Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/6312 E. 2014/12952 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yeniden tescil↗ ttk 547↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ taraf ehliyeti↗ ek tasfiye↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava ehliyetinin medeni hakları kullanma ehliyeti ne göre belirleneceği, gerçek kişinin ölümü ile medeni haklardan yararlanma ehliyeti ve buna bağlı olarak taraf ehliyetinin sona ereceği, tasfiye memuru davalı H.. Ş..'in dava tarihinden önce öldüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesine dayalı olarak açılmış ihya ve sicile yeniden tescile ilişkindir. Anılan TTK'nın 547/2 fıkrası uyarınca mahkemece istemin yerinde olduğu kabul edildiği takdirde yeni bir tasfiye memurunun görevlendirilmesinin mümkün olması nedeniyle uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken son tasfiye memurunun öldüğünden bahisle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ticaret Sicil Memurunun kararına itiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6389 E. 2023/1010 K.
Ortak:yeniden tescil · ihya · tasfiye memuru · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava «ehliyetinin» medeni hakları kullanma ehliyeti ne göre belirleneceği, gerçek kişinin ölümü ile medeni haklardan yararlanma ehliyeti ve buna bağlı olarak taraf ehliyetinin sona ereceği, «tasfiye memuru» davalı H..
Uyuşmazlık 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesine dayalı olarak açılmış «ihya» ve sicile «yeniden tescile» ilişkindir.
Anılan TTK'nın 547/2 fıkrası uyarınca mahkemece istemin yerinde olduğu kabul edildiği takdirde yeni bir «tasfiye» memurunun «görevlendirilmesinin» mümkün olması nedeniyle uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken «son» tasfiye memurunun öldüğünden bahisle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereği mahkemece şirketin «yeniden tescili» ve «tasfiye» işlemlerinin yürütülmesi amacıyla «tasfiye memuru atanmasına» karar verilebileceği, bunun dışında tasfiye adresinin belirlenmesine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı, davalı tarafın kararına dayanak yaptığı düzenlemen …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça, «tasfiye» işlemlerinin «şirket merkezi» dışında yürütülmesine mahkemece karar verilmesi gerektiğinden davacı tarafın talebinin reddine karar verilmiş ise de 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereği mahkemece şirketin «yeniden tescili» ve tasfiye işlemlerinin yürütülmesi amacıyla «tasfiye memuru atanmasına» karar verilebileceği, bunun dışında mahkemenin kararında tasfiye adresinin belirlenmesine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı, Yönetmeliğin bahsi geçen hükm …
İstinaf Sebepleri Davalı istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu şirketin «tasfiye» işlemlerinin yürütüleceği merkezi değiştirme «yetkisinin», tasfiye kararını veren mahkemeye ait olduğunu, ek tasfiye kararında tescil edilecek hususlar arasında şirket tasfiye işlemlerinin yürütüleceği adresin de bulunduğunu, davacı tasfiye memurunun şirket tasfiye işlemlerinin yürütüleceği adresi, «ihya» kararını veren mahkemeden farklı şekilde değiştirmesinin, mevzuat gereğince mümkün olmadığını, bu bakımdan müvekkillinin mevzuata uygun işlem yaptığını, ayrıca «yargı gideri» ve vekalet ücretinden de sorumlu tutulamayacağını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargı gideri · şirket merkezi mahkemesi · tasfiye memuru atanması · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu şirketin «tasfiye» işlemlerinin yürütüleceği merkezi değiştirme «yetkisinin», tasfiye kararını veren mahkemeye ait olduğunu, ek tasfiye kararında tescil edilecek hususlar arasında şirket tasfiye işlemlerinin yürütüleceği adresin de bulunduğunu, davacı tasfiye memurunun şirket tasfiye işlemlerinin yürütüleceği adresi, «ihya» kararını veren mahkemeden farklı şekilde değiştirmesinin, mevzuat gereğince mümkün olmadığını, bu bakımdan müvekkillinin mevzuata uygun işlem yaptığını, ayrıca «yargı gideri» ve vekalet ücretinden de sorumlu tutulamayacağını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça, «tasfiye» işlemlerinin «şirket merkezi» dışında yürütülmesine mahkemece karar verilmesi gerektiğinden davacı tarafın talebinin reddine karar verilmiş ise de 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereği mahkemece şirketin «yeniden tescili» ve tasfiye işlemlerinin yürütülmesi amacıyla «tasfiye memuru atanmasına» karar verilebileceği, bunun dışında mahkemenin kararında tasfiye adresinin belirlenmesine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı, Yönetmeliğin bahsi geçen hükm …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereği mahkemece şirketin «yeniden tescili» ve «tasfiye» işlemlerinin yürütülmesi amacıyla «tasfiye memuru atanmasına» karar verilebileceği, bunun dışında tasfiye adresinin belirlenmesine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı, davalı tarafın kararına dayanak yaptığı düzenlemen …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17037 E. 2013/22036 K.
Ortak:tasfiye memuru · ek tasfiye · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava «ehliyetinin» medeni hakları kullanma ehliyeti ne göre belirleneceği, gerçek kişinin ölümü ile medeni haklardan yararlanma ehliyeti ve buna bağlı olarak taraf ehliyetinin sona ereceği, «tasfiye memuru» davalı H..
Anılan TTK'nın 547/2 fıkrası uyarınca mahkemece istemin yerinde olduğu kabul edildiği takdirde yeni bir «tasfiye» memurunun «görevlendirilmesinin» mümkün olması nedeniyle uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken «son» tasfiye memurunun öldüğünden bahisle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaKararı, davalı «tasfiye memuru» temyiz etmiştir.
2- Ancak, talep edilmediği halde davacı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmadığından kararın bu nedenle mümeyyiz davalı «tasfiye memuru» yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı «tasfiye» memurunun aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti
Benzer bu kararda2- Ancak, talep edilmediği halde davacı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmadığından kararın bu nedenle mümeyyiz davalı «tasfiye memuru» yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/6312 E. , 2014/12952 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 05/12/2013
NUMARASI 2012/580-2013/461
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/12/2013 tarih ve 2012/580-2013/461 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tasfiyesi tamamlanmış ...Tekstil San. Tic. A.Ş şirketinde işçi olarak çalıştığı yıllara ait SGK girişlerinin yapılmadığını, iş mahkemesinde hizmet tespit ve sair alacaklar için şirket aleyhine dava açıldığını ileri sürerek şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ticaret sicil memurluğu vekili, davada müvekkilinin yasal hasım olduğunu, yargılama harç ve masraflarından sorumlu tutulmaması gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalı tasfiye memuru vefat etmiş olduğundan kendisine tebliğat yapılamamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava ehliyetinin medeni hakları kullanma ehliyeti ne göre belirleneceği, gerçek kişinin ölümü ile medeni haklardan yararlanma ehliyeti ve buna bağlı olarak taraf ehliyetinin sona ereceği, tasfiye memuru davalı H.. Ş..'in dava tarihinden önce öldüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesine dayalı olarak açılmış ihya ve sicile yeniden tescile ilişkindir. Anılan TTK'nın 547/2 fıkrası uyarınca mahkemece istemin yerinde olduğu kabul edildiği takdirde yeni bir tasfiye memurunun görevlendirilmesinin mümkün olması nedeniyle uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken son tasfiye memurunun öldüğünden bahisle davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı veklinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101921700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz