İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2596 E. 2024/840 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 16 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gayrinakdi alacak↗ depo talebi↗ hesap kat↗ nispi vekalet ücreti↗ depo kararı↗ muacceliyet↗ genel kredi sözleşmesi↗ kefil↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ harç↗ vekalet ücreti↗ zamanaşımı↗ teminat↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 30.06.2014 tarih, 2014/51 E. ve 2014/99 K. sayılı kararı ile davanın zamanaşımından reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 19.Hukuk Dairesinin 17.05.2017 tarihli kararıyla onanmasına karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19.Hukuk Dairesinin 17.04.2019 tarih, 2017/5273 E. ve 2019/2644 K. sayılı kararıyla davaya konu alacağın 4389 sayılı Bankalar Kanunu'na (4389 sayılı Kanun) eklenen ek 3 üncü maddesinin yürürlüğe girdiği 26.12.2003 tarihinde on yıllık zamanaşımı süresini doldurmadığı ve zamanaşımı süresinin yirmi yıla uzadığı, bu nedenlerle mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 17.05.2017 tarih ve 2016/12898 E. 2017/3883 K. sayılı onama ilamı kaldırılarak yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya ve takibe konu genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davacının, 11.08.1998 tarihli ihtarnameyi göndererek hesap kat ihtarında bulunduğu ve alacağın bu tarih itibariyle muaccel hale geleceği ve genel on yıllık zaman aşımı süresi sonunda 11.08.2008 tarihinde zaman aşımına uğrayacağı, ancak bu süre içinde henüz on yıllık zaman aşımı süresi dolmadan 2003 yılında Bankalar Kanununda yapılan değişiklikle fona devredilen alacakların zaman aşımı süresinin yirmi yıl olarak uzatılarak yasal güvenceye kavuşturulduğu, bu halde zaman aşımı süresinin yirmi yıla uzatıldığı ve kat tarihi itibariyle (1998 yılı) 20 yıllık süre dolmadan (2013 yılı) icra takibi yapılmış ve dava açılmış (2014 yılı) olması karşısında alacağın zaman aşımına uğramadığı, bu durumda itibar edilen bilirkişi raporuna göre; nakti alacaklar için, tüm davalıların 94.201,06 TL takip talebindeki koşullarla ve miktarla sorumlu oldukları, gayrinakti alacaklar için ise, genel kredi sözleşmesinde asıl borçlu davalı ... Gömlek ve Dikim Sanayi Ticaret A.Ş. yönünden mektup bedellerinin deposunun istenebileceği yönünde düzenleme bulunduğu, ancak genel kredi sözleşmesinde mektup bedelinin deposunun kefillerden istenebileceği yönünde ... ve açık bir sözleşme hükmü bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın her türlü harçtan muaf olduğunu, teminat mektuplarının depo talebinin kefiller yönünden de yasa ve sözleşmelere uygun olduğunu, davalı vekili lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan nakdi alacakların tahsili ile gayrinakdi alacakların deposuna yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67'nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3357 E. 2024/5585 K.
Ortak:hesap kat · muacceliyet · genel kredi sözleşmesi · kefil · kredi sözleşmesi · ihtarname · zamanaşımı · zamanaşımı 16 yıllık · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya ve takibe konu «genel kredi sözleşmelerinden» kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davacının, 11.08.1998 tarihli «ihtarnameyi» göndererek «hesap kat» ihtarında bulunduğu ve alacağın bu tarih itibariyle «muaccel» hale geleceği ve genel on yıllık zaman aşımı süresi sonunda 11.08.2008 tarihinde zaman aşımına uğrayacağı, ancak bu süre içinde henüz on yıllık zaman aşımı süresi dolmadan 2003 yılında Bankalar Kanununda yapılan değişiklikle fona devredilen alacakların zaman aşımı süresinin yirmi yıl olarak uzatılarak yasal güvenceye kavuşturulduğu, bu halde zaman aşımı süresinin yirmi yıla uzatıldığı ve kat tarihi itibariyle (1998 yılı) 20 yıllık süre dolmadan (2013 yılı) icra takibi yapılmış ve dava açılmış (2014 yılı) olması karşısında alacağın zaman aşımına uğramadığı, bu durumda itibar edilen bilirkişi raporuna göre; nakti alacaklar için, tüm davalıların 94.201,06 TL takip talebindeki koşullarla ve miktarla sorumlu oldukları, «gayrinakti alacaklar» için ise, genel kredi sözleşmesinde asıl borçlu davalı ...
Gömlek ve Dikim Sanayi Ticaret A.Ş. yönünden mektup bedellerinin deposunun istenebileceği yönünde düzenleme bulunduğu, ancak «genel kredi sözleşmesinde» mektup bedelinin deposunun kefillerden istenebileceği yönünde ... ve açık bir sözleşme hükmü bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «genel kredi sözleşmelerinden» kaynaklanan nakdi alacakların tahsili ile «gayrinakdi alacakların» deposuna yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaA.Ş. arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesini» diğer davalıların müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile imzaladıklarını, borcun ödenmemesi üzerine kredi hesabının 11.08.1998 tarihinde kat edilerek bu durumun İzmir 5.
CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde; icra takibinde dayanak gösterilen sözleşmelerin 1998 yılı ve öncesinde düzenlendiğini, 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin geçtiğini, alacak ile ilgili 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun'un (6183 sayılı Kanun) uygulanması halinde de zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğunu, bu sürenin alacağın davacıya «temlikinden» önce dolduğunu, takibe dayanak sözleşmeler ile ilgili davalı ... ve diğer borçlulara ait taşınmazların satışlarının yapıldığını, ayrıca EGS Bank tarafından «haciz» işlemlerine girişildiğini, takibe konu borcun tahsil edildiğini, sözleşmelerin ve «hesap kat ihtarnamesinin» takip ve mahkeme dosyalarına sunulmadığını, faize yapılan itirazın haklı ve yerinde olduğunu, ödeme emrinde tahsili istenen «masraf» adı altındaki alacağa ilişkin açıklama bulunmadığını savunarak, davanın reddine, % 40 icra inkâr tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiş …
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının alacağının «zamanaşımına» uğradığını, müvekkili açısından zamanaşımını kesen işlemlerin, yalnızca müvekkil aleyhinde yapılan işlemler olduğunu, söz konusu «ipoteğin paraya çevrilmesi» hususundaki icra dosyalarında 17 adet taşınmazın satışının yapıldığını, bunlardan sadece 3 tanesinin müvekkiline ait olduğunu, müvekkili açısından zamanaşımı süresinin hesabında, söz konusu 3 adet taşınmaza ilişkin yapılan işlemlerin gözönünde bulundurulması gerektiğini, bu açıdan hiçbir inceleme yapılmadığını, mahkemece dosyada düzenlenen bilirkişi raporuna dayanıldığını, talimat dosyasında düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporların, talimat dosyasında düzenlendiğini, raporlar düzenlenirken esas alınan kayıt ve belgelerin mahkeme dosyasında bulunmadığını, bu nedenle bilirkişi raporlarının «denetime elverişli» olmadığını, rapora esas kayıtların mahkeme dosyasına alınması hususundaki istemlerinin mahkemece yerine getirilmediğini, 04.06.2018 tarihli bilirkişi ek raporunda yargılamaya konu takibin, «ihtarnamede» belirtilen tüm borçları kapsadığının tespit edildiğini, bu tespit ışığında, ihtarnamede belirtilen bir kısım alacak hakkında, daha evvel İstanbul 3.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:fon alacağı · hesabın kat edilmesi · hesap kat ihtarnamesi · ihtarat · fon bankası · kat ihtarnamesi · hükmün kesinleşmesi · savunma hakkının kısıtlanması
Benzer bu karardaCEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde; icra takibinde dayanak gösterilen sözleşmelerin 1998 yılı ve öncesinde düzenlendiğini, 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin geçtiğini, alacak ile ilgili 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun'un (6183 sayılı Kanun) uygulanması halinde de zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğunu, bu sürenin alacağın davacıya «temlikinden» önce dolduğunu, takibe dayanak sözleşmeler ile ilgili davalı ... ve diğer borçlulara ait taşınmazların satışlarının yapıldığını, ayrıca EGS Bank tarafından «haciz» işlemlerine girişildiğini, takibe konu borcun tahsil edildiğini, sözleşmelerin ve «hesap kat ihtarnamesinin» takip ve mahkeme dosyalarına sunulmadığını, faize yapılan itirazın haklı ve yerinde olduğunu, ödeme emrinde tahsili istenen «masraf» adı altındaki alacağa ilişkin açıklama bulunmadığını savunarak, davanın reddine, % 40 icra inkâr tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiş …
Noterliğinin 20815 yevmiye numaralı 11.08.1998 tarihli «hesabın kat edilmesine» ilişkin «ihtarattan» sonra «zamanaşımını» kesen veya durduran başkaca bir işlem yapılmadığı, daha sonra bu davanın dayanağı olarak gösterilen İstanbul 3.
5411 sayılı Kanun’un 132 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince TMSF tarafından devralınmayan «fon bankalarının» alacakları «fon alacağı» niteliğinde değildir.
… Varlık Yönetim A.Ş. iken Birleşim Varlık Yönetim A.Ş. olarak değiştiğini, gerekçeli kararda davacının unvanının hatalı olarak gösterildiğini, bilirkişi raporlarının «denetime elverişli» olmadığını, hukuka aykırı olarak düzenlendiğini, kayıtların mahkeme dosyasına celp edilmesi yönündeki beyanlarının yerel mahkemece reddedilmemesine rağmen, gereğinin yapılmadığını, bilirkişi raporlarında «zamanaşımı» ve diğer iddialarının gözönünde bulundurulmadığını, bu hususlarda hiçbir inceleme yapılmadığını, yerel mahkemece ekonomik gücü yerinde olmayan müvekkilinin «adli yardımdan» faydalandırılması istemi kabul edilmediğinden, yeni bir «bilirkişi incelemesi» talebinde bulunulamadığını, belirtilen nedenle müvekkilinin iddia ve beyanlarının araştırılması ile kendini «savunma hakkının kısıtlandığını», hukuka aykırı düzenlenen raporlara dayanak hükmün kaldırılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
-
Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4967 E. 2012/18709 K.
Ortak:depo kararı · teminat
İncelediğiniz karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın her türlü harçtan muaf olduğunu, «teminat» mektuplarının «depo talebinin» «kefiller» yönünden de yasa ve sözleşmelere uygun olduğunu, davalı vekili lehine «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, toplam 40.550,00 TL tutarındaki «teminat» mektuplarının halen mer'i olduğu gerekçesiyle bu miktarın faiz getirmeyen davacı Banka'ya ait bir hesaba «depo» edilmesine, nakte çevrilen 40.000,00 TL tutarındaki «teminat mektubu» için aynı bedelin nakte çevrilme tarihi olan 23.09.2008 tarihinden itibaren davacı bankanın kısa vadeli kredilere uyguladığı en yüksek faiz oranının %50 fazlası üzerinden «gecikme faizi» ve faizin % 5'i oranında BSMV ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin talep konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına» dair hüküm kurulmuştur.
Dava, «teminat» mektupları bedellerinin «depo» edilmesine ilişkin olup mahkemece dava konusu edilen bir kısım teminat mektuplarının «vadelerinin» davanın devamı esnasında dolduğu, davacının bu nedenle riski kalmadığı gerekçesiyle bu teminat mektupları yönünden yapılan talebin konusu kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ancak, davacı vekili tarafından temyiz aşamasında «ibraz» edilen belgelere göre mahkeme karar tarihinden önce davaya konu bir kısım «teminat» mektuplarının «vadesi» davacı Banka tarafından uzatılmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gecikme faizi · teminat mektubu · vade · karar verilmesine yer olmadığına · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, toplam 40.550,00 TL tutarındaki «teminat» mektuplarının halen mer'i olduğu gerekçesiyle bu miktarın faiz getirmeyen davacı Banka'ya ait bir hesaba «depo» edilmesine, nakte çevrilen 40.000,00 TL tutarındaki «teminat mektubu» için aynı bedelin nakte çevrilme tarihi olan 23.09.2008 tarihinden itibaren davacı bankanın kısa vadeli kredilere uyguladığı en yüksek faiz oranının %50 fazlası üzerinden «gecikme faizi» ve faizin % 5'i oranında BSMV ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin talep konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına» dair hüküm kurulmuştur.
Dava, «teminat» mektupları bedellerinin «depo» edilmesine ilişkin olup mahkemece dava konusu edilen bir kısım teminat mektuplarının «vadelerinin» davanın devamı esnasında dolduğu, davacının bu nedenle riski kalmadığı gerekçesiyle bu teminat mektupları yönünden yapılan talebin konusu kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ancak, davacı vekili tarafından temyiz aşamasında «ibraz» edilen belgelere göre mahkeme karar tarihinden önce davaya konu bir kısım «teminat» mektuplarının «vadesi» davacı Banka tarafından uzatılmıştır.
Mahkemece davacı tarafından «ibraz» edilen belgeler değerlendirilmek, gerekirse bundan sonra da «vadenin» yeniden uzatılıp uzatılmadığı araştırılmak ve ulaşılacak sonuca göre karar verilmek üzere kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5125 E. 2021/878 K.
Ortak:gayrinakdi alacak · depo kararı · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya ve takibe konu «genel kredi sözleşmelerinden» kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davacının, 11.08.1998 tarihli «ihtarnameyi» göndererek «hesap kat» ihtarında bulunduğu ve alacağın bu tarih itibariyle «muaccel» hale geleceği ve genel on yıllık zaman aşımı süresi sonunda 11.08.2008 tarihinde zaman aşımına uğrayacağı, ancak bu süre içinde henüz on yıllık zaman aşımı süresi dolmadan 2003 yılında Bankalar Kanununda yapılan değişiklikle fona devredilen alacakların zaman aşımı süresinin yirmi yıl olarak uzatılarak yasal güvenceye kavuşturulduğu, bu halde zaman aşımı süresinin yirmi yıla uzatıldığı ve kat tarihi itibariyle (1998 yılı) 20 yıllık süre dolmadan (2013 yılı) icra takibi yapılmış ve dava açılmış (2014 yılı) olması karşısında alacağın zaman aşımına uğramadığı, bu durumda itibar edilen bilirkişi raporuna göre; nakti alacaklar için, tüm davalıların 94.201,06 TL takip talebindeki koşullarla ve miktarla sorumlu oldukları, «gayrinakti alacaklar» için ise, genel kredi sözleşmesinde asıl borçlu davalı ...
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «genel kredi sözleşmelerinden» kaynaklanan nakdi alacakların tahsili ile «gayrinakdi alacakların» deposuna yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Gömlek ve Dikim Sanayi Ticaret A.Ş. yönünden mektup bedellerinin deposunun istenebileceği yönünde düzenleme bulunduğu, ancak «genel kredi sözleşmesinde» mektup bedelinin deposunun kefillerden istenebileceği yönünde ... ve açık bir sözleşme hükmü bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, dava dışı şirket ile davacı banka arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesine» istinaden verilen «teminat mektubu» bedelinin «depo» edilmesi talebidir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesi» ve ekindeki «kefalet sözleşmesi» kapsamında davacı bankanın mektup bedelinin «depo» edilmesini herhangi bir sebep göstermeksizin talep edebileceğinin kararlaştırıldığı, davalı kefillerin de «genel kredi sözleşmesindeki» maddeleri kabul ettiklerine ilişkin kefaletnameyi imzalayarak genel kredi sözleşmesindeki şartları aynen kabul ettikleri, mektup «lehtarı» kredi borçlusu dava dışı şirketin ödemelerini tadil ettiği, davacının mektupların geri verilmesini veya bedellerinin faiz getirmeyen bir hesapta deposunu talep etm …
Davaya konu «genel kredi sözleşmesinde» davalılar müşterek borçlu müteselsil kefildirler.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kefalet sözleşmesi · teminat mektubu · lehtar · kefalet
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesi» ve ekindeki «kefalet sözleşmesi» kapsamında davacı bankanın mektup bedelinin «depo» edilmesini herhangi bir sebep göstermeksizin talep edebileceğinin kararlaştırıldığı, davalı kefillerin de «genel kredi sözleşmesindeki» maddeleri kabul ettiklerine ilişkin kefaletnameyi imzalayarak genel kredi sözleşmesindeki şartları aynen kabul ettikleri, mektup «lehtarı» kredi borçlusu dava dışı şirketin ödemelerini tadil ettiği, davacının mektupların geri verilmesini veya bedellerinin faiz getirmeyen bir hesapta deposunu talep etm …
2- Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, dava dışı şirket ile davacı banka arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesine» istinaden verilen «teminat mektubu» bedelinin «depo» edilmesi talebidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2596 E. , 2024/840 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/555 Esas, 2022/142 Karar
DAVALI LAR 1.... vekili Avukat ...
2.... Boya Baskı Tekstil San.Tic.A.Ş.
3.... Gömlek ve Dikim San.Tic.A.Ş.
4....
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Gömlek ve Dikim San. A.Ş.'nin davacı banka bünyesinde devren birleştirilen EGS Bank'... genel kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandığını, diğer davalıların ise bu kredilerde kefil sıfatıyla yer aldıklarını, davacının kredi sözleşmeleri uyarınca alacağını tahsil için başlattığı icra takibine davalıların itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... Gömlek A.Ş., ... Boya Baskı A.Ş. yetkili temsilcisi ... şirketleri temsilen ve kendi adına, genel kredi sözleşmelerinin 13.12.1995 – 26.07.1998 tarihleri arasında olduğunu, takip tarihine göre aradan 13-16 yıllık bir zaman geçtiğini, zamanaşımı süresinin ise 10 yıl olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 30.06.2014 tarih, 2014/51 E. ve 2014/99 K. sayılı kararı ile davanın zamanaşımından reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 19.Hukuk Dairesinin 17.05.2017 tarihli kararıyla onanmasına karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19.Hukuk Dairesinin 17.04.2019 tarih, 2017/5273 E. ve 2019/2644 K. sayılı kararıyla davaya konu alacağın 4389 sayılı Bankalar Kanunu'na (4389 sayılı Kanun) eklenen ek 3 üncü maddesinin yürürlüğe girdiği 26.12.2003 tarihinde on yıllık zamanaşımı süresini doldurmadığı ve zamanaşımı süresinin yirmi yıla uzadığı, bu nedenlerle mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 17.05.2017 tarih ve 2016/12898 E. 2017/3883 K. sayılı onama ilamı kaldırılarak yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya ve takibe konu genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davacının, 11.08.1998 tarihli ihtarnameyi göndererek hesap kat ihtarında bulunduğu ve alacağın bu tarih itibariyle muaccel hale geleceği ve genel on yıllık zaman aşımı süresi sonunda 11.08.2008 tarihinde zaman aşımına uğrayacağı, ancak bu süre içinde henüz on yıllık zaman aşımı süresi dolmadan 2003 yılında Bankalar Kanununda yapılan değişiklikle fona devredilen alacakların zaman aşımı süresinin yirmi yıl olarak uzatılarak yasal güvenceye kavuşturulduğu, bu halde zaman aşımı süresinin yirmi yıla uzatıldığı ve kat tarihi itibariyle (1998 yılı) 20 yıllık süre dolmadan (2013 yılı) icra takibi yapılmış ve dava açılmış (2014 yılı) olması karşısında alacağın zaman aşımına uğramadığı, bu durumda itibar edilen bilirkişi raporuna göre;
nakti alacaklar için, tüm davalıların 94.201,06 TL takip talebindeki koşullarla ve miktarla sorumlu oldukları, gayrinakti alacaklar için ise, genel kredi sözleşmesinde asıl borçlu davalı ... Gömlek ve Dikim Sanayi Ticaret A.Ş. yönünden mektup bedellerinin deposunun istenebileceği yönünde düzenleme bulunduğu, ancak genel kredi sözleşmesinde mektup bedelinin deposunun kefillerden istenebileceği yönünde ... ve açık bir sözleşme hükmü bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın her türlü harçtan muaf olduğunu, teminat mektuplarının depo talebinin kefiller yönünden de yasa ve sözleşmelere uygun olduğunu, davalı vekili lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan nakdi alacakların tahsili ile gayrinakdi alacakların deposuna yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67'nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017479700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz