Şirketin feshi | Şirketin tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/14525 E. 2014/3310 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin feshi↗ keşif↗ ara karar↗ dava sebebi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıların sırf kendileri ile şirket arasındaki veya kendileri ile şirketin dava dışı ortakları arasındaki ihtilaflarından dolayı şirketin feshini istemelerinin haklı sebebe dayanmadığı ve davalı şirketin feshi için haklı sebeplerin ve koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı taraf diğer iddialarının yanı sıra, davalı şirketin gayri faal olduğunu ve davalı şirket ile arasında davalar bulunduğunu da ileri sürmüştür. Mahkemece yapılan keşifte çekilen ve davalı şirkete ait işletmeye ait olduğu belirlenen fotoğraflardan makinelerin atıl bir şekilde bulunduğu ve iş yerinin faaliyetine ara vermiş bir işyeri durumunda olduğu görüldüğü gibi davacı da bilirkişiyi şirketin faal olduğu sonucuna götüren işyerinde çalışan şahısların sadece keşif gününde oraya geldikleri iddiasında bulunmuştur. Öte yandan, davacının diğer iddiası olan ortaklar arası huzursuzluk ve taraflar arasındaki davalar da yeterince incelenmemiştir. Mahkemece açılan bu hususların araştırılarak amacı gerçekleştirmede zafiyet yaratıp yaratmadığı üzerinde durulması ve haklı sebebin kanıtlanması halinde 6103 sayılı Kanun'un 3. maddesi delaletiyle 6102 sayılı TTK'nın 63/3. maddesi hükümleri de nazara alınarak bir karar verilmek üzere kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13311 E. 2014/15765 K.
Ortak:şirketin feshi · dava sebebi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıların sırf kendileri ile şirket arasındaki veya kendileri ile şirketin dava dışı ortakları arasındaki ihtilaflarından dolayı «şirketin feshini» istemelerinin haklı «sebebe» dayanmadığı ve davalı şirketin feshi için haklı sebeplerin ve koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece açılan bu hususların araştırılarak amacı gerçekleştirmede zafiyet yaratıp yaratmadığı üzerinde durulması ve haklı «sebebin» kanıtlanması halinde 6103 sayılı Kanun'un 3. maddesi delaletiyle 6102 sayılı TTK'nın 63/3. maddesi hükümleri de nazara alınarak bir karar verilmek üzere kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacı tarafça haklı «sebebin» varlığı yönünde HMK'nın 121 maddesi ve HMK'nın 140/5. maddeleri çerçevesinde verilen sürelere rağmen somut delillerin sunulmadığı, davada salt ortaklar arasında yaşanan huzursuzluklardan bahisle «fesih» ve tasfiyenin istendiği, maddi vakıanın hangi hukuki delillerle ispatlanacağını belirtir şekilde ek dilekçenin dahi sunulmadığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanı …
Dava, 6102 sayılı TTK’nın 636 /3. maddesine göre, haklı nedenle davalı «şirketin feshi» ve tasfiyesi talebine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · haklı sebep · fesih · terkin
Benzer bu karardaPendik Vergi Dairesi vergi kayıtlarına göre, davalı şirketin 31/03/2005 itibariyle «resen terkinin» yapıldığı ve vergi borcunun bulunmadığı belirtilmiş olup, davalı şirketin gayrı faal olduğu davalı ortak F..
Bu halde, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi için «haklı sebep» bulunduğu nazara alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekirken, davanın reddi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacı tarafça haklı «sebebin» varlığı yönünde HMK'nın 121 maddesi ve HMK'nın 140/5. maddeleri çerçevesinde verilen sürelere rağmen somut delillerin sunulmadığı, davada salt ortaklar arasında yaşanan huzursuzluklardan bahisle «fesih» ve tasfiyenin istendiği, maddi vakıanın hangi hukuki delillerle ispatlanacağını belirtir şekilde ek dilekçenin dahi sunulmadığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2103 E. 2019/1074 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3848 E. 2015/10340 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürü · mirasçılık · limited şirket · cy/cy kaydı · dahili dava · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, kamu borçlarından sorumluluğun öncelikle dava dışı «limited şirkete» ait olduğu, şirketten tahsilinin mümkün olmaması halinde «şirket müdürü» ve ortaklardan tahsili yoluna gidilebileceği, henüz şirket hakkında icra takibi yapılmadan davacının borcu ödediği, ödeme tarihlerinde borcun şirketten tahsilinin mümkün olup olmadığı hususunda araştırma yapılmak istendiği ancak davacının, şirketin gayri faal olduğundan bahisle şirket «defterlerini» sunmadığı, bu sebeple davacının müdür sıfatıyla yaptığı ödemelerin şirketten tahsili imkanı olup olmadığının anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar veri …
Somut olayda davacı, şirketin faaliyetinin bulunmaması 2007 yılında vergi «kaydının» kapatıldığını, kaynakları olmaması nedeniyle bizzat kendisi tarafından yapılandırılan vergi borcunun ödendiğini ileri sürmüş, davalı ise şirketin faal olduğunu iddia etmemiş, söz konusu kamu borcunun bir tek davacı tarafından değil, şirket ortakları ve «mirasçıları» da «dahil» birlikte şirket adına ödendiğini savunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/14525 E. , 2014/3310 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ HATAY 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 25/06/2013
NUMARASI 2012/89-2013/300
Taraflar arasında görülen davada Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/06/2013 tarih ve 2012/89-2013/300 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortakları olduğunu, müvekkilleri ile davalı şirket arasında açılmış değişik hukuk ve ceza davaları bulunduğunu, ortakların birbirinden güven duygusunu yitirdiğini, bu durumu davalı şirketin faaliyetinin durmasına ve zarara uğramasına yol açtığı gibi şirketi amacını gerçekleştiremeyecek hale getirdiğini ileri sürerek davalı şirketin haklı nedenlerle fesih ve tasfiyesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıların sırf kendileri ile şirket arasındaki veya kendileri ile şirketin dava dışı ortakları arasındaki ihtilaflarından dolayı şirketin feshini istemelerinin haklı sebebe dayanmadığı ve davalı şirketin feshi için haklı sebeplerin ve koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı taraf diğer iddialarının yanı sıra, davalı şirketin gayri faal olduğunu ve davalı şirket ile arasında davalar bulunduğunu da ileri sürmüştür. Mahkemece yapılan keşifte çekilen ve davalı şirkete ait işletmeye ait olduğu belirlenen fotoğraflardan makinelerin atıl bir şekilde bulunduğu ve iş yerinin faaliyetine ara vermiş bir işyeri durumunda olduğu görüldüğü gibi davacı da bilirkişiyi şirketin faal olduğu sonucuna götüren işyerinde çalışan şahısların sadece keşif gününde oraya geldikleri iddiasında bulunmuştur. Öte yandan, davacının diğer iddiası olan ortaklar arası huzursuzluk ve taraflar arasındaki davalar da yeterince incelenmemiştir. Mahkemece açılan bu hususların araştırılarak amacı gerçekleştirmede zafiyet yaratıp yaratmadığı üzerinde durulması ve haklı sebebin kanıtlanması halinde 6103 sayılı Kanun'un 3.
maddesi delaletiyle 6102 sayılı TTK'nın 63/3. maddesi hükümleri de nazara alınarak bir karar verilmek üzere kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101784500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz