İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2824 E. 2024/830 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fahiş cezai şart↗ genel işlem şartı↗ faturaya itiraz↗ yargı yolu↗ ticari avans faizi↗ peşin karar harcı↗ cezai şart↗ kâr dağıtımı↗ istirdat↗ ihtar↗ fatura↗ iflas↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 16.06.2020 tarih, 2019/485 E. ve 2020/230 K. sayılı kararı ile dava konusu olan Mayıs 2011-Haziran 2012 tarihleri arasındaki döneme ait faturaların, taraflar arasında imzalanan 14.03.2011 ve 28.07.2011 tarihli Sistem Kullanım Anlaşmaları'na (SKA) tabi olduğu, sözkonusu anlaşmaların "Cezai şart" başlıklı 10 uncu maddesi uyarınca herhangi bir ihlal durumunun ihtar şartına bağlandığı, ancak dava konusu faturaların dayandığı ihlale ilişkin herhangi bir uyarı yapılmadığı, Temmuz 20012-Aralık 2012 tarihleri arasındaki döneme ilişkin faturaların ise 15.06.2012 tarihli SKA kapsamına tabi olduğu, sözkonusu anlaşmada ise herhangi bir ihlal durumunda davalının cezai şart uygulaması için uyarı şartı bulunmadığı, ancak herhalükarda taraflar arasında SKA imzalanmadan evvel ve ilk iletim sistemi bağlantısı öncesinde akdedilmesi gereken Bağlantı Anlaşması'nın "Cezai şart" başlıklı 16 ncı maddesinde uyarı şartı bulunduğu, dava konusu faturalara ilişkin ihlalin bu madde kapsamında kalacağı, dava konusu edilen ceza faturalarından önce sözleşme gereğince davalının herhangi bir uyarıda bulunmadığı ve ihlalin ortadan kaldırılması için süre verilmediği, dolayısıyla davacının uyarı şartına riayet etmeden düzenlenen ceza faturalarını ödemek zorunda olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile dava konusu edilen ve 29.04.2013 tarihinde düzenlenerek davacıya gönderilen Mayıs 2011-Aralık 2012 tarihleri arasındaki enerji kullanımına ilişkin sistem kullanım cezasına ait 29 adet fatura tutarı olan 582.129,10 TL tutardan dolayı davacının, davalıya, borçlu olmadığının tespitine, 582.129,10 TL alacağın 20.12.2013 dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 13.10.2021 tarih, 2020/5849 E. ve 2021/5996 K. sayılı kararıyla somut olayda; Mayıs 2011- Haziran 2012 dönemine ait faturaların tabi olduğu 14.03.2014 ve 28.07.2011 tarihli Sistem Kullanım Anlaşmaları’nda herhangi bir ihlal durumunda davalının cezai şart uygulaması için bir uyarı yükümlülüğü bulunmakta iken, Temmuz 2012- Aralık 2012 dönemine ait faturaların tabi olduğu 15.06.2012 tarihli SKA’nda bu uyarı yükümlülüğünün bulunmadığının mahkemenin de kabulünde olduğu, hal böyleyken mahkemece, dosya kapsamında mevcut olmayan Bağlantı Anlaşması’na istinaden, bu döneme ilişkin faturalar yönünden de istirdat kararı verilmesi yerinde olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih, E. ve K. sayısı belirtilen kararı ile Mayıs 2011- Haziran 2012 dönemine ait faturaların tabi olduğu 14.03.2010 ve 28.07.2011 tarihli Sistem Kullanım Anlaşmaları’nda herhangi bir ihlal durumunda davalının cezai şart uygulaması için bir uyarı yükümlülüğü bulunmakta iken bu uyarı yükümlülüğü yerine getirilmediği için bu döneme tekabül eden ve haksız düzenlenen 20 adet ceza faturaları toplamı 370.517,99 TL için davanın kabulüne, Temmuz 2012- Aralık 2012 dönemine ait 9 adet toplam 211.611,11 TL tutarlı faturaların tabi olduğu 15.06.2012 tarihli SKA’nda bu uyarı yükümlülüğünün bulunmadığı ve bu nedenle faturaların tahsilinin haklı olduğu dikkate alınarak davanın bu miktar için reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; genel işlem şartı niteliğindeki cezai şart hükmünün yazılmamış sayılması gerektiği, anılan hükmün yorumlanırken davalı aleyhine yorumlanması gerektiğini, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin belirtilen ilamı kapsamında Bağlantı Anlaşmasının SKA için ön şart olduğunun kabulü gerektiğini, Bağlantı Anlaşmasının taraflar yönünden bağlayıcı olduğunu, anılan anlaşmaların birbirini tamamlayan anlaşmalar olduğunu, bu kapsamda ihtar şartının davalı tarafından yerine getirilmediğini, SKA'nın revize edilmiş olmakla birlikte Bağlantı Anlaşmasının revize edilmediğinden dava konusu işlemin tesis edildiğinde yürürlükte olduğunu, cezai şart uygulansa dahi fahiş cezai şart miktarının tenzili gerektiğini ileri sürerek kararın ret edilen kısmı bakımından bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargı yolu yönünden davanın reddi gerektiğini, kısmen kabul kararının hatalı olduğunu, reaktif kapasite aşımı ihlali gerçekleştiğinde ihtar çekilerek süre tanınmasının mümkün olmadığını, dava konusu ihlal hallerinin süreklilik arz eden ve gerçekleştiği anda sona ... ihlal niteliğinde olduğunu ileri sürerek, kararın aleyhlerine kabul edilen kısım yönünden bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sözleşmeden kaynaklanan cezaî ödemelerin haksız alındığından bahisle menfi tespit ve ödenen bedelin istirdadına istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5849 E. 2021/5996 K.
Ortak:yargı yolu · cezai şart · istirdat · ihtar · fatura · avans faizi · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… 07.2011 tarihli Sistem Kullanım Anlaşmaları'na (SKA) tabi olduğu, sözkonusu anlaşmaların "Cezai şart" başlıklı 10 uncu maddesi uyarınca herhangi bir ihlal durumunun «ihtar» şartına bağlandığı, ancak dava konusu faturaların dayandığı ihlale ilişkin herhangi bir uyarı yapılmadığı, Temmuz 20012-Aralık 2012 tarihleri arasındaki döneme ilişkin faturaların ise 15.06.2012 tarihli SKA kapsamına tabi olduğu, sözkonusu anlaşmada ise herhangi bir ihlal durumunda davalının «cezai şart» uygulaması için uyarı şartı bulunmadığı, ancak herhalükarda taraflar arasında SKA imzalanmadan evvel ve ilk iletim sistemi bağlantısı öncesinde akdedilmesi gereken Bağlantı Anlaşması'nın "Cezai şart" başlıklı 16 ncı maddesinde uyarı şartı bulunduğu, dava konusu faturalara ilişkin ihlalin bu madde kapsamında kalacağı, dava konusu edilen ceza faturalarından önce sözleşme gereğince davalının herhangi bir uyarıda bulunmadığı ve ihlalin ortadan kaldırılması için süre verilmediği, dolayısıyla davacının uyarı şartına riayet etmeden düzenlenen ceza faturalarını ödemek zorunda olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile dava konusu edilen ve 29.04.2013 tarihinde düzenlenerek davacıya gönderilen Mayıs 2011-Aralık 2012 tarihleri arasındaki enerji kullanımına ilişkin sistem kullanım cezasına ait 29 adet «fatura» tutarı olan 582.129,10 TL tutardan dolayı davacının, davalıya, borçlu olmadığının tespitine, 582.129,10 TL alacağın 20.12.2013 dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
… ayıs 2011- Haziran 2012 dönemine ait faturaların tabi olduğu 14.03.2014 ve 28.07.2011 tarihli Sistem Kullanım Anlaşmaları’nda herhangi bir ihlal durumunda davalının «cezai şart» uygulaması için bir uyarı yükümlülüğü bulunmakta iken, Temmuz 2012- Aralık 2012 dönemine ait faturaların tabi olduğu 15.06.2012 tarihli SKA’nda bu uyarı yükümlülüğünün bulunmadığının mahkemenin de kabulünde olduğu, hal böyleyken mahkemece, dosya kapsamında mevcut olmayan Bağlantı Anlaşması’na istinaden, bu döneme ilişkin faturalar yönünden de «istirdat» kararı verilmesi yerinde olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
… olduğunun kabulü gerektiğini, Bağlantı Anlaşmasının taraflar yönünden bağlayıcı olduğunu, anılan anlaşmaların birbirini tamamlayan anlaşmalar olduğunu, bu kapsamda «ihtar» şartının davalı tarafından yerine getirilmediğini, SKA'nın revize edilmiş olmakla birlikte Bağlantı Anlaşmasının revize edilmediğinden dava konusu işlemin tesis edildiğinde yürürlükte olduğunu, «cezai şart» uygulansa dahi «fahiş cezai şart» miktarının tenzili gerektiğini ileri sürerek kararın ret edilen kısmı bakımından bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… 011 ve 28.07.2011 tarihli Sistem Kullanım Anlaşmaları'na tabi olduğu, sözkonusu anlaşmaların "Cezai şart" başlıklı 10. maddesi uyarınca herhangi bir ihlal durumunun «ihtar» şartına bağlandığı, ancak dava konusu faturaların dayandığı ihlale ilişkin herhangi bir uyarı yapılmadığı, Temmuz 20012-Aralık 2012 tarihleri arasındaki döneme ilişkin faturaların ise 15.06.2012 tarihli Sistem Kullanım Anlaşması'na tabi olduğu, sözkonusu anlaşmada ise herhangi bir ihlal durumunda davalının «cezai şart» uygulaması için uyarı şartı bulunmadığı, ancak herhalükarda taraflar arasında Sistem Kullanım Anlaşmaları imzalanmadan evvel ve ilk iletim sistemi bağlantısı öncesinde akdedilmesi gereken Bağlantı Anlaşması'nın "Cezai şartlar" 16. maddesinde uyarı şartı bulunduğu, dava konusu faturalara ilişkin ihlalin bu madde kapsamında kalacağı, dava konusu edilen ceza faturalarından önce sözleşme gereğince davalının herhangi bir uyarıda bulunmadığı ve ihlalin ortadan kaldırılması için süre verilmediği, dolayısıyla davacının uyarı şartına riayet etmeden düzenlenen ceza faturalarını ödemek zorunda olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile dava konusu edilen ve 29.04.2013 tarihinde düzenlenerek davacıya gönderilen Mayıs 2011-Aralık 2012 tarihleri arasındaki enerji kullanımına ilişkin sistem kullanım cezasına ait 29 adet «fatura» tutarı olan 582.129,10 TL tutardan dolayı davacının, davalıya, borçlu olmadığının tespitine, 582.129,10 TL alacağın 20.12.2013 dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
1- Dava, taraflar arasında düzenlenen Sistem Kullanım Anlaşması (“SKA”)’ndan kaynaklanan «cezai şart» faturasının haksız olduğunun tespiti ile yapılan ödemenin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Buradan yola çıkılarak, adli yargı denetimin tabi bir uyuşmazlık nedeniyle «görevli» mahkemede açılan bir dava sırasında, sonradan yürürlüğe giren bir düzenlemeyle idari yargının görevli kılınması halinde, geçmişteki olaylar bakımından «hak arama özgürlüğü» ve hukuki güvenlik ilkesini ortakdan kaldıracak şekilde «yargı yolu» değişikliği sebebiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden davalı tarafın bu yöne ilişkin temyiz sebepleri ile aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir 2-Öte yandan somut olayda; Mayıs 2011- Haziran 2012 dönemine ait faturaların tabi olduğu 14.03.2014 ve 28.07.2011 tarihli Sistem Kullanım Anlaşmaları’nda herhangi bir ihlal durumunda davalının «cezai şart» uygulaması için bir uyarı yükümlülüğü bulunmakta iken, Temmuz 2012- Aralık 2012 dönemine ait faturaların tabi olduğu 15.06.2012 tarihli SKA’nda bu uyarı yükümlülüğ …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hak arama özgürlüğü · ibraz · görevli mahkeme
Benzer bu karardaBuradan yola çıkılarak, adli yargı denetimin tabi bir uyuşmazlık nedeniyle «görevli» mahkemede açılan bir dava sırasında, sonradan yürürlüğe giren bir düzenlemeyle idari yargının görevli kılınması halinde, geçmişteki olaylar bakımından «hak arama özgürlüğü» ve hukuki güvenlik ilkesini ortakdan kaldıracak şekilde «yargı yolu» değişikliği sebebiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden davalı tarafın bu yöne ilişkin temyiz sebepleri ile aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir 2-Öte yandan somut olayda; Mayıs 2011- Haziran 2012 dönemine ait faturaların tabi olduğu 14.03.2014 ve 28.07.2011 tarihli Sistem Kullanım Anlaşmaları’nda herhangi bir ihlal durumunda davalının «cezai şart» uygulaması için bir uyarı yükümlülüğü bulunmakta iken, Temmuz 2012- Aralık 2012 dönemine ait faturaların tabi olduğu 15.06.2012 tarihli SKA’nda bu uyarı yükümlülüğ …
… uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, sonrasında davalı vekilince ek temyiz dilekçesi «ibraz» edilerek, işbu davanın dayanağı olan 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 39’uncu maddesine eklenen Ek-3’üncü madde ile iletim sistemi kullanım ihalelerine ili …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8037 E. 2013/23094 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ara karar · dava şartı yokluğu · kesin süre · usulden reddi · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin, verilen «kesin süreye» rağmen gider avansını yatırmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Delil ve gider avansının «kesin süreye» rağmen yatırılmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece verilen «kesin süreye» ilişkin «ara» kararında kesin süreye uyulmaması halinde sonuçlarının ne olacağı hususunda bir açıklamaya yer verilmemiş, bu yönde davacı tarafa bir uyarı yapılmamıştır.
O halde, davacıya verilen «kesin süreye» ilişkin «ara» kararının usulüne uygun olduğunun kabulü doğru değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2824 E. , 2024/830 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/768 Esas, 2023/142 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki istirdat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının EPDK'dan elektrik dağıtım lisansı aldığını, sanayi işletmelerinin elektrik ihtiyacını karşılamak üzere davalı TEİAŞ ile arasında ''Sistem Kullanım Sözleşmesi'' (SKA) imzalandığını, davalının sözleşme kapsamından ... tüm borçlarına ait aylık faturalarını düzenlediğini, davacının faturaları 2008 yılından bu yana eksiksiz ve zamanında ödediğini, ancak davalı tarafından 29.04.2013 tarihinde düzenlenen ve davacıya gönderilen 29 adet fatura ile, 2011 Mayıs ayından 2012 Aralık ayına kadar olan sürede her ay için sistem kullanım cezası tahakkuk ettirilerek bu bedelin ödenmesinin talep edildiğini, geriye dönük olarak hepsi aynı gün içerisinde tanzim edilmiş 29 adet faturada toplam 582.129,10 TL cezai yaptırım uyguladığını, faturalara itiraz edilerek iade edildiğini, ancak tüm faturaların bedeli olan 582.129,10 TL'nin ödenmek zorunda kaldığını ileri sürerek, fatura bedellerinin toplamı olan 582.129,10 TL bedelden borçlu olmadıklarının tespitine, davalıya ödendiğinden bu bedelin 12.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile davalı arasında SKA imzalandığını, sistem kullanım anlaşmalarının ''Cezai Şartlar'' başlıklı maddesi uyarınca işlem yapıldığını savunarak, haksız ve yersiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 16.06.2020 tarih, 2019/485 E. ve 2020/230 K. sayılı kararı ile dava konusu olan Mayıs 2011-Haziran 2012 tarihleri arasındaki döneme ait faturaların, taraflar arasında imzalanan 14.03.2011 ve 28.07.2011 tarihli Sistem Kullanım Anlaşmaları'na (SKA) tabi olduğu, sözkonusu anlaşmaların "Cezai şart" başlıklı 10 uncu maddesi uyarınca herhangi bir ihlal durumunun ihtar şartına bağlandığı, ancak dava konusu faturaların dayandığı ihlale ilişkin herhangi bir uyarı yapılmadığı, Temmuz 20012-Aralık 2012 tarihleri arasındaki döneme ilişkin faturaların ise 15.06.2012 tarihli SKA kapsamına tabi olduğu, sözkonusu anlaşmada ise herhangi bir ihlal durumunda davalının cezai şart uygulaması için uyarı şartı bulunmadığı, ancak herhalükarda taraflar arasında SKA imzalanmadan evvel ve ilk iletim sistemi bağlantısı öncesinde akdedilmesi gereken Bağlantı Anlaşması'nın "Cezai şart" başlıklı 16 ncı maddesinde uyarı şartı bulunduğu, dava konusu faturalara ilişkin ihlalin bu madde kapsamında kalacağı, dava konusu edilen ceza faturalarından önce sözleşme gereğince davalının herhangi bir uyarıda bulunmadığı ve ihlalin ortadan kaldırılması için süre verilmediği, dolayısıyla davacının uyarı şartına riayet etmeden düzenlenen ceza faturalarını ödemek zorunda olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile dava konusu edilen ve 29.04.2013 tarihinde düzenlenerek davacıya gönderilen Mayıs 2011-Aralık 2012 tarihleri arasındaki enerji kullanımına ilişkin sistem kullanım cezasına ait 29 adet fatura tutarı olan 582.129,10 TL tutardan dolayı davacının, davalıya, borçlu olmadığının tespitine, 582.129,10 TL alacağın 20.12.2013 dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 13.10.2021 tarih, 2020/5849 E. ve 2021/5996 K. sayılı kararıyla somut olayda; Mayıs 2011- Haziran 2012 dönemine ait faturaların tabi olduğu 14.03.2014 ve 28.07.2011 tarihli Sistem Kullanım Anlaşmaları’nda herhangi bir ihlal durumunda davalının cezai şart uygulaması için bir uyarı yükümlülüğü bulunmakta iken, Temmuz 2012- Aralık 2012 dönemine ait faturaların tabi olduğu 15.06.2012 tarihli SKA’nda bu uyarı yükümlülüğünün bulunmadığının mahkemenin de kabulünde olduğu, hal böyleyken mahkemece, dosya kapsamında mevcut olmayan Bağlantı Anlaşması’na istinaden, bu döneme ilişkin faturalar yönünden de istirdat kararı verilmesi yerinde olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih, E. ve K. sayısı belirtilen kararı ile Mayıs 2011- Haziran 2012 dönemine ait faturaların tabi olduğu 14.03.2010 ve 28.07.2011 tarihli Sistem Kullanım Anlaşmaları’nda herhangi bir ihlal durumunda davalının cezai şart uygulaması için bir uyarı yükümlülüğü bulunmakta iken bu uyarı yükümlülüğü yerine getirilmediği için bu döneme tekabül eden ve haksız düzenlenen 20 adet ceza faturaları toplamı 370.517,99 TL için davanın kabulüne, Temmuz 2012- Aralık 2012 dönemine ait 9 adet toplam 211.611,11 TL tutarlı faturaların tabi olduğu 15.06.2012 tarihli SKA’nda bu uyarı yükümlülüğünün bulunmadığı ve bu nedenle faturaların tahsilinin haklı olduğu dikkate alınarak davanın bu miktar için reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; genel işlem şartı niteliğindeki cezai şart hükmünün yazılmamış sayılması gerektiği, anılan hükmün yorumlanırken davalı aleyhine yorumlanması gerektiğini, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin belirtilen ilamı kapsamında Bağlantı Anlaşmasının SKA için ön şart olduğunun kabulü gerektiğini, Bağlantı Anlaşmasının taraflar yönünden bağlayıcı olduğunu, anılan anlaşmaların birbirini tamamlayan anlaşmalar olduğunu, bu kapsamda ihtar şartının davalı tarafından yerine getirilmediğini, SKA'nın revize edilmiş olmakla birlikte Bağlantı Anlaşmasının revize edilmediğinden dava konusu işlemin tesis edildiğinde yürürlükte olduğunu, cezai şart uygulansa dahi fahiş cezai şart miktarının tenzili gerektiğini ileri sürerek kararın ret edilen kısmı bakımından bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargı yolu yönünden davanın reddi gerektiğini, kısmen kabul kararının hatalı olduğunu, reaktif kapasite aşımı ihlali gerçekleştiğinde ihtar çekilerek süre tanınmasının mümkün olmadığını, dava konusu ihlal hallerinin süreklilik arz eden ve gerçekleştiği anda sona ... ihlal niteliğinde olduğunu ileri sürerek, kararın aleyhlerine kabul edilen kısım yönünden bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sözleşmeden kaynaklanan cezaî ödemelerin haksız alındığından bahisle menfi tespit ve ödenen bedelin istirdadına istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine
Aşağıda yazılı peşin harcın istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017473200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz