Karar Düzeltme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/72 E. 2011/3507 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pasif dava ehliyeti (husumet)↗ zilyetlik↗ emredici hüküm↗ kâr dağıtımı↗ protokol↗ taraf ehliyeti↗ ıslah↗ taşıyan↗ dahili dava↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı site yönetimi tarafından davacı kurumun erişim şebekesi kullanılarak lokal devre kurulduğu, özel hat niteliğindeki bu devrelerin site içi dahili haberleşmede kullanıldığının sabit olduğu, 03.05.2004 tarihinde yapılan tespit bakımından davalıların davacı tarafından kendilerine gönderilen 17.01.2005 tarihli yazıya itirazda bulunmayarak ödeme yönünden ek süre talep ettiklerinin sabit olduğu, davalıların davacının tekel yetkisi ve ücret talep etme hakkı bulunmadığına dair savunmalarına 4502 sayılı Yasa’nın emredici hükümleri karşısında itibar edilmediği, mutat kontroller ve arıza-ıslah çalışmaları sırasında teknik elemanlarca 280 adet devrenin site içi dahili görüşmelerin sağlanması amacıyla kullanımın 15 adet devrenin ise güvenlik ve alarm hizmetleri amacıyla kullanıldığı saptanmış olmakla ana dağıtım panosu olarak adlandırılan MDF tesisinin davacıya ait abonelerle irtibatlı olduğu ve Telekom'a ait devrelerle dahili bağlantının protokole aykırı nitelik taşıdığı, bu durumun site yönetiminin de kabulünde olduğu, davalı site yönetimi protokole taraf olmayıp, malik ve zilyet olmadığı, müteahhit sıfatı da bulunmadığı bu nedenle pasif dava ehliyeti bulunmadığı, davacı kurumun şebekesinin kullanılması sureti ile davalılarca lokal devrelerin hususi hat niteliğini taşıyan şekilde müteahhit davalılarca tamamlandığı ve bu tür devrelerin bilirkişilerce saptandığı şekilde yurt içi kiralık devre tarifesine girmesi gerektiği gerekçesiyle Kasaba Koray Sitesi Yönetimi hakkındaki davanın husumet yönünden reddine, diğer davalılar aleyhine açılmış davanın kabulü ile 120.512,00 YTL’nın 31.01.2005 tarihinden itibaren, 13.440,00YTL’nın 01.03.2005 tarihinden itibaren tahsiline dair tesis ettiği karar, davacı ile davalı şirketler vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalı Site Yönetimi vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı site yönetimi vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8155 E. 2010/7472 K.
Ortak:zilyetlik · emredici hüküm · kâr dağıtımı · protokol · taraf ehliyeti · ıslah · taşıyan · dahili dava · dava şartı
İncelediğiniz kararda… sya kapsamına göre, davalı site yönetimi tarafından davacı kurumun erişim şebekesi kullanılarak lokal devre kurulduğu, özel hat niteliğindeki bu devrelerin site içi «dahili» haberleşmede kullanıldığının sabit olduğu, 03.05.2004 tarihinde yapılan tespit bakımından davalıların davacı tarafından kendilerine gönderilen 17.01.2005 tarihli yazıya itirazda bulunmayarak ödeme yönünden ek süre talep ettiklerinin sabit olduğu, davalıların davacının tekel yetkisi ve ücret talep etme hakkı bulunmadığına dair savunmalarına 4502 sayılı Yasa’nın «emredici» hükümleri karşısında itibar edilmediği, mutat kontroller ve arıza-«ıslah» çalışmaları sırasında teknik elemanlarca 280 adet devrenin site içi dahili görüşmelerin sağlanması amacıyla kullanımın 15 adet devrenin ise güvenlik ve alarm hizmetleri amacıyla kullanıldığı saptanmış olmakla ana «dağıtım» panosu olarak adlandırılan MDF tesisinin davacıya ait abonelerle irtibatlı olduğu ve Telekom'a ait devrelerle dahili bağlantının «protokole» aykırı nitelik taşıdığı, bu durumun site yönetiminin de kabulünde olduğu, davalı site yönetimi protokole taraf olmayıp, malik ve «zilyet» olmadığı, müteahhit sıfatı da bulunmadığı bu nedenle pasif dava «ehliyeti» bulunmadığı, davacı kurumun şebekesinin kullanılması sureti ile davalılarca lokal devrelerin hususi hat niteliğini «taşıyan» şekilde müteahhit davalılarca tamamlandığı ve bu tür devrelerin bilirkişilerce saptandığı şekilde yurt içi kiralık devre tarifesine girmesi gerektiği gerekçesiyle Kasaba Koray Sitesi Yönetimi hakkındaki davanın «husumet» yönünden reddine, diğer davalılar aleyhine açılmış davanın kabulü ile 120.512,00 YTL’nın 31.01.2005 tarihinden itibaren, 13.440,00YTL’nın 01.03.2005 tarihinden iti …
Benzer bu kararda… sya kapsamına göre, davalı site yönetimi tarafından davacı kurumun erişim şebekesi kullanılarak lokal devre kurulduğu, özel hat niteliğindeki bu devrelerin site içi «dahili» haberleşmede kullanıldığının sabit olduğu, 03.05.2004 tarihinde yapılan tespit bakımından davalıların davacı tarafından kendilerine gönderilen 17.01.2005 tarihli yazıya itirazda bulunmayarak ödeme yönünden ek süre talep ettiklerinin sabit olduğu, davalıların davacının tekel yetkisi ve ücret talep etme hakkı bulunmadığına dair savunmalarına 4502 sayılı Yasa’nın «emredici» hükümleri karşısında itibar edilmediği, mutat kontroller ve arıza-«ıslah» çalışmaları sırasında teknik elemanlarca 280 adet devrenin site içi dahili görüşmelerin sağlanması amacıyla kullanımın 15 adet devrenin ise güvenlik ve alarm hizmetleri amacıyla kullanıldığı saptanmış olmakla ana «dağıtım» panosu olarak adlandırılan MDF tesisinin davacıya ait abonelerle irtibatlı olduğu ve Telekom'a ait devrelerle dahili bağlantının «protokole» aykırı nitelik taşıdığı, bu durumun site yönetiminin de kabulünde olduğu, davalı site yönetimi protokole taraf olmayıp, malik ve «zilyet» olmadığı, müteahhit sıfatı da bulunmadığı bu nedenle pasif dava «ehliyeti» bulunmadığı, davacı kurumun şebekesinin kullanılması sureti ile davalılarca lokal devrelerin hususi hat niteliğini «taşıyan» şekilde müteahhit davalılarca tamamlandığı ve bu tür devrelerin bilirkişilerce saptandığı şekilde yurt içi kiralık devre tarifesine girmesi gerektiği gerekçesiyle Kasaba Koray Sitesi Yönetimi hakkındaki davanın «husumet» yönünden reddine, diğer davalılar aleyhine açılmış davanın kabulü ile 120.512,00 YTL’nın 31.01.2005 tarihinden itibaren, 13.440,00YTL’nın 01.03.2005 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, taraflar arasında düzenlenen «protokol» uyarınca tesis edilen santralden davacının bilgisi ve izni olmadan site içi «dahili» görüşme yapıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
… nde, mahkemece alınan bilirkişi raporu ve ek rapora karşı itiraz dilekçelerinde ve yargılamanın tüm aşamalarında verdiği dilekçelerinde, taraflar arasında imzalanan «protokol» uyarınca Düzenlenen şartname ve onaylı projede «dahili» hatların yer aldığını, davacının projeyi onayladığını ve bu hatlardan haberdar olduğunu, taraflar arasındaki protokolün B-16. maddesinde “site içindeki işyeri ve m …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muvafakat · ihtarname · eksik inceleme · avans faizi
Benzer bu kararda3-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davalı site yönetimi yönünden davanın «husumetten» reddinin doğru olmadığını, dava konusu tesislerin kurulmasına site yönetimi tarafından «muvafakat» edildiğini ve hukuka aykırı olarak kullandırıldığını, hatta bizzat kullanıldığını, site yönetiminin tüm yazışmalardan, «ihtarnamelerden» haberdar olduğunu iddia etmiştir.
… sya kapsamına göre, davalı site yönetimi tarafından davacı kurumun erişim şebekesi kullanılarak lokal devre kurulduğu, özel hat niteliğindeki bu devrelerin site içi «dahili» haberleşmede kullanıldığının sabit olduğu, 03.05.2004 tarihinde yapılan tespit bakımından davalıların davacı tarafından kendilerine gönderilen 17.01.2005 tarihli yazıya itirazda bulunmayarak ödeme yönünden ek süre talep ettiklerinin sabit olduğu, davalıların davacının tekel yetkisi ve ücret talep etme hakkı bulunmadığına dair savunmalarına 4502 sayılı Yasa’nın «emredici» hükümleri karşısında itibar edilmediği, mutat kontroller ve arıza-«ıslah» çalışmaları sırasında teknik elemanlarca 280 adet devrenin site içi dahili görüşmelerin sağlanması amacıyla kullanımın 15 adet devrenin ise güvenlik ve alarm hizmetleri amacıyla kullanıldığı saptanmış olmakla ana «dağıtım» panosu olarak adlandırılan MDF tesisinin davacıya ait abonelerle irtibatlı olduğu ve Telekom'a ait devrelerle dahili bağlantının «protokole» aykırı nitelik taşıdığı, bu durumun site yönetiminin de kabulünde olduğu, davalı site yönetimi protokole taraf olmayıp, malik ve «zilyet» olmadığı, müteahhit sıfatı da bulunmadığı bu nedenle pasif dava «ehliyeti» bulunmadığı, davacı kurumun şebekesinin kullanılması sureti ile davalılarca lokal devrelerin hususi hat niteliğini «taşıyan» şekilde müteahhit davalılarca tamamlandığı ve bu tür devrelerin bilirkişilerce saptandığı şekilde yurt içi kiralık devre tarifesine girmesi gerektiği gerekçesiyle Kasaba Koray Sitesi Yönetimi hakkındaki davanın «husumet» yönünden reddine, diğer davalılar aleyhine açılmış davanın kabulü ile 120.512,00 YTL’nın 31.01.2005 tarihinden itibaren, 13.440,00YTL’nın 01.03.2005 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Davalı şirketler vekilinin bu ciddi itirazlarının araştırılması için proje ve şartname belgeleri getirtilip davalılar vekilinin iddia ettiği gibi dava konusu «dahili» hatların projede yer alıp almadığı, davalılarca yapılmasına izin verilip verilmediği, izin verildi ise bunun kapsamının ne olduğu konusunda yeniden aralarında telekomünikasyon işinden anlar uzman bir kişinin de bulunduğu bir heyetten rapor alınarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4045 E. 2013/21121 K.
Ortak:protokol · dahili dava
İncelediğiniz kararda… sya kapsamına göre, davalı site yönetimi tarafından davacı kurumun erişim şebekesi kullanılarak lokal devre kurulduğu, özel hat niteliğindeki bu devrelerin site içi «dahili» haberleşmede kullanıldığının sabit olduğu, 03.05.2004 tarihinde yapılan tespit bakımından davalıların davacı tarafından kendilerine gönderilen 17.01.2005 tarihli yazıya itirazda bulunmayarak ödeme yönünden ek süre talep ettiklerinin sabit olduğu, davalıların davacının tekel yetkisi ve ücret talep etme hakkı bulunmadığına dair savunmalarına 4502 sayılı Yasa’nın «emredici» hükümleri karşısında itibar edilmediği, mutat kontroller ve arıza-«ıslah» çalışmaları sırasında teknik elemanlarca 280 adet devrenin site içi dahili görüşmelerin sağlanması amacıyla kullanımın 15 adet devrenin ise güvenlik ve alarm hizmetleri amacıyla kullanıldığı saptanmış olmakla ana «dağıtım» panosu olarak adlandırılan MDF tesisinin davacıya ait abonelerle irtibatlı olduğu ve Telekom'a ait devrelerle dahili bağlantının «protokole» aykırı nitelik taşıdığı, bu durumun site yönetiminin de kabulünde olduğu, davalı site yönetimi protokole taraf olmayıp, malik ve «zilyet» olmadığı, müteahhit sıfatı da bulunmadığı bu nedenle pasif dava «ehliyeti» bulunmadığı, davacı kurumun şebekesinin kullanılması sureti ile davalılarca lokal devrelerin hususi hat niteliğini «taşıyan» şekilde müteahhit davalılarca tamamlandığı ve bu tür devrelerin bilirkişilerce saptandığı şekilde yurt içi kiralık devre tarifesine girmesi gerektiği gerekçesiyle Kasaba Koray Sitesi Yönetimi hakkındaki davanın «husumet» yönünden reddine, diğer davalılar aleyhine açılmış davanın kabulü ile 120.512,00 YTL’nın 31.01.2005 tarihinden itibaren, 13.440,00YTL’nın 01.03.2005 tarihinden iti …
Benzer bu karardaDavacı taraf, 20.09.2003 tarihli Ek Protokolün XII numaralı maddesinde, «dahili» bağlantılar için her ne ad altında olursa olsun tesis veya aylık kira ücreti talep edilmeyeceğinin açıkça kararlaştırılmış olmasına rağmen davalının bu hükme aykırı hareket ederek dahili bağlantılar için davacı alacaklarından kesinti yapmak veya doğrudan tahsilat yapmak suretiyle kira ücreti tahsil ettiğini ileri sürmüştür.Taraflar arasında 01.04.2004 tarihinde imzalanarak yürürlüğe giren “Uygulama Protokolü”nün X numaralı maddesinde, 20.09.2003 tarihli Ek Protokolün XII numaralı maddesinde dahili bağlantılar için ücret alınmayacağının belirtilmiş olmasına rağmen uygulamada Türk Telekom Bölge Müdürlüklerinin bu hükmü hiç ya da gereği gibi uygulamaması ve bu devreler için Turkcell'den ücret tahsil etmeye devam etmesi nedeniyle Türk Telekom'un bu hükmün uygulamasını sağlamayı «taahhüt» ettiği belirtilmiştir.Bu durumda, imzalanan 01.04.2004 tarihli Uygulama Protokolü'nde davalının taraflar arasında imzalanan ve bina içi devrelerin kira kapsamı dışında kaldığına ilişkin 20.09.2003 tarihli Ek Protokol hükmüne aykırı davrandığı kabul edilerek, anılan devreler için kira ücreti alınmayacağı yönünde taahhütte bulunulmuştur.Davalı, Uygulama Protokolü'nün anılan maddesi uyarınca bina içi devrelerden ücret alınmaması yönündeki hükmün yerine getirilmesinin 01.04.2004 tarihinden sonraki dönem için kendileri tarafından taahhüt edildiği, bu tarihten önce yapılan tahsilatlardan dolayı «ibra» edildiğini savunmuş ise de Uygulama Protokolü'nün anılan hükmü ile esasen önceki Ek Protokol ile üstlenilen taahhüde sadık kalınmadığı kabul edilerek, bina içi devrelerden kira ücreti alındığı kabul edilmiştir.Davalının bina içi devrelerden kira ücreti alınmayacağına ilişkin taahhüdü Uygulama Protokolü'nden değil, 20.09.2003 tarihli Ek Protokol'den kaynaklanmakta olup, Uygulama Protokolü'nün anılan hükmü de davalının taahhüdüne aykırı olarak yaptığı tahsilatlar için ibrası niteliğinde değildir.O halde davalının, 20.09.2003 tarihli Ek Protokole aykırı davrandığının 01.04.2004 tarihli Protokol ile kabul edilmiş olmasına göre gerek bu dönemde gerekse birleşen davaya konu Ağustos 2005-Mayıs 2006 döneminde davalının anılan «protokole» aykırı olarak tahsil ettiği iddia olunan bina içi devrelere ilişkin kira ücretlerinin belirlenmesi konusunda davalının kestiği paraların bina içi devrelere ilişkin olduğunu ileri süren davacının bu konuda dayandığı deliller ile davalara konu istemlerin bina içi devrelere ait olmadığını savunan davalının savunmasını dayandırdığı “bina içi devre olmadığına” ilişkin olguyu kanıt yükünün kendi üzerinde bulunması karşısında yaptığı işlemlerin dayanağı olan bilgi ve belgeleri sunması, bu hususlar tamamlandıktan sonra davaya konu uyuşmazlıkla ilgili alanda uzmanlığı bulunan bilirkişilerden gerekçeli ve «denetime elverişli rapor» alınarak gerekli değerlendirmenin yapılması gerekirken, açıklanan hususlar nazara alınmadan dava konusu santrallerin dava konusu dönemde bina içinde olduğunun ispa …
Asıl ve birleşen davalar, davalının taraflar arasında akdedilen «protokollere» aykırı olarak yaptığı tahsilatların iadesi istemlerine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli rapor · bedel iadesi · ibra · denetime elverişlilik · muvafakat · taahhütname · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaDavacı taraf, 20.09.2003 tarihli Ek Protokolün XII numaralı maddesinde, «dahili» bağlantılar için her ne ad altında olursa olsun tesis veya aylık kira ücreti talep edilmeyeceğinin açıkça kararlaştırılmış olmasına rağmen davalının bu hükme aykırı hareket ederek dahili bağlantılar için davacı alacaklarından kesinti yapmak veya doğrudan tahsilat yapmak suretiyle kira ücreti tahsil ettiğini ileri sürmüştür.Taraflar arasında 01.04.2004 tarihinde imzalanarak yürürlüğe giren “Uygulama Protokolü”nün X numaralı maddesinde, 20.09.2003 tarihli Ek Protokolün XII numaralı maddesinde dahili bağlantılar için ücret alınmayacağının belirtilmiş olmasına rağmen uygulamada Türk Telekom Bölge Müdürlüklerinin bu hükmü hiç ya da gereği gibi uygulamaması ve bu devreler için Turkcell'den ücret tahsil etmeye devam etmesi nedeniyle Türk Telekom'un bu hükmün uygulamasını sağlamayı «taahhüt» ettiği belirtilmiştir.Bu durumda, imzalanan 01.04.2004 tarihli Uygulama Protokolü'nde davalının taraflar arasında imzalanan ve bina içi devrelerin kira kapsamı dışında kaldığına ilişkin 20.09.2003 tarihli Ek Protokol hükmüne aykırı davrandığı kabul edilerek, anılan devreler için kira ücreti alınmayacağı yönünde taahhütte bulunulmuştur.Davalı, Uygulama Protokolü'nün anılan maddesi uyarınca bina içi devrelerden ücret alınmaması yönündeki hükmün yerine getirilmesinin 01.04.2004 tarihinden sonraki dönem için kendileri tarafından taahhüt edildiği, bu tarihten önce yapılan tahsilatlardan dolayı «ibra» edildiğini savunmuş ise de Uygulama Protokolü'nün anılan hükmü ile esasen önceki Ek Protokol ile üstlenilen taahhüde sadık kalınmadığı kabul edilerek, bina içi devrelerden kira ücreti alındığı kabul edilmiştir.Davalının bina içi devrelerden kira ücreti alınmayacağına ilişkin taahhüdü Uygulama Protokolü'nden değil, 20.09.2003 tarihli Ek Protokol'den kaynaklanmakta olup, Uygulama Protokolü'nün anılan hükmü de davalının taahhüdüne aykırı olarak yaptığı tahsilatlar için ibrası niteliğinde değildir.O halde davalının, 20.09.2003 tarihli Ek Protokole aykırı davrandığının 01.04.2004 tarihli Protokol ile kabul edilmiş olmasına göre gerek bu dönemde gerekse birleşen davaya konu Ağustos 2005-Mayıs 2006 döneminde davalının anılan «protokole» aykırı olarak tahsil ettiği iddia olunan bina içi devrelere ilişkin kira ücretlerinin belirlenmesi konusunda davalının kestiği paraların bina içi devrelere ilişkin olduğunu ileri süren davacının bu konuda dayandığı deliller ile davalara konu istemlerin bina içi devrelere ait olmadığını savunan davalının savunmasını dayandırdığı “bina içi devre olmadığına” ilişkin olguyu kanıt yükünün kendi üzerinde bulunması karşısında yaptığı işlemlerin dayanağı olan bilgi ve belgeleri sunması, bu hususlar tamamlandıktan sonra davaya konu uyuşmazlıkla ilgili alanda uzmanlığı bulunan bilirkişilerden gerekçeli ve «denetime elverişli rapor» alınarak gerekli değerlendirmenin yapılması gerekirken, açıklanan hususlar nazara alınmadan dava konusu santrallerin dava konusu dönemde bina içinde olduğunun ispa …
… sya kapsamına göre, davacının dava konusu santrallerin dava konusu dönemde bina içinde olduğunu ispatlayamadığı, bu nedenle davacının kendisinden tahsil edilen kira «bedellerinin iadesi» talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl davada davalının «muvafakatiyle» geri alınan 2.974,59 TL'lik kısım hakkında herhangi bir karar «verilmesine yer olmadığına», geriye kalan alacak kısmı ile birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/72 E. , 2011/3507 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/12/2007 gün ve 2005/602-2007/901 sayılı kararı bozan Daire’nin 28.06.2010 gün ve 2010/8155 - 2010/7472 sayılı kararı aleyhinde davalı site yönetimi davalı site yönetimi vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, Casaba sitesinin telekomünikasyon ihtiyacını karşılayacak şekilde santral kurulması için davalı şirketlerle müvekkili arasında protokol imzalandığını, santralin 10.05.2004 tarihli geçici ve kesin kabul muayeneleri sonucunda müvekkilince devir edildiğini ancak yetkili personel tarafından yapılan kontrol ve arıza ıslahı çalışmaları sırasında taraflar arasındaki protokol hükümlerine aykırı biçimde ve müvekkilinin bilgisi dışında müvekkiline ait erişim şebekesi kullanılmak sureti ile 280 adet devrenin site içi dahili görüşmelerinin sağlanması amacıyla kullanıldığı, 15 adet devrenin site içi güvenlik ve alarm hizmeti irtibatı amacıyla kullanıldığının saptandığını, kullanımın 31.01.2005 son ödeme tarihi itibari ile yurt içi kiralık devre tarifesi gereğince tahakkuka alındığını ve davalılara verilen sürede ödeme yapmadıklarını, hatların 1.3.2005 tarihinde iptal edildiğini, 15.01.2005 tarihi itibari ile 120.512 YTL’ye Şubat 2005 dönemine ait ücretinde eklenmesi ile 13.440 YTL ücret tahakkuku ile toplam 133.952 YTL borcun belirlendiğini, davalılar hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ileri sürerek, 120.512 YTL’nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirketler vekili, haberleşme için davacı şirketin erişim şebekesinin kullanılmadığını, dahili haberleşmenin ayrıca tesis edilen hatlar üzerinden yapıldığını, davacı şirketin tekel hakkının 31.12.2003 itibariyle sona erdiğini, 4502 sayılı kanunla değişik 406 sayılı Kanun'un 2/a maddesinde bu tür tesislerin tekel kapsamı dışında bırakıldığını, geçici ve kesin kabullerin yapıldığını, protokole aykırılık bulunmadığını, yetkili mahkemenin sözleşmeye göre İstanbul Mahkemeleri olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Casaba Koray Sitesi Yönetimi vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı site yönetimi tarafından davacı kurumun erişim şebekesi kullanılarak lokal devre kurulduğu, özel hat niteliğindeki bu devrelerin site içi dahili haberleşmede kullanıldığının sabit olduğu, 03.05.2004 tarihinde yapılan tespit bakımından davalıların davacı tarafından kendilerine gönderilen 17.01.2005 tarihli yazıya itirazda bulunmayarak ödeme yönünden ek süre talep ettiklerinin sabit olduğu, davalıların davacının tekel yetkisi ve ücret talep etme hakkı bulunmadığına dair savunmalarına 4502 sayılı Yasa’nın emredici hükümleri karşısında itibar edilmediği, mutat kontroller ve arıza-ıslah çalışmaları sırasında teknik elemanlarca 280 adet devrenin site içi dahili görüşmelerin sağlanması amacıyla kullanımın 15 adet devrenin ise güvenlik ve alarm hizmetleri amacıyla kullanıldığı saptanmış olmakla ana dağıtım panosu olarak adlandırılan MDF tesisinin davacıya ait abonelerle irtibatlı olduğu ve Telekom'a ait devrelerle dahili bağlantının protokole aykırı nitelik taşıdığı, bu durumun site yönetiminin de kabulünde olduğu, davalı site yönetimi protokole taraf olmayıp, malik ve zilyet olmadığı, müteahhit sıfatı da bulunmadığı bu nedenle pasif dava ehliyeti bulunmadığı, davacı kurumun şebekesinin kullanılması sureti ile davalılarca lokal devrelerin hususi hat niteliğini taşıyan şekilde müteahhit davalılarca tamamlandığı ve bu tür devrelerin bilirkişilerce saptandığı şekilde yurt içi kiralık devre tarifesine girmesi gerektiği gerekçesiyle Kasaba Koray Sitesi Yönetimi hakkındaki davanın husumet yönünden reddine, diğer davalılar aleyhine açılmış davanın kabulü ile 120.512,00 YTL’nın 31.01.2005 tarihinden itibaren, 13.440,00YTL’nın 01.03.2005 tarihinden itibaren tahsiline dair tesis ettiği karar, davacı ile davalı şirketler vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalı Site Yönetimi vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı site yönetimi vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı site yönetimi vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 02,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 185.00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 29.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018246700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz