6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İade

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15111 E. 2011/2418 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahsilat makbuzu kar payı hisse senedi pay defteri anonim şirket kâr payı eksik inceleme ibraz teslim husumet e-defter

Atıf yapılan mevzuat: SPK · TTK — TTK 329

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda davacılardan ...’nın davalı şirketin ortağı olduğu, davacı ...’in ise dava dışı Kombassan İnş A.Ş.'nin ortağı bulunduğu, davalı şirketin kar payı dağıtmadığı, davacıların anılan şirketlere ortak olmak amacıyla para yatırdıkları ve ortaklar pay defterine kaydedildikleri, iradelerinin fesada uğratıldığını kanıtlayamadıkları, TTK'nun 329 maddesi uyarınca, anonim şirketlerin kendi hisselerini devir almalarının mümkün olmadığı, davalı gerçek kişilerin şirket yöneticisi olarak doğrudan sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın esastan, diğer davalılar hakkındaki davanın husumetten reddine dair tesis edilen karar, davacılar vekili ile davalı şirket vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.

Davacı asiller, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Dava, anonim şirkete ortak olmak amacıyla verildiği ileri sürülen paranın iadesine karar verilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi temel alınan bilirkişi raporu da karar vermeye elveriş değildir.

TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Yetkili kurulların bir kararı olmadıkça pay senetleri de nominal bedellerinin üzerinde arz edilmezler.

Somut olayda davacılar davalı şirkete ortak olmak amacıyla kendilerinden para alındığını, iradelerinin fesada uğratıldığını ileri sürmüşlerdir. Davacıların kanıtları arasında sunulan ‘ortaklık durum belgesi’, ‘teslim ve tesellüm belgesi’ ve ‘tahsil makbuzu’ ibareleri belgelerin davalı ... kaşeli olduğu, bu holdingteki konumu tam olarak anlaşılamaya ... ismindeki kişinin imzalarını taşıdığı anlaşılmaktadır. İbraz edilen ortaklık pay defteri fotokopileri ve bilirkişi raporu ile de davacı ... ...’un davalı ...’e diğer davacının ise, dava dışı Kombassan İnş. Tar. San. A.Ş’ye ortak olduğu tespit edilmiştir. Pay defterindeki hisse değerleri ile tahsil edildiği iddia edilen meblağlar arasında tutarsızlıklar bulunmaktadır. Dairemize intikal eden benzer nitelikteki dosyalardan davalı gerçek kişiler hakkında da davacıların dilekçesinde açıklanan eylemleri nedeniyle ceza dosyası bulunduğu bilinmektedir.

Bu durum karşısında, mahkemece, davacı ... ...’a dava dışı Kombassan İnş. Tar. San. A.Ş’ye de dava açması için önel verilmesi, dava açıldığı takdirde eldeki davayla birleştirilmesi, ceza mahkemelerindeki dava dosyalarının kapsamlarının incelenmesi, bu davaya etkileri üzerinde durulması, sonuçlarının beklenmesinin gerekip gerekmeyeceğinin değerlendirilmesi, aralarında SPK ve Ticaret Hukuku alanında uzmanların bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulması, davalı şirketlerin defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak tüm kanıtlar çerçevesinde davacıların ne şekilde ortak oldukları, şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, pay senedi almak mı yoksa devir suretiyle ortak mı olduğunun tespiti, şayet yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise, davacılara verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle değerinin ne olduğunun araştırılması, şayet davacılardan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise, primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir karar bulunup bulunmadığının belirlenmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da’ vardır kuralı gereği varsa davacılardan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekirken anılan hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde onanmış olduğundan davacıların karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairemizin 24.11.2008 tarih 2008/11375 Esas-2008/13246 Karar sayılı onama kararın kaldırılarak hükmün bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13083 E. 2011/6541 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Borçlu olmadığının tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14552 E. 2012/17637 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Usuli ret

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3432 E. 2019/2442 K.

    Ortak:dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • İade

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5983 E. 2011/12194 K.

    Ortak: · dava şartı · İade

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/15111 E.  ,  2011/2418 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen gün ve sayılı kararı onayan Daire’nin gün ve sayılı kararı aleyhinde vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacılar, davalı şirket ile diğer davalı yöneticilerinin, yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarından hileli yollarla paralar topladıklarını, davacı ...’dan 125.000 DM, diğer davacıdan da 26.500 DM para aldıklarını ileri sürerek, şimdilik ... için 50.000.000.000 TL... için 10.000.000.000 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar ... ve ... vekili, davanın reddini savunmuş; diğer davalı temsilcisi, yanıt vermemiştir.

Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda davacılardan ...’nın davalı şirketin ortağı olduğu, davacı ...’in ise dava dışı Kombassan İnş A.Ş.'nin ortağı bulunduğu, davalı şirketin kar payı dağıtmadığı, davacıların anılan şirketlere ortak olmak amacıyla para yatırdıkları ve ortaklar pay defterine kaydedildikleri, iradelerinin fesada uğratıldığını kanıtlayamadıkları, TTK'nun 329 maddesi uyarınca, anonim şirketlerin kendi hisselerini devir almalarının mümkün olmadığı, davalı gerçek kişilerin şirket yöneticisi olarak doğrudan sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın esastan, diğer davalılar hakkındaki davanın husumetten reddine dair tesis edilen karar, davacılar vekili ile davalı şirket vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.

Davacı asiller, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Dava, anonim şirkete ortak olmak amacıyla verildiği ileri sürülen paranın iadesine karar verilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi temel alınan bilirkişi raporu da karar vermeye elveriş değildir.

TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Yetkili kurulların bir kararı olmadıkça pay senetleri de nominal bedellerinin üzerinde arz edilmezler.

Somut olayda davacılar davalı şirkete ortak olmak amacıyla kendilerinden para alındığını, iradelerinin fesada uğratıldığını ileri sürmüşlerdir. Davacıların kanıtları arasında sunulan ‘ortaklık durum belgesi’, ‘teslim ve tesellüm belgesi’ ve ‘tahsil makbuzu’ ibareleri belgelerin davalı ... kaşeli olduğu, bu holdingteki konumu tam olarak anlaşılamaya ... ismindeki kişinin imzalarını taşıdığı anlaşılmaktadır. İbraz edilen ortaklık pay defteri fotokopileri ve bilirkişi raporu ile de davacı ... ...’un davalı ...’e diğer davacının ise, dava dışı Kombassan İnş. Tar. San. A.Ş’ye ortak olduğu tespit edilmiştir. Pay defterindeki hisse değerleri ile tahsil edildiği iddia edilen meblağlar arasında tutarsızlıklar bulunmaktadır.

Dairemize intikal eden benzer nitelikteki dosyalardan davalı gerçek kişiler hakkında da davacıların dilekçesinde açıklanan eylemleri nedeniyle ceza dosyası bulunduğu bilinmektedir.

Bu durum karşısında, mahkemece, davacı ... ...’a dava dışı Kombassan İnş. Tar. San. A.Ş’ye de dava açması için önel verilmesi, dava açıldığı takdirde eldeki davayla birleştirilmesi, ceza mahkemelerindeki dava dosyalarının kapsamlarının incelenmesi, bu davaya etkileri üzerinde durulması, sonuçlarının beklenmesinin gerekip gerekmeyeceğinin değerlendirilmesi, aralarında SPK ve Ticaret Hukuku alanında uzmanların bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulması, davalı şirketlerin defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak tüm kanıtlar çerçevesinde davacıların ne şekilde ortak oldukları, şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, pay senedi almak mı yoksa devir suretiyle ortak mı olduğunun tespiti, şayet yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise, davacılara verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle değerinin ne olduğunun araştırılması, şayet davacılardan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise, primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir karar bulunup bulunmadığının belirlenmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da’ vardır kuralı gereği varsa davacılardan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekirken anılan hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde onanmış olduğundan davacıların karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairemizin 24.11.2008 tarih 2008/11375 Esas-2008/13246 Karar sayılı onama kararın kaldırılarak hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairemizin 24.11.2008 tarih 2008/11375 Esas-2008/13246 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 08.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017885300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.