Borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/12478 E. 2014/2911 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
brokerlik↗ meşru hamil↗ ciro silsilesi↗ lehtar↗ ciro↗ ek prim↗ kötü niyet tazminatı↗ hamil↗ protokol↗ istirdat↗ kötü niyet↗ taahhütname↗ sigorta poliçesi↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen 08/03/2007 tarihli protokol hükümlerine göre davacının, davalıya broker olarak hizmet verdiği, anılan protokolün 3. maddesinde “prim borçlarının broker tarafından taahhüt edildiği anlamına gelmemek kaydıyla broker tarafından sigortalıdan tahsil edileceği” hükmüne yer verildiği, takibe konulan çeklerin davacının aracılık ettiği iş nedeniyle dava dışı sigortalıdan prim borcu nedeniyle alındığı, davacı brokerin lehtar olarak gösterilmesi nedeniyle ciro edilerek davalı sigorta şirketine verildiği, davacının bu çeki ciro etmekteki amacının dava dışı kişiden çekle tahsil edilen primi davalıya aktarmak olduğu, bu durumda protokolün 3. maddesi gereğince davacının çekin ödenmemesinden sorumluluğunun bulunmadığı, takip alacaklısı davalının, dava dışı H. Boya A.Ş.'nin sigorta poliçelerinden doğan prim borcunu ödemek için tanzim ettiği çeklerin davacı şirketçe yapılan cirosunun amacını bildiği halde aleyhine takip yapması nedeniyle kötü niyetli kabul edileceği gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacının İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün 2009/26093 Esas sayılı icra dosyasında davalıya borçlu olmadığını tespiti ile 54.234,00 TL'nin 28/08/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine, hükmolunan miktarın %40'ı olan 21.693,60 TL oranında kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davalı icra takibinde haksız ise de ciro silsilesi ile meşru hamil olduğu çeki takibe koymakta kötü niyetli değildir. Bu suretle, taraflar arasındaki sözleşmenin yorumlanması neticesinde davalının haksız bulunduğu sonucuna varılsa da davalının kötü niyetli olduğu hususu ispatlanamamış olduğundan davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi doğru olmayıp kararın temyiz eden mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10616 E. 2013/11164 K.
Ortak:brokerlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen 08/03/2007 tarihli «protokol» hükümlerine göre davacının, davalıya «broker» olarak hizmet verdiği, anılan protokolün 3. maddesinde “«prim» borçlarının broker tarafından «taahhüt» edildiği anlamına gelmemek kaydıyla broker tarafından sigortalıdan tahsil edileceği” hükmüne yer verildiği, takibe konulan çeklerin davacının aracılık ettiği iş nedeniyle dava dışı sigortalıdan prim borcu nedeniyle alındığı, davacı brokerin «lehtar» olarak gösterilmesi nedeniyle «ciro» edilerek davalı sigorta şirketine verildiği, davacının bu çeki ciro etmekteki amacının dava dışı kişiden çekle tahsil edilen primi davalıya aktarmak olduğu, bu dur …
Benzer bu karardaDava sigorta «brokerlik» sözleşmesine dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine ve davacının davalıya «kötüniyet tazminatı» ödemesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · kötüniyet
Benzer bu karardaDava sigorta «brokerlik» sözleşmesine dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine ve davacının davalıya «kötüniyet tazminatı» ödemesine karar verilmiştir.
Ancak, davacı aleyhine «kötüniyet tazminatına» hükmedilebilmesi için davacının yaptığı icra takibinin haksız olması yeterli olmayıp, aynı zamanda bu icra takibinin kötüniyetli olarak yapıldığının da ispat edilmesi gerekir.
Bu itibarla, mahkemece, gerekçesi açıklanmaksızın davalı lehine «kötüniyet tazminatınan» karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacının «kötüniyetli» olarak icra takibi yaptığı davalı tarafça kanıtlanamamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16458 E. 2014/6960 K.
Ortak:brokerlik · protokol
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen 08/03/2007 tarihli «protokol» hükümlerine göre davacının, davalıya «broker» olarak hizmet verdiği, anılan protokolün 3. maddesinde “«prim» borçlarının broker tarafından «taahhüt» edildiği anlamına gelmemek kaydıyla broker tarafından sigortalıdan tahsil edileceği” hükmüne yer verildiği, takibe konulan çeklerin davacının aracılık ettiği iş nedeniyle dava dışı sigortalıdan prim borcu nedeniyle alındığı, davacı brokerin «lehtar» olarak gösterilmesi nedeniyle «ciro» edilerek davalı sigorta şirketine verildiği, davacının bu çeki ciro etmekteki amacının dava dışı kişiden çekle tahsil edilen primi davalıya aktarmak olduğu, bu dur …
Benzer bu karardaDava, «brokerlik» sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, davacı 18.06.2010 tarihli «protokole» dayanmış ve poliçeler sunmuş, davalı vekili bu belgelerdeki imzaların şirket yetkilisine ait olmadığını, protokolün ön sayfasında da imza bulunmadığını savunmuş, «bilirkişi incelemesinde» dava konusu alacağa ilişkin davalının «ticari defterlerinde» bir «kayda» rastlanmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece, davalının savunması üzerinde durularak «protokoldeki» ve gerektiğinde poliçelerdeki imzaların davalı yetkilisine ait olup olmadığı konusunda, uzman bilirkişi raporu alınarak taraflar arasında, dava konusu alacağın temelini teşkil eden «brokerlik» sözleşmesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve sigortacılıkta uzman ve sigorta muhasebecisi bilirkişinin de yer aldığı heyetten rapor alındıktan sonra diğer tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi · ticari defter · cy/cy kaydı · eksik inceleme · e-defter
Benzer bu karardaDava, «brokerlik» sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, davacı 18.06.2010 tarihli «protokole» dayanmış ve poliçeler sunmuş, davalı vekili bu belgelerdeki imzaların şirket yetkilisine ait olmadığını, protokolün ön sayfasında da imza bulunmadığını savunmuş, «bilirkişi incelemesinde» dava konusu alacağa ilişkin davalının «ticari defterlerinde» bir «kayda» rastlanmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece, davalının savunması üzerinde durularak «protokoldeki» ve gerektiğinde poliçelerdeki imzaların davalı yetkilisine ait olup olmadığı konusunda, uzman bilirkişi raporu alınarak taraflar arasında, dava konusu alacağın temelini teşkil eden «brokerlik» sözleşmesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve sigortacılıkta uzman ve sigorta muhasebecisi bilirkişinin de yer aldığı heyetten rapor alındıktan sonra diğer tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6334 E. 2012/18532 K.
Ortak:brokerlik · lehtar · ciro · ek prim · hamil · protokol · istirdat · taahhütname
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen 08/03/2007 tarihli «protokol» hükümlerine göre davacının, davalıya «broker» olarak hizmet verdiği, anılan protokolün 3. maddesinde “«prim» borçlarının broker tarafından «taahhüt» edildiği anlamına gelmemek kaydıyla broker tarafından sigortalıdan tahsil edileceği” hükmüne yer verildiği, takibe konulan çeklerin davacının aracılık ettiği iş nedeniyle dava dışı sigortalıdan prim borcu nedeniyle alındığı, davacı brokerin «lehtar» olarak gösterilmesi nedeniyle «ciro» edilerek davalı sigorta şirketine verildiği, davacının bu çeki ciro etmekteki amacının dava dışı kişiden çekle tahsil edilen primi davalıya aktarmak olduğu, bu dur …
2- Ancak, davalı icra takibinde haksız ise de «ciro silsilesi» ile «meşru hamil» olduğu çeki takibe koymakta kötü niyetli değildir.
Boya A.Ş.'nin «sigorta poliçelerinden» doğan «prim» borcunu ödemek için tanzim ettiği çeklerin davacı şirketçe yapılan cirosunun amacını bildiği halde aleyhine takip yapması nedeniyle kötü niyetli kabul edileceği gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacının İstanbul 13.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacının çekleri «ciro» etmekle «kambiyo senedi» vasfındaki «çek» üzerindeki «mücerret» bir borçlanma iradesini ortaya koyarak kambiyo ilişkisine «dahil» ve çek borçlusu sıfatıyla «ciro zincirindeki» diğer kişilere karşı borçtan sorumlu olduğu, davacının çek «keşidecisi» ile arasındaki münasebetlere dayanan defileri davalı şirkete karşı ileri süremeyeceği, davalının borçlunun zararına hareket ettiğinin de ispatlanmadığı, «iyiniyetli hamil» olduğu, taraflar arasındaki «protokolde» yer alan davalı adına «prim» tahsil etme yetkisi kapsamında iddiasının kambiyo senedi vasfındaki davaya konu çeklerdeki ciro nedeniyle dikkate alınamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar …
Ancak, taraflar arasında düzenlenen 08.03.2007 tarihli «protokol» hükümlerine göre davacı, davalıya «broker» olarak hizmet vermekte olup, anılan protokolün 3. maddesinde "«prim» borçları broker tarafından «taahhüt» edildiği anlamına gelmemek kaydıyla broker tarafından sigortalıdan tahsil edilir" hükmü mevcuttur.
Takibe konulan çeklerin davacının aracılık ettiği iş nedeniyle dava dışı sigortalıdan «prim» borcu nedeniyle alındığı, davacı «brokerin» «lehtar» olarak gösterilmesi nedeniyle «ciro» edilerek davalı ... şirketine verildiği, davacının bu çeki ciro etmekteki amacının dava dışı kişiden çekle tahsil edilen primi davalıya aktarmak olduğu anlaşılmakta olup, bu husus taraflar arasında ihtilafsızdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ciro zinciri · iyiniyetli hamil · mücerretlik · istirdat davası · borçlu olunmadığının tespiti · ciranta · iyiniyet · kambiyo senedi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacının çekleri «ciro» etmekle «kambiyo senedi» vasfındaki «çek» üzerindeki «mücerret» bir borçlanma iradesini ortaya koyarak kambiyo ilişkisine «dahil» ve çek borçlusu sıfatıyla «ciro zincirindeki» diğer kişilere karşı borçtan sorumlu olduğu, davacının çek «keşidecisi» ile arasındaki münasebetlere dayanan defileri davalı şirkete karşı ileri süremeyeceği, davalının borçlunun zararına hareket ettiğinin de ispatlanmadığı, «iyiniyetli hamil» olduğu, taraflar arasındaki «protokolde» yer alan davalı adına «prim» tahsil etme yetkisi kapsamında iddiasının kambiyo senedi vasfındaki davaya konu çeklerdeki ciro nedeniyle dikkate alınamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar …
Dava, icra takibi nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» ve «istirdat davası» olup, mahkemece takibe konulan çekte davacının «ciranta» olduğu, ciranta olan davacının çeki «ciro» etmekle borçlanma iradesini ortaya koyduğu, borçlunun zararına hareket ettiğinin de ispatlanamadığı ve davalının «iyiniyetli hamil» olduğu gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10131 E. 2010/1287 K.
Ortak:brokerlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen 08/03/2007 tarihli «protokol» hükümlerine göre davacının, davalıya «broker» olarak hizmet verdiği, anılan protokolün 3. maddesinde “«prim» borçlarının broker tarafından «taahhüt» edildiği anlamına gelmemek kaydıyla broker tarafından sigortalıdan tahsil edileceği” hükmüne yer verildiği, takibe konulan çeklerin davacının aracılık ettiği iş nedeniyle dava dışı sigortalıdan prim borcu nedeniyle alındığı, davacı brokerin «lehtar» olarak gösterilmesi nedeniyle «ciro» edilerek davalı sigorta şirketine verildiği, davacının bu çeki ciro etmekteki amacının dava dışı kişiden çekle tahsil edilen primi davalıya aktarmak olduğu, bu dur …
Benzer bu karardaDava, davacının «brokerlik» hizmeti çerçevesinde ödediği sigorta ücretinin davalılardan «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feragat nedeniyle davanın reddi · nispi vekalet ücreti · rücuen tahsil · vekalet ücreti takdiri · maktu vekalet ücreti · feragat · vekalet ücreti
Benzer bu karardaAncak, verilen kararda, davadan fergat edilmesine göre, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi hükmü dikkate alınarak, «nispi vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken, yazılı şekilde «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalılar yararına 500,00 TL «maktu vekalet ücretinin» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, «feragat nedeniyle davanın reddine» karar verilmiştir.
Dava, davacının «brokerlik» hizmeti çerçevesinde ödediği sigorta ücretinin davalılardan «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9855 E. 2016/4862 K.
Ortak:brokerlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen 08/03/2007 tarihli «protokol» hükümlerine göre davacının, davalıya «broker» olarak hizmet verdiği, anılan protokolün 3. maddesinde “«prim» borçlarının broker tarafından «taahhüt» edildiği anlamına gelmemek kaydıyla broker tarafından sigortalıdan tahsil edileceği” hükmüne yer verildiği, takibe konulan çeklerin davacının aracılık ettiği iş nedeniyle dava dışı sigortalıdan prim borcu nedeniyle alındığı, davacı brokerin «lehtar» olarak gösterilmesi nedeniyle «ciro» edilerek davalı sigorta şirketine verildiği, davacının bu çeki ciro etmekteki amacının dava dışı kişiden çekle tahsil edilen primi davalıya aktarmak olduğu, bu dur …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...'nin «sigorta acenteleri» levhasında «kaydının» bulunmadığı ve davalının sigorta «brokeri» olduğu, acentenin sorumlu olduğu hususlarda sigorta brokerine sorumluluk yüklenemeyeceği, davacının bu davasını «sigorta sözleşmesi» yaptığı yurtdışında bulunan şirkete yöneltmesi gerektiği, bu haliyle davalının pasif dava «ehliyeti» olmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, davalı sigorta şirketi ...'ye «izafeten» «broker» hasım gösterilerek açılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta acenteliği · izafeten dava · sigorta sözleşmesi · acentelik · taraf ehliyeti · usulden reddi · tebligat · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...'nin «sigorta acenteleri» levhasında «kaydının» bulunmadığı ve davalının sigorta «brokeri» olduğu, acentenin sorumlu olduğu hususlarda sigorta brokerine sorumluluk yüklenemeyeceği, davacının bu davasını «sigorta sözleşmesi» yaptığı yurtdışında bulunan şirkete yöneltmesi gerektiği, bu haliyle davalının pasif dava «ehliyeti» olmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, davalı sigorta şirketi ...'ye «izafeten» «broker» hasım gösterilerek açılmıştır.
Bu durumda davanın reddi değil, asıl hasım sigorta şirketine «tebligat» yapılarak davaya devam edilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1083 E. 2015/6268 K.
Ortak:meşru hamil · ciro silsilesi · ciro · kötü niyet tazminatı · hamil · kötü niyet · avans faizi
İncelediğiniz kararda2- Ancak, davalı icra takibinde haksız ise de «ciro silsilesi» ile «meşru hamil» olduğu çeki takibe koymakta kötü niyetli değildir.
İcra Müdürlüğü'nün 2009/26093 Esas sayılı icra dosyasında davalıya borçlu olmadığını tespiti ile 54.234,00 TL'nin 28/08/2009 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan «istirdatı» ile davacıya verilmesine, hükmolunan miktarın %40'ı olan 21.693,60 TL oranında «kötü niyet tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu suretle, taraflar arasındaki sözleşmenin yorumlanması neticesinde davalının haksız bulunduğu sonucuna varılsa da davalının kötü niyetli olduğu hususu ispatlanamamış olduğundan davalı aleyhine «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesi doğru olmayıp kararın temyiz eden mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; daha öncesinde verilen kararın “davacı icra takibinde haksız ise de «ciro silsilesi» ile «meşru hamil» olduğu çeki takibe koymakta kötü niyetli olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin yorumlanması neticesinde davalının haksız olduğu sonucuna varıldığı, davalının «kötü niyetinin» ispatlanamadığı, bu nedenle «kötü niyet tazminatına» hükmedilemeyeceği” belirtilerek bozulduğu, bozma kapsamı dışında kalan hususların kesinleştiği gerekçesiyle davacının...
Müdürlüğü'nün 2009/26093 Esas sayılı icra dosyasında borçlu olmadığının tespiti ile 54.234,00 TL'nin 28.8.2009 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davacıdan tahsiline ilişkin hüküm kesinleşmiş olmakla bu hususta yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davacının «kötü niyet tazminatına» yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMüdürlüğü'nün 2009/26093 Esas sayılı icra dosyasında borçlu olmadığının tespiti ile 54.234,00 TL'nin 28.8.2009 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davacıdan tahsiline ilişkin hüküm kesinleşmiş olmakla bu hususta yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davacının «kötü niyet tazminatına» yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/12478 E. , 2014/2911 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 07/05/2013
NUMARASI 2013/70-2013/113
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07/05/2013 tarih ve 2013/70-2013/113 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sigorta ve reasürans brokeri olup davalı ile sözleşme imzaladığını, sözleşme gereği dava dışı H. Boya Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin davalıdan poliçe almasına aracılık ettiğini, poliçe karşılığında düzenlenen müvekkilinin lehtar olduğu iki adet çekin davalı sigorta şirketine verilmek üzere müvekkiline teslim edildiğini, müvekkilinin de ciro ile çekleri davalıya teslim ettiğini, dava dışı şirketin iflas etmesi nedeniyle davalının ciroya dayanarak müvekkili hakkında icra takibi yaptığını ancak dava konusu borcun dava dışı şirketin davalıya olan prim borcu olduğunu, taraflar arasındaki protokole göre müvekkilinin prim borçlarından dolayı sorumluluğunun ve asıl olan temeldeki ilişkiye göre müvekkilinin davalıya bir borcunun olmadığını ileri sürerek, müvekkili hakkında yapılan icra takibi sebebiyle borçlu olmadığının tespitini istemiş, dava devam ederken icra takibi nedeniyle ödeme yapmak zorunda kaldığını belirterek ödediği 54.234,00 TL'nın istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında yapılan protokol gereği davacının poliçelerin prim tahsilatlarını yapma hakkı olduğunu, komisyon ücreti düşüldükten sonra kalan kısmın müvekkiline ödendiğini, dava dışı H. Boya Kimya ve Sanayi Ticaret A.Ş.'den primleri çek ile tahsil ettiğini, cirantanın da keşideci ile beraber sorumluluğunun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen 08/03/2007 tarihli protokol hükümlerine göre davacının, davalıya broker olarak hizmet verdiği, anılan protokolün 3. maddesinde “prim borçlarının broker tarafından taahhüt edildiği anlamına gelmemek kaydıyla broker tarafından sigortalıdan tahsil edileceği” hükmüne yer verildiği, takibe konulan çeklerin davacının aracılık ettiği iş nedeniyle dava dışı sigortalıdan prim borcu nedeniyle alındığı, davacı brokerin lehtar olarak gösterilmesi nedeniyle ciro edilerek davalı sigorta şirketine verildiği, davacının bu çeki ciro etmekteki amacının dava dışı kişiden çekle tahsil edilen primi davalıya aktarmak olduğu, bu durumda protokolün 3.
maddesi gereğince davacının çekin ödenmemesinden sorumluluğunun bulunmadığı, takip alacaklısı davalının, dava dışı H. Boya A.Ş.'nin sigorta poliçelerinden doğan prim borcunu ödemek için tanzim ettiği çeklerin davacı şirketçe yapılan cirosunun amacını bildiği halde aleyhine takip yapması nedeniyle kötü niyetli kabul edileceği gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacının İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün 2009/26093 Esas sayılı icra dosyasında davalıya borçlu olmadığını tespiti ile 54.234,00 TL'nin 28/08/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine, hükmolunan miktarın %40'ı olan 21.693,60 TL oranında kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davalı icra takibinde haksız ise de ciro silsilesi ile meşru hamil olduğu çeki takibe koymakta kötü niyetli değildir. Bu suretle, taraflar arasındaki sözleşmenin yorumlanması neticesinde davalının haksız bulunduğu sonucuna varılsa da davalının kötü niyetli olduğu hususu ispatlanamamış olduğundan davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi doğru olmayıp kararın temyiz eden mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101764100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz