Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/12932 E. 2010/4732 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanına tecavüz↗ ticaret unvanı↗ uyuşmazlık konusu↗ maddi ve manevi tazminat↗ terkin↗ ilan↗ haksız rekabet↗ iltibas↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının kullanma hakkına sahip olduğu ticaret unvanını tescil ettirmeden, davacının “Evkur” kelimesini marka olarak tescil ettirip kullanması nedeniyle davacının tescilli markasının önceliğinin bulunduğu, davalı tarafından tescilli markanın iltibas oluşturacak şekilde kullanıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine, ticaret sicilinde kayıtlı davalı unvanındaki “Evkur” kelimesinin terkini ve işyerindeki evkur tabelasının silinmesi veya kapatılması suretiyle maddi durumun düzeltilmesine, davalının tescilli markası bulunmadığından hükümsüzlük talebi ve tescilli unvanın kullanılması nedeniyle tazminat talebinin reddine, hüküm özetinin ülke genelinde yayımlanan tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirketin, davacıya ait markalardaki "Evkur" ibaresini ticaret unvanında kullanması nedeniyle, markaya tecavüz iddiasıyla haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi, maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, 19.03.2008 günlü oturumda, davalı vekilinin, "Evkur" ibaresini marka olarak kullanmadıklarına dair savunmasına bir diyeceği olmadığını beyan etmiş, davalının kendi ticaret unvanında yer alan ve de davacının markalarındaki "Evkur" ibaresini markasal olarak kullanım suretiyle markaya tecavüzde bulunduğunu iddia etmemiştir. Ayrıca, davalının ticaret unvanındaki "EVKUR" ibaresinin davacının ticaret unvanına tecavüzde bulunarak haksız rekabete yol açtığı iddiası da öne sürülmemiştir.
Uyuşmazlık konusu davalı şirket ticaret unvanının çekirdek kelimesini oluşturan "EVKUR" ibaresinin 1983 yılında ilk kez İbrahim Ev tarafından ihdas edilip kullandığı ve çocukları tarafından davalı şirketin kurulmasından önce de, faaliyette bulunduğu "Evkur Mobilya" işletmesinin faaliyetine son vererek mal varlığının davalı şirkete devredildiği dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır. Bu durumda EVKUR ibaresinin 1983'den itibaren hak sahibi olan İbrahim Ev'in izniyle davalı şirket tarafından da kullanılmasına devam edildiğinin kabulü gerekir. O halde EVKUR ibaresi üzerinde davacı şirketin davalıya karşı öne sürülebileceği öncelik hakkı olmadığı halde, davacının unvan ve marka hakkının üstün hak sağlayacağı gerekçesiyle davanın kabulü doğru değildir.
Öte yandan, davalı şirketin ticaret unvanının tescil olunduğu 1994 tarihinden dava tarihi olan 15.07.2005 tarihine kadar geçen uzunca bir süre boyunca sessiz kalan ve aynı sektörde faaliyet gösteren davacının işbu davayı açmasının MK'nun 2. maddesine aykırılık oluşturacağının değerlendirilmemesi dahi isabetsiz olduğundan, yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Kararın kaldırılması | Marka tecavüzü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2149 E. 2023/6201 K.
Ortak:ticaret unvanı · terkin · ilan · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının kullanma hakkına sahip olduğu «ticaret unvanını» tescil ettirmeden, davacının “Evkur” kelimesini marka olarak tescil ettirip kullanması nedeniyle davacının tescilli markasının önceliğinin bulunduğu, davalı tarafından tescilli markanın «iltibas» oluşturacak şekilde kullanıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesine, ticaret sicilinde kayıtlı davalı unvanındaki “Evkur” kelimesinin «terkini» ve işyerindeki evkur tabelasının silinmesi veya kapatılması suretiyle maddi durumun düzeltilmesine, davalının tescilli markası bulunmadığından hükümsüzlük talebi ve tescilli unvanın kullanılması nedeniyle tazminat talebinin reddine, hüküm özetinin ülke genelinde yayımlanan tirajı yüksek bir gazetede bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
Ayrıca, davalının ticaret unvanındaki "EVKUR" ibaresinin davacının «ticaret unvanına tecavüzde» bulunarak «haksız rekabete» yol açtığı iddiası da öne sürülmemiştir.
Dava, davalı şirketin, davacıya ait markalardaki "Evkur" ibaresini ticaret unvanında kullanması nedeniyle, markaya tecavüz iddiasıyla «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi, «maddi-manevi tazminat» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… görsel ve anlamsal olarak birebir benzer olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar davalıya ait internet sitesinde bilirkişilerin yaptıkları incelemede davalının tescilli «ticaret unvanını» tescilli olduğu şekilde kullanıldığı ve farklı bir kullanımın tespit edilemediği belirtilmişse de, davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde sunduğu tapu kayıtları, «fatura» örnekleri ve atık su tadilat projesi gibi davalıya ait ticaret unvanının kullanım şeklini gösteren belge örnekleri incelendiğinde, davalının ticaret unvanında esas unsur olarak yer alan "EVKUR" ibaresinin alt ve üstüne iki eğri çizgi koyulmak ve büyük harflerle yazılmak suretiyle ön plana çıkartılarak kullanıldığı, bu kullanım şeklinin davacının dava dilekçesi ve ekinde davalının kullanım şeklini ispatlamak için sunduğu belge örneklerinde yer alan kullanım ile aynı olduğu, bu kullanımın ticaret unvanının kullanımını aşarak markasal kullanım niteliğinde olduğu, davalının inşaat alanında hizmet verdiği düşünüldüğünde, ticaret unvanının hizmet markası olarak da algılandığı, bu şekilde kullanımın davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiği, davalının daha sonra bu kullanım şeklini değiştirdiği, her ne kadar davacı tarafça davalıya ait internet alan adının davacıya devredilmesi veya «erişimin engellenmesine» karar verilmesi de talep edilmişse de, davalının tescilli «ticaret sicilini» kullanmasının hukuka uygun olduğu, bu unvanına uygun bir alan adını kullanmasının da yasal hakkı olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalının ticaret unvanının çekirdek unsuru olan "EVKUR" ibaresini daha büyük harflerle ve farklı renk ve karakterle yazarak ön plana çıkartmak suretiyle iş evrakında ve internet sitesinde kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, «marka hakkına tecavüzün» önlenmesine, Haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalının bu şekilde EVKUR ibaresini daha büyük harfle ve farklı renk ve karakter …
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece oluşturulan hüküm fıkrasında sadece «haksız rekabetin» tespitine karar verilip, haksız rekabetin sonuçlarının ne şekilde ortadan kaldırılacağına dair olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi suretiyle «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığını, davalının, "Evkur" kelimesini alan adında ve internet sitesinde ticari amaçlı ve markasal olarak kullanmaya devam ettiğini, davalı tarafından "Evkur" ibaresinin kullanılmaması için «erişime engellenmesini», "Evkur" ibaresinin alan adından kaldırılması veya internet sitesinin bedelli/«bedelsiz» olarak müvekkili şirkete devredilerek haksız rekabetin sonuçlarının ne şekilde ortadan kaldırılacağına ilişkin uyuşmazlığın çözümüne dair hüküm tesis edilmesi gerektiğini, sundukları kesinleşmiş mahkeme kararlarından da anlaşılacağı üzere müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğu ve davalının "Evkur" ibaresini kullanımının da «iltibas» teşkil ettiğini, davalının "Evkur" markasını tescilsiz kullanımının korunamayacağını, davalının "Evkur" ibaresini ticaret unvanında kullanmasının «ticari dürüstlüğe» uygun olmadığını, alıcıların iki işletme arasında bağlantı kurmalarına neden olabileceğini diğer taleplerinin de kabulüne karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi ra …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece oluşturulan hüküm fıkrasında sadece «haksız rekabetin» tespitine karar verilip, haksız rekabetin sonuçlarının ne şekilde ortadan kaldırılacağına dair olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesinin hatalı olduğunu, davalının "Evkur" kelimesini alan adında ve internet sitesinde ticari amaçlı ve markasal olarak kullanmaya devam ettiğini, davalının "Evkur" markasını tescilsiz kullanımının korunamayacağını, davalının "Evkur" ibaresini ticaret unvanında tescil edildiği şeklin dışında kullanmasının «ticari dürüstlüğe» uygun olmadığını, müvekkil şirketin davalıya ait ticari unvanın «terkini» yönünde bir talebi olmadığını, sessiz kalma yoluyla hak kaybından söz edilebilmesi için, karşı tarafın kullanımının bilindiği halde hareketsiz kalınması gerektiğini, istinaf ilamında bahsi geçen Evkur İnşaat firmasının, davalı firma olmadığını, davalı ile sadece unvanlarının benzerlik taşıdığını, müvekkilinin sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığının söylenemeyeceğini, rapora vaki itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanının korunması · karşılaştırmalı reklam · ticari dürüstlük · erişimin engellenmesi · infazda tereddüt · istinaf başvurusunun reddi · bedelsizlik · münhasırlık
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece oluşturulan hüküm fıkrasında sadece «haksız rekabetin» tespitine karar verilip, haksız rekabetin sonuçlarının ne şekilde ortadan kaldırılacağına dair olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi suretiyle «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığını, davalının, "Evkur" kelimesini alan adında ve internet sitesinde ticari amaçlı ve markasal olarak kullanmaya devam ettiğini, davalı tarafından "Evkur" ibaresinin kullanılmaması için «erişime engellenmesini», "Evkur" ibaresinin alan adından kaldırılması veya internet sitesinin bedelli/«bedelsiz» olarak müvekkili şirkete devredilerek haksız rekabetin sonuçlarının ne şekilde ortadan kaldırılacağına ilişkin uyuşmazlığın çözümüne dair hüküm tesis edilmesi gerektiğini, sundukları kesinleşmiş mahkeme kararlarından da anlaşılacağı üzere müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğu ve davalının "Evkur" ibaresini kullanımının da «iltibas» teşkil ettiğini, davalının "Evkur" markasını tescilsiz kullanımının korunamayacağını, davalının "Evkur" ibaresini ticaret unvanında kullanmasının «ticari dürüstlüğe» uygun olmadığını, alıcıların iki işletme arasında bağlantı kurmalarına neden olabileceğini diğer taleplerinin de kabulüne karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi ra …
… görsel ve anlamsal olarak birebir benzer olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar davalıya ait internet sitesinde bilirkişilerin yaptıkları incelemede davalının tescilli «ticaret unvanını» tescilli olduğu şekilde kullanıldığı ve farklı bir kullanımın tespit edilemediği belirtilmişse de, davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde sunduğu tapu kayıtları, «fatura» örnekleri ve atık su tadilat projesi gibi davalıya ait ticaret unvanının kullanım şeklini gösteren belge örnekleri incelendiğinde, davalının ticaret unvanında esas unsur olarak yer alan "EVKUR" ibaresinin alt ve üstüne iki eğri çizgi koyulmak ve büyük harflerle yazılmak suretiyle ön plana çıkartılarak kullanıldığı, bu kullanım şeklinin davacının dava dilekçesi ve ekinde davalının kullanım şeklini ispatlamak için sunduğu belge örneklerinde yer alan kullanım ile aynı olduğu, bu kullanımın ticaret unvanının kullanımını aşarak markasal kullanım niteliğinde olduğu, davalının inşaat alanında hizmet verdiği düşünüldüğünde, ticaret unvanının hizmet markası olarak da algılandığı, bu şekilde kullanımın davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiği, davalının daha sonra bu kullanım şeklini değiştirdiği, her ne kadar davacı tarafça davalıya ait internet alan adının davacıya devredilmesi veya «erişimin engellenmesine» karar verilmesi de talep edilmişse de, davalının tescilli «ticaret sicilini» kullanmasının hukuka uygun olduğu, bu unvanına uygun bir alan adını kullanmasının da yasal hakkı olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalının ticaret unvanının çekirdek unsuru olan "EVKUR" ibaresini daha büyük harflerle ve farklı renk ve karakterle yazarak ön plana çıkartmak suretiyle iş evrakında ve internet sitesinde kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, «marka hakkına tecavüzün» önlenmesine, Haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalının bu şekilde EVKUR ibaresini daha büyük harfle ve farklı renk ve karakter …
… davalı vekilinin delil olarak sunduğu belgelerin tarihleri dikkate alındığında, 13.09.2017 dava tarihine kadar 5 yıldan fazla bir süre geçtiği, davacının davalının «ticaret unvanını» belirtilen şekilde kullanımına sessiz kaldığı, başkaca markasal kullanımın da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde görülmediğinden davacı vekilinin «istinaf başvurusunun reddine», davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece oluşturulan hüküm fıkrasında sadece «haksız rekabetin» tespitine karar verilip, haksız rekabetin sonuçlarının ne şekilde ortadan kaldırılacağına dair olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesinin hatalı olduğunu, davalının "Evkur" kelimesini alan adında ve internet sitesinde ticari amaçlı ve markasal olarak kullanmaya devam ettiğini, davalının "Evkur" markasını tescilsiz kullanımının korunamayacağını, davalının "Evkur" ibaresini ticaret unvanında tescil edildiği şeklin dışında kullanmasının «ticari dürüstlüğe» uygun olmadığını, müvekkil şirketin davalıya ait ticari unvanın «terkini» yönünde bir talebi olmadığını, sessiz kalma yoluyla hak kaybından söz edilebilmesi için, karşı tarafın kullanımının bilindiği halde hareketsiz kalınması gerektiğini, istinaf ilamında bahsi geçen Evkur İnşaat firmasının, davalı firma olmadığını, davalı ile sadece unvanlarının benzerlik taşıdığını, müvekkilinin sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığının söylenemeyeceğini, rapora vaki itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
-
Kararın kaldırılması | Marka tecavüzü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2149 E. 2023/6201 K.
Ortak:ticaret unvanı · terkin · ilan · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının kullanma hakkına sahip olduğu «ticaret unvanını» tescil ettirmeden, davacının “Evkur” kelimesini marka olarak tescil ettirip kullanması nedeniyle davacının tescilli markasının önceliğinin bulunduğu, davalı tarafından tescilli markanın «iltibas» oluşturacak şekilde kullanıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesine, ticaret sicilinde kayıtlı davalı unvanındaki “Evkur” kelimesinin «terkini» ve işyerindeki evkur tabelasının silinmesi veya kapatılması suretiyle maddi durumun düzeltilmesine, davalının tescilli markası bulunmadığından hükümsüzlük talebi ve tescilli unvanın kullanılması nedeniyle tazminat talebinin reddine, hüküm özetinin ülke genelinde yayımlanan tirajı yüksek bir gazetede bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
Ayrıca, davalının ticaret unvanındaki "EVKUR" ibaresinin davacının «ticaret unvanına tecavüzde» bulunarak «haksız rekabete» yol açtığı iddiası da öne sürülmemiştir.
Dava, davalı şirketin, davacıya ait markalardaki "Evkur" ibaresini ticaret unvanında kullanması nedeniyle, markaya tecavüz iddiasıyla «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi, «maddi-manevi tazminat» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… görsel ve anlamsal olarak birebir benzer olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar davalıya ait internet sitesinde bilirkişilerin yaptıkları incelemede davalının tescilli «ticaret unvanını» tescilli olduğu şekilde kullanıldığı ve farklı bir kullanımın tespit edilemediği belirtilmişse de, davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde sunduğu tapu kayıtları, «fatura» örnekleri ve atık su tadilat projesi gibi davalıya ait ticaret unvanının kullanım şeklini gösteren belge örnekleri incelendiğinde, davalının ticaret unvanında esas unsur olarak yer alan "EVKUR" ibaresinin alt ve üstüne iki eğri çizgi koyulmak ve büyük harflerle yazılmak suretiyle ön plana çıkartılarak kullanıldığı, bu kullanım şeklinin davacının dava dilekçesi ve ekinde davalının kullanım şeklini ispatlamak için sunduğu belge örneklerinde yer alan kullanım ile aynı olduğu, bu kullanımın ticaret unvanının kullanımını aşarak markasal kullanım niteliğinde olduğu, davalının inşaat alanında hizmet verdiği düşünüldüğünde, ticaret unvanının hizmet markası olarak da algılandığı, bu şekilde kullanımın davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiği, davalının daha sonra bu kullanım şeklini değiştirdiği, her ne kadar davacı tarafça davalıya ait internet alan adının davacıya devredilmesi veya «erişimin engellenmesine» karar verilmesi de talep edilmişse de, davalının tescilli «ticaret sicilini» kullanmasının hukuka uygun olduğu, bu unvanına uygun bir alan adını kullanmasının da yasal hakkı olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalının ticaret unvanının çekirdek unsuru olan "EVKUR" ibaresini daha büyük harflerle ve farklı renk ve karakterle yazarak ön plana çıkartmak suretiyle iş evrakında ve internet sitesinde kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, «marka hakkına tecavüzün» önlenmesine, Haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalının bu şekilde EVKUR ibaresini daha büyük harfle ve farklı renk ve karakter …
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece oluşturulan hüküm fıkrasında sadece «haksız rekabetin» tespitine karar verilip, haksız rekabetin sonuçlarının ne şekilde ortadan kaldırılacağına dair olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi suretiyle «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığını, davalının, "Evkur" kelimesini alan adında ve internet sitesinde ticari amaçlı ve markasal olarak kullanmaya devam ettiğini, davalı tarafından "Evkur" ibaresinin kullanılmaması için «erişime engellenmesini», "Evkur" ibaresinin alan adından kaldırılması veya internet sitesinin bedelli/«bedelsiz» olarak müvekkili şirkete devredilerek haksız rekabetin sonuçlarının ne şekilde ortadan kaldırılacağına ilişkin uyuşmazlığın çözümüne dair hüküm tesis edilmesi gerektiğini, sundukları kesinleşmiş mahkeme kararlarından da anlaşılacağı üzere müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğu ve davalının "Evkur" ibaresini kullanımının da «iltibas» teşkil ettiğini, davalının "Evkur" markasını tescilsiz kullanımının korunamayacağını, davalının "Evkur" ibaresini ticaret unvanında kullanmasının «ticari dürüstlüğe» uygun olmadığını, alıcıların iki işletme arasında bağlantı kurmalarına neden olabileceğini diğer taleplerinin de kabulüne karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi ra …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece oluşturulan hüküm fıkrasında sadece «haksız rekabetin» tespitine karar verilip, haksız rekabetin sonuçlarının ne şekilde ortadan kaldırılacağına dair olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesinin hatalı olduğunu, davalının "Evkur" kelimesini alan adında ve internet sitesinde ticari amaçlı ve markasal olarak kullanmaya devam ettiğini, davalının "Evkur" markasını tescilsiz kullanımının korunamayacağını, davalının "Evkur" ibaresini ticaret unvanında tescil edildiği şeklin dışında kullanmasının «ticari dürüstlüğe» uygun olmadığını, müvekkil şirketin davalıya ait ticari unvanın «terkini» yönünde bir talebi olmadığını, sessiz kalma yoluyla hak kaybından söz edilebilmesi için, karşı tarafın kullanımının bilindiği halde hareketsiz kalınması gerektiğini, istinaf ilamında bahsi geçen Evkur İnşaat firmasının, davalı firma olmadığını, davalı ile sadece unvanlarının benzerlik taşıdığını, müvekkilinin sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığının söylenemeyeceğini, rapora vaki itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanının korunması · karşılaştırmalı reklam · ticari dürüstlük · erişimin engellenmesi · infazda tereddüt · istinaf başvurusunun reddi · bedelsizlik · münhasırlık
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece oluşturulan hüküm fıkrasında sadece «haksız rekabetin» tespitine karar verilip, haksız rekabetin sonuçlarının ne şekilde ortadan kaldırılacağına dair olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi suretiyle «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığını, davalının, "Evkur" kelimesini alan adında ve internet sitesinde ticari amaçlı ve markasal olarak kullanmaya devam ettiğini, davalı tarafından "Evkur" ibaresinin kullanılmaması için «erişime engellenmesini», "Evkur" ibaresinin alan adından kaldırılması veya internet sitesinin bedelli/«bedelsiz» olarak müvekkili şirkete devredilerek haksız rekabetin sonuçlarının ne şekilde ortadan kaldırılacağına ilişkin uyuşmazlığın çözümüne dair hüküm tesis edilmesi gerektiğini, sundukları kesinleşmiş mahkeme kararlarından da anlaşılacağı üzere müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğu ve davalının "Evkur" ibaresini kullanımının da «iltibas» teşkil ettiğini, davalının "Evkur" markasını tescilsiz kullanımının korunamayacağını, davalının "Evkur" ibaresini ticaret unvanında kullanmasının «ticari dürüstlüğe» uygun olmadığını, alıcıların iki işletme arasında bağlantı kurmalarına neden olabileceğini diğer taleplerinin de kabulüne karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi ra …
… görsel ve anlamsal olarak birebir benzer olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar davalıya ait internet sitesinde bilirkişilerin yaptıkları incelemede davalının tescilli «ticaret unvanını» tescilli olduğu şekilde kullanıldığı ve farklı bir kullanımın tespit edilemediği belirtilmişse de, davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde sunduğu tapu kayıtları, «fatura» örnekleri ve atık su tadilat projesi gibi davalıya ait ticaret unvanının kullanım şeklini gösteren belge örnekleri incelendiğinde, davalının ticaret unvanında esas unsur olarak yer alan "EVKUR" ibaresinin alt ve üstüne iki eğri çizgi koyulmak ve büyük harflerle yazılmak suretiyle ön plana çıkartılarak kullanıldığı, bu kullanım şeklinin davacının dava dilekçesi ve ekinde davalının kullanım şeklini ispatlamak için sunduğu belge örneklerinde yer alan kullanım ile aynı olduğu, bu kullanımın ticaret unvanının kullanımını aşarak markasal kullanım niteliğinde olduğu, davalının inşaat alanında hizmet verdiği düşünüldüğünde, ticaret unvanının hizmet markası olarak da algılandığı, bu şekilde kullanımın davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiği, davalının daha sonra bu kullanım şeklini değiştirdiği, her ne kadar davacı tarafça davalıya ait internet alan adının davacıya devredilmesi veya «erişimin engellenmesine» karar verilmesi de talep edilmişse de, davalının tescilli «ticaret sicilini» kullanmasının hukuka uygun olduğu, bu unvanına uygun bir alan adını kullanmasının da yasal hakkı olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalının ticaret unvanının çekirdek unsuru olan "EVKUR" ibaresini daha büyük harflerle ve farklı renk ve karakterle yazarak ön plana çıkartmak suretiyle iş evrakında ve internet sitesinde kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, «marka hakkına tecavüzün» önlenmesine, Haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalının bu şekilde EVKUR ibaresini daha büyük harfle ve farklı renk ve karakter …
… davalı vekilinin delil olarak sunduğu belgelerin tarihleri dikkate alındığında, 13.09.2017 dava tarihine kadar 5 yıldan fazla bir süre geçtiği, davacının davalının «ticaret unvanını» belirtilen şekilde kullanımına sessiz kaldığı, başkaca markasal kullanımın da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde görülmediğinden davacı vekilinin «istinaf başvurusunun reddine», davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece oluşturulan hüküm fıkrasında sadece «haksız rekabetin» tespitine karar verilip, haksız rekabetin sonuçlarının ne şekilde ortadan kaldırılacağına dair olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesinin hatalı olduğunu, davalının "Evkur" kelimesini alan adında ve internet sitesinde ticari amaçlı ve markasal olarak kullanmaya devam ettiğini, davalının "Evkur" markasını tescilsiz kullanımının korunamayacağını, davalının "Evkur" ibaresini ticaret unvanında tescil edildiği şeklin dışında kullanmasının «ticari dürüstlüğe» uygun olmadığını, müvekkil şirketin davalıya ait ticari unvanın «terkini» yönünde bir talebi olmadığını, sessiz kalma yoluyla hak kaybından söz edilebilmesi için, karşı tarafın kullanımının bilindiği halde hareketsiz kalınması gerektiğini, istinaf ilamında bahsi geçen Evkur İnşaat firmasının, davalı firma olmadığını, davalı ile sadece unvanlarının benzerlik taşıdığını, müvekkilinin sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığının söylenemeyeceğini, rapora vaki itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/12932 E. , 2010/4732 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.03.2008 tarih ve 2006/363 - 2008/61 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Evkur Alışveriş Merkezleri” markasını bay ve bayan Ihtiyaç malzemeleri, “Evkur Alışveriş Merkezi” markasını 35. sınıf, “Evkur&Evshop Alışveriş Merkezi” markasını 08,09,10,21,27. sınıf, “Yuvakur” markasını 18, 27, 35. sınıf emtea yönünden tescil ederek kullandığını, müvekkilinin markalarının tanınmış marka olduğunu, davalının “Evkur Mobilya” unvanı altında faaliyet göstererek müvekkili ile haksız rekabet içine girdiğini ileri sürerek, davalının müvekkiline ait tescilli markayı kullanarak oluşturduğu haksız rekabetin tespiti ve ortadan kaldırılmasına, TPE, İstanbul Ticaret Odası, İstanbul Sanayi Odası, Vergi Dairesinde yazılı Evkur ibaresinin silinmesine, tabela, katalog ve ilanlarının toplatılarak imhasına, kararın Türkiye çapında yayın yapan bir gazetede ilanına, 500,00 TL maddi, 500,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep va dava etmişir.
Davalı vekili, “Evkur” kelimesinin 1983 yılından bu yana müvekilleri tarafından işletme adı olarak kullanıldığını, 1994 yılında ticaret unvanı olarak tescil edildiğini, müvekkilinin Evkur markası adı altında üretip sattığı herhangi bir malın bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının kullanma hakkına sahip olduğu ticaret unvanını tescil ettirmeden, davacının “Evkur” kelimesini marka olarak tescil ettirip kullanması nedeniyle davacının tescilli markasının önceliğinin bulunduğu, davalı tarafından tescilli markanın iltibas oluşturacak şekilde kullanıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine, ticaret sicilinde kayıtlı davalı unvanındaki “Evkur” kelimesinin terkini ve işyerindeki evkur tabelasının silinmesi veya kapatılması suretiyle maddi durumun düzeltilmesine, davalının tescilli markası bulunmadığından hükümsüzlük talebi ve tescilli unvanın kullanılması nedeniyle tazminat talebinin reddine, hüküm özetinin ülke genelinde yayımlanan tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirketin, davacıya ait markalardaki "Evkur" ibaresini ticaret unvanında kullanması nedeniyle, markaya tecavüz iddiasıyla haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi, maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, 19.03.2008 günlü oturumda, davalı vekilinin, "Evkur" ibaresini marka olarak kullanmadıklarına dair savunmasına bir diyeceği olmadığını beyan etmiş, davalının kendi ticaret unvanında yer alan ve de davacının markalarındaki "Evkur" ibaresini markasal olarak kullanım suretiyle markaya tecavüzde bulunduğunu iddia etmemiştir. Ayrıca, davalının ticaret unvanındaki "EVKUR" ibaresinin davacının ticaret unvanına tecavüzde bulunarak haksız rekabete yol açtığı iddiası da öne sürülmemiştir.
Uyuşmazlık konusu davalı şirket ticaret unvanının çekirdek kelimesini oluşturan "EVKUR" ibaresinin 1983 yılında ilk kez İbrahim Ev tarafından ihdas edilip kullandığı ve çocukları tarafından davalı şirketin kurulmasından önce de, faaliyette bulunduğu "Evkur Mobilya" işletmesinin faaliyetine son vererek mal varlığının davalı şirkete devredildiği dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır. Bu durumda EVKUR ibaresinin 1983'den itibaren hak sahibi olan İbrahim Ev'in izniyle davalı şirket tarafından da kullanılmasına devam edildiğinin kabulü gerekir. O halde EVKUR ibaresi üzerinde davacı şirketin davalıya karşı öne sürülebileceği öncelik hakkı olmadığı halde, davacının unvan ve marka hakkının üstün hak sağlayacağı gerekçesiyle davanın kabulü doğru değildir.
Öte yandan, davalı şirketin ticaret unvanının tescil olunduğu 1994 tarihinden dava tarihi olan 15.07.2005 tarihine kadar geçen uzunca bir süre boyunca sessiz kalan ve aynı sektörde faaliyet gösteren davacının işbu davayı açmasının MK'nun 2. maddesine aykırılık oluşturacağının değerlendirilmemesi dahi isabetsiz olduğundan, yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan gerekçelerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017415100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz