Ara karar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/8037 E. 2013/23094 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ara karar↗ dava şartı yokluğu↗ kesin süre↗ usulden reddi↗ maddi ve manevi tazminat↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin, verilen kesin süreye rağmen gider avansını yatırmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, endüstriyel tasarım haklarına tecavüzün tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Delil ve gider avansının kesin süreye rağmen yatırılmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemece verilen kesin süreye ilişkin ara kararında kesin süreye uyulmaması halinde sonuçlarının ne olacağı hususunda bir açıklamaya yer verilmemiş, bu yönde davacı tarafa bir uyarı yapılmamıştır. O halde, davacıya verilen kesin süreye ilişkin ara kararının usulüne uygun olduğunun kabulü doğru değildir.
Bu durum karşısında, delil ve gider avansının yatırılmasına ilişkin kesin süreye uyulmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Marka tecavüzünün men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1388 E. 2011/6416 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · ilan · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu kararda… scilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, tescilli bir marka hükümsüz kılınmadığı sürece marka sahibi tarafından tescile uygun olarak kullanımı tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil etmeyeceğinden tescilli bir markanın hükümsüzlüğüne karar verildiğinde «marka hakkına tecavüz» hallerinde uygulanması mümkün olan 556 sayılı KHK’nin 72. maddesinde düzenlenen hükmün «ilanına» karar verilemez.Bu durumda, tescilli markanın hükümsüzlüğüne ilişkin işbu davada hükmün ilanına ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde …
Mahkemece, davacıya ait markanın daha önceden tescil edildiği, benzer ibarelerin kullanıldığı, «iltibas» ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle 556 sayılı KHK'nın 8.maddesi gereğince davanın kabulüne, davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, kullanımının men'ine ve kararın «ilanına» dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 11.10.2010 günlü ilamında belirtilen gerekçelerle davalı yararına bozulmuştu …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/8037 E. , 2013/23094 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.12.2012 tarih ve 2009/405-2012/425 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili adına tescilli tasarımlara tecavüzünün tespiti, men'i ve 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL'de manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin, verilen kesin süreye rağmen gider avansını yatırmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, endüstriyel tasarım haklarına tecavüzün tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Delil ve gider avansının kesin süreye rağmen yatırılmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemece verilen kesin süreye ilişkin ara kararında kesin süreye uyulmaması halinde sonuçlarının ne olacağı hususunda bir açıklamaya yer verilmemiş, bu yönde davacı tarafa bir uyarı yapılmamıştır. O halde, davacıya verilen kesin süreye ilişkin ara kararının usulüne uygun olduğunun kabulü doğru değildir.
Bu durum karşısında, delil ve gider avansının yatırılmasına ilişkin kesin süreye uyulmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/572989900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz