Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/272 E. 2024/978 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
5174 sayılı kanun↗ ticaret sicilinden resen terkin↗ tebligat usulsüzlüğü↗ ticaret sicilinden re'sen terkin↗ limited şirket ortağı↗ ihtarat↗ resen terkin↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ re'sen terkin↗ ihya davası↗ hukuki menfaat↗ ödeme emri↗ ticaret sicilinden terkin↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ sicilden terkin↗ cy/cy şerhi↗ tespit davası↗ yargılama giderleri↗ derdestlik↗ ihya↗ istinaf incelemesi↗ tasfiye memuru↗ hak düşürücü süre↗ ihtar↗ limited şirket↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ilan↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': ['6102/-7', '6102/7']}
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Ankara ... Vergi Dairesi ödeme emri ile Beysis Bilişim Eğitim Yayın ve İletişim Sistemleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ortağı olduğunu öğrendiğini, yaptığı araştırmada Ticaret Sicildeki imzaların kendisine ait olmadığını gördüğünü, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/880 E. sayılı dosyasında ortak olmadığının tespiti davası açtığını, yapılan yargılama sırasında davalı şirketin sicilden terkin edildiğini öğrendiğini ileri sürerek adı geçen şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisi cevap dilekçesinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasına göre hak düşürücü sürenin geçirildiğini, davanın açılmasına davalının sebebiyet vermediğini, ihya kararı verilecek ise tasfiye memuru atanmasını ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalarını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.11.2020 tarihli ve 2019/499 E. ve 2020/685 K. sayılı kararıyla; 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin birinci fıkrasında terkin sebeplerinin sınırlı olarak sayıldığı, 5174 sayılı Odalar ve Borsalar Kanunu'nun (5174 sayılı Kanun) 10 ve 32 nci maddeleri kapsamında odaca kaydın silinmesinin bu madde kapsamında olmadığı, kaldı ki geçici 7 nci maddenin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca şirket yetkilisine usulüne uygun ihtarat yapıldığının da ispatlanamadığı, bu haliyle dava konusu şirket hakkında uygulanmaması gereken geçici 7 nci maddenin uygulanmış olması sebebiyle on beşinci fıkradaki hak düşürücü süre sınırlamasının dikkate alınamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin ihyasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.11.2021 tarihli ve 2021/471 E., 2021/1244 K. sayılı kararıyla, ihyası istenen şirketin, oda kaydının re'sen terkin edilmesi sebebi ile kanunda silinme hususunda tadadi sayılan haller dışında sicilden silindiği, 03.10.2013 tarihinde şirket adresine davetiye gönderildiği ancak taşınmış olduğundan bahisle tebligatın iade edildiğinin şerh düşüldüğü, şirket temsilcisine çıkartılmış herhangi bir tebligatın olmadığı, halbuki 6102 sayılı Kanun'nun geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereği terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da yetkilerine tebliğ edilmesi gerektiği, buna göre Beysis Bilişim Eğitim Yayın ve İletişim Sistemleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne veya şirket yetkililerine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesi'ndeki ilan suretiyle yapılan ihtarın usulüne uygun olmadığı, dolayısıyla terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, şirketin silinme sebebine göre tasfiyeye tabi tutulmasına gerek olmadığı, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin etmekle işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 23.03.2022 tarihli ve 2022/22 E., 2022/2286 K. sayılı kararıyla, ihyasına karar verilmesi istenilen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre ticaret sicilinden terkin edildiği, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünün aksine uyuşmazlıkta geçici 7 nci madde hükümlerinin uygulanması gerektiği, şirkete ve temsilcisine terkin öncesi yapılan tebligatların usulsüzlüğü hususunun, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılması durumunda incelenmesi gerektiği, bu durumda geçici 7 nci maddenin on beşinci fıkrası uyarınca 23.01.2014 silinme tarihinden itibaren beş (5) yıl içinde ihya davası açılması gerekirken hak düşürücü süre aşılarak 23.09.2019 tarihinde ihya davası açıldığından davanın reddi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamındaki gerekçelerle davanın hak düşürücü sürede açılmadığından reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili yönünden beş yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmaması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticaret sicilinden resen terkin olan şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Anayasa Mahkemesi'nin 22.06.2023 tarihli ve 2023/33 E., 2023/117 K. sayılı kararı.
3. Değerlendirme
Mahkemece, bozmaya uyularak, bozma ilamı uyarınca karar verilmiş ise de 6102 sayılı Kanun’un Geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasının beşinci cümlesinde yer ... “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir” düzenlemesindeki, “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresi Anayasa'nın 35 ve 40 ıncı maddelerine aykırılığından dolayı Anayasa Mahkemesinin 22.06.2023 tarihli ve 2023/33 E., 2023/117 K. sayılı kararı ile iptal edilmiş olup, karar 15.09.2023 tarihli ve 32310 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girmiştir.
Anayasa Mahkemesinin hak düşürücü süreye ilişkin iptal kararının derdest davalara derhal uygulanacağı dikkate alınması gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/1542 E. 2025/2794 K.
Ortak:şirketin ihyası · sicilden terkin · ihya · hak düşürücü süre · terkin · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda… 2/22 E., 2022/2286 K. sayılı kararıyla, ihyasına karar verilmesi istenilen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre «ticaret sicilinden terkin» edildiği, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünün aksine uyuşmazlıkta geçici 7 nci madde hükümlerinin uygulanması gerektiği, şirkete ve «temsilcisine» terkin öncesi yapılan «tebligatların usulsüzlüğü» hususunun, davanın «hak düşürücü süre» içerisinde açılması durumunda incelenmesi gerektiği, bu durumda geçici 7 nci maddenin on beşinci fıkrası uyarınca 23.01.2014 silinme tarihinden itibaren beş (5) yıl içinde «ihya davası» açılması gerekirken hak düşürücü süre aşılarak 23.09.2019 tarihinde ihya davası açıldığından davanın reddi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «ticaret sicilinden resen terkin» olan «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/880 E. sayılı dosyasında ortak olmadığının «tespiti davası» açtığını, yapılan yargılama sırasında davalı şirketin «sicilden terkin» edildiğini öğrendiğini ileri sürerek adı geçen şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; bir başka mahkeme nezdinde görülmekte olan davada «sicilden terkin» edildiği öğrenilen ...Ltd.
Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Şti.'nin «ihyası» için kendilerine süre verildiğini ileri sürerek şirketin ihyasını talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; işlemlerin usulüne uygun olduğunu, aleyhlerine «yargılama giderine» hükmedilmemesi gerektiğini savunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5112 E. 2023/5691 K.
Ortak:re'sen terkin · şirketin ihyası · yargılama giderleri · derdestlik · ihya · istinaf incelemesi · hak düşürücü süre · tebligat · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaSicil Müdürlüğü «temsilcisi» cevap dilekçesinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasına göre «hak düşürücü sürenin» geçirildiğini, davanın açılmasına davalının sebebiyet vermediğini, «ihya» kararı verilecek ise «tasfiye memuru atanmasını» ve «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmamalarını talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 03.11.2021 tarihli ve 2021/471 E., 2021/1244 K. sayılı kararıyla, «ihyası» istenen şirketin, oda «kaydının» re'«sen terkin» edilmesi «sebebi» ile kanunda silinme hususunda tadadi sayılan haller dışında sicilden silindiği, 03.10.2013 tarihinde şirket adresine davetiye gönderildiği ancak taşınmış olduğundan bahisle «tebligatın» iade edildiğinin «şerh» düşüldüğü, şirket «temsilcisine» çıkartılmış herhangi bir tebligatın olmadığı, halbuki 6102 sayılı Kanun'nun geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereği terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen «ihtarın» öncelikle şirkete ya da yetkilerine tebliğ edilmesi gerektiği, buna göre Beysis Bilişim Eğitim Yayın ve İletişim Sistemleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne veya şirket yetkililerine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesi'ndeki «ilan» suretiyle yapılan ihtarın usulüne uygun olmadığı, dolayısıyla terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, şirketin silinme sebebine göre tasfiyeye tabi tutulmasına ger …
… 2/22 E., 2022/2286 K. sayılı kararıyla, ihyasına karar verilmesi istenilen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre «ticaret sicilinden terkin» edildiği, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünün aksine uyuşmazlıkta geçici 7 nci madde hükümlerinin uygulanması gerektiği, şirkete ve «temsilcisine» terkin öncesi yapılan «tebligatların usulsüzlüğü» hususunun, davanın «hak düşürücü süre» içerisinde açılması durumunda incelenmesi gerektiği, bu durumda geçici 7 nci maddenin on beşinci fıkrası uyarınca 23.01.2014 silinme tarihinden itibaren beş (5) yıl içinde «ihya davası» açılması gerekirken hak düşürücü süre aşılarak 23.09.2019 tarihinde ihya davası açıldığından davanın reddi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının …
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şirket «temsilcilerine» «tebligat» çıkarılmayarak buna ilişkin herhangi bir delilin sunulmadığı, «terkin» tarihinden önce «derdest» davanın bulunması nedeni ile terkin işleminin yasaya aykırı şekilde yapıldığının kabulünün gerektiği, yapılan terkin işleminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinin 4 üncü fıkrasındaki usule uygun olmadığından, aynı maddenin 15 inci fıkrasında düzenlenen ve terkinden itibaren işlemeye başlayacağı öngörülen beş yıllık «hak düşürücü sürenin» somut dava yönünden uygulanmasının mümkün olmadığı, «ihya» davasının açılmasına davalı kurumun yasaya aykırı yaptığı re'«sen terkin» işlemi ile sebep olunduğu, bu nedenle adı geçenin «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi gereğince sicilden re’«sen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
İstinaf Sebepleri 1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin re’«sen terkine» ilişkin işlemlerde hiçbir eksiklik olmadığından ve dava konusu işlemin, re’sen terkin işlemlerine ilişkin geçici 7 nci maddesi ve buna ilişkin ikincil mevzuata uygun bulunduğundan; kanun gereği işlem tesis etmesi zorunlu olan müvekkili aleyhine, «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «istinaf incelemesi» sonucunda kaldırılmasına, müvekkili aleyhine yüklenen yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri · dahili dava
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri 1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin re’«sen terkine» ilişkin işlemlerde hiçbir eksiklik olmadığından ve dava konusu işlemin, re’sen terkin işlemlerine ilişkin geçici 7 nci maddesi ve buna ilişkin ikincil mevzuata uygun bulunduğundan; kanun gereği işlem tesis etmesi zorunlu olan müvekkili aleyhine, «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «istinaf incelemesi» sonucunda kaldırılmasına, müvekkili aleyhine yüklenen yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Fer'i müdahil vekili istinaf dilekçesi ile; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığını, yine «tasfiye» memurları «dahil» edilmeden davanın görülmesinin hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılması sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/272 E. , 2024/978 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/617 Esas, 2022/786 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Dava ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen şirketin ihyası davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Ankara ... Vergi Dairesi ödeme emri ile Beysis Bilişim Eğitim Yayın ve İletişim Sistemleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ortağı olduğunu öğrendiğini, yaptığı araştırmada Ticaret Sicildeki imzaların kendisine ait olmadığını gördüğünü, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/880 E. sayılı dosyasında ortak olmadığının tespiti davası açtığını, yapılan yargılama sırasında davalı şirketin sicilden terkin edildiğini öğrendiğini ileri sürerek adı geçen şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisi cevap dilekçesinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasına göre hak düşürücü sürenin geçirildiğini, davanın açılmasına davalının sebebiyet vermediğini, ihya kararı verilecek ise tasfiye memuru atanmasını ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalarını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.11.2020 tarihli ve 2019/499 E. ve 2020/685 K. sayılı kararıyla; 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin birinci fıkrasında terkin sebeplerinin sınırlı olarak sayıldığı, 5174 sayılı Odalar ve Borsalar Kanunu'nun (5174 sayılı Kanun) 10 ve 32 nci maddeleri kapsamında odaca kaydın silinmesinin bu madde kapsamında olmadığı, kaldı ki geçici 7 nci maddenin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca şirket yetkilisine usulüne uygun ihtarat yapıldığının da ispatlanamadığı, bu haliyle dava konusu şirket hakkında uygulanmaması gereken geçici 7 nci maddenin uygulanmış olması sebebiyle on beşinci fıkradaki hak düşürücü süre sınırlamasının dikkate alınamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin ihyasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.11.2021 tarihli ve 2021/471 E., 2021/1244 K. sayılı kararıyla, ihyası istenen şirketin, oda kaydının re'sen terkin edilmesi sebebi ile kanunda silinme hususunda tadadi sayılan haller dışında sicilden silindiği, 03.10.2013 tarihinde şirket adresine davetiye gönderildiği ancak taşınmış olduğundan bahisle tebligatın iade edildiğinin şerh düşüldüğü, şirket temsilcisine çıkartılmış herhangi bir tebligatın olmadığı, halbuki 6102 sayılı Kanun'nun geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereği terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da yetkilerine tebliğ edilmesi gerektiği, buna göre Beysis Bilişim Eğitim Yayın ve İletişim Sistemleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne veya şirket yetkililerine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesi'ndeki ilan suretiyle yapılan ihtarın usulüne uygun olmadığı, dolayısıyla terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, şirketin silinme sebebine göre tasfiyeye tabi tutulmasına gerek olmadığı, davalı ...
Sicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin etmekle işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 23.03.2022 tarihli ve 2022/22 E., 2022/2286 K. sayılı kararıyla, ihyasına karar verilmesi istenilen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre ticaret sicilinden terkin edildiği, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünün aksine uyuşmazlıkta geçici 7 nci madde hükümlerinin uygulanması gerektiği, şirkete ve temsilcisine terkin öncesi yapılan tebligatların usulsüzlüğü hususunun, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılması durumunda incelenmesi gerektiği, bu durumda geçici 7 nci maddenin on beşinci fıkrası uyarınca 23.01.2014 silinme tarihinden itibaren beş (5) yıl içinde ihya davası açılması gerekirken hak düşürücü süre aşılarak 23.09.2019 tarihinde ihya davası açıldığından davanın reddi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamındaki gerekçelerle davanın hak düşürücü sürede açılmadığından reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili yönünden beş yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmaması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticaret sicilinden resen terkin olan şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Anayasa Mahkemesi'nin 22.06.2023 tarihli ve 2023/33 E., 2023/117 K. sayılı kararı.
3. Değerlendirme
Mahkemece, bozmaya uyularak, bozma ilamı uyarınca karar verilmiş ise de 6102 sayılı Kanun’un Geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasının beşinci cümlesinde yer ... “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir” düzenlemesindeki, “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresi Anayasa'nın 35 ve 40 ıncı maddelerine aykırılığından dolayı Anayasa Mahkemesinin 22.06.2023 tarihli ve 2023/33 E., 2023/117 K. sayılı kararı ile iptal edilmiş olup, karar 15.09.2023 tarihli ve 32310 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girmiştir.
Anayasa Mahkemesinin hak düşürücü süreye ilişkin iptal kararının derdest davalara derhal uygulanacağı dikkate alınması gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017958400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz