Rehin cirosu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/11833 E. 2014/2980 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rehin cirosu↗ mükerrer tahsilat↗ yetkili hamil↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ tahsilde tekerrür↗ bsmv↗ mükerrerlik↗ temerrüt tarihi↗ rehin↗ ciro↗ derdestlik↗ hamil↗ işlemiş faiz↗ uyuşmazlık konusu↗ temerrüt faizi↗ kredi sözleşmesi↗ asıl alacak↗ çek↗ temerrüt↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının takipte bulunmasının dava açılmasına engel teşkil etmediği, dava ve takibin birbirlerine karşı derdestlik olarak kabul edilemeyeceği, davacının takibi bırakıp dava açmakla artık icra takibindeki takip hakkından vazgeçmiş sayılacağı, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan 413.718,00 TL asıl alacak, 9.436,11 TL işlemiş faiz ve 471,81TL BSMV alacağı olduğu, takipten sonra dava tarihine kadar 52.558,86 TL tutarında ödeme yapıldığı yine dava tarihine kadar 23.542,47 TL'nin ana para borcuna ilave edilmesi gerektiği bilirkişi tarafından belirtilmiş olup, bunların mahsubu ve ilavesi sonucu davacı alacağının 394.609,53 TL olduğu, sözleşmenin 53. maddesi uyarınca kararlaştırılan yıllık %72 temerrüt faizinin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 394.609,53 TL’nin temerrüt tarihi olan 12.04.2008 tarihinden itibaren %72 oranında faiz uygulanmak suretiyle davalılardan tahsiline, İzmir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2008/5595 sayılı dosyasının tahsilde tekerrüre esas olunmamasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı vekili, dava konusu çeklerin kullandırılan kredinin teminatı olmak üzere müvekkiline ciro edildiğini belirterek, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla çek bedelleri kadar tutarı çeklerin hamili davalı şirket ve kredi sözleşmesinin müşterek ve müteselsil borçlusu olan kefillerinden tahsilini talep etmiştir. Davaya konu çeklerin davalı şirketin davacı bankadan kullandığı kredinin teminatını oluşturmak amacıyla ciro yolu ile davacı bankaya geçtiği taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Poliçeye ait olup, çek hakkında da uygulanması mümkün hükümleri düzenleyen TTK’nın 730. maddesinde rehin cirosu ile ilgili aynı Kanun'un 601. maddesine yapılmış bir atıf bulunmamaktadır. Bu durumda çekte rehin cirosu caiz olmayıp, rehin veya bunun sonucu elde etmeye yönelik teminat amacıyla çekin ciro edilmesi halinde çeki devir alan kişi çeke dayalı hakları kullanamaz. Somut olayda davacı banka davaya konu çeki teminat amacıyla almış olup, açıklanan yasa maddesi uyarınca çekin rehin amacıyla cirosu geçerli olmadığından davacı banka yetkili hamil olarak kabul edilemez. Kaldı ki, kredi alacağının temini için yapılan takip kesinleştiğinden mükerrer tahsilata yer verecek şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiş kararın bu gerekçelerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5755 E. 2011/16419 K.
Ortak:rehin cirosu · yetkili hamil · tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · rehin · hamil · çek · teminat
İncelediğiniz kararda1-Davacı vekili, dava konusu çeklerin kullandırılan kredinin «teminatı» olmak üzere müvekkiline «ciro» edildiğini belirterek, «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla «çek» bedelleri kadar tutarı çeklerin «hamili» davalı şirket ve «kredi sözleşmesinin» müşterek ve müteselsil borçlusu olan kefillerinden tahsilini talep etmiştir.
Somut olayda davacı banka davaya konu çeki «teminat» amacıyla almış olup, açıklanan yasa maddesi uyarınca çekin «rehin» amacıyla cirosu geçerli olmadığından davacı banka «yetkili hamil» olarak kabul edilemez.
Poliçeye ait olup, «çek» hakkında da uygulanması mümkün hükümleri düzenleyen TTK’nın 730. maddesinde «rehin cirosu» ile ilgili aynı Kanun'un 601. maddesine yapılmış bir atıf bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaBu itibarla çeki «rehin cirosu» ile devralan davacı banka çekin «yetkili hamili» olmadığından TTK'nun 644 ncü maddesi uyarınca da hak sahibi olamaz.
İcra Müdürlüğü'nün 2006/10346 sayılı dosyası ile «tahsilde tekerrür olmamak» üzere, tahsiline karar verilmiştir.
TTK.'nun 730 ncu maddesinde «rehin cirosu» ile ilgili aynı yasanın 601 nci maddesine atıf yapılmadığından çekte rehin cirosu caiz değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşideci · yasal faiz · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, davacının çekin «zamanaşımına» uğraması ve karşılıksız çıkması nedeniyle alacağını alamadığı, bu şekilde «keşidecinin» mal varlığında çoğalma meydana geldiği gerekçesiyle, 30.000 TL «çek» bedelinin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile, Antalya 1.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11986 E. 2014/4760 K.
Ortak:rehin cirosu · yetkili hamil · rehin · ciro · hamil · uyuşmazlık konusu · çek · teminat
İncelediğiniz kararda1-Davacı vekili, dava konusu çeklerin kullandırılan kredinin «teminatı» olmak üzere müvekkiline «ciro» edildiğini belirterek, «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla «çek» bedelleri kadar tutarı çeklerin «hamili» davalı şirket ve «kredi sözleşmesinin» müşterek ve müteselsil borçlusu olan kefillerinden tahsilini talep etmiştir.
Bu durumda çekte «rehin cirosu» caiz olmayıp, rehin veya bunun sonucu elde etmeye yönelik «teminat» amacıyla çekin «ciro» edilmesi halinde çeki devir alan kişi çeke dayalı hakları kullanamaz.
Somut olayda davacı banka davaya konu çeki «teminat» amacıyla almış olup, açıklanan yasa maddesi uyarınca çekin «rehin» amacıyla cirosu geçerli olmadığından davacı banka «yetkili hamil» olarak kabul edilemez.
Benzer bu karardaDava konusu «çek», dava dışı şirketin davacı Banka'dan kullandığı kredinin «teminatını» oluşturmak amacıyla «ciro» yolu ile davacı Banka'ya geçmiş olup, esasen bu husus taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» olmadığı gibi mahkemece de çekin teminat amacıyla bankaya ciro edildiği kabul edilmiştir.
Bu durumda çekte «rehin cirosu» caiz olmayıp, rehin veya bu sonucu elde etmeye yönelik «teminat» amacıyla çekin «ciro» edilmesi halinde çeki devralan kişi çeke dayalı hakları kullanamaz.
Somut olayda, davacı Banka davaya konu çeki «teminat» amacıyla almış olup, açıklanan yasa maddesi uyarınca çekin «rehin» amacıyla cirosu geçerli olmadığından davacı «yetkili hamili» olarak kabul edilemez.Yetkili hamil olmayan kişinin TTK’nun 644. maddesinden doğan hakları ileri sürmesi mümkün olmadığından mahkemece davanın bu nedenle reddine k …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşide tarihi · sebepsiz zenginleşme · keşideci · avans faizi · zamanaşımı · ibraz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… ma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın TTK'nın 644'üncü maddesine dayalı alacak istemine ilişkin olduğu, davacı tarafın dava konusu çeki 3. kişiye verilen kredinin «teminatı» olarak aldığı, «çek» «keşide tarihi» olan 28/7/2011 tarihi itibariyle davacı bankanın dava dışı kredi borçlusundan 20.000 TL'nin çok üzerinde alacaklı olduğu, yine dava tarihi olan 07/02/2012 tarihi itibariyle nakit kredilerden dolayı 19.932,47 TL alacaklı olduğu, gayrinakti kredilerden dolayı alacağını delillendiren belge sunmadığı, bu nedenle dava tarihi itibariyle davacının 19.932,47 TL «sebepsiz zenginleştiği» miktarı talep hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 19.832,47 TL'nin çekin keşide tarihinin 28/07/2011 oluşu dikkate alındığında «ibraz» tarihinin «son» günü olan 08/08/2011 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davalı «keşidecinin» «zamanaşımına» uğrayan «çek» nedeniyle «sebepsiz zenginleştiği» iddiasıyla TTK’nın 644. maddesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/11833 E. , 2014/2980 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 10/04/2012
NUMARASI 2011/87-2012/91
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/04/2012 tarih ve 2011/87-2012/91 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18/02/2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan S.. T.. Tekstil Ltd. Şti'nin asıl borçlu diğer davalıların kefil olarak imzaladıkları kredi sözleşmesinden doğan borcun ödenmediğini, 10.04.2008 tarihinde İzmir 14. noterliğinin ihtarnamesi ile hesabın kat edilip, 447.330,02 TL’nin ödenmesinin talep edildiğini, bu arada krediye teminat olarak davalılar tarafından bankaya verilen ve ciro edilen senetlerin de icra takibine konulduğunu, bu takiplerin işlem yapılmadığından takip edilmediği için iptal edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 18.01.2007, 25.10.2007, 17.10.2007 tarihli kredilere dayanılarak ödenmeyen 15.000 TL'nin hesabın kat edildiği 20.04.2008 tarihinden itibaren %72 faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, icranın geri bırakılması kararı ile iptal edilen takip dosyalarının incelenmesinde, takibin İİK'nın 45/2. maddesine dayalı tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla taraflar arasındaki kredi ilişkisinin teminatı olarak ciro edilen çeklerin tahsiline yönelik olarak yapıldığı, davalılar hakkında esas ilişkiye temel olan kredi sözleşmeleriyle ilgili olarakta İzmir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2008/5595 sayılı dosyasının bulunduğunu, bu dosyanın derdest olduğunu, bu nedenle davacının aynı ilişki nedeniyle hem takip yapması, hem de dava açmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının takipte bulunmasının dava açılmasına engel teşkil etmediği, dava ve takibin birbirlerine karşı derdestlik olarak kabul edilemeyeceği, davacının takibi bırakıp dava açmakla artık icra takibindeki takip hakkından vazgeçmiş sayılacağı, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan 413.718,00 TL asıl alacak, 9.436,11 TL işlemiş faiz ve 471,81TL BSMV alacağı olduğu, takipten sonra dava tarihine kadar 52.558,86 TL tutarında ödeme yapıldığı yine dava tarihine kadar 23.542,47 TL'nin ana para borcuna ilave edilmesi gerektiği bilirkişi tarafından belirtilmiş olup, bunların mahsubu ve ilavesi sonucu davacı alacağının 394.609,53 TL olduğu, sözleşmenin 53.
maddesi uyarınca kararlaştırılan yıllık %72 temerrüt faizinin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 394.609,53 TL’nin temerrüt tarihi olan 12.04.2008 tarihinden itibaren %72 oranında faiz uygulanmak suretiyle davalılardan tahsiline, İzmir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2008/5595 sayılı dosyasının tahsilde tekerrüre esas olunmamasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı vekili, dava konusu çeklerin kullandırılan kredinin teminatı olmak üzere müvekkiline ciro edildiğini belirterek, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla çek bedelleri kadar tutarı çeklerin hamili davalı şirket ve kredi sözleşmesinin müşterek ve müteselsil borçlusu olan kefillerinden tahsilini talep etmiştir. Davaya konu çeklerin davalı şirketin davacı bankadan kullandığı kredinin teminatını oluşturmak amacıyla ciro yolu ile davacı bankaya geçtiği taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Poliçeye ait olup, çek hakkında da uygulanması mümkün hükümleri düzenleyen TTK’nın 730. maddesinde rehin cirosu ile ilgili aynı Kanun'un 601. maddesine yapılmış bir atıf bulunmamaktadır. Bu durumda çekte rehin cirosu caiz olmayıp, rehin veya bunun sonucu elde etmeye yönelik teminat amacıyla çekin ciro edilmesi halinde çeki devir alan kişi çeke dayalı hakları kullanamaz.
Somut olayda davacı banka davaya konu çeki teminat amacıyla almış olup, açıklanan yasa maddesi uyarınca çekin rehin amacıyla cirosu geçerli olmadığından davacı banka yetkili hamil olarak kabul edilemez. Kaldı ki, kredi alacağının temini için yapılan takip kesinleştiğinden mükerrer tahsilata yer verecek şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiş kararın bu gerekçelerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 20/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101765500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz