Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/9779 E. 2014/449 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sulh hukuk mahkemesi↗ haciz↗ sulh↗ dosya masrafı↗ yasal faiz↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2013/9779 E. , 2014/449 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ALAÇAM SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/02/2013
NUMARASI : 2010/309-2013/84
Taraflar arasında görülen davada Alaçam Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/02/2013 tarih ve 2010/309-2013/84 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince davalıya ait büfenin, herhangi bir nedenle büfenin kapanması durumunda satış bedelinin yarısının müvekkiline davalı tarafından iadesi şartıyla 6.000.00 TL bedel karşılığında satın alındığını, büfenin bulunduğu bölgede faaliyet gösteren dava dışı K.. Su Ürünleri Kooperatifi’nce açılan men’i müdahale davası neticesinde büfenin müvekkilince 25.12.2006 tarihinde kapatıldığını ileri sürerek, 3.000.00 TL alacağın 25.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında 2002 yılının Nisan ayında yapılan anlaşma ile müvekkiline ait imar mevzuatına göre kullanma ruhsatı olmayan büfenin içindeki mal ve eşyalarla birlikte 7.000.00 TL bedel karşılığı davacı tarafa satışının, satış bedelinin davacı tarafın emekli ikramiyesinden tahsilinin kararlaştırıldığını, davacı tarafça müvekkiline 02.05.2002 keşide tarihli 3.000.00 TL ve 4.000.00 TL bedelli iki adet senedin verildiğini, ancak davacının emekli olmaması ve bir çok yere borcunun bulunması nedeniyle anılan senetlerin tahsili için başlatılan icra takibinin davalının itirazı ile durması üzerine taraflar arasında düzenlenen 28.06.2002 tarihli sözleşme ile davacı taraftan satış bedelinin %65 faizi ile birlikte, ancak davacının emekli olduğu tarihte büfenin yıkılması halinde, 5.200.00 TL’nin % 65 faizi ile beraber davacının emekli ikramiyesine haciz konulmak suretiyle tahsiline karar verildiğini, davacı tarafın emekli olduğu tarihte büfe yıkılmadığından satış bedelinin davacıdan tahsil edildiğini, büfenin 2006 yılında mahkeme kararıyla yıkıldığını, dava konusu büfenin davacı tarafça dava dışı K. U.’a 1.200.00 TL bedel karşılığında satıldığını, sözleşmelerde büfenin herhangi bir sebeple kapatılması durumunda satış bedelinin yarısının davacıya iade edileceğine dair bir hükmün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, tanık anlatımları ile 02.05.2002 ve 28.06.2002 tarihli sözleşmelere göre, dava konusu büfenin yıkımı halinde davalı tarafça davacıya yasal faizi ile birlikte 3,000.00 TL ödeneceğinin kararlaştırıldığını, büfe bedelinin icra takibi ile davacı tarafın emekli ikramiyesinden kesilerek ödendiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 3.000.00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 28.06.2002 tarihli sözleşme ile dava konusu büfenin yıkımı halinde, davacı tarafça davalı tarafa ödenmesi gereken bedelin ne kadar olduğu belirlenmiş, ödemede fazlalık olduğu takdirde fazla olan miktarın davacı tarafa geri ödeneceği açıklanmıştır. Buna göre, büfenin yıkımı halinde davacı tarafça ödendiği belirtilen miktarların anılan sözleşme doğrultusunda, ödendiği tarihlerden itibaren %65 faiziyle ve icra dosyasındaki masrafların yarısı ile birlikte ödeneceği belirlendiğine göre, davalı tarafa bu doğrultuda ödenmesi gereken miktar, konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla hesap ettirilerek, davacı tarafından yapılan fazla ödeme ile davacıya iadesi gereken miktarın olup olmadığının tespiti gerekirken, sözleşmeye uygun olmayan yazılı gerekçeyle ve eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14171 E. 2015/1167 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:devir yasağı · cezai şart · oy yasağı · kefil · protokol · geçersizlik · terkin · kusur
Benzer bu kararda… mülkiyeti dava dışı bir derneğe ait olan büfenin devri konusunda sözleşme yaptıkları, kiracının büfeyi başkasına devir hakkının bulunmadığı, kiracı ...'nın maliyeye «terk» bildiriminde bulunması nedeniyle büfenin işletme ruhsatının belediyece iptal edildiği, dava konusu devir bedelinin davalı ...'ya veya ...'ya ödendiğinin ispatlanamadığı, buna ilişkin sözleşmenin geçerli olmadığı, bu nedenle «cezai şartın» da «geçersiz» olduğu, alacağın miktarı itibariyle senet ile ispatlandığı gerekçesiyle sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, kiracı konumunda olan davalı ...’nın büfeyi başkasına devir hakkı bulunmadığı, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olmadığı belirtilmiş ise de davalı ...’nın dava dışı dernek ile yaptığı sözleşmede getirilen alt «devir yasağı» taraflar arasındaki sözleşmeyi «geçersiz» kılmayacağı gibi, taraflarca da sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürülmemiştir.
Davalı ... vekili, devir bedelinin müvekkiline ödenmeyip davacının «protokol» düzenlendiği dönemde bedeli protokolde «kefil» olarak imzası bulunan diğer davalı ...’ya ödendiğini, ...’nın da aldığı parayı müvekkiline ödemeyip yerine senet verdiğini, ancak bu senet de vadesinde ödenmediği için ... hakkında takip başlatıldığını, söz konusu büfenin de aslında ... adına müvekkili tarafından işletildiğini savunduğuna ve protokolde de devir bedeli kararlaştırılıp, protokol uyarınca söz konusu büfenin davacıya «teslimi» sağlanıp davacı tarafça işletilmeye başladıktan sonra, davalıların «kusuru» ile kapatılmak zorunda kaldığı iddia olunduğuna göre, mahkemece somut uyuşmazlığın bu hususlar nazara alınarak çözümlenmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın …
Dava, mülkiyeti dava dışı bir derneğe ait olup davalı ...’nın kiracısı olduğu büfenin, işletme hakkının davacıya devrine dair düzenlenen «protokol» uyarınca ödendiği iddia olunan bedelin sözleşmenin konusu olan büfenin davalılardan kaynaklanan nedenlerle kapatılmak zorunda kalınması nedeniyle tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14990 E. 2018/6199 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu kararda2- Ancak, dava kısmen reddedildiği halde kendisini vekil ile «temsil» ettiren davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün vekalet ücretine ilişkin bu bölümünün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/9779 E. , 2014/449 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ALAÇAM SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 19/02/2013
NUMARASI 2010/309-2013/84
Taraflar arasında görülen davada Alaçam Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/02/2013 tarih ve 2010/309-2013/84 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince davalıya ait büfenin, herhangi bir nedenle büfenin kapanması durumunda satış bedelinin yarısının müvekkiline davalı tarafından iadesi şartıyla 6.000.00 TL bedel karşılığında satın alındığını, büfenin bulunduğu bölgede faaliyet gösteren dava dışı K.. Su Ürünleri Kooperatifi’nce açılan men’i müdahale davası neticesinde büfenin müvekkilince 25.12.2006 tarihinde kapatıldığını ileri sürerek, 3.000.00 TL alacağın 25.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında 2002 yılının Nisan ayında yapılan anlaşma ile müvekkiline ait imar mevzuatına göre kullanma ruhsatı olmayan büfenin içindeki mal ve eşyalarla birlikte 7.000.00 TL bedel karşılığı davacı tarafa satışının, satış bedelinin davacı tarafın emekli ikramiyesinden tahsilinin kararlaştırıldığını, davacı tarafça müvekkiline 02.05.2002 keşide tarihli 3.000.00 TL ve 4.000.00 TL bedelli iki adet senedin verildiğini, ancak davacının emekli olmaması ve bir çok yere borcunun bulunması nedeniyle anılan senetlerin tahsili için başlatılan icra takibinin davalının itirazı ile durması üzerine taraflar arasında düzenlenen 28.06.2002 tarihli sözleşme ile davacı taraftan satış bedelinin %65 faizi ile birlikte, ancak davacının emekli olduğu tarihte büfenin yıkılması halinde, 5.200.00 TL’nin % 65 faizi ile beraber davacının emekli ikramiyesine haciz konulmak suretiyle tahsiline karar verildiğini, davacı tarafın emekli olduğu tarihte büfe yıkılmadığından satış bedelinin davacıdan tahsil edildiğini, büfenin 2006 yılında mahkeme kararıyla yıkıldığını, dava konusu büfenin davacı tarafça dava dışı K.
U.’a 1.200.00 TL bedel karşılığında satıldığını, sözleşmelerde büfenin herhangi bir sebeple kapatılması durumunda satış bedelinin yarısının davacıya iade edileceğine dair bir hükmün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, tanık anlatımları ile 02.05.2002 ve 28.06.2002 tarihli sözleşmelere göre, dava konusu büfenin yıkımı halinde davalı tarafça davacıya yasal faizi ile birlikte 3,000.00 TL ödeneceğinin kararlaştırıldığını, büfe bedelinin icra takibi ile davacı tarafın emekli ikramiyesinden kesilerek ödendiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 3.000.00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 28.06.2002 tarihli sözleşme ile dava konusu büfenin yıkımı halinde, davacı tarafça davalı tarafa ödenmesi gereken bedelin ne kadar olduğu belirlenmiş, ödemede fazlalık olduğu takdirde fazla olan miktarın davacı tarafa geri ödeneceği açıklanmıştır. Buna göre, büfenin yıkımı halinde davacı tarafça ödendiği belirtilen miktarların anılan sözleşme doğrultusunda, ödendiği tarihlerden itibaren %65 faiziyle ve icra dosyasındaki masrafların yarısı ile birlikte ödeneceği belirlendiğine göre, davalı tarafa bu doğrultuda ödenmesi gereken miktar, konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla hesap ettirilerek, davacı tarafından yapılan fazla ödeme ile davacıya iadesi gereken miktarın olup olmadığının tespiti gerekirken, sözleşmeye uygun olmayan yazılı gerekçeyle ve eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101784300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz