Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15688 E. 2014/3608 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sim kart değişikliği↗ banka sorumluluğu↗ internet bankacılığı↗ eş rızası↗ dolandırıcılık↗ husumet yokluğu↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ yasal faiz↗ kusur↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan deliller, uyulan Dairemiz bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, banka hesabında bulunan paranın 3. kişiler tarafından rızası hilafına alındığı, olayın dolandırıcılık niteliğinde olduğu, dolandırıcılık eyleminin bankaya karşı işlendiği, banka müşterisi olan davacının açmış olduğu böyle bir davada GSM şirketi aleyhine hüküm kurulmasının yerinde olmayacağı, davalı banka gerekli tüm güvenlik önlemlerini almış olduğunu iddia etmiş olmasına rağmen davacıya ait stajik kişisel bilgilerin davacının kusuru ile üçüncü kişilerin eline geçmiş olduğunu ispat edemediği, davalı bankanın internet bankacılığı dolandırıcılarının GSM operatörleri abone merkezlerinden bir şekilde müşterilerine ait GSM hatlarına sim kart değişikliğini yaptığını ön görmesi, işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirlemek için objektif özel yükümlülüğü gereği yalnızca o müşteriye özel gerekli önlemleri almaması ve uygulamaması nedeniyle kusurlu olup meydana gelen davacı zararından davalı banka ile davalı M.. D..'nın sorumlu olduğu, davalı A. Şirketi'nin sorumluluğunun olmadığı gerekçesiyle, davanın davalı A.. A.. yönünden husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalılar Y.. A.. ve M.. D.. yönünden kabulü ile 4.550,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar Y.. A.. ve M.. D..'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, Y.. A.. vekili ve davalılardan M.. D.. temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Y.. A.. vekilinin ve davalılardan M.. D..'nın temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, bozmadan önce bidayet mahkemesince davalılardan M. D. bakımından verilen karar, anılan davalı tarafından temyiz edilmediğinden bu davalı yönünden kesinleştiği halde ve davalılardan Yapı Kredi Bankası'nın bidayet mahkemesince verilen kararı temyiz etmesi üzerine Dairemizce verilen 10.10.2012 tarihli karar ile banka vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verildiği halde, bu iki davalı bakımından haklarında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu davalılar bakımından davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5824 E. 2011/15918 K.
Ortak:sim kart değişikliği · eş rızası · dolandırıcılık · kusur · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan deliller, uyulan Dairemiz bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, banka hesabında bulunan paranın 3. kişiler tarafından «rızası» hilafına alındığı, olayın «dolandırıcılık» niteliğinde olduğu, dolandırıcılık eyleminin bankaya karşı işlendiği, banka müşterisi olan davacının açmış olduğu böyle bir davada GSM şirketi aleyhine hüküm kurulmasının yerinde olmayacağı, davalı banka gerekli tüm güvenlik önlemlerini almış olduğunu iddia etmiş olmasına rağmen davacıya ait stajik kişisel bilgilerin davacının «kusuru» ile üçüncü kişilerin eline geçmiş olduğunu ispat edemediği, davalı bankanın «internet bankacılığı» dolandırıcılarının GSM operatörleri abone merkezlerinden bir şekilde müşterilerine ait GSM hatlarına «sim kart değişikliğini» yaptığını ön görmesi, işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirlemek için objektif özel yükümlülüğü gereği yalnızca o müşteriye özel gerekli önlemleri alm …
A.. yönünden «husumet yokluğu» nedeni ile reddine, davalılar Y..
Benzer bu kararda… göre, davacıya ait banka hesabından internet vasıtasıyla başka hesaplara EFT yapıldığı, davalı bankanın gerekli güvenlik tedbirlerini almaması, diğer davalının ise «sim kart değişiklik» başvurusu sırasında kimlik bilgilerini kontrol etmemesi nedeniyle % 50’şer oranında kusurlu oldukları gerekçesiyle, davalı banka şubesi yönünden «pasif husumetten» davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne, 13.000 USD ve 15.615 TL’nın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar v …
Oysa, dava konusu olayda davacının banka hesabında bulunan para 3. kişiler tarafından «rızası» hilafına alınmış olup, «dolandırıcılık» eylemi bankaya karşı işlenmiştir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahte kimlik · usulsüz tevdi · usulsüz tevdi sözleşmesi · kusur oranı · mahsup · pasif husumet · vade · taşıyan
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
… göre, davacıya ait banka hesabından internet vasıtasıyla başka hesaplara EFT yapıldığı, davalı bankanın gerekli güvenlik tedbirlerini almaması, diğer davalının ise «sim kart değişiklik» başvurusu sırasında kimlik bilgilerini kontrol etmemesi nedeniyle % 50’şer oranında kusurlu oldukları gerekçesiyle, davalı banka şubesi yönünden «pasif husumetten» davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne, 13.000 USD ve 15.615 TL’nın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar v …
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür.(4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 61. maddesi).
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6770 E. 2018/2284 K.
Ortak:sim kart değişikliği · internet bankacılığı · dolandırıcılık · kusur · husumet · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan deliller, uyulan Dairemiz bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, banka hesabında bulunan paranın 3. kişiler tarafından «rızası» hilafına alındığı, olayın «dolandırıcılık» niteliğinde olduğu, dolandırıcılık eyleminin bankaya karşı işlendiği, banka müşterisi olan davacının açmış olduğu böyle bir davada GSM şirketi aleyhine hüküm kurulmasının yerinde olmayacağı, davalı banka gerekli tüm güvenlik önlemlerini almış olduğunu iddia etmiş olmasına rağmen davacıya ait stajik kişisel bilgilerin davacının «kusuru» ile üçüncü kişilerin eline geçmiş olduğunu ispat edemediği, davalı bankanın «internet bankacılığı» dolandırıcılarının GSM operatörleri abone merkezlerinden bir şekilde müşterilerine ait GSM hatlarına «sim kart değişikliğini» yaptığını ön görmesi, işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirlemek için objektif özel yükümlülüğü gereği yalnızca o müşteriye özel gerekli önlemleri alm …
A.. yönünden «husumet yokluğu» nedeni ile reddine, davalılar Y..
Benzer bu kararda… ı, aksine zamanın ve teknolojinin imkan tanıdığı alınabilecek bazı güvenlik önlemlerinin alınmamış olduğu, müşteriye ait bilgilerin üçüncü kişilerce ele geçirilerek «internet bankacılığı» üzerinden işlem yapılarak hesaptaki paraların çekilmesi dolayısıyla davacı bankanın asli kusurlu olarak %70 oranında kusurlu olduğu, davalı GSM şirketinin ise «sim kartı değişikliği» işlemlerinin kontrol ve onaylarını gereği gibi yapmayarak müşteriye ait telefonun sim kartının üçüncü kişilere geçmesine sebebiyet vererek internet bankacılığı sistemine üçüncü kişilerin girmesine bu suretle davacı bankanın zararına sebebiyet verilmekle davalı GSM şirketinin %30 oranında ikinci derecede tali kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının % 30 kusuruna tekabül eden 16.508,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/144 esas sayılı dosyasındaki «haksız eylemin» davacı bankaya yönelik olmasına ve önceki davada davalı GSM şirketine «husumet» düşmeyecek bulunmasına, ayrıca önceki davadaki «kusura» yönelik tespitin işbu «rücu» davasına etkisininde bulunmayacak olmasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, «internet bankacılığı» nedeniyle «rücuen alacak» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ifa yardımcısı · sahte kimlik · bankacılık işlemi · rücuen alacak · haksız eylem · bayilik sözleşmesi · üçüncü kişi · rücu
Benzer bu karardaŞti.” unvanlı bayisinde 01.04.2009 tarihinde «üçüncü kişiler» tarafından «sahte kimlik» kullanılarak değiştirildiği, bunun üzerine davacının müşterisine ait kullanıcı kodu ve şifre gibi bilgileri girilerek ve değiştirilen sim karta gelen tek kullanımlık şifre kullanılarak «dolandırıcılık» işleminin yapıldığı, değiştirilen sim kartının hemen kullanıma açıldığı ve bu nedenle dolandırıcılık işleminin gerçekleştiği, sim kartın değiştirildiği bayiinin davalının «ifa yardımcısı» olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/144 esas sayılı dosyasındaki «haksız eylemin» davacı bankaya yönelik olmasına ve önceki davada davalı GSM şirketine «husumet» düşmeyecek bulunmasına, ayrıca önceki davadaki «kusura» yönelik tespitin işbu «rücu» davasına etkisininde bulunmayacak olmasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/144 esas sayılı dosyasında dava dışı «üçüncü kişiye» 55.026,71 TL ödemek zorunda kaldığını, oluşan zarardan davalı GSM şirketinin sorumlu olduğunu ileri sürmüş, davalı vekili ise «sim kartı değişikliğinin» müvekkilinin bayisi tarafından yapıldığını, bayii tarafından gerçekleştirilen haksız eylemden müvekkilinin sorumlu olmadığını, ayrıca müvekkili ile bayisi arasındaki «bayilik sözleşmesi» gereğince bağımlılık ilişkisi bulunmadığını savunmuştur.
2- Dava, «internet bankacılığı» nedeniyle «rücuen alacak» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5498 E. 2012/8775 K.
Ortak:sim kart değişikliği · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan deliller, uyulan Dairemiz bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, banka hesabında bulunan paranın 3. kişiler tarafından «rızası» hilafına alındığı, olayın «dolandırıcılık» niteliğinde olduğu, dolandırıcılık eyleminin bankaya karşı işlendiği, banka müşterisi olan davacının açmış olduğu böyle bir davada GSM şirketi aleyhine hüküm kurulmasının yerinde olmayacağı, davalı banka gerekli tüm güvenlik önlemlerini almış olduğunu iddia etmiş olmasına rağmen davacıya ait stajik kişisel bilgilerin davacının «kusuru» ile üçüncü kişilerin eline geçmiş olduğunu ispat edemediği, davalı bankanın «internet bankacılığı» dolandırıcılarının GSM operatörleri abone merkezlerinden bir şekilde müşterilerine ait GSM hatlarına «sim kart değişikliğini» yaptığını ön görmesi, işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirlemek için objektif özel yükümlülüğü gereği yalnızca o müşteriye özel gerekli önlemleri alm …
A.. yönünden «husumet yokluğu» nedeni ile reddine, davalılar Y..
Benzer bu kararda… emece, davacıya ait banka hesabından internet vasıtasıyla başka hesaplara EFT yapıldığı, davalı bankanın gerekli güvenlik tedbirlerini almaması, diğer davalının ise «sim kart değişiklik» başvurusu sırasında kimlik bilgilerini kontrol etmemesi nedeniyle % 50’şer oranında kusurlu oldukları gerekçesiyle davalı banka şubesi yönünden «pasif husumetten» davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulü ile 13.000 USD ve 15.615 TL’nin faiziyle birlikte davalılardan tahsiline dair verilen kararın davalılar ve …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet
Benzer bu kararda… emece, davacıya ait banka hesabından internet vasıtasıyla başka hesaplara EFT yapıldığı, davalı bankanın gerekli güvenlik tedbirlerini almaması, diğer davalının ise «sim kart değişiklik» başvurusu sırasında kimlik bilgilerini kontrol etmemesi nedeniyle % 50’şer oranında kusurlu oldukları gerekçesiyle davalı banka şubesi yönünden «pasif husumetten» davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulü ile 13.000 USD ve 15.615 TL’nin faiziyle birlikte davalılardan tahsiline dair verilen kararın davalılar ve …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/15688 E. , 2014/3608 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 2. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 21/05/2013
NUMARASI 2013/1299-2013/590
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.05.2013 tarih ve 2013/1299-2013/590 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Y.. A.. vekili ve davalı M.. D.. tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Sinan İcik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 15/12/2008 tarihinde müvekkilinin bilgisi dışında internet bankacılığı kullanılarak hesabındakİ 4.550,00 TL parasının, aynı bankanın başka bir şubesi müşterisi olan davalı M.. D..'ya ait kredi kartı hesabına aktarıldığını, işlem sırasında gönderilen SMS şifresinin, davalı A. A.Ş. tarafından talebi olmaksızın çıkartılan ve üçüncü kişilere verilen sim kartına gönderildiğini, davalı bankanın internet hizmeti verirken gerekli güvenlik önlemlerini almadığını, davalı GSM şirketinin ise sim kartını üçüncü kişilere vererek SMS şifresinin bu kişilerin eline geçmesine sebep olduğunu ileri sürerek, 4.550 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, müvekkilinin internet bankacılığı sisteminde her türlü güvenlik önleminin alındığını, davacının hesabından doğru şifre girilerek işlem yapıldığını, şifrenin korunmasının müşterinin sorumluluğunda olduğunu, zararın oluşmasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
[…] A.Ş. vekili, müvekkili şirketinin sadece haberleşme sektöründe faaliyet gösterdiğini,davacıya ait banka hesap hareketlerini kontrol etmek, yönlendirmek ve buna benzer herhangi bir işlem yapma yetkisinin bulunmadığını, olayın müvekkili tarafından meydana getirilmediğini savunmuştur.
Davalı, M.. D.. davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller, uyulan Dairemiz bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, banka hesabında bulunan paranın 3. kişiler tarafından rızası hilafına alındığı, olayın dolandırıcılık niteliğinde olduğu, dolandırıcılık eyleminin bankaya karşı işlendiği, banka müşterisi olan davacının açmış olduğu böyle bir davada GSM şirketi aleyhine hüküm kurulmasının yerinde olmayacağı, davalı banka gerekli tüm güvenlik önlemlerini almış olduğunu iddia etmiş olmasına rağmen davacıya ait stajik kişisel bilgilerin davacının kusuru ile üçüncü kişilerin eline geçmiş olduğunu ispat edemediği, davalı bankanın internet bankacılığı dolandırıcılarının GSM operatörleri abone merkezlerinden bir şekilde müşterilerine ait GSM hatlarına sim kart değişikliğini yaptığını ön görmesi, işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirlemek için objektif özel yükümlülüğü gereği yalnızca o müşteriye özel gerekli önlemleri almaması ve uygulamaması nedeniyle kusurlu olup meydana gelen davacı zararından davalı banka ile davalı M..
D..'nın sorumlu olduğu, davalı A. Şirketi'nin sorumluluğunun olmadığı gerekçesiyle, davanın davalı A.. A.. yönünden husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalılar Y.. A.. ve M.. D.. yönünden kabulü ile 4.550,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar Y.. A.. ve M.. D..'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, Y.. A.. vekili ve davalılardan M.. D.. temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Y.. A.. vekilinin ve davalılardan M.. D..'nın temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, bozmadan önce bidayet mahkemesince davalılardan M. D. bakımından verilen karar, anılan davalı tarafından temyiz edilmediğinden bu davalı yönünden kesinleştiği halde ve davalılardan Yapı Kredi Bankası'nın bidayet mahkemesince verilen kararı temyiz etmesi üzerine Dairemizce verilen 10.10.2012 tarihli karar ile banka vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verildiği halde, bu iki davalı bakımından haklarında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu davalılar bakımından davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı Y.. A.. vekilinin ve davalılardan M.. D..'nın temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle kararın BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenler davalı Y.. A.. ve davalı M.. D..'ya iadesine, 26.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101820600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz