Anonim şirket yönetim kurulu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/14636 E. 2014/8724 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
anonim şirket yönetim kurulu↗ sorumluluk davası↗ hmk 307↗ davadan feragat↗ dava şartı yokluğu↗ kesin süre↗ rücu↗ muvafakat↗ anonim şirket↗ feragat↗ havale↗ yönetim kurulu kararı↗ ibraz↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 341. maddesi uyarınca anonim şirket yönetim kurulu üyeleri hakkındaki sorumluluk davasının şirket adına denetçiler tarafından açılması ve dava açılması hususunda genel kurul kararı bulunması gerektiği, davacının 10.08.2011 tarihli genel kurulda gündemde olmamasına rağmen sorumluluk davası açılması hakkında karar verilmesini talep ettiği, ancak bu hususun gündemde olmaması nedeniyle görüşülmediği, davacının sorumluluk davası açılması hakkındaki talebinin kabul ya da reddine ilişkin olarak genel kurulda alınmış bir karar bulunmadığı, anılan yasa hükmü uyarınca genel kurulda yönetim kurulu üyeleri hakkında dava açılmamasına karar verilmesi ve azınlığın dava açılması hususunda oy kullanması halinde şirketin dava açmaya zorunlu olduğunun düzenlendiği, davalıların 2002 tarihinde yönetim kurulu üyesi olarak atandıkları davacı tarafa, şirket genel kurulunun davaya muvafakatine ilişkin kararı ve denetim kurulu üyelerinin muvafakatleri ile denetim kurulu üyelerinin vekaletnamesini sunması için verilen süre ve kesin sürede bu hususun davacı tarafça yerine getirilmediği gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, şirket yönetim kurulu üyeleri aleyhine sorumluluk davası olarak açılmış olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş ve mahkemece verilen karar sonrasında davacı vekili ile davalılar N.. E.. ve R.. K.. vekili tarafından ortak imzalarını içerir, davacının davalı C.. K.. dışında kalan diğer davalılar aleyhine açtığı davasından ve davaya konu uyuşmazlıktaki tüm hak ve fer'ilerinden gayri kabili rücu kaydıyla feragat ettiğini bildirir 5.8.2013 havale tarihli dilekçe ibraz edildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri niteliktedir. Davadan feragat karar kesinleşinceye değin yapılabilir ve HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Öte yandan, HMK’nın 74. maddesi uyarınca davadan feragat için vekilin vekaletnamesinde özel olarak yetkilendirilmiş olması gerekir. Bu belirtilen yasal ilkeler dairesinde yapılan incelemede yerel mahkeme kararının mümeyyiz davacı bakımından süresinde temyiz edilmiş olmakla henüz kesinleşmediği, davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat için özel olarak yetkilendirilmiş olduğu gözlenmiştir. Bu durumda, davacı vekilinin davadan feragate ilişkin beyanının yukarıda sayılan davalılar bakımından sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, davada bir miktar tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiş, bir başka söyleyişle iddianın ileri sürülüş biçimine göre davalılar arasında teselsül söz konusu olmakla, davacı yan vekilinin müteselsil borçlulardan bir kısmı hakkındaki davadan, alacak haklarından feragat etmiş olmasının, BK’nın 145 ve 147. maddeleri çerçevesinde diğer müteselsil borçlu davalılara da sirayet edip etmeyeceği hususunun da değerlendirilmesi gerekmekte olup, Yargıtay İBK’nın 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca bir kısım davalılar hakkındaki davadan feragate ve bu feragatin diğer davalılar bakımından da sonuç doğurup doğurmayacağına ilişkin değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5460 E. 2015/7003 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · ibraz · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaK.. dışında kalan diğer davalılar aleyhine açtığı davasından ve davaya konu uyuşmazlıktaki tüm hak ve fer'ilerinden gayri kabili «rücu» kaydıyla «feragat» ettiğini bildirir 5.8.2013 «havale» tarihli dilekçe «ibraz» edildiği anlaşılmıştır.
Davadan «feragat» karar kesinleşinceye değin yapılabilir ve HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Öte yandan, HMK’nın 74. maddesi uyarınca «davadan feragat» için vekilin vekaletnamesinde özel olarak yetkilendirilmiş olması gerekir.
Benzer bu karardaA.Ş. dışında kalan diğer davalılar aleyhine açtığı davasından «feragat» ettiğini bildirir dilekçe «ibraz» etmiştir.
Davadan «feragat» karar kesinleşinceye değin yapılabilir ve HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Öte yandan, HMK’nın 74. maddesi uyarınca «davadan feragat» için vekilin vekaletnamesinde özel olarak yetkilendirilmiş olması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme taahhüdü · taahhütname · taşıyan · görevli mahkeme
Benzer bu karardaBank A.Ş. tarafından düzenlenen belgenin «ödeme taahhüdünü» içermediği, davacının davalı Y.
Bank'ın «taahhüd» altına girdiğini kanıtlayamadığı, ayrıca TMSF yönünden idari yargının «görevli» olduğu gerekçesiyle, davalı Y.S.
Mahkemece, davacının özgür iradesi ile imzaladığı talimat yazıları yazıları ile ayrı bir tüzelkişilik «taşıyan» ve davalı banka ile bağlantısı bulunmayan Y. bank O.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11681 E. 2014/18285 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · havale · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaK.. dışında kalan diğer davalılar aleyhine açtığı davasından ve davaya konu uyuşmazlıktaki tüm hak ve fer'ilerinden gayri kabili «rücu» kaydıyla «feragat» ettiğini bildirir 5.8.2013 «havale» tarihli dilekçe «ibraz» edildiği anlaşılmıştır.
Davadan «feragat» karar kesinleşinceye değin yapılabilir ve HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Öte yandan, HMK’nın 74. maddesi uyarınca «davadan feragat» için vekilin vekaletnamesinde özel olarak yetkilendirilmiş olması gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece yukarıda tarih ve numarası verilen karar ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya Dairemize gönderilmiş olup, bu aşamada davacı vekilinin 17.10.2014 «havale» tarihli dilekçesi ile davadan ve temyiz isteminden «feragat» ettiğini bildirdiği gözlenmiş olmakla, dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
Davadan «feragat» karar kesinleşinceye değin yapılabilir ve HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Bu durumda, davacı vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış olmakla, Yargıtay İBK’nın 11.04.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi belgesi · zayi
Benzer bu karardaDava, TTK'nın 82. maddesi kapsamında «zayi belgesi» verilmesi istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16283 E. 2013/21393 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaDavadan «feragat» karar kesinleşinceye değin yapılabilir ve HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Öte yandan, HMK’nın 74. maddesi uyarınca «davadan feragat» için vekilin vekaletnamesinde özel olarak yetkilendirilmiş olması gerekir.
Bu belirtilen yasal ilkeler dairesinde yapılan incelemede yerel mahkeme kararının mümeyyiz davacı bakımından süresinde temyiz edilmiş olmakla henüz kesinleşmediği, davacı vekilinin vekaletnamesinde «davadan feragat» için özel olarak yetkilendirilmiş olduğu gözlenmiştir.
Benzer bu karardaDavadan «feragat» karar kesinleşinceye değin yapılabilir ve HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Mahkemece yukarıda tarih ve numarası verilen karar ile itirazın reddine karar verilmiş, karar «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlular vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya Dairemize gönderilmiş olup, bu aşamada ihtiyati hacze itiraz eden borçlu şahıs ve şirket «temsilcisi»'nin 11.10.2013 tarihli dilekçesi ile davadan ve temyiz isteminden «feragat» ettiğini bildirdiği gözlenmiş olmakla, dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
İhtiyati hacze itiraz eden borçlu tarafın «ihtiyati hacze itirazından feragat» ettiği anlaşılmakla öncelikli olarak buna ilişkin bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:itirazdan feragat · ihtiyati hacze itiraz · ihtiyati haciz · haciz · kredi sözleşmesi · temsil
Benzer bu karardaDava, banka «kredi sözleşmesi» kapsamında verilen «ihtiyati haciz» kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda tarih ve numarası verilen karar ile itirazın reddine karar verilmiş, karar «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlular vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya Dairemize gönderilmiş olup, bu aşamada ihtiyati hacze itiraz eden borçlu şahıs ve şirket «temsilcisi»'nin 11.10.2013 tarihli dilekçesi ile davadan ve temyiz isteminden «feragat» ettiğini bildirdiği gözlenmiş olmakla, dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
İhtiyati hacze itiraz eden borçlu tarafın «ihtiyati hacze itirazından feragat» ettiği anlaşılmakla öncelikli olarak buna ilişkin bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Bu durumda, «ihtiyati hacze itiraz» eden borçluların ihtiyati hacze «itirazdan feragate» ilişkin beyanının sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış olmakla, Yargıtay İBK’nın 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca ihtiyati hacze itirazdan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9072 E. 2018/2659 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaDavadan «feragat» karar kesinleşinceye değin yapılabilir ve HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Öte yandan, HMK’nın 74. maddesi uyarınca «davadan feragat» için vekilin vekaletnamesinde özel olarak yetkilendirilmiş olması gerekir.
Bu belirtilen yasal ilkeler dairesinde yapılan incelemede yerel mahkeme kararının mümeyyiz davacı bakımından süresinde temyiz edilmiş olmakla henüz kesinleşmediği, davacı vekilinin vekaletnamesinde «davadan feragat» için özel olarak yetkilendirilmiş olduğu gözlenmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Dava, yabancı mahkemece verilen kararın kısmen tanınması ve «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, ancak davacı vekilinin 26/03/2018 tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» ettiği, davalı taraftan herhangi bir «masraf» ve «vekalet ücreti» talebinin bulunmadığını bildirdiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının, HMK'nin 74. maddesi ile HMK’nin 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK’nin 11/04/1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nin 21/11/1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davacı yanın davadan feragatine ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaDava, yabancı mahkemece verilen kararın kısmen tanınması ve «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, ancak davacı vekilinin 26/03/2018 tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» ettiği, davalı taraftan herhangi bir «masraf» ve «vekalet ücreti» talebinin bulunmadığını bildirdiği anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/726 E. 2020/2472 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaDavadan «feragat» karar kesinleşinceye değin yapılabilir ve HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Öte yandan, HMK’nın 74. maddesi uyarınca «davadan feragat» için vekilin vekaletnamesinde özel olarak yetkilendirilmiş olması gerekir.
Bu belirtilen yasal ilkeler dairesinde yapılan incelemede yerel mahkeme kararının mümeyyiz davacı bakımından süresinde temyiz edilmiş olmakla henüz kesinleşmediği, davacı vekilinin vekaletnamesinde «davadan feragat» için özel olarak yetkilendirilmiş olduğu gözlenmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık marka devrinin iptali istemine ilişkin olup, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı yanın «davadan feragate» ilişkin beyanının, HMK'nun 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK'nun 11.04.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK'nun 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davacı yanın davadan feragatine ilişkin bir hüküm verilmesini teminen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6747 E. 2018/297 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaDavadan «feragat» karar kesinleşinceye değin yapılabilir ve HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Öte yandan, HMK’nın 74. maddesi uyarınca «davadan feragat» için vekilin vekaletnamesinde özel olarak yetkilendirilmiş olması gerekir.
Bu belirtilen yasal ilkeler dairesinde yapılan incelemede yerel mahkeme kararının mümeyyiz davacı bakımından süresinde temyiz edilmiş olmakla henüz kesinleşmediği, davacı vekilinin vekaletnamesinde «davadan feragat» için özel olarak yetkilendirilmiş olduğu gözlenmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanlarının, HMK'nın 74. maddesi de gözetildiğinde, HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK’nın 11.04. …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14217 E. 2017/2289 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaDavadan «feragat» karar kesinleşinceye değin yapılabilir ve HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Öte yandan, HMK’nın 74. maddesi uyarınca «davadan feragat» için vekilin vekaletnamesinde özel olarak yetkilendirilmiş olması gerekir.
Bu belirtilen yasal ilkeler dairesinde yapılan incelemede yerel mahkeme kararının mümeyyiz davacı bakımından süresinde temyiz edilmiş olmakla henüz kesinleşmediği, davacı vekilinin vekaletnamesinde «davadan feragat» için özel olarak yetkilendirilmiş olduğu gözlenmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Dava, «limited şirket hisse devrinin iptali» ile «kar payının» tespiti ve tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulü yönünde kurulan hüküm davalı tarafından temyiz edilmiş, ancak davacı vekili 23.07.2015 tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» etmiştir.
Davacı vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının, HMK'nın 74. maddesi ile HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK’nun 11.04.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nun 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davacı yanın davadan feragatine ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devrinin iptali · limited şirket hisse devri · kar payı · hisse devri · limited şirket · kâr payı
Benzer bu karardaDava, «limited şirket hisse devrinin iptali» ile «kar payının» tespiti ve tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulü yönünde kurulan hüküm davalı tarafından temyiz edilmiş, ancak davacı vekili 23.07.2015 tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18224 E. 2013/3258 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaDavadan «feragat» karar kesinleşinceye değin yapılabilir ve HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Öte yandan, HMK’nın 74. maddesi uyarınca «davadan feragat» için vekilin vekaletnamesinde özel olarak yetkilendirilmiş olması gerekir.
Bu belirtilen yasal ilkeler dairesinde yapılan incelemede yerel mahkeme kararının mümeyyiz davacı bakımından süresinde temyiz edilmiş olmakla henüz kesinleşmediği, davacı vekilinin vekaletnamesinde «davadan feragat» için özel olarak yetkilendirilmiş olduğu gözlenmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının, vekaletnamesinde HMK’nun 74. maddesine uygun şekilde bu konuda özel bir yetkisi bulunduğu da gözetildiğinde, HMK’nun 307 vd. maddeleri uyarınca …
Mahkemece yukarda tarih ve numarası verilen karar ile dava reddedilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olup, bu aşamada davacı vekili Av....’ın, yerel mahkemenin 11.02.2013 tarihli yazısı ekinde gönderilen aynı tarihli dilekçesiyle davadan ve temyiz haklarından «feragat» ettiğini bildirdiği gözlenmiş olmakla, dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/14636 E. , 2014/8724 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 41. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 04/04/2013
NUMARASI 2011/152-2013/77
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 41. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/04/2013 tarih ve 2011/152-2013/77 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı T.. K..Plastik ve Turizm San. A.Ş'nin %42,5 hisse ile ortağı olup, davalıların ise şirket yönetim kurulu üyesi olduklarını ve TTK'nın 335, 336, 339. maddeleri ile BK'nın 548. maddesi ve ilgili diğer mevzuatın kendilerine yüklemiş olduğu yükümlülükleri ihlal ederek bu davranışlarıyla, kötü yönetimleriyle ve kendilerine verilen yetkiyi suistimal ederek şirketi, alacaklılarını, yönetim dışı ortakları ve devleti kasten zarara uğrattıklarını, davalıların şirketle aynı konuda faaliyet gösteren dava dışı T..S..Turizm ve Ticaret A.Ş'nin de ortağı ve yönetim kurulu üyesi olmakla rekabet yasağına aykırı davrandıklarını ve ortağı oldukları diğer şirket aracılığıyla usulsüz işlemler gerçekleştirdiklerini, şirket ve ortaklarını zarara soktuklarını, şirket denetçisinin de bu duruma göz yumarak usulsüzlüğe ve doğan zarara ortak olduğunu ileri sürerek, davalıların haksız rekabetinin tespiti ile usulsüz eylem ve işlemlerinden dolayı ortağı oldukları şirkete ve yönetim dışı ortaklara verdikleri zararın tespit edilerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 TL'nin ticari avans faiziyle birlikte davalılardan tazmini ile şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
[…]. N.. ve R.. K.. vekili, davanın TTK'nın 341. maddesine aykırı olarak dava şartı yerine getirilmeden açıldığını, TTK'nın 335. maddesine dayanan talebin zamanaşımına uğradığını zira, dava dışı T.. Seyahat Turizm ve Ticaret A.Ş'nin yönetim kurulu üyelerinin yaklaşık 3 yıl önce seçildiklerini, müvekkilleri aleyhine aynı sebebe dayalı olarak açılmış derdest bir dava olduğunu savunarak, davanın usulden ve davacı tarafın iddialarının hiçbirinin doğru olmadığını, dava dışı şirket genel kurullarında genel kurulun iradesiyle müvekkillerine TTK'nın 334 ve 335. maddelerinde belirtilen konularda yetki verildiğini savunarak, davanın esastan da reddini istemiştir.
[…]. K.. vekili, TTK'nın 335. maddesine davayı işbu davada davacı olma hakkının dava dışı şirkete ait olmakla, davacının dava açma yetkisinin bulunmadığını savunarak, davanın husumetten reddini ve iki şirketin iştigal konularının farklı olup, müvekkilinin haksız rekabeti ve zararlandırıcı işlemlerinin söz konusu olmaması nedeniyle esastan de reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 341. maddesi uyarınca anonim şirket yönetim kurulu üyeleri hakkındaki sorumluluk davasının şirket adına denetçiler tarafından açılması ve dava açılması hususunda genel kurul kararı bulunması gerektiği, davacının 10.08.2011 tarihli genel kurulda gündemde olmamasına rağmen sorumluluk davası açılması hakkında karar verilmesini talep ettiği, ancak bu hususun gündemde olmaması nedeniyle görüşülmediği, davacının sorumluluk davası açılması hakkındaki talebinin kabul ya da reddine ilişkin olarak genel kurulda alınmış bir karar bulunmadığı, anılan yasa hükmü uyarınca genel kurulda yönetim kurulu üyeleri hakkında dava açılmamasına karar verilmesi ve azınlığın dava açılması hususunda oy kullanması halinde şirketin dava açmaya zorunlu olduğunun düzenlendiği, davalıların 2002 tarihinde yönetim kurulu üyesi olarak atandıkları davacı tarafa, şirket genel kurulunun davaya muvafakatine ilişkin kararı ve denetim kurulu üyelerinin muvafakatleri ile denetim kurulu üyelerinin vekaletnamesini sunması için verilen süre ve kesin sürede bu hususun davacı tarafça yerine getirilmediği gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, şirket yönetim kurulu üyeleri aleyhine sorumluluk davası olarak açılmış olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş ve mahkemece verilen karar sonrasında davacı vekili ile davalılar N.. E.. ve R.. K.. vekili tarafından ortak imzalarını içerir, davacının davalı C.. K.. dışında kalan diğer davalılar aleyhine açtığı davasından ve davaya konu uyuşmazlıktaki tüm hak ve fer'ilerinden gayri kabili rücu kaydıyla feragat ettiğini bildirir 5.8.2013 havale tarihli dilekçe ibraz edildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri niteliktedir. Davadan feragat karar kesinleşinceye değin yapılabilir ve HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Öte yandan, HMK’nın 74. maddesi uyarınca davadan feragat için vekilin vekaletnamesinde özel olarak yetkilendirilmiş olması gerekir. Bu belirtilen yasal ilkeler dairesinde yapılan incelemede yerel mahkeme kararının mümeyyiz davacı bakımından süresinde temyiz edilmiş olmakla henüz kesinleşmediği, davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat için özel olarak yetkilendirilmiş olduğu gözlenmiştir. Bu durumda, davacı vekilinin davadan feragate ilişkin beyanının yukarıda sayılan davalılar bakımından sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davada bir miktar tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiş, bir başka söyleyişle iddianın ileri sürülüş biçimine göre davalılar arasında teselsül söz konusu olmakla, davacı yan vekilinin müteselsil borçlulardan bir kısmı hakkındaki davadan, alacak haklarından feragat etmiş olmasının, BK’nın 145 ve 147. maddeleri çerçevesinde diğer müteselsil borçlu davalılara da sirayet edip etmeyeceği hususunun da değerlendirilmesi gerekmekte olup, Yargıtay İBK’nın 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca bir kısım davalılar hakkındaki davadan feragate ve bu feragatin diğer davalılar bakımından da sonuç doğurup doğurmayacağına ilişkin değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 7.5.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101804700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz