Tmsf
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/14399 E. 2014/3371 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 10 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tmsf↗ ihtar↗ ihtarname↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı banka şubesinde 23.02.1999 tarihinde 3 ay vadeli Amerikan Doları cinsinden hesap açıldığı, daha sonra her üç ayda bir tek taraflı olarak hesaba faiz işletildiği, 5411 sayılı Yasa'nın 62. maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresinin 24.05.2009 tarihinde dolduğu, bu tarihe kadar geçen sürede hesap üzerinde herhangi bir işlem yapılmadığı, hesap zamanaşımına uğradığından davalı tarafından TMSF'ye aktarılma işleminin doğru olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava davacının davalı bankada açtığı hesabın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle TMSF’ye devrine ilişkin işlemin usulsüz olduğundan bahisle açılan alacak istemine ilişkindir. 5411 sayılı Kanun’un 62. maddesinde, bankalar nezdindeki mevduatların, hak sahibinin en son talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanların zamanaşımına tabi olduğu belirtilmişse de, devrin yapılabilmesi için yasal gereklerin eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, davacının annesine verdiği vekaletname ile vadesiz mevduat hesabından 05.04.2011 tarihinde para çekildiği, bu suretle davacının bankada bir vekaletnamesi bulunmakla vekaletnamede davacının adresinin yazılı olacağı nazara alınarak, vekaletnamenin getirtilmek suretiyle, davalı banka tarafından ihtar gönderilen adresin vekaletnamedeki adresle aynı olup olmadığı, farklı ise gönderilen ihtarnamenin geçerli olmayacağı nazara alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8808 E. 2022/5144 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12530 E. 2011/5248 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vade · ilan
Benzer bu kararda… an doları cinsinden bir yıllık mevduata devlet bankalarınca uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
2) Ancak, Borçlar Kanunun 83 ncü maddesinin 3 ncü fıkrasına göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcu «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebileceği düzenlendiği dikkate alınarak, belirlenen miktarın fiili ödeme tarihindeki Türk li …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/527 E. 2012/7446 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortaklıktan çıkma · haklı sebep · dava dilekçesinin tebliği · taahhütname · e-defter
Benzer bu karardaDavalı şirket ve müdürünün kayıtlı adreslerinde bulunamamaları, şirket «defterlerine» ulaşılamaması, davalılardan ... ile halen şirket ortağı ve müdürü olan ...'nın davacıya «taahhütleri» nazara alındığında ortaya çıkan durumun davacı açısından TTK 551/2. maddesi uyarınca şirket «ortaklığından çıkma» için «haklı sebep» oluşturduğunun kabulüyle neticesine göre karar verilmesi gerekirken davalı şirket aleyhine açılan davanın yazılı gerekçeyle reddi yerinde görülmemiş, kararın bozul …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm delillere göre, «haklı sebep» ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
2- Davalı şirkete ve şirket müdürüne, ticaret sicilinde kayıtlı olan adreslerinde aranmalarına rağmen bulunamadıkları gerekçesiyle Tebliğat Yasası m.35'e göre dava «dilekçesi tebliğ» edilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4063 E. 2018/4173 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · mahsup · geçersizlik · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, icra takibine yönelik davalı itirazının 15.000.000,00 Amerikan Doları «asıl alacak» ve «temerrüt tarihi» olan 06/07/2012 tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 1.228.229,17 Amerikan Doları faiz olmak üzere toplam 16.228.229,17 Amerikan Doları üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, hüküm altına alınan 15.000.000,00 Amerikan Doları'nın %20'si tutarında (3.000.000,00 USD) «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Şirketindeki %40 hissesinin devrinin «geçersiz» sayılarak, bu hisseler bedelinin TMSF’ye olan borçlarından «mahsup» edilmek üzere 6183 sayılı Yasa’nın uygulanmasını talep etmiş...” bulunmasına göre taraf vekillerinin HUMK 440 ncı maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/14399 E. , 2014/3371 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR 10. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 28/03/2013
NUMARASI 2011/776-2013/310
Taraflar arasında görülen davada İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.03.2013 tarih ve 2011/776-2013/310 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada vadeli ve vadesiz mevduat hesabı açtırdığını, müvekkilinin yurt dışında bulunduğundan annesine vadeli ve vadesiz hesaptaki paraları çekmesi için vekaletname verdiğini, vadesiz hesaptaki 126 doların müvekkilinin annesine ödendiğini, vadeli hesaptaki para için banka görevlileri tarafından vade bozulacağından faiz kaybı olacağı ve hesabın vadeli olması nedeniyle zamanaşımına uğramayacağının söylendiğini, ancak hesaptaki paranın zamanaşımına uğradığından 16/05/2011 tarihinde TMSF'ye devri yapıldığını, paranın TMSF'ye devredilemeyeceğini ileri sürerek, 3.780,40 Doların yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunarak TMSF'ye devir olunan hesap ile ilgili müvekkili banka tarafından duyuru ve tebligatların yapıldığını, herhangi bir başvuru olmadığını, banka işlemlerinin doğru olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı banka şubesinde 23.02.1999 tarihinde 3 ay vadeli Amerikan Doları cinsinden hesap açıldığı, daha sonra her üç ayda bir tek taraflı olarak hesaba faiz işletildiği, 5411 sayılı Yasa'nın 62. maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresinin 24.05.2009 tarihinde dolduğu, bu tarihe kadar geçen sürede hesap üzerinde herhangi bir işlem yapılmadığı, hesap zamanaşımına uğradığından davalı tarafından TMSF'ye aktarılma işleminin doğru olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava davacının davalı bankada açtığı hesabın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle TMSF’ye devrine ilişkin işlemin usulsüz olduğundan bahisle açılan alacak istemine ilişkindir. 5411 sayılı Kanun’un 62. maddesinde, bankalar nezdindeki mevduatların, hak sahibinin en son talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanların zamanaşımına tabi olduğu belirtilmişse de, devrin yapılabilmesi için yasal gereklerin eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, davacının annesine verdiği vekaletname ile vadesiz mevduat hesabından 05.04.2011 tarihinde para çekildiği, bu suretle davacının bankada bir vekaletnamesi bulunmakla vekaletnamede davacının adresinin yazılı olacağı nazara alınarak, vekaletnamenin getirtilmek suretiyle, davalı banka tarafından ihtar gönderilen adresin vekaletnamedeki adresle aynı olup olmadığı, farklı ise gönderilen ihtarnamenin geçerli olmayacağı nazara alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101790200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz