6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Borçlu olmadığının tespiti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/12478 E. 2014/2911 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
brokerlik meşru hamil ciro silsilesi lehtar ciro ek prim kötü niyet tazminatı hamil protokol istirdat kötü niyet taahhütname sigorta poliçesi avans faizi

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen 08/03/2007 tarihli protokol hükümlerine göre davacının, davalıya broker olarak hizmet verdiği, anılan protokolün 3. maddesinde “prim borçlarının broker tarafından taahhüt edildiği anlamına gelmemek kaydıyla broker tarafından sigortalıdan tahsil edileceği” hükmüne yer verildiği, takibe konulan çeklerin davacının aracılık ettiği iş nedeniyle dava dışı sigortalıdan prim borcu nedeniyle alındığı, davacı brokerin lehtar olarak gösterilmesi nedeniyle ciro edilerek davalı sigorta şirketine verildiği, davacının bu çeki ciro etmekteki amacının dava dışı kişiden çekle tahsil edilen primi davalıya aktarmak olduğu, bu durumda protokolün 3. maddesi gereğince davacının çekin ödenmemesinden sorumluluğunun bulunmadığı, takip alacaklısı davalının, dava dışı H. Boya A.Ş.'nin sigorta poliçelerinden doğan prim borcunu ödemek için tanzim ettiği çeklerin davacı şirketçe yapılan cirosunun amacını bildiği halde aleyhine takip yapması nedeniyle kötü niyetli kabul edileceği gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacının İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün 2009/26093 Esas sayılı icra dosyasında davalıya borçlu olmadığını tespiti ile 54.234,00 TL'nin 28/08/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine, hükmolunan miktarın %40'ı olan 21.693,60 TL oranında kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Ancak, davalı icra takibinde haksız ise de ciro silsilesi ile meşru hamil olduğu çeki takibe koymakta kötü niyetli değildir. Bu suretle, taraflar arasındaki sözleşmenin yorumlanması neticesinde davalının haksız bulunduğu sonucuna varılsa da davalının kötü niyetli olduğu hususu ispatlanamamış olduğundan davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi doğru olmayıp kararın temyiz eden mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10616 E. 2013/11164 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16458 E. 2014/6960 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6334 E. 2012/18532 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10131 E. 2010/1287 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9855 E. 2016/4862 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Menfi Tespit ve İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1083 E. 2015/6268 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/12478 E.  ,  2014/2911 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 07/05/2013

NUMARASI 2013/70-2013/113

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07/05/2013 tarih ve 2013/70-2013/113 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin sigorta ve reasürans brokeri olup davalı ile sözleşme imzaladığını, sözleşme gereği dava dışı H. Boya Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin davalıdan poliçe almasına aracılık ettiğini, poliçe karşılığında düzenlenen müvekkilinin lehtar olduğu iki adet çekin davalı sigorta şirketine verilmek üzere müvekkiline teslim edildiğini, müvekkilinin de ciro ile çekleri davalıya teslim ettiğini, dava dışı şirketin iflas etmesi nedeniyle davalının ciroya dayanarak müvekkili hakkında icra takibi yaptığını ancak dava konusu borcun dava dışı şirketin davalıya olan prim borcu olduğunu, taraflar arasındaki protokole göre müvekkilinin prim borçlarından dolayı sorumluluğunun ve asıl olan temeldeki ilişkiye göre müvekkilinin davalıya bir borcunun olmadığını ileri sürerek, müvekkili hakkında yapılan icra takibi sebebiyle borçlu olmadığının tespitini istemiş, dava devam ederken icra takibi nedeniyle ödeme yapmak zorunda kaldığını belirterek ödediği 54.234,00 TL'nın istirdadını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında yapılan protokol gereği davacının poliçelerin prim tahsilatlarını yapma hakkı olduğunu, komisyon ücreti düşüldükten sonra kalan kısmın müvekkiline ödendiğini, dava dışı H. Boya Kimya ve Sanayi Ticaret A.Ş.'den primleri çek ile tahsil ettiğini, cirantanın da keşideci ile beraber sorumluluğunun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen 08/03/2007 tarihli protokol hükümlerine göre davacının, davalıya broker olarak hizmet verdiği, anılan protokolün 3. maddesinde “prim borçlarının broker tarafından taahhüt edildiği anlamına gelmemek kaydıyla broker tarafından sigortalıdan tahsil edileceği” hükmüne yer verildiği, takibe konulan çeklerin davacının aracılık ettiği iş nedeniyle dava dışı sigortalıdan prim borcu nedeniyle alındığı, davacı brokerin lehtar olarak gösterilmesi nedeniyle ciro edilerek davalı sigorta şirketine verildiği, davacının bu çeki ciro etmekteki amacının dava dışı kişiden çekle tahsil edilen primi davalıya aktarmak olduğu, bu durumda protokolün 3.

maddesi gereğince davacının çekin ödenmemesinden sorumluluğunun bulunmadığı, takip alacaklısı davalının, dava dışı H. Boya A.Ş.'nin sigorta poliçelerinden doğan prim borcunu ödemek için tanzim ettiği çeklerin davacı şirketçe yapılan cirosunun amacını bildiği halde aleyhine takip yapması nedeniyle kötü niyetli kabul edileceği gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacının İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün 2009/26093 Esas sayılı icra dosyasında davalıya borçlu olmadığını tespiti ile 54.234,00 TL'nin 28/08/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine, hükmolunan miktarın %40'ı olan 21.693,60 TL oranında kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Ancak, davalı icra takibinde haksız ise de ciro silsilesi ile meşru hamil olduğu çeki takibe koymakta kötü niyetli değildir. Bu suretle, taraflar arasındaki sözleşmenin yorumlanması neticesinde davalının haksız bulunduğu sonucuna varılsa da davalının kötü niyetli olduğu hususu ispatlanamamış olduğundan davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi doğru olmayıp kararın temyiz eden mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101764100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.