Faiz serbestisi (ttk 8)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/18106 E. 2014/8826 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
faiz serbestisi (ttk 8)↗ navlun faturası↗ takip talebi↗ navlun bedeli↗ sahtelik↗ navlun↗ taşıma sözleşmesi↗ tbk 99↗ işlemiş faiz↗ istirdat↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ avans faizi↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi kök-ek raporlarına göre, davacının davalıdan 27.098,83 TL tutarında alacaklı göründüğü, ancak faturaların niteliği itibariyle ve defter kayıtlarına göre TTK 23 ve devamı maddeleri gereğince usulüne uygun bir biçimde tebliğ edilmiş faturadan söz edilemeyeceğini, kabul edilebilir navlun faturası kapsamında 2.700,00 Euro faturanın kabul edilebilir nitelikte olduğu diğer hasar faturası bakımından davada davanın kabulü itibariyle yasal koşulların gerçekleşmediği, dorsenin seyahat izin belgesinin sahteliği neticesinde taşıma sözleşmesinde ön görülen şekilde ve edimin sözleşmeye uygun tam ifasından söz edilemeyeceği, C.. 29 kapsamında davalı şirketin kendi hareketinden sorumlu olması gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddine, davaya konu Kadıköy 6. İcra Müdürlüğü'nün 2011/2639 Esas sayılı takip dosyası üzerinden yürütülen icra takibine davalı borçlunun itirazının kısmen iptali ile; 2.700,00 Euro karşılığı 5.559.30 TL asıl alacak 270,00 TL işlemiş faiz üzerinden takip tarihinden itibaren ve karar tarihinde yürürlükte bulunan TBK 88 maddesi ve 120. maddesi kapsamında sözleşmede öngörülen faiz oranına getirilen sınırlayıcı yasa hükümleri bakımından; TBK'nın Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasa 1 ve 7. maddesi kapsamında değerlendirme yapılmak sureti ile TTK 8. ve 9. maddesi gereğince ticari
işlerde faizin serbestçe kararlaştırılacağı açık olmakla; istemle bağlılık kuralı gereğince %12 oranını aşmamak kaydı ile; değişen ve değişecek oranda avans faiz oranları uygulanmak sureti ile takibin devamına, alacağın niteliği itibari ile davalı tarafından bilinebilir ve belirlenebilir nitelikte yani likit olduğu anlaşılmakla, İİK 67/2 maddesi gereğince yasal koşulları oluşan icra inkar tazminatına ilişkin istemin kabulü ile, 6352 sayılı Yasa ile değişik İİK 67/2 maddesi gereğince takip tarihine göre takip talebine konu alacağın %40'ı tutarındaki icra inkar tazminatı alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşan istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı, taraflar arasındaki sözleşmeyi feshetmeden davacı adına dava dışı firmalara yaptırdığı taşımayla ilgili diğer giderleri talep ettiğinden davalıdan ödediği navlun bedelini geri isteyemez. Davada, davacının uğramış olduğu zararını da kendi sigortasından tahsil ettiği anlaşıldığından davacının hiç navlun bedeli ödemeden taşıma yaptırması sonucunu doğuracak şekilde ödediği navlun bedelinin istirdatına karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10119 E. 2015/12440 K.
Ortak:navlun · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz kararda… dürlüğü'nün 2011/2639 Esas sayılı takip dosyası üzerinden yürütülen icra takibine davalı borçlunun itirazının kısmen iptali ile; 2.700,00 Euro karşılığı 5.559.30 TL «asıl alacak» 270,00 TL «işlemiş faiz» üzerinden takip tarihinden itibaren ve karar tarihinde yürürlükte bulunan TBK 88 maddesi ve 120. maddesi kapsamında sözleşmede öngörülen faiz oranına getirilen sınırlayıcı yasa hükümleri bakımından; TBK'nın Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasa 1 ve 7. maddesi kapsamında değerlendirme yapılmak sureti ile TTK 8. ve 9. maddesi gereğince ticari işlerde faizin serbestçe kararlaştırılacağı açık olmakla; istemle bağlılık kuralı gereğince %12 oranını aşmamak «kaydı» ile; değişen ve değişecek oranda «avans faiz» oranları uygulanmak sureti ile takibin devamına, alacağın niteliği itibari ile davalı tarafından bilinebilir ve belirlenebilir nitelikte yani likit olduğu anlaşılmakla, İİK 67/2 maddesi gereğince yasal koşulları oluşan «icra inkar tazminatına» ilişkin istemin kabulü ile, 6352 sayılı Yasa ile değişik İİK 67/2 maddesi gereğince takip tarihine göre «takip talebine» konu alacağın %40'ı tutarındaki icra inkar tazminatı alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşan istemin reddine karar verilmiştir.
… n delillere ve düzenlenen bilirkişi kök-ek raporlarına göre, davacının davalıdan 27.098,83 TL tutarında alacaklı göründüğü, ancak faturaların niteliği itibariyle ve «defter» kayıtlarına göre TTK 23 ve devamı maddeleri gereğince usulüne uygun bir biçimde tebliğ edilmiş faturadan söz edilemeyeceğini, kabul edilebilir «navlun faturası» kapsamında 2.700,00 Euro faturanın kabul edilebilir nitelikte olduğu diğer «hasar» faturası bakımından davada davanın kabulü itibariyle yasal koşulların gerçekleşmediği, dorsenin seyahat izin belgesinin «sahteliği» neticesinde «taşıma sözleşmesinde» ön görülen şekilde ve edimin sözleşmeye uygun tam ifasından söz edilemeyeceği, C..
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı, taraflar arasındaki sözleşmeyi feshetmeden davacı adına dava dışı firmalara yaptırdığı taşımayla ilgili diğer giderleri talep ettiğinden davalıdan ödediği «navlun bedelini» geri isteyemez.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın «navlun» ödeme yükümlüsü olduğuna ilişkin delil bulunmadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine, alacağın % 20 oranında «icra inkar tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddedildiğinden davalı lehine «kötüniyet tazminatına» hükmedilmiştir.
Davacı aleyhine «kötüniyet tazminatına» hükmedilebilmesi için, davacının yaptığı icra takibinin haksız olması yeterli olmayıp aynı zamanda bu icra takibinin kötüniyetli olarak yapıldığının ispat edilmesi gerekir.
Dosya kapsamında davacının «kötüniyetle» takip başlattığını gösteren bir delil bulunmadığından davalının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/18106 E. , 2014/8826 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 12/03/2013
NUMARASI 2013/144-2013/47
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/03/2013 tarih ve 2013/144-2013/47 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin bir kısım tekstil ürünlerinin İtalya'dan Türkiye'ye nakliyesi için müvekkili şirket ile anlaştığını, anlaşmaya konu ürünlerin taşınması sırasında İtalyan makamları tarafından yapılan kontrolde "seyahat izni" belgesinin sahte olduğunun tespit edilmesi üzerine, emtiaların naklinin kargo uçaklarıyla sağlandığını, 31/12/2010 tarihli hasar tazmin raporuna göre 21.539,00TL hasar tazmin bedeline ilişkin olarak ve aynı tarihli 5.559,00TL bedelli navlun iade bedeli faturası düzenlenerek davalıya gönderilmesine rağmen davalının ödememesi üzerine yasal takibe geçtiklerini, Kadıköy 6. İcra Müdürlüğü’nün 2011/2639 Esas sayılı takip dosyası üzerinden takibin yapıldığını, davalının yaptığı itirazın haksız ve yersiz olduğunu belirterek, itirazın kaldırılmasına, davalının alacağın %40'ından az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, Ç.. G.. Lojistik Antrepo San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı bir şirket bulunmadığını, icra takibi sırasında ve dava dilekçesinde gerçek unvanın yer almaması nedeniyle taraf ehliyeti yokluğundan ve esastan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi kök-ek raporlarına göre, davacının davalıdan 27.098,83 TL tutarında alacaklı göründüğü, ancak faturaların niteliği itibariyle ve defter kayıtlarına göre TTK 23 ve devamı maddeleri gereğince usulüne uygun bir biçimde tebliğ edilmiş faturadan söz edilemeyeceğini, kabul edilebilir navlun faturası kapsamında 2.700,00 Euro faturanın kabul edilebilir nitelikte olduğu diğer hasar faturası bakımından davada davanın kabulü itibariyle yasal koşulların gerçekleşmediği, dorsenin seyahat izin belgesinin sahteliği neticesinde taşıma sözleşmesinde ön görülen şekilde ve edimin sözleşmeye uygun tam ifasından söz edilemeyeceği, C.. 29 kapsamında davalı şirketin kendi hareketinden sorumlu olması gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddine, davaya konu Kadıköy 6.
İcra Müdürlüğü'nün 2011/2639 Esas sayılı takip dosyası üzerinden yürütülen icra takibine davalı borçlunun itirazının kısmen iptali ile;
2. 700,00 Euro karşılığı 5.559.30 TL asıl alacak 270,00 TL işlemiş faiz üzerinden takip tarihinden itibaren ve karar tarihinde yürürlükte bulunan TBK 88 maddesi ve 120. maddesi kapsamında sözleşmede öngörülen faiz oranına getirilen sınırlayıcı yasa hükümleri bakımından; TBK'nın Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasa 1 ve 7. maddesi kapsamında değerlendirme yapılmak sureti ile TTK 8. ve 9. maddesi gereğince ticari
işlerde faizin serbestçe kararlaştırılacağı açık olmakla; istemle bağlılık kuralı gereğince %12 oranını aşmamak kaydı ile; değişen ve değişecek oranda avans faiz oranları uygulanmak sureti ile takibin devamına, alacağın niteliği itibari ile davalı tarafından bilinebilir ve belirlenebilir nitelikte yani likit olduğu anlaşılmakla, İİK 67/2 maddesi gereğince yasal koşulları oluşan icra inkar tazminatına ilişkin istemin kabulü ile, 6352 sayılı Yasa ile değişik İİK 67/2 maddesi gereğince takip tarihine göre takip talebine konu alacağın %40'ı tutarındaki icra inkar tazminatı alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşan istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı, taraflar arasındaki sözleşmeyi feshetmeden davacı adına dava dışı firmalara yaptırdığı taşımayla ilgili diğer giderleri talep ettiğinden davalıdan ödediği navlun bedelini geri isteyemez. Davada, davacının uğramış olduğu zararını da kendi sigortasından tahsil ettiği anlaşıldığından davacının hiç navlun bedeli ödemeden taşıma yaptırması sonucunu doğuracak şekilde ödediği navlun bedelinin istirdatına karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 08.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101812300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz