Ticaret unvanı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/3426 E. 2014/8906 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ terkin↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Dairemizin, ticaret unvanının TTK’nun 54. maddesi gereğince terkini istenmeden tazminat talep edilemeyeceği yönünde kararı bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine. karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, müvekkili adına "Ayca" ibareli tescilli markasının bulunduğunu, davalının da müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, ürettiği yağlı beyaz peynir tenekesi üzerine müvekkilinin markası ile iltibasa yolaçacak şekilde benzer olan "Ayda" ibaresini ekleyerek müvekkilinin marka hakkına tecavüzde bulunduğunu, davalının kendi adına tescilli markası bulunmasına karşın markasını tescilli şekli ile kullanmadığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davacı vekili, davalının tescili markasını tescil edildiği şekli ile kullanmadığını, üretim ve satışını yaptığı ürünlerine davacının marka kombinasyonundaki öğeleri kullanmak suretiyle müvekkilinin marka hakkına tecavüzde bulunulduğunu ileri sürmesine karşın, mahkemece davacı iddiaları üzerinde durulmadığı gibi bu yönde sunulmuş olan deliller de incelenip değerlendirilmiş değildir. Bu durumda, mahkemece davacının davaya konu iddiası üzerinde durulup, davalının kullanımının kendi adına tescilli markası ve davacı markası ile benzeşip benzeşmediği belirlendikten sonra oluşacak kanaate göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4902 E. 2015/11779 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muhatap banka · karşılıksız çek · cy/cy şerhi · keşideci · çek · kötüniyet · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaA.'ya ait olduğunun kabul edilmesi karşısında çeklerin «keşideci» tarafından vadeli olarak düzenlendiği, 5941 sayılı Çek Kanunu 3/3-8. madde ve bentleri uyarınca «muhatap banka» şubesinin takibe konu çekler için kanuni sorumluluk tutarını ödemekle yükümlü olduğu, davalı borçlunun takibe ilişkin itirazında haksız ve «kötüniyetli» olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazının iptali ile takibin aynen devamına, «icra inkar tazminat» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu çeklere davalı banka şubesince «çek» üzerindeki imza ile bankadaki imzaların benzeşmemesi sebebiyle işlem yapılmadığının «şerh» edildiği, davalı banka tarafından çeklerdeki «keşideci» imzasının şirketi «temsil» ve idareye yetkili Ö.
Dava «karşılıksız çek» nedeniyle muhatap bankanın ödemek zorunda olduğu miktarın tahsili istemine ilişkindir.
Davalı Banka, davaya konu çeklerin 22.04.2013 ve 24.05.2013 tarihlerinde keşide edildiğini, bu tarih itibariyle «keşidecinin» yetkili «temsilcisinin» H.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/3426 E. , 2014/8906 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KONYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 11/12/2012
NUMARASI 2011/100-2012/499
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/12/2012 tarih ve 2011/100-2012/499 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09.05.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. A.. Ö.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Mehmet .. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili firmanın yıllardır süt ve süt ürünleri piyasasında faaliyet gösterdiğini, "Ayca" markasını kendi adına tescil ettirdiğini, davalının da aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, ürettiği 17 kg.lık tam yağlı beyaz peynir tenekesi üzerine müvekkilinin markası ile benzer şekilde "Ayda" ibaresini ekleyerek müvekkilinin marka hakkına tecavüzde bulunduğunu, davalının kendi adına tescilli markası bulunmasına karşın markasını tescilli şekli ile kullanmadığını ileri sürerek, davalının markaya tecavüz eylemlerinin men'ine, 100.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, verilecek hükmün ulusal bir gazetede yayımlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin süt sektöründe yaklaşık 15 yıldır faaliyet gösterdiğini, markasını kendisinin oluşturduğunu, hiçbir markayı taklit ya da benzerlik yaparak almadığını, müvekkilinin markasının süt piyasasında haklı bir üne ve şöhrete kavuştuğunu, hiç kimsenin markasını taklit etmesine ya da benzer bir marka kullanmasına da gerek olmadığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Dairemizin, ticaret unvanının TTK’nun 54. maddesi gereğince terkini istenmeden tazminat talep edilemeyeceği yönünde kararı bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine. karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, müvekkili adına "Ayca" ibareli tescilli markasının bulunduğunu, davalının da müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, ürettiği yağlı beyaz peynir tenekesi üzerine müvekkilinin markası ile iltibasa yolaçacak şekilde benzer olan "Ayda" ibaresini ekleyerek müvekkilinin marka hakkına tecavüzde bulunduğunu, davalının kendi adına tescilli markası bulunmasına karşın markasını tescilli şekli ile kullanmadığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davacı vekili, davalının tescili markasını tescil edildiği şekli ile kullanmadığını, üretim ve satışını yaptığı ürünlerine davacının marka kombinasyonundaki öğeleri kullanmak suretiyle müvekkilinin marka hakkına tecavüzde bulunulduğunu ileri sürmesine karşın, mahkemece davacı iddiaları üzerinde durulmadığı gibi bu yönde sunulmuş olan deliller de incelenip değerlendirilmiş değildir.
Bu durumda, mahkemece davacının davaya konu iddiası üzerinde durulup, davalının kullanımının kendi adına tescilli markası ve davacı markası ile benzeşip benzeşmediği belirlendikten sonra oluşacak kanaate göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101715800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz