliçe bedelinin ödeneceği yönünde özel şart koymasının zarar miktarını düşürmeye yönelik olması nedeniyle geçerli olmayacağı ve kaza nedeniyle bir poliçe için ödemede bulunan davalının artık diğer iki poliçe açısından rizikonun teminat dışı olduğunu ileri süremeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne dair tesis ettiği karar, ilamda belirtilen gerekçelerle Dairemizce bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 02,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 185.00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 22.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018264900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz