bankacılık işlemlerinden kaynaklanan zararın, zarar sorumlusu bulunan davalılardan tazmini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/3062 E. 2014/9317 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
güven kuruluşu↗ mevduat sözleşmesi↗ bankacılık işlemleri↗ vade tarihi↗ akdi faiz↗ haksız eylem↗ vade↗ temerrüt faizi↗ haksız fiil↗ havale↗ dahili dava↗ avans faizi↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, bankaların bir güven kuruluşu olmaları ve vekalet görevini özenle yerine getirmeleri gerektiği, ancak davalı bankanın bu yükümlülüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, toplam 130.795,00 TL'nin 21/01/2000 tarihine kadar akdi faizi, bu tarihten sonra avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı ile davacının parasının havale edildiği O. S.. Bankası arasında bir akdi ilişki bulunmadığından, davalı Bankanın sorumluluğunun BK.’nın 41 ve 55 ile TTK.’nın 336. maddelerinden kaynaklanması ve zamanaşımı süresinin, davacının parasının O.. S.. Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı tarihten itibaren işlemeye başlaması karşısında, davalı tarafın zamanaşımı savunmasının yerinde olmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Ancak dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan zararın, zarar sorumlusu bulunan davalıdan tazmini istemine ilişkindir.
Yerel mahkeme kararında da isabetle tespit edildiği gibi, davacının iradesi davalı Banka çalışanları tarafından fesada uğratılmış ve Y..A.Ş.'ye yatırdığı paraları, şeklen Y.. S.. O.. S..Bank Ltd.'ye havale edilmiş ve yeni bir hesap açılmış gibi gösterilmiştir. Diğer bir deyişle somut uyuşmazlıkta, davacının dava dışı O.. S. Bankası ile mevduat sözleşmesi yapmak konusunda bir iradesi mevcut olmayıp, davacıya karşı davalı Banka çalışanlarının bir haksız eylemi söz konusudur. Dolayısıyla davalı banka, davacının parasının dava dışı O.. S.. Bankası'na şeklen havale edildiği tarihte temerrüte düşmüş olmaktadır. Yine taraflar arasında mevduat sözleşmesi kurulması yönünde bir anlaşma söz konusu olmadığından, mahkemece tespit edilen davacı alacağına, havale tarihlerinden itibaren, O.. S.. Bankası hesap cüzdanında belirtilen vadeli mevduat faizi yürütülmesi de mümkün değildir.
Somut uyuşmazlıkta ise davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde, O.. S.. Bankası'na döviz cinsinden havale edilen paralarına, vade sonu tarihlerine kadar döviz cinsinden akdi faiz yürütülmüş, bulunan toplam meblağlar ise vade sonu tarihlerinde TL'ye dönüştürülerek, toplam meblağlara vade tarihlerinden itibaren avans faizi istenmiştir. Haksız fiil de dahil ticari işlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, talep halinde avans türünden temerrüt faizi istenebileceği tabii ise de, yukarıda da açıklandığı üzere, vade tarihlerine kadar mevduat faizi talep edilmesi, olayın haksız fiilden kaynaklandığına dair dava dilekçesindeki beyanlarla da çeliştiğinden, mümkün değildir.
Yerel mahkeme ise davacı vekilinin bu talebini kabul ettiği gibi dava dilekçesinde vade sonu itibariyle TL'ye çevrilen meblağlara, vade başından sonuna kadar tekrar akdi faiz yürütmek suretiyle aynı dönem için iki kez faiz uygulamıştır.
Bu durum karşısında, davacı vekilince sonuç olarak TL üzerinden talepte bulunulduğu da nazara alınarak mahkemece, davacının O.. S..Bankası'na havale edilen döviz cinsinden paralarının, havale tarihleri itibariyle TL'ye çevrilip, bulunan meblağlara avans faizi yürütülmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, davalı vekilinin bu konudaki temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8050 E. 2016/3384 K.
Ortak:mevduat sözleşmesi · bankacılık işlemleri · akdi faiz · haksız eylem · vade · temerrüt faizi · havale · avans faizi · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaBankası'na döviz cinsinden «havale» edilen paralarına, «vade» sonu tarihlerine kadar döviz cinsinden «akdi faiz» yürütülmüş, bulunan toplam meblağlar ise vade sonu tarihlerinde TL'ye dönüştürülerek, toplam meblağlara vade tarihlerinden itibaren «avans faizi» istenmiştir.
Bankası ile «mevduat sözleşmesi» yapmak konusunda bir iradesi mevcut olmayıp, davacıya karşı davalı Banka çalışanlarının bir «haksız eylemi» söz konusudur.
Yine taraflar arasında «mevduat sözleşmesi» kurulması yönünde bir anlaşma söz konusu olmadığından, mahkemece tespit edilen davacı alacağına, «havale» tarihlerinden itibaren, O..
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta ise mahkemece, davacının off shore bankasına «havale» edilen parasına, paranın yatırıldığı tarihten «vade» sonuna kadar «akdi faiz», vade sonrasında ise 3095 SK.'nın 2/2. maddesi uyarınca «avans faizi» yürütülmüştür.
2- Ancak dava, «bankacılık işlemlerinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, davacının iradesi davalı Banka çalışanları tarafından fesada uğratılmış ve .....'ye yatırdığı paraları, şeklen .....'ye «havale» edilmiş ve yeni bir hesap açılmış gibi gösterilmiştir.
Diğer bir deyişle somut uyuşmazlıkta, davacının dava dışı off shore bankası ile «mevduat sözleşmesi» yapmak konusunda bir iradesi mevcut olmayıp, davacıya karşı davalı Banka çalışanlarının bir «haksız eylemi» söz konusudur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yetki · husumet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaŞubesi'nde olduğu gerekçesiyle «yetki»; .....'nin hukuken devir alındığı gerekçesiyle «husumet» ve somut olay yönünden ceza yargılaması söz konusu olduğu gerekçesiyle «zamanaşımı» süresinin dolduğu savunmalarına itibar edilemeyeceği belirtilmiş, esasa girilerek, davacının ..... ....
438/«son» gereği kararın anılan yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1842 E. 2016/3218 K.
Ortak:vade
İncelediğiniz karardaBankası'na döviz cinsinden «havale» edilen paralarına, «vade» sonu tarihlerine kadar döviz cinsinden «akdi faiz» yürütülmüş, bulunan toplam meblağlar ise vade sonu tarihlerinde TL'ye dönüştürülerek, toplam meblağlara vade tarihlerinden itibaren «avans faizi» istenmiştir.
Haksız fiil de «dahil» ticari işlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, talep halinde avans türünden «temerrüt faizi» istenebileceği tabii ise de, yukarıda da açıklandığı üzere, «vade tarihlerine» kadar mevduat faizi talep edilmesi, olayın haksız fiilden kaynaklandığına dair dava dilekçesindeki beyanlarla da çeliştiğinden, mümkün değildir.
Yerel mahkeme ise davacı vekilinin bu talebini kabul ettiği gibi dava dilekçesinde «vade» sonu itibariyle TL'ye çevrilen meblağlara, vade başından sonuna kadar tekrar «akdi faiz» yürütmek suretiyle aynı dönem için iki kez faiz uygulamıştır.
Benzer bu kararda2-Mahkemece uyulan «son» bozma ilamında davacı vekilinin temyiz talebindeki talebiyle bağlı kalınarak «vade» sonu tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen, paranın hesaba yatırıldığı tarihten itibaren faize hükmedilmesi davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakka aykırı olup bozmayı gerektirmekteyse de söz konusu yanlışlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden alacağın davalı... adına «borcu üstlenen»...'den tahsiline dair mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalılar....,.... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», 9.000 TL'nin davalı.... adına «borcu üstlenen»...'den 22.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
2-Mahkemece uyulan «son» bozma ilamında davacı vekilinin temyiz talebindeki talebiyle bağlı kalınarak «vade» sonu tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen, paranın hesaba yatırıldığı tarihten itibaren faize hükmedilmesi davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakka aykırı olup bozmayı gerektirmekteyse de söz konusu yanlışlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden alacağın davalı... adına «borcu üstlenen»...'den tahsiline dair mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
3-Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen ve dolayısıyla taraf sıfatı bulunmayan... ve....'ün karar başlığında davalı olarak gösterilip haklarında «davanın açılmamış sayılmasına» dair hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu kişiler hakkında kurulan hükmün resen bozulması gerekmiştir.
Kararı, davalı... vekili ve «borcu üstlenen» ...vekili temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/3062 E. , 2014/9317 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
MAHKEMESİ İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 14/11/2012
NUMARASI 2011/470-2012/239
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/11/2012 tarih ve 2011/470-2012/239 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13/05/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. İ.. A.. davalı I. Bank A.Ş. vekili Av... ve TMSF vekili Av. ..dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkilinin davalı Y..A.Ş. Pendik Şubesi personelinin yönlendirmesi sonucunda parasını Y.. S.. Off Shore Ltd.'ye havale ettiğini, davalı bankanın yönetimine TMSF tarafından 21.12.1999 tarihinde el konulduğunu, yöneticileri hakkında O..S.. mudilerini Y.. Şubeleri vasıtası ile dolandırmak suçundan İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan kamu davasına müvekkilinin müdahil olarak katıldığını ileri sürerek, 197.420 USD, 24.225,77 USD, 2.000 USD, 2.857,16 DM ve 4.200 TL'nin vade tarihine kadar işlem faizi ile TL karşılığı üzerinden ve vade tarihinden sonra avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, bankaların bir güven kuruluşu olmaları ve vekalet görevini özenle yerine getirmeleri gerektiği, ancak davalı bankanın bu yükümlülüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, toplam 130.795,00 TL'nin 21/01/2000 tarihine kadar akdi faizi, bu tarihten sonra avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı ile davacının parasının havale edildiği O. S.. Bankası arasında bir akdi ilişki bulunmadığından, davalı Bankanın sorumluluğunun BK.’nın 41 ve 55 ile TTK.’nın 336. maddelerinden kaynaklanması ve zamanaşımı süresinin, davacının parasının O.. S.. Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı tarihten itibaren işlemeye başlaması karşısında, davalı tarafın zamanaşımı savunmasının yerinde olmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Ancak dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan zararın, zarar sorumlusu bulunan davalıdan tazmini istemine ilişkindir.
Yerel mahkeme kararında da isabetle tespit edildiği gibi, davacının iradesi davalı Banka çalışanları tarafından fesada uğratılmış ve Y..A.Ş.'ye yatırdığı paraları, şeklen Y.. S.. O.. S..Bank Ltd.'ye havale edilmiş ve yeni bir hesap açılmış gibi gösterilmiştir. Diğer bir deyişle somut uyuşmazlıkta, davacının dava dışı O.. S. Bankası ile mevduat sözleşmesi yapmak konusunda bir iradesi mevcut olmayıp, davacıya karşı davalı Banka çalışanlarının bir haksız eylemi söz konusudur. Dolayısıyla davalı banka, davacının parasının dava dışı O.. S.. Bankası'na şeklen havale edildiği tarihte temerrüte düşmüş olmaktadır. Yine taraflar arasında mevduat sözleşmesi kurulması yönünde bir anlaşma söz konusu olmadığından, mahkemece tespit edilen davacı alacağına, havale tarihlerinden itibaren, O..
S.. Bankası hesap cüzdanında belirtilen vadeli mevduat faizi yürütülmesi de mümkün değildir.
Somut uyuşmazlıkta ise davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde, O.. S.. Bankası'na döviz cinsinden havale edilen paralarına, vade sonu tarihlerine kadar döviz cinsinden akdi faiz yürütülmüş, bulunan toplam meblağlar ise vade sonu tarihlerinde TL'ye dönüştürülerek, toplam meblağlara vade tarihlerinden itibaren avans faizi istenmiştir. Haksız fiil de dahil ticari işlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, talep halinde avans türünden temerrüt faizi istenebileceği tabii ise de, yukarıda da açıklandığı üzere, vade tarihlerine kadar mevduat faizi talep edilmesi, olayın haksız fiilden kaynaklandığına dair dava dilekçesindeki beyanlarla da çeliştiğinden, mümkün değildir.
Yerel mahkeme ise davacı vekilinin bu talebini kabul ettiği gibi dava dilekçesinde vade sonu itibariyle TL'ye çevrilen meblağlara, vade başından sonuna kadar tekrar akdi faiz yürütmek suretiyle aynı dönem için iki kez faiz uygulamıştır.
Bu durum karşısında, davacı vekilince sonuç olarak TL üzerinden talepte bulunulduğu da nazara alınarak mahkemece, davacının O.. S..Bankası'na havale edilen döviz cinsinden paralarının, havale tarihleri itibariyle TL'ye çevrilip, bulunan meblağlara avans faizi yürütülmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, davalı vekilinin bu konudaki temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101753900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz