Kayyım atanması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/685 E. 2014/8941 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet yasağının kaldırılması (ttk 395-396)↗ ttk 436/2↗ kayyım atanması↗ karar nisabı↗ rekabet yasağı↗ pay sahipliği↗ kayyım↗ olağanüstü genel kurul↗ genel kurul kararının iptali↗ oy yasağı↗ anonim şirket↗ kâr payı↗ yetki↗ yönetim kurulu kararı↗ eksik inceleme↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, ihtilâf konusu genel kurul toplantısında toplam 150.000.000 pay temsil edilmiş olup, oy kullananlar arasında yer alan İ.. Z....pay sahibi olduğu, İsfendiyar Zülfikari’yi ilgilendirdiği için gündemin 9. maddesindeki hususlarda, bu kişinin TTK'nın 436/1. maddesi uyarınca oy kullanmaması gerektiği, bu sebeple, dava konusu toplantıda kullanılan toplam 150.000.000 paydan,..adet oyun hesaplamada dikkate alınmayacağı, 9. maddenin oylamasında, pay sahiplerinden, Z.. Kim. Mad. İth. İhr. Depoculuk A.Ş’nin 45.000.000 payı ile davacıların 65.937.500 payı dikkate alındığında, yönetim kurulu üyelerinin şirketle işlem yapma ve rekabette bulunma önerisinin, 65.937.500 red oyuna karşılık, 45.000.001 kabul oyu alarak reddedilmiş olması gerekirken, oy hakkı olmayan yönetim kurulu üyesinin kabul oyu dikkate alınarak, kanuna aykırı şekilde 84.062.499 adet kabul oyu kullanıldığı belirtilerek, gündemin 9. maddesinin kabul edildiğinden bahsedildiği, oysa, gündemin 9. maddesinde yer alan bu kararın alınabilmesi için gerekli olan nisabın oluşmadığı, bu nedenle iptal isteminin yerinde olduğu, birleşen davada ise, her ne kadar davacı taraf şirketin kötü yönetildiği, sürekli zarar ettiği, yönetim kurulunun gerekli dikkat ve özeni göstermeksizin şirketi yönettiği iddiası ile kayyım atanmasını talep etmiş ise de, davacı tarafın iddialarının yönetim kurulunun kişisel sorumluluklarını gerektirmekte olup, kanunda belirtilmiş olan kayyım atanması için gerekli koşulların bu davada oluşmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı anonim şirketin 15/10/2012 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararın iptali istemine ilişkindir.
Davacı, davalı şirketin 15.10.2012 tarihli olağan genel kurul toplantısında gündemin 9. maddesinde alınan rekabet yasağının kaldırılmasına ilişkin kararın iptalini talep ve dava etmiş olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle dava konusu genel kurul kararının iptaline karar verilmiştir.
Ancak, dava konusu genel kurulda gündemin 9. maddesinde alınan kararla tüm yönetim kurulu üyelerinin rekabet yasağının kaldırıldığı anlaşılmaktadır. Bu karar sırf yönetim kurulu üyesi […]. ile ilgili olmadığına göre, mahkemenin, toplantı gündeminin doğrudan yalnızca yönetim kurulu üyesi […].ilgilendirdiği ve oy yoksunluğu halinin yalnızca anılan yönetim kurulu üyesi yönünden aranması gerektiği yönündeki değerlendirmesi isabetli değildir. Yönetim kurulu üyelerinin tamamı yönünden yapılan oylamada 6102 Sayılı YTTK'nın 436/1. maddesi uyarınca kendileri ile ilgili rekabet yasağının kaldırılması oylamasında, anılan yetkinin verilmesine ilişkin karar ortak ile şirket arasında şahsi bir işe ilişkin olduğundan, oy yoksunluğu halinin uygulanması ve tüm yönetim kurulu üyelerinin rekabet yasağının kaldırılmasına karar verildiğine göre, her bir yönetim kurulu üyesi yönünden şirketle rekabet yasağının kaldırılması kararının yeterli nisapla alınıp alınmadığının belirlenmesi gerekir. Bu durumda, bir yönetim kurulu üyesi kendisi ile ilgili kararın alınmasında oy hakkından yoksun ise de, bu halde diğer yönetim kurulu üyesi ile ilgili oylamaya katılabilir. Ayrıca somut uyuşmazlıkta, yönetim kurulu üyesi […]. izin verilmesi oylamasında, kendisi, annesi Ş.. H. Z.. ve kız kardeşi davacı Ş.. Z..'nin oy yoksunu oldukları halde oy kullandıkları anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece, anılan hususlar göz önüne alınmak suretiyle her bir yönetim kurulu üyesinin rekabet yasağının kaldırılması oylamasında yeterli oy nisabının sağlanıp sağlanmadığı ayrı ayrı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2102 E. 2010/8000 K.
Ortak:karar nisabı · genel kurul kararının iptali · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu itibarla mahkemece, anılan hususlar göz önüne alınmak suretiyle her bir «yönetim kurulu» üyesinin «rekabet yasağının» kaldırılması oylamasında yeterli oy «nisabının» sağlanıp sağlanmadığı ayrı ayrı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Depoculuk A.Ş’nin 45.000.000 «payı» ile davacıların 65.937.500 payı dikkate alındığında, «yönetim kurulu» üyelerinin şirketle işlem yapma ve rekabette bulunma önerisinin, 65.937.500 red oyuna karşılık, 45.000.001 kabul oyu alarak reddedilmiş olması gerekirken, oy hakkı olmayan yönetim kurulu üyesinin kabul oyu dikkate alınarak, kanuna aykırı şekilde 84.062.499 adet kabul oyu kullanıldığı belirtilerek, gündemin 9. maddesinin kabul edildiğinden bahsedildiği, oysa, gündemin 9. maddesinde yer alan bu kararın alınabilmesi için gerekli olan «nisabın» oluşmadığı, bu nedenle iptal isteminin yerinde olduğu, birleşen davada ise, her ne kadar davacı taraf şirketin kötü yönetildiği, sürekli zarar ettiği, yönetim kurulunun gerekli dikkat ve özeni göstermeksizin şirketi yönettiği iddiası ile «kayyım atanmasını» talep etmiş ise de, davacı tarafın iddialarının yönetim kurulunun kişisel sorumluluklarını gerektirmekte olup, kanunda belirtilmiş olan kayyım atanması için gerekl …
Davacı, davalı şirketin 15.10.2012 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında gündemin 9. maddesinde alınan «rekabet yasağının» kaldırılmasına ilişkin kararın iptalini talep ve dava etmiş olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle dava konusu «genel kurul kararının iptaline» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ların ortak oldukları halde genel kurulda alınan kararlarda oy kullandırılmadıkları, oy kullandırılmamalarının alınan kararlardan 7, 8 ve 12 nolu kararlardaki kabul «nisabına» etkili olduğu, bir kısım davacıların davasından «feragat» ettikleri, bir kısım davacıların ise yargılama sırasında ortaklıktan ayrıldıkları, gerekçesiyle, «istifa» eden davacılar yönünden «aktif husumet yokluğundan», feragat eden davacılar yönünden «feragat nedeniyle davanın reddine», diğer davacılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 30.6.2005 tarihli genel kurulda alınan 7, 8 ve 12 nolu kararların iptaline karar verilmiştir.
2- Dava, kooperatif «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
9. ve 12. maddelerine ilişkin alınan kararlarda oy kullandırılmayan 19 ortağın karar «nisabına» etkili olacağı gerekçesiyle, bu kararların iptaline karar verilmiş ise de, gündemin 12. maddesine ilişkin alınan karar 1 red oyuna karşılık 21 kabul oyu ile kabul edilmiş olup, oy kullandırılmayan 19 ortağın oylamaya katılması halinde sonuca ne gibi bir etkisinin olacağı mahkemece açıklanmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feragat nedeniyle davanın reddi · aktif husumet yokluğu · istifa · aktif husumet · husumet yokluğu · feragat · husumet
Benzer bu kararda… ların ortak oldukları halde genel kurulda alınan kararlarda oy kullandırılmadıkları, oy kullandırılmamalarının alınan kararlardan 7, 8 ve 12 nolu kararlardaki kabul «nisabına» etkili olduğu, bir kısım davacıların davasından «feragat» ettikleri, bir kısım davacıların ise yargılama sırasında ortaklıktan ayrıldıkları, gerekçesiyle, «istifa» eden davacılar yönünden «aktif husumet yokluğundan», feragat eden davacılar yönünden «feragat nedeniyle davanın reddine», diğer davacılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 30.6.2005 tarihli genel kurulda alınan 7, 8 ve 12 nolu kararların iptaline karar verilmiştir.
-
Rekabet yasağının kaldırılması (ttk 395-396)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/6584 E. 2025/4539 K.
Ortak:karar nisabı · kayyım atanması · rekabet yasağı · kayyım · olağanüstü genel kurul · genel kurul kararının iptali · oy yasağı · kâr payı
İncelediğiniz karardaDepoculuk A.Ş’nin 45.000.000 «payı» ile davacıların 65.937.500 payı dikkate alındığında, «yönetim kurulu» üyelerinin şirketle işlem yapma ve rekabette bulunma önerisinin, 65.937.500 red oyuna karşılık, 45.000.001 kabul oyu alarak reddedilmiş olması gerekirken, oy hakkı olmayan yönetim kurulu üyesinin kabul oyu dikkate alınarak, kanuna aykırı şekilde 84.062.499 adet kabul oyu kullanıldığı belirtilerek, gündemin 9. maddesinin kabul edildiğinden bahsedildiği, oysa, gündemin 9. maddesinde yer alan bu kararın alınabilmesi için gerekli olan «nisabın» oluşmadığı, bu nedenle iptal isteminin yerinde olduğu, birleşen davada ise, her ne kadar davacı taraf şirketin kötü yönetildiği, sürekli zarar ettiği, yönetim kurulunun gerekli dikkat ve özeni göstermeksizin şirketi yönettiği iddiası ile «kayyım atanmasını» talep etmiş ise de, davacı tarafın iddialarının yönetim kurulunun kişisel sorumluluklarını gerektirmekte olup, kanunda belirtilmiş olan kayyım atanması için gerekl …
Davacı, davalı şirketin 15.10.2012 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında gündemin 9. maddesinde alınan «rekabet yasağının» kaldırılmasına ilişkin kararın iptalini talep ve dava etmiş olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle dava konusu «genel kurul kararının iptaline» karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, anılan hususlar göz önüne alınmak suretiyle her bir «yönetim kurulu» üyesinin «rekabet yasağının» kaldırılması oylamasında yeterli oy «nisabının» sağlanıp sağlanmadığı ayrı ayrı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… EMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacılar vekilinin davaya konu genel kurul toplantısına katılıp tüm maddelerde «olumsuz» oy kullandığı, ayrıca 8. maddenin görüşülmesinden sonra da toplantıda alınan kararların şirket «esas sözleşmesindeki» oy şartlarını sağlaması halinde kabul edildiği, aksi halde kabul «rızalarının» bulunmadığına dair «muhalefet şerhi» olduğu, davalı şirketin toplam 50.000 adet «payının» 8.500 adet payı davacılara, kalan toplam 41.500 adet payın ise «yönetim kurulu» başkanına ait olup yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 4 no.lu kararda davacıların «temsilcisinin» olumsuz oyuna karşılık oy çokluğu ile karar alındığı, yönetim kurulu başkanının kendi ibrasında oy kullandığı, oydan yoksun yönetim kurulu başkanının oyları haricinde kalan oylar ile de «ibra» için TTK'nın 418. maddesinde öngörülen «nisabın» sağlanamadığından ibraya ilişkin 4 no.lu kararın «yokluk» ile malul olduğu, TTK'nın 436/1 hükmü uyarınca yönetim kurulu üyelerinin kendileri ile ilgili «rekabet yasağının» kaldırılması oylamasında, anılan «yetkinin» verilmesine ilişkin karar ortak ile şirket arasında şahsi bir işe ilişkin olduğundan, oy yoksunluğu halinin uygulanması gerektiği, ancak buradaki oy yoksunluğu yönetim kurulu üyesinin kendisi ile ilgili karara ilişkin olup diğer üyelerin yasaklarının kaldırılmasında yönetim kurulu üyesinin oy kullanabileceği, yönetim kurulu başkanının bu oylamada oy kullandığı, oyu düşüldüğünde, yönetim kurulu üyelerinin TTK'nın 395 ve 396. maddeleri uyarınca izin verilmesine ilişkin kararın «oydan yoksunluk» ilkesi gereğince iptali gerektiği, yönetim kurulu başkanı olan ... aleyhine de dava açılmış ise de «genel kurul kararının iptali» davalarında «husumetin» şirkete yöneltilmesinin yeterli olduğu, şirket ortağına veya yöneticisine husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davalı ... yönünden açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine», davalı şirketin 20.09.2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan gündem maddelerine ilişkin 2, 3, 4, 5 ve 7 numaralı kararların ayrı ayrı iptallerine, davalı şirkete «kayyım atanması» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 20.09.2019 tarihli 2016-2017-2018 yılları «olağan genel kurul» toplantısına davetin usulüne uygun yapılmadığını, toplantının usule aykırı şekilde gizli gerçekleştirildiğini, şirketin «yönetim kurulu» başkanı olarak tüm yetkilerle donatılmış olan davalı ...'in aynı zamanda şirketin 50.000 hisse üzerinden 41.500 hisseye sahip kurucu ortak olduğunu, şirketin kuruluşundan beri yönetim kurulu başkanlığı yaptığını, toplantının 4. gündem maddesinin 2016-2017-2018 yılları çalışmalarından dolayı yönetim kurulu ibrasına ilişkin olduğunu, davalının bu maddenin oylanmasında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 436. maddesi gereğince oy kullanamayacağını, bu nedenle 2, 3 ve 4 no.lu gündem maddelerinde alınan kararların iptali gerektiğini, yine 5. ve 7. gündem maddelerinde de davalı yönetim kurulu başkanının oy yoksunluğu olmasına rağmen oy kullanması nedeniyle 5 ve 7. maddelerin de iptali gerektiğini, ayrıca yönetim kurulu üyelerinin «sadakat yükümlülüğü» ve «dürüstlük kuralına» aykırı davranışları nedeniyle davalı şirket «yönetimine kayyım atanması» şartlarının oluştuğunu ileri sürerek davalı şirketin 20.09.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısının «yokluk» ile malul olduğunun tespitine, olmadığı takdirde 2, 3, 4, 5 ve 7 numaralı gündem maddelerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; 2016-2017-2018 yılları «olağan genel kurul» toplantısının TTK ve şirket «esas sözleşmesi» hükümlerine uygun olarak yapıldığını, davacının öne sürdüğü iddialardan hiçbirinin genel kurul toplantısının ve gündem maddelerinin iptalini gerektirmediğini, tüm işlemlerin usul ve yasaya uygun şekilde gerçekleştirildiğini, davacıların hissedarları oldukları müvekkil şirkete karşı nitelikli «dolandırıcılık», «güveni kötüye kullanma» ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarını işlemeleri nedeniyle; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/73388 sayılı soruşturma dosyası üzerinden suç duyurus …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sadakat yükümlülüğü · oydan yoksunluk · yönetim kayyımı · re'sen gözetilme · güveni kötüye kullanma · muhalefet şerhi · esas sözleşme · yokluk
Benzer bu kararda… EMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacılar vekilinin davaya konu genel kurul toplantısına katılıp tüm maddelerde «olumsuz» oy kullandığı, ayrıca 8. maddenin görüşülmesinden sonra da toplantıda alınan kararların şirket «esas sözleşmesindeki» oy şartlarını sağlaması halinde kabul edildiği, aksi halde kabul «rızalarının» bulunmadığına dair «muhalefet şerhi» olduğu, davalı şirketin toplam 50.000 adet «payının» 8.500 adet payı davacılara, kalan toplam 41.500 adet payın ise «yönetim kurulu» başkanına ait olup yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 4 no.lu kararda davacıların «temsilcisinin» olumsuz oyuna karşılık oy çokluğu ile karar alındığı, yönetim kurulu başkanının kendi ibrasında oy kullandığı, oydan yoksun yönetim kurulu başkanının oyları haricinde kalan oylar ile de «ibra» için TTK'nın 418. maddesinde öngörülen «nisabın» sağlanamadığından ibraya ilişkin 4 no.lu kararın «yokluk» ile malul olduğu, TTK'nın 436/1 hükmü uyarınca yönetim kurulu üyelerinin kendileri ile ilgili «rekabet yasağının» kaldırılması oylamasında, anılan «yetkinin» verilmesine ilişkin karar ortak ile şirket arasında şahsi bir işe ilişkin olduğundan, oy yoksunluğu halinin uygulanması gerektiği, ancak buradaki oy yoksunluğu yönetim kurulu üyesinin kendisi ile ilgili karara ilişkin olup diğer üyelerin yasaklarının kaldırılmasında yönetim kurulu üyesinin oy kullanabileceği, yönetim kurulu başkanının bu oylamada oy kullandığı, oyu düşüldüğünde, yönetim kurulu üyelerinin TTK'nın 395 ve 396. maddeleri uyarınca izin verilmesine ilişkin kararın «oydan yoksunluk» ilkesi gereğince iptali gerektiği, yönetim kurulu başkanı olan ... aleyhine de dava açılmış ise de «genel kurul kararının iptali» davalarında «husumetin» şirkete yöneltilmesinin yeterli olduğu, şirket ortağına veya yöneticisine husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davalı ... yönünden açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine», davalı şirketin 20.09.2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan gündem maddelerine ilişkin 2, 3, 4, 5 ve 7 numaralı kararların ayrı ayrı iptallerine, davalı şirkete «kayyım atanması» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 20.09.2019 tarihli 2016-2017-2018 yılları «olağan genel kurul» toplantısına davetin usulüne uygun yapılmadığını, toplantının usule aykırı şekilde gizli gerçekleştirildiğini, şirketin «yönetim kurulu» başkanı olarak tüm yetkilerle donatılmış olan davalı ...'in aynı zamanda şirketin 50.000 hisse üzerinden 41.500 hisseye sahip kurucu ortak olduğunu, şirketin kuruluşundan beri yönetim kurulu başkanlığı yaptığını, toplantının 4. gündem maddesinin 2016-2017-2018 yılları çalışmalarından dolayı yönetim kurulu ibrasına ilişkin olduğunu, davalının bu maddenin oylanmasında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 436. maddesi gereğince oy kullanamayacağını, bu nedenle 2, 3 ve 4 no.lu gündem maddelerinde alınan kararların iptali gerektiğini, yine 5. ve 7. gündem maddelerinde de davalı yönetim kurulu başkanının oy yoksunluğu olmasına rağmen oy kullanması nedeniyle 5 ve 7. maddelerin de iptali gerektiğini, ayrıca yönetim kurulu üyelerinin «sadakat yükümlülüğü» ve «dürüstlük kuralına» aykırı davranışları nedeniyle davalı şirket «yönetimine kayyım atanması» şartlarının oluştuğunu ileri sürerek davalı şirketin 20.09.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısının «yokluk» ile malul olduğunun tespitine, olmadığı takdirde 2, 3, 4, 5 ve 7 numaralı gündem maddelerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; 2016-2017-2018 yılları «olağan genel kurul» toplantısının TTK ve şirket «esas sözleşmesi» hükümlerine uygun olarak yapıldığını, davacının öne sürdüğü iddialardan hiçbirinin genel kurul toplantısının ve gündem maddelerinin iptalini gerektirmediğini, tüm işlemlerin usul ve yasaya uygun şekilde gerçekleştirildiğini, davacıların hissedarları oldukları müvekkil şirkete karşı nitelikli «dolandırıcılık», «güveni kötüye kullanma» ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarını işlemeleri nedeniyle; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/73388 sayılı soruşturma dosyası üzerinden suç duyurus …
… erinin iptaline ilişkin verilen kararın kaldırılması gerektiğini, 2016-2017-2018 yılları Olağan Genel Kurul Toplantısının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve şirket «esas sözleşmesi» hükümlerine uygun olarak yapıldığını, davacının öne sürdüğü iddialardan hiçbirinin genel kurul toplantısının ve gündem maddelerinin iptalini gerektirecek nitelikte …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4712 E. 2013/6730 K.
Ortak:olağanüstü genel kurul · genel kurul kararının iptali · anonim şirket · yetki · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaDava, davalı «anonim şirketin» 15/10/2012 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan kararın iptali istemine ilişkindir.
Davacı, davalı şirketin 15.10.2012 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında gündemin 9. maddesinde alınan «rekabet yasağının» kaldırılmasına ilişkin kararın iptalini talep ve dava etmiş olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle dava konusu «genel kurul kararının iptaline» karar verilmiştir.
Yönetim kurulu üyelerinin tamamı yönünden yapılan oylamada 6102 Sayılı YTTK'nın 436/1. maddesi uyarınca kendileri ile ilgili «rekabet yasağının» kaldırılması oylamasında, anılan «yetkinin» verilmesine ilişkin karar ortak ile şirket arasında şahsi bir işe ilişkin olduğundan, oy yoksunluğu halinin uygulanması ve tüm «yönetim kurulu» üyelerinin rekabet yasağının kaldırılmasına karar verildiğine göre, her bir yönetim kurulu üyesi yönünden şirketle rekabet yasağının kaldırılması kararının yeterli …
Benzer bu kararda… unma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin .../11/2009 tarihli genel kurul toplantısında alınmış olan ... numaralı karar yönünden verilmiş olan «muhalefet şerhinin» karara ilişkin olmadığı, «yönetim kurulu» üyelerinin ibralarında oy kullandıkları anlaşıldığından 7 numaralı kararın yönetim kurulunun ibrasına ilişkin bölümünün ...'nın 374. maddesi gereğince iptalinin gerektiği, genel kurulun çoğunluk oylarının «ibra» etmediği yönetim kurulu üyelerine şirketle aynı konuda işlem yapma veya aynı konuda faaliyet gösteren bir diğer şirkete ortak veya yönetici olma olanağının sağlanmasının afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğu anlaşıldığından ... nolu kararın iptalinin gerektiği gerekçesiyle, davalı şirketin .../11/2009 tarihli «olağan genel kurul» «toplantı tutanağında» alınan 7 nolu kararın yönetim kurulunun ibrasına ilişkin bölümünün ...'nın 374. maddesi gereğince iptaline, ... nolu kararın afaki iyi niyet kurallarına aykırılıktan tamamının iptaline, ... nolu karar için dava şartı oluşmadığından, 6 ve 9 nolu kararların ise kanuna, «esas sözleşmeye» ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılılık tespit edilmediğinden bu kararlar yönünden iptal isteminin reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vasisinin tüm temyiz itirazlarının, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece; genel kurulun çoğunluk oylarının «ibra» etmediği «yönetim kurulu» üyelerine şirketle aynı konuda işlem yapma veya aynı konuda faaliyet gösteren bir diğer şirkete ortak veya yönetici olma olanağının sağlanmasının afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle genel kurulun .... numaralı kararının iptaline karar verilmişse de; yasa ve şirket ana sözleşmesinde ibra edilmeyen yönetim kurulu üyelerine 6762 sayılı ...'nın 334. ve 335. maddelerinde sayılan işlemler için «yetki» verilemeyeceğine dair açık bir hüküm bulunmadığına göre genel kurulda ibra edilmeyen yönetim kurulu üyelerine anılan madde hükümlerindeki işlemler için yetki ve izin verilmesinin «objektif iyiniyet kurallarına» aykırı kabul edilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:objektif iyiniyet · toplantı tutanağı · muhalefet şerhi · iyiniyet kuralı · esas sözleşme · şirket merkezi mahkemesi · ibra · iyiniyet
Benzer bu kararda… unma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin .../11/2009 tarihli genel kurul toplantısında alınmış olan ... numaralı karar yönünden verilmiş olan «muhalefet şerhinin» karara ilişkin olmadığı, «yönetim kurulu» üyelerinin ibralarında oy kullandıkları anlaşıldığından 7 numaralı kararın yönetim kurulunun ibrasına ilişkin bölümünün ...'nın 374. maddesi gereğince iptalinin gerektiği, genel kurulun çoğunluk oylarının «ibra» etmediği yönetim kurulu üyelerine şirketle aynı konuda işlem yapma veya aynı konuda faaliyet gösteren bir diğer şirkete ortak veya yönetici olma olanağının sağlanmasının afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğu anlaşıldığından ... nolu kararın iptalinin gerektiği gerekçesiyle, davalı şirketin .../11/2009 tarihli «olağan genel kurul» «toplantı tutanağında» alınan 7 nolu kararın yönetim kurulunun ibrasına ilişkin bölümünün ...'nın 374. maddesi gereğince iptaline, ... nolu kararın afaki iyi niyet kurallarına aykırılıktan tamamının iptaline, ... nolu karar için dava şartı oluşmadığından, 6 ve 9 nolu kararların ise kanuna, «esas sözleşmeye» ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılılık tespit edilmediğinden bu kararlar yönünden iptal isteminin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece; genel kurulun çoğunluk oylarının «ibra» etmediği «yönetim kurulu» üyelerine şirketle aynı konuda işlem yapma veya aynı konuda faaliyet gösteren bir diğer şirkete ortak veya yönetici olma olanağının sağlanmasının afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle genel kurulun .... numaralı kararının iptaline karar verilmişse de; yasa ve şirket ana sözleşmesinde ibra edilmeyen yönetim kurulu üyelerine 6762 sayılı ...'nın 334. ve 335. maddelerinde sayılan işlemler için «yetki» verilemeyeceğine dair açık bir hüküm bulunmadığına göre genel kurulda ibra edilmeyen yönetim kurulu üyelerine anılan madde hükümlerindeki işlemler için yetki ve izin verilmesinin «objektif iyiniyet kurallarına» aykırı kabul edilmesi doğru görülmemiştir.
Esasen «ibra» edilsin ya da edilmesin «yönetim kurulu» üyelerine 6762 sayılı ...'nın 334. ve 335. maddelerinde sayılan işlemler için «yetki» ve izin verilmesi genel kurulun bir tercihi olup, böyle bir kararın «objektif iyiniyet kurallarına» aykırılığı ileri sürülerek iptali istenemez.
6762 sayılı ...'nın 381. maddesinde «genel kurul kararlarının iptalinin» şartları ve usulü düzenlenmiş olup, ilgili yasal düzenlemeye göre, kanun veya esas mukavele hükümlerine ve bilhassa afaki «iyiniyet» esaslarına aykırı olan umumi heyet kararları aleyhine, tarihlerinden itibaren üç ay içinde «şirket merkezinin» bulunduğu yerdeki mahkemeye müracaatla «iptal davası» açılabilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/685 E. , 2014/8941 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 10/07/2013
NUMARASI 2012/1650-2013/378
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/07/2013 tarih ve 2012/1650-2013/378 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, davalı şirketin hissedarlarının, müvekkili Ş.. Z.. ile birlikte ağabeyi İ.. Z.. annesi […], M.. B.., B.. B. ve Z.. Kim. Md. İth. İhr. A.Ş. olduğunu, aldıkları duyumlara göre şirket işlerini yöneten İ. Z.. bazı şirketler kurduğunu ve bu şirketlerde ticari faaliyete başladığını ve kişisel menfaatlerini ön planda tuttuğunu, rekabet yasağının kaldırılması talep edilerek şirket faaliyetinin başka şirketlere kaydırılmasına çalışıldığını ileri sürerek, 15.10.2012 tarihli olağan genel kurul toplantısındaki 9. maddesi ile alınan rekabet yasağının kaldırılmasına ilişkin kararın iptalini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise, şirketin kötü yönetildiğinden şirket ve ortakların ciddi zarara uğradığını, şirketin yönetim kurulu, genel kurul kararı almaksızın tüm malvarlıklarını bankaya rehin verdiğini, yönetim kurulunun dikkat ve özen göstermeksizin şirketi yönetmesi nedeniyle şirketin her yıl biraz daha battığını, şirket borçlarının şirket sermayesi ile eşit duruma geldiğini ileri sürerek, şirkete kayyım atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,alınan kararların hukuka uygun olduğunu, müvekkili şirketin borca batık olduğu iddiasının doğru olmadığını savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, ihtilâf konusu genel kurul toplantısında toplam 150.000.000 pay temsil edilmiş olup, oy kullananlar arasında yer alan İ.. Z....pay sahibi olduğu, İsfendiyar Zülfikari’yi ilgilendirdiği için gündemin 9. maddesindeki hususlarda, bu kişinin TTK'nın 436/1. maddesi uyarınca oy kullanmaması gerektiği, bu sebeple, dava konusu toplantıda kullanılan toplam 150.000.000 paydan,..adet oyun hesaplamada dikkate alınmayacağı, 9. maddenin oylamasında, pay sahiplerinden, Z.. Kim. Mad. İth. İhr. Depoculuk A.Ş’nin 45.000.000 payı ile davacıların 65.937.500 payı dikkate alındığında, yönetim kurulu üyelerinin şirketle işlem yapma ve rekabette bulunma önerisinin, 65.937.500 red oyuna karşılık, 45.000.001 kabul oyu alarak reddedilmiş olması gerekirken, oy hakkı olmayan yönetim kurulu üyesinin kabul oyu dikkate alınarak, kanuna aykırı şekilde 84.062.499 adet kabul oyu kullanıldığı belirtilerek, gündemin 9.
maddesinin kabul edildiğinden bahsedildiği, oysa, gündemin 9. maddesinde yer alan bu kararın alınabilmesi için gerekli olan nisabın oluşmadığı, bu nedenle iptal isteminin yerinde olduğu, birleşen davada ise, her ne kadar davacı taraf şirketin kötü yönetildiği, sürekli zarar ettiği, yönetim kurulunun gerekli dikkat ve özeni göstermeksizin şirketi yönettiği iddiası ile kayyım atanmasını talep etmiş ise de, davacı tarafın iddialarının yönetim kurulunun kişisel sorumluluklarını gerektirmekte olup, kanunda belirtilmiş olan kayyım atanması için gerekli koşulların bu davada oluşmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı anonim şirketin 15/10/2012 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararın iptali istemine ilişkindir.
Davacı, davalı şirketin 15.10.2012 tarihli olağan genel kurul toplantısında gündemin 9. maddesinde alınan rekabet yasağının kaldırılmasına ilişkin kararın iptalini talep ve dava etmiş olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle dava konusu genel kurul kararının iptaline karar verilmiştir.
Ancak, dava konusu genel kurulda gündemin 9. maddesinde alınan kararla tüm yönetim kurulu üyelerinin rekabet yasağının kaldırıldığı anlaşılmaktadır. Bu karar sırf yönetim kurulu üyesi […]. ile ilgili olmadığına göre, mahkemenin, toplantı gündeminin doğrudan yalnızca yönetim kurulu üyesi […].ilgilendirdiği ve oy yoksunluğu halinin yalnızca anılan yönetim kurulu üyesi yönünden aranması gerektiği yönündeki değerlendirmesi isabetli değildir. Yönetim kurulu üyelerinin tamamı yönünden yapılan oylamada 6102 Sayılı YTTK'nın 436/1. maddesi uyarınca kendileri ile ilgili rekabet yasağının kaldırılması oylamasında, anılan yetkinin verilmesine ilişkin karar ortak ile şirket arasında şahsi bir işe ilişkin olduğundan, oy yoksunluğu halinin uygulanması ve tüm yönetim kurulu üyelerinin rekabet yasağının kaldırılmasına karar verildiğine göre, her bir yönetim kurulu üyesi yönünden şirketle rekabet yasağının kaldırılması kararının yeterli nisapla alınıp alınmadığının belirlenmesi gerekir.
Bu durumda, bir yönetim kurulu üyesi kendisi ile ilgili kararın alınmasında oy hakkından yoksun ise de, bu halde diğer yönetim kurulu üyesi ile ilgili oylamaya katılabilir. Ayrıca somut uyuşmazlıkta, yönetim kurulu üyesi […]. izin verilmesi oylamasında, kendisi, annesi Ş.. H. Z.. ve kız kardeşi davacı Ş.. Z..'nin oy yoksunu oldukları halde oy kullandıkları anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece, anılan hususlar göz önüne alınmak suretiyle her bir yönetim kurulu üyesinin rekabet yasağının kaldırılması oylamasında yeterli oy nisabının sağlanıp sağlanmadığı ayrı ayrı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101822900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz