Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/420 E. 2024/1109 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
derdest icra takibi↗ telafisi imkansız zarar↗ yargılama giderinden sorumluluk↗ ilamsız takip↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ yeniden tescil↗ ek tasfiye işlemleri↗ ihya davası↗ yasal hasım↗ esas sözleşme↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ vekâlet ücreti↗ yargılama giderleri↗ derdestlik↗ ihya↗ kesin süre↗ infaz↗ tasfiye memuru↗ tüzel kişilik↗ anonim şirket↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ iş mahkemesi görev alanı↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ yetki↗ ek tasfiye↗ terkin↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tasfiye memurunun şirketi hakkında derdest icra takibi varken tasfiyeyi sonlandırmış olduğu, bu durumda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 326 ncı maddesi gereğince yargılama giderinden sorumlu olacağı, davalı ... Sicili Müdürlüğü ise yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün 165796-5 sırasında kayıtlı Tasfiye Halinde Fer Yatırım Gıda Dış Ticaret Anonim Şirketinin 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/456 E. sayılı dosyası ve bu dosyada verilecek kararın infazı ile sınırlı olarak ihyasına, önceki tasfiye memuru davalı ...'nun yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı tasfiye memuru vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 29.12.2020 tarihli genel kurul kararı ile kanunda belirlenen ilkelere uygun şekilde terkin edildiğini, tasfiye işlemlerinin gerektiği gibi tamamlanmayarak şirket alacaklıların menfaatinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın yerinde olmadığını, geçici bir tedbir olan ek tasfiyenin ... bir hukuki durum meydana getirmediğini, bununla alınması ihmal edilmiş tedbirlerin alınmaya çalışıldığını, ihmal edilen tasfiye işlemlerinin yapılmasını takiben, şirketin faaliyetinin yine sona erdirileceğini, tüzel kişiliği bulunmayan şirkete karşı başlatılan takibin yersiz olduğunu, şirketin borcunun bulunmaması nedeniyle takibe itiraz edildiğini, terkinin usulüne uygun yapılması nedeniyle ihya kararı verilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından tasfiye halindeki şirket aleyhine açıldığı anlaşılan itirazın iptali talepli davanın derdest olduğu, derdest olan bu davada taraf teşkilinin sağlanarak yargılama yapılmasının sağlanması bakımından, tasfiye halindeki şirketin ihyasını talep etmekte davacının hukuki yararı bulunduğu gibi yasada aranan ihya şartlarının bulunduğu, diğer yandan davacının alacaklı olup olmadığının ihya davasında tartışılamayacağı ve tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunda ileri sürdüğü borcun varlığına ilişkin itiraz sebeplerinin itirazın iptali davasında tartışılması gerektiği, dolayısıyla mahkemece 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan şirketin ihyasına karar verilmiş olmasında ve anılan madde hükmü uyarınca, son tasfiye memuru olduğu anlaşılan birleşen davalı tasfiye memurunun ek tasfiye işlemleri için de tasfiye memuru olarak atanmasında yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı tasfiye memuru vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf mahkemesince davacının alacaklı olup olmadığının ihya davasında tartışılamayacağı ve borcun varlığına ilişkin itirazların itirazın iptali davasında değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin değerlendirmelerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira şirketin usulüne uygun şekilde tasfiyesinin yapıldığını ve davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, dolayısıyla davacı tarafından ihya davası açılmasında herhangi bir hukuki yarar bulunmadığını, bu kararın telafisi imkansız zararlar doğuracağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan limited şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olup olmadığı, ihya şartlarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tasfiye memuru vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6312 E. 2014/12952 K.
Ortak:yeniden tescil · ihya · tasfiye memuru · ek tasfiye · i̇i̇k 72/son · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından «tasfiye» halindeki şirket aleyhine açıldığı anlaşılan itirazın iptali talepli davanın «derdest» olduğu, derdest olan bu davada taraf teşkilinin sağlanarak yargılama yapılmasının sağlanması bakımından, tasfiye halindeki şirketin ihyasını talep etmekte davacının «hukuki yararı» bulunduğu gibi yasada aranan «ihya» şartlarının bulunduğu, diğer yandan davacının alacaklı olup olmadığının ihya davasında tartışılamayacağı ve «tasfiye memuru» vekilinin istinaf başvurusunda ileri sürdüğü borcun varlığına ilişkin itiraz sebeplerinin itirazın iptali davasında tartışılması gerektiği, dolayısıyla mahkemece 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca tasfiye sonucu «terkin» olan şirketin ihyasına karar verilmiş olmasında ve anılan madde hükmü uyarınca, «son» tasfiye memuru olduğu anlaşılan birleşen davalı tasfiye memurunun ek «tasfiye işlemleri» için de tasfiye memuru olarak atanmasında yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kar …
İstinaf Sebepleri Davalı «tasfiye memuru» vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 29.12.2020 tarihli genel kurul kararı ile kanunda belirlenen ilkelere uygun şekilde «terkin» edildiğini, tasfiye işlemlerinin gerektiği gibi tamamlanmayarak şirket alacaklıların menfaatinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın yerinde olmadığını, geçici bir tedbir olan ek tasfiyenin ... bir hukuki durum meydana getirmediğini, bununla alınması ihmal edilmiş tedbirlerin alınmaya çalışıldığını, ihmal edilen tasfiye işlemlerinin yapılmasını takiben, şirketin faaliyetinin yine sona erdirileceğini, «tüzel kişiliği» bulunmayan şirkete karşı başlatılan takibin yersiz olduğunu, şirketin borcunun bulunmaması nedeniyle takibe itiraz edildiğini, terkinin usulüne uygun yapılması nedeniyle «ihya» kararı verilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf mahkemesince davacının alacaklı olup olmadığının «ihya» davasında tartışılamayacağı ve borcun varlığına ilişkin itirazların itirazın iptali davasında değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin değerlendirmelerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira şirketin usulüne uygun şekilde tasfiyesinin yapıldığını ve davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, dolayısıyla davacı tarafından «ihya davası» açılmasında herhangi bir «hukuki yarar» bulunmadığını, bu kararın «telafisi imkansız zararlar» doğuracağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava «ehliyetinin» medeni hakları kullanma ehliyeti ne göre belirleneceği, gerçek kişinin ölümü ile medeni haklardan yararlanma ehliyeti ve buna bağlı olarak taraf ehliyetinin sona ereceği, «tasfiye memuru» davalı H..
Uyuşmazlık 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesine dayalı olarak açılmış «ihya» ve sicile «yeniden tescile» ilişkindir.
Anılan TTK'nın 547/2 fıkrası uyarınca mahkemece istemin yerinde olduğu kabul edildiği takdirde yeni bir «tasfiye» memurunun «görevlendirilmesinin» mümkün olması nedeniyle uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken «son» tasfiye memurunun öldüğünden bahisle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taraf ehliyeti · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava «ehliyetinin» medeni hakları kullanma ehliyeti ne göre belirleneceği, gerçek kişinin ölümü ile medeni haklardan yararlanma ehliyeti ve buna bağlı olarak taraf ehliyetinin sona ereceği, «tasfiye memuru» davalı H..
Anılan TTK'nın 547/2 fıkrası uyarınca mahkemece istemin yerinde olduğu kabul edildiği takdirde yeni bir «tasfiye» memurunun «görevlendirilmesinin» mümkün olması nedeniyle uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken «son» tasfiye memurunun öldüğünden bahisle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/420 E. , 2024/1109 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/1795 Esas, 2023/1950 Karar
vekili Avukat ...
DAVALILAR 1- ...
vekili Avukat ...
2- ...
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE
MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 4.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2023/242 E., 2023/510 K.
Taraflar arasındaki limited şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tasfiye memuru vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ihyası talep edilen şirket aleyhine takip başlatıldığını, borçlunun haksız itirazının iptali için dava açıldıktan sonra şirketin terkin edildiğini, taraf teşkilinin sağlanması için ihya davası açıldığını ve mahkemece takip dosyası ile sınırlı olmak üzere verilen ihya kararının Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2022/4745 E. ve 2022/5505 K. sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiğini, kesinleşen ihya hükmünün takip dosyası ile sınırlı olması ancak yargılaması yapılan itirazın iptali davasının icra takibinden bağımsız bir dava olması sebebi ile ihya davası açmak üzere davacı vekiline yeniden ve son kez iki haftalık kesin süre verildiğini, müvekkilinin alacağına kavuşması için şirketin faaliyetine devam etmesi gerektiğini, İstanbul Anadolu 12.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/456 E. sayılı dosyasında taraf teşkilinin sağlanması ve İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğü'nün 2020/10419 E. sayılı icra dosyası ile sınırlı olmayacak şekilde süresiz olarak şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirerek karara bağladığını, yasal şartları oluşan tescillerin yapıldığını, yetkili organların kararı ile terkin edilmiş bir şirketin ancak mahkeme kararı ile yeniden tescil edilebileceğini, tasfiye memurunun kanundan ve esas sözleşmeden ... yükümlülüklerini kusuruyla ihlal etmesi halinde sorumlu olacağını, müvekkilinin davaya neden olmadığından yargılama giderlerinden de sorumlu tutulamayacağını savunarak müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 29.12.2020 tarihli genel kurul kararı ile kanuna uygun olarak terkin edildiğini, tüzel kişiliği bulunmayan şirket aleyhine 01.07.2021 tarihinde ilamsız takip başlatıldığını, müvekkilinin borcu bulunmaması nedeniyle takibe itiraz edildiğini, bu davada tasfiye memurunun tasfiye işlemlerini gerektiği gibi tamamlamadığı ve alacaklıların menfaatini ağır şekilde ihlal ettiğinin iddia edildiğini, ancak davacının iddia ve taleplerin, gerçeklikten uzak olduğunu, ek tasfiye kararının geçici bir tedbir olarak ... bir hukuki durum meydana getirmediğini, eksik tasfiye işlemlerinin yapılmasından sonra şirketin faaliyetinin sona ereceğini, müvekkili şirketin, davacıya herhangi bir borcu bulunmaması nedeniyle ihya davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tasfiye memurunun şirketi hakkında derdest icra takibi varken tasfiyeyi sonlandırmış olduğu, bu durumda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 326 ncı maddesi gereğince yargılama giderinden sorumlu olacağı, davalı ... Sicili Müdürlüğü ise yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün 165796-5 sırasında kayıtlı Tasfiye Halinde Fer Yatırım Gıda Dış Ticaret Anonim Şirketinin 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 12.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/456 E. sayılı dosyası ve bu dosyada verilecek kararın infazı ile sınırlı olarak ihyasına, önceki tasfiye memuru davalı ...'nun yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı tasfiye memuru vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 29.12.2020 tarihli genel kurul kararı ile kanunda belirlenen ilkelere uygun şekilde terkin edildiğini, tasfiye işlemlerinin gerektiği gibi tamamlanmayarak şirket alacaklıların menfaatinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın yerinde olmadığını, geçici bir tedbir olan ek tasfiyenin ... bir hukuki durum meydana getirmediğini, bununla alınması ihmal edilmiş tedbirlerin alınmaya çalışıldığını, ihmal edilen tasfiye işlemlerinin yapılmasını takiben, şirketin faaliyetinin yine sona erdirileceğini, tüzel kişiliği bulunmayan şirkete karşı başlatılan takibin yersiz olduğunu, şirketin borcunun bulunmaması nedeniyle takibe itiraz edildiğini, terkinin usulüne uygun yapılması nedeniyle ihya kararı verilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından tasfiye halindeki şirket aleyhine açıldığı anlaşılan itirazın iptali talepli davanın derdest olduğu, derdest olan bu davada taraf teşkilinin sağlanarak yargılama yapılmasının sağlanması bakımından, tasfiye halindeki şirketin ihyasını talep etmekte davacının hukuki yararı bulunduğu gibi yasada aranan ihya şartlarının bulunduğu, diğer yandan davacının alacaklı olup olmadığının ihya davasında tartışılamayacağı ve tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunda ileri sürdüğü borcun varlığına ilişkin itiraz sebeplerinin itirazın iptali davasında tartışılması gerektiği, dolayısıyla mahkemece 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan şirketin ihyasına karar verilmiş olmasında ve anılan madde hükmü uyarınca, son tasfiye memuru olduğu anlaşılan birleşen davalı tasfiye memurunun ek tasfiye işlemleri için de tasfiye memuru olarak atanmasında yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı tasfiye memuru vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf mahkemesince davacının alacaklı olup olmadığının ihya davasında tartışılamayacağı ve borcun varlığına ilişkin itirazların itirazın iptali davasında değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin değerlendirmelerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira şirketin usulüne uygun şekilde tasfiyesinin yapıldığını ve davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, dolayısıyla davacı tarafından ihya davası açılmasında herhangi bir hukuki yarar bulunmadığını, bu kararın telafisi imkansız zararlar doğuracağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan limited şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olup olmadığı, ihya şartlarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tasfiye memuru vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018153300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz