Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4527 E. 2024/585 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
katılma yoluyla istinaf↗ bankacılık işlemi↗ eft↗ delil niteliği↗ bekletici mesele↗ kesin delil↗ müterafik kusur↗ internet bankacılığı↗ kusur oranı↗ bloke↗ ba formu↗ eş rızası↗ hakkaniyet↗ dolandırıcılık↗ hamil↗ vade↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ haksız fiil↗ hukuki yarar↗ havale↗ maddi tazminat↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 5. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2018/83 E., 2019/435 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı bankanın Gimat Şubesindeki vadeli mevduat hesabında bulunan 130.000,00 TL'sinin vadesi bozularak 12.02.2018 tarihinde tanımadığı bir şirket olan Koineks Teknoloji A.Ş. adındaki bir hesaba bilgisi ve rızası dışında EFT yolu ile havale edildiğini, bunun üzerine derhal Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin hesabından çekilen paranın tazmini için davalı bankaya yapılan başvurusunun reddedildiğini, müvekkilinin vadeli hesabından internet bankacılığı yoluyla hiçbir işlem yapmadığını, tüm işlemlerini şubeden gerçekleştirdiğini, işlemler sırasında yeterli güvenliği sağlayamayan bankanın kusurlu ve müvekkilinin uğradığı zarardan davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek 130.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıyla birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının havale işlemine itirazı üzerine yapmış oldukları araştırmada davacının davaya konu havale işlemini sistemlerinde kayıtlı olan telefonuna gönderilen ... kullanımlık şifre ile gerçekleştirdiğinin tespit edildiğini, şifre gizliliğinin müşteri sorumluluğunda olduğunu, internet bankacılığı uygulamasında kabul görmüş uluslararası bankacılık uygulamaları ve kendi bankalarının uygulamasında ve davacı banka ile imzalamış olduğu sözleşme uyarınca parola ve şifrelerin gizliliği konusunda sorumluluğun tamamen müşterilere ait olduğunu, davacının tedbirsiz ve dikkatsiz davranarak nereden geldiğini bilmediği güvensiz bir internet linkini açarak bilgilerinin çalınmasına bizzat kendisinin sebebiyet verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın haksız fiile değil davalı bankanın ... yükümlülüğünün ihlaline dayalı maddi tazminat istemine ilişkin olduğu ve uyuşmazlığın davalı bankanın yeterli güvenlik önlemi alıp almadığı hususuna ilişkin olması nedeniyle ceza yargılamasının sonucunun beklenmesinde hukuki yarar bulunmadığı, mahkemece teknik yönden bilirkişi raporu alındığı, buna göre davacının davalı bankanın Gimat/Ankara Şubesinde bulunan vadeli hesabından Kıoneks Teknoloji A.Ş. İsimli alıcıya 12.02.2018 tarihinde ve 11:42:30 saatinde 130.000,00 TL transfer edildiği, davacının, yapılan işlemler için gelen akıllı SMS'lerin içeriklerini okumadan şifresini linkte tıkladığı ve web sitesine girildiğinin tespit edildiği, davacının kişisel bilgilerini ve şifre bilgilerini koruma açısından dava konusu olayda %30 oranında kusurlu olduğu, ancak normal bir vatandaşın sahte web sitesi/link ile ... web sitesi/linki ayırt edebilecek bilgiye sahip olmamasının olağan bir durum olduğu, bu konuda maddi ve teknik üstünlüğün davalı bankada olduğu, davalı banka tarafından alınması gereken güvenlik önlemlerinin vadeli hesap kapama işleminin ve yüksek tutarlı olan meblağa ilişkin yeterli risk değerlendirmesinin yapılarak ek güvenlik önlemlerinin alınmadığı, Bankalarda Bilgi Sistemleri Yönetiminde Esas Alınacak İlkelere İlişkin Tebliğ'in Kimlik Doğrulama başlıklı 9 uncu maddesine göre bankanın gerekli kontrol mekanizmalarını kurmadığının tespit edildiği ve Güvenlik Kontrol Sürecinin Tesis Edilmesi ve Yönetilmesi başlıklı 26 ncı maddesinin 2 nci fıkrasına aykırı davrandığı, davalı Bankanın müterafik kusur oranının %70 olduğu, davacının uğradığı zarar toplamı 130.000,00 TL olduğundan bu meblağın %70' i oranında (91.000,00 TL) bankanın sorumlu olabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 91.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıyla birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava konusu işlemleri kendisine ait kullanıcı kodu, statik şifre ve davacının banka sistemlerinde kayıtlı olan telefonuna gönderilen ... kullanımlık şifre ile gerçekleştirildiğini, davacıya akıllı sms gönderilen cep telefonunun müvekkili bankada kayıtlı cep telefonu olduğunu, davacının telefonuna gelen döviz linkine tıklaması sonucunda bizzat zarara kendisinin yol açtığını, davacının şifre bilgilerini 3 üncü kişilere kaptırdığını, ... hamilinin kişisel bilgilerini ve ... bilgilerini korumak konusunda gereken özeni göstermesi gerektiğini, ceza mahkemesi kararının taraflar yönünden kesin delil niteliği taşıdığından ceza yargılamasının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline %30 oranında müterafik kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, davacının vadeli hesabından bugüne kadar internet bankacılığı ile işlem yapmadığını, internet bankacılığı açılması için davalı bankadan talepte bulunmadığını, ortada açılmış bir ceza davası bulunmadığını, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada işlemin gerçekleştirildiği IP numarasının Abdo Hami adında Suriye nüfusuna kayıtlı bir şahsa ait olduğunun tespit edildiğini, soruşturmada adı geçene ulaşılamayıp evrakın zamanaşımı bürosuna gönderildiğini, davalı bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almadığını belirterek davanın tümden kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı bankanın Gimat Şubesi arasında 30.04.2013 tarihinde Bireysel Müşteri Sözleşmesinin imzalandığı, davacı tarafından 12.08.2015 tarihinde internet/mobil şube üyesi olmak için ıslak imzalı ürün talep formu ile başvuruda bulunulduğu, davacının banka hesabından bilgisi ve rızası dışında davalı bankada kayıtlı cep telefonuna dolandırıcılar tarafından oltalama mesajı gönderilerek şifre ve güvenlik bilgileri ele geçirilen davacının bankadaki hesabından 3 üncü kişilere aktarılan para sebebiyle ... zararda bir kredi ve ... kurumu olan dolayısıyla yaptığı işin niteliğine göre diğer tacirlerden daha dikkatli ve basiretli davranması gereken davalı bankanın, şifre bilgilerinin 3 üncü kişilerce ele geçirilmesini önleyecek güvenlik mekanizmasını oluşturması gerektiği, bu bağlamda üst derece güvenlik sağlayan, elektronik imza, akıllı anahtar gibi kötü niyetli 3 üncü kişilerce davacı hesabına girilmesini önleyen zorunlu tedbirleri almadığı gibi söz konusu işlemlerin şüpheli olarak tespitini sağlayacak bir mekanizma kurmayarak üstelik davacı müşteri teyid için aranmaksızın veya EFT edilecek tutar üzerine bloke konulmaksızın davacının hesabındaki paranın çok kısa bir süre zarfında 3 üncü kişilerin hesabına aktarılmasında davalı bankanın ... yükümlülüğünü yerine getirmediği, sorumluluğun tamamen davalı bankaya ait bulunduğunun kabulü gerektiği, ayrıca davacının kötü niyetli 3 üncü kişilerle işbirliği ve suç teşkil edebilecek bir eyleminin de varlığı davalı bankaca kanıtlanmadığından davalı bankanın mudinin kendisine tevdî ettiği mevduatı aynen iade etmekle yükümlü olduğu, bu durumda davalı bankanın parayı davacıya iade etmekle sorumlu olduğu, şifre bilgilerinin üçüncü kişilerce ele geçirilmesini önleyecek güvenlik mekanizmasını oluşturması gerektiği, sistem güvenliğinin sağlanamamasından kaynaklanan zararların sorumluluğunun bankaya ait olduğu ve davalı bankanın dava konusu olayda tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, 130.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıyla birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince müvekkili bankaya %100 kusur atfedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının, davay konu ettiği işlemlerin kendisine ait kullanıcı kodu, statik şifre ve davacının banka sistemlerinde kayıtlı olan telefonuna gönderilen ... kullanımlık şifre ile gerçekleştirildiğini, bankanın uygulamasında ve davacının müvekkil banka ile imzaladığı sözleşme uyarınca parola ve şifrelerin gizliliği konusunda sorumluluğun tamamen müşterilere ait olduğunu, bankanın hiçbir kusurunun bulunmadığını, davacının dikkatsiz ve tedbirsiz davranışı sonucu güvensiz bir internet linkini açarak bizzat zarara kendisinin sebebiyet verdiğini, davacının asli kusurlu olduğunu, ceza soruşturma dosyasının sonucu beklenmeden karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının rızası dışında vadeli hesabından EFT yolu ile 130.000,00 TL' nin çekilmesinde davalı bankanın kusurunun bulunup bulunmadığı ve bankanın yeterli güvenlik önlemini alıp almadığı hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun 61. maddesi , 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52, 386, 387, 570 ... maddeleri, Bankalarda Bilgi Sistemleri Yönetiminde Esas Alınacak İlkelere İlişkin Tebliği hükümleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2558 E. 2024/4893 K.
Ortak:internet bankacılığı · kusur oranı · bloke · dolandırıcılık · hamil · kaldırma ve yeniden hüküm · havale · kusur · dava şartı
İncelediğiniz kararda… 30.04.2013 tarihinde Bireysel Müşteri Sözleşmesinin imzalandığı, davacı tarafından 12.08.2015 tarihinde internet/mobil şube üyesi olmak için ıslak imzalı ürün talep «formu» ile başvuruda bulunulduğu, davacının banka hesabından bilgisi ve «rızası» dışında davalı bankada kayıtlı cep telefonuna «dolandırıcılar» tarafından oltalama mesajı gönderilerek şifre ve güvenlik bilgileri ele geçirilen davacının bankadaki hesabından 3 üncü kişilere aktarılan para sebebiyle ... zararda bir kredi ve ... kurumu olan dolayısıyla yaptığı işin niteliğine göre diğer tacirlerden daha dikkatli ve basiretli davranması gereken davalı bankanın, şifre bilgilerinin 3 üncü kişilerce ele geçirilmesini önleyecek güvenlik mekanizmasını oluşturması gerektiği, bu bağlamda üst derece güvenlik sağlayan, elektronik imza, akıllı anahtar gibi kötü niyetli 3 üncü kişilerce davacı hesabına girilmesini önleyen zorunlu tedbirleri almadığı gibi söz konusu işlemlerin şüpheli olarak tespitini sağlayacak bir mekanizma kurmayarak üstelik davacı müşteri teyid için aranmaksızın veya EFT edilecek tutar üzerine «bloke» konulmaksızın davacının hesabındaki paranın çok kısa bir süre zarfında 3 üncü kişilerin hesabına aktarılmasında davalı bankanın ... yükümlülüğünü yerine getirmediği, sorumluluğun tamamen davalı bankaya ait bulunduğunun kabulü gerektiği, ayrıca davacının kötü niyetli 3 üncü kişilerle işbirliği ve suç teşkil edebilecek bir eyleminin de varlığı davalı bankaca kanıtlanmadığından davalı bankanın mudinin kendisine tevdî ettiği mevduatı aynen iade etmekle yükümlü olduğu, bu durumda davalı bankanın parayı davacıya iade etmekle sorumlu olduğu, şifre bilgilerinin üçüncü kişilerce ele geçirilmesini önleyecek güvenlik mekanizmasını oluşturması gerektiği, sistem güvenliğinin sağlanamamasından kaynaklanan zararların sorumluluğunun bankaya ait olduğu ve davalı bankanın dava konusu olayda tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, 130.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıyla birlikte davalı …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı bankanın Gimat Şubesindeki vadeli mevduat hesabında bulunan 130.000,00 TL'sinin «vadesi» bozularak 12.02.2018 tarihinde tanımadığı bir şirket olan Koineks Teknoloji A.Ş. adındaki bir hesaba bilgisi ve «rızası» dışında EFT yolu ile «havale» edildiğini, bunun üzerine derhal Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin hesabından çekilen paranın tazmini için davalı bankaya yapılan başvurusunun reddedildiğini, müvekkilinin vadeli hesabından «internet bankacılığı» yoluyla hiçbir işlem yapmadığını, tüm işlemlerini şubeden gerçekleştirdiğini, işlemler sırasında yeterli güvenliği sağlayamayan bankanın kusurlu ve müvekkilinin uğ …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının «havale» işlemine itirazı üzerine yapmış oldukları araştırmada davacının davaya konu havale işlemini sistemlerinde kayıtlı olan telefonuna gönderilen ... kullanımlık şifre ile gerçekleştirdiğinin tespit edildiğini, şifre gizliliğinin müşteri sorumluluğunda olduğunu, «internet bankacılığı» uygulamasında kabul görmüş uluslararası bankacılık uygulamaları ve kendi bankalarının uygulamasında ve davacı banka ile imzalamış olduğu sözleşme uyarınca parola v …
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankada bulunan hesabından ve ilintili kredi kartından 17.01.2017 tarihinde «dolandırıcılar» tarafından kredi çekimi, «havale», EFT ve diğer yöntemler ile toplamda 19 ayrı işlem yapılarak 179.900,00 TL para çekildiğini, bu işlemlerin müvekkilinin bilgisi dışında olduğunu ve müvekkiline akdedilecek bir «kusurun» bulunmadığını, davalı bankanın yeterli güvenlik önlemi almaması sebebiyle zararın oluştuğunu, bilirkişi raporunda dolandırıcıların beyanlarına kanarak SMS şifresini tuşladığı ve iradesi dışında işlem yapma «yetkisinin» dolandırıcılara verildiği tespit edilmişse de bu tespitin haksız ve mesnetsiz olduğunu, yaklaşık 40 dakikalık sürede müvekkilinin hesabından 19 ayrı kalemde transfer işleminin gerçekleştirildiğini, müvekkilinin geçmiş hesap ve işlemlere bakıldığında, hayatın olağan akışına aykırı bir şekilde işlem yapılması nedeniyle, müvekkilinin bilgilendirilmediğini, hesaba «bloke» işlemlerinin uygulanmamış olması sebebiyle davalının özel yükümlülüğünü yerine getirmediğini, buna rağmen «kusur oranlarının» %50 olarak belirlenmesini hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın «husumet» yönünden reddi gerektiğini, müvekkili banka alınabilecek bütün önlemleri aldığını, davaya konu ihtilaf ile ilgili müvekkili bankanın «kusuru» olmadığını, yasal ve akdi düzenlemeler doğrultusunda kredi kartı ile ilgili bütün sorumluluğun kart «hamili» olan davacıya ait olduğunu, ihtilafa konu işlemlerin davacıya özel olarak gönderilen şifre girilmek suretiyle ve «internet bankacılığı» aracılığıyla gerçekleştiğini, müvekkil bankanın kusurundan ve sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, davacının müvekkili banka aleyhine ileri sürdüğü iddiaları ispat …
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ikame edilen davanın muhatabının müvekkili banka olmadığını, bankaya «husumet» yöneltilemeyeceğini, davacının cep telefonundan aranarak bu numaraya akıllı SMS'den şifre gönderildiğini ve yapılan bu harcamanın iptali için yönlendirmeler ile bu şifreyi telefona tuşladığını, daha sonra kredi kartının kopyalandığının belirlenmesi üzerine «ihtar» için kendisine tekrar şifre gönderildiğini ve bunu da telefona tuşladığını belirtmiş olup davacının iddia ettiği işlemleri müvekkili bankanın bilmesini beklenmesi hayatın olağan akışına ve bankacılık uygulamalarına aykırı olduğunu, husumetin söz konusu işlemlerden ötürü haksız şekilde faydalandığı iddia edilen EFT alıcılarına yöneltilmesi gerektiğini, yasal ve akdi düzenlemeler gereğince şifre güvenliği hususunda sorumluluk tamamen kart «hamiline» ait olup, tarafların müterafik kusurlu olduğu yönündeki kararın hukuka aykırı olduğunu, davacı kartın kopyalanması olayının 17.01.2017 tarihinde saat 16:06 civarında olduğunu ifade etmesine karşın, iş bu durumdan müvekkili bankayı derhal bilgilendirmediğini, bunun yerine eski «müşteri temsilcisini» aradığını, müvekkili bankayı bilgilendirmesine kadar geçen süre zarfında yapılan işlemlerden açıkça sorumlu olduğunu; müvekkili banka tarafından alınması gereken bütün önlemler alınmış olmasına rağmen davacının «kusuru» sonucu oluşan zarara müvekkili bankanın katlanması gerektiği yönünde verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkili bankanın «internet bankacılığı» güvenliği için güncel gelişmeleri yakinen takip ederek, bilgisayar sistemine entegre etmekte, uluslar arası olarak kabul gören ve uygulanan 3D Secure sisteme girer …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müşterek temsilci · tüketici kredisi · bankacılık işlemleri · üçüncü kişi · ihtar · yetkisizlik kararı · temsil · husumet
Benzer bu kararda2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ikame edilen davanın muhatabının müvekkili banka olmadığını, bankaya «husumet» yöneltilemeyeceğini, davacının cep telefonundan aranarak bu numaraya akıllı SMS'den şifre gönderildiğini ve yapılan bu harcamanın iptali için yönlendirmeler ile bu şifreyi telefona tuşladığını, daha sonra kredi kartının kopyalandığının belirlenmesi üzerine «ihtar» için kendisine tekrar şifre gönderildiğini ve bunu da telefona tuşladığını belirtmiş olup davacının iddia ettiği işlemleri müvekkili bankanın bilmesini beklenmesi hayatın olağan akışına ve bankacılık uygulamalarına aykırı olduğunu, husumetin söz konusu işlemlerden ötürü haksız şekilde faydalandığı iddia edilen EFT alıcılarına yöneltilmesi gerektiğini, yasal ve akdi düzenlemeler gereğince şifre güvenliği hususunda sorumluluk tamamen kart «hamiline» ait olup, tarafların müterafik kusurlu olduğu yönündeki kararın hukuka aykırı olduğunu, davacı kartın kopyalanması olayının 17.01.2017 tarihinde saat 16:06 civarında olduğunu ifade etmesine karşın, iş bu durumdan müvekkili bankayı derhal bilgilendirmediğini, bunun yerine eski «müşteri temsilcisini» aradığını, müvekkili bankayı bilgilendirmesine kadar geçen süre zarfında yapılan işlemlerden açıkça sorumlu olduğunu; müvekkili banka tarafından alınması gereken bütün önlemler alınmış olmasına rağmen davacının «kusuru» sonucu oluşan zarara müvekkili bankanın katlanması gerektiği yönünde verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkili bankanın «internet bankacılığı» güvenliği için güncel gelişmeleri yakinen takip ederek, bilgisayar sistemine entegre etmekte, uluslar arası olarak kabul gören ve uygulanan 3D Secure sisteme girer …
… ı ile davacının davalı banka nezdinde ki hesabında 17.01.2017 tarihinde elektronik ortamda 19 ayrı işlemle üçüncü kişilerce 179.900,00 TL tutarında işlem yapıldığı, «dolandırıcıların» gerçekleştirdikleri yöntemlerle davacı telefon yolu ile aranarak davalı banka tarafından arandığını söyleyen üçüncü kişilere telefona gelen SMS şifresini verdiği ve davacının hesabından elektronik ortamda saat 16:13 ile 16:49 arasında 19 ayrı işlemin «üçüncü kişiler» hesabına gönderildiği, kredi kartı hesabından nakit çekimi yapıldığı, kredi kartından çekim ve transfer işlemleri yapıldığı, davacının döviz hesabındaki parası bozdurularak transfer işlemleri yapıldığı, bankanın dava konusu para transfer işlemlerinin hangi internet servis sağlayıcısı üzerinden ve hangi bilgisayar (IP yoklama) hangi tarih ve saatte yapıldığına ilişkin kayıtlarını tuttuğu ve bu yükümlülüğü yerine getirdiğini, ancak internet üzerinden yapılan herhangi bir bağlantıda IP adresini bilgisayara farklı gösterme işleminin uygulanması suretiyle dolandırıcılığın gerçekleştiğinin alınan bilirkişi raporunda beyan edildiği, davacının denetim ve sorumluluğunda bulunan hesaplardan üçüncü şahısların hesabına elektronik ortamda aktarılan paranın sorumluluğunun kendisine emanet edilen parayı iade etmekle yükümlü davalı bankada olduğu, müşteriye tanımlı ve yalnızca müşteri tarafından bilinmesi gereken şifre ve parola gibi kişisel statik bilgiler ve login işleminde müşteri GSM hattına kısa mesajla gönderilen tek kullanımlık dinamik şifrenin, elektronik ortamda kullanılmak suretiyle üçüncü kişi hesaplarına yapılan para transfer işlemlerinde tüm zararın bankaya yüklenebilmesi için olayın sırf bankaya düşen yükümlülüklerin ihlalinden doğduğunun anlaşılması gerekeceği, somut olayda ise tarafların müterafik kusurlu olduğu, davacının şubesiz «bankacılık işlemleri» için kullandığı kendisine tanımlı kullanıcı kodu, internet şifresi gibi kişisel statik bilgiler dışında banka sistemine kayıt ettirdiği, telefon hattına banka sistemi tarafından her hesaba girişte otomatik olarak kısa mesajla gönderilen tek kullanımlık şifreyi, dolandırıcıların beyanlarına kanarak tuşlaması sebebiyle davalı bankanın dolandırıcıların geliştirdikleri yöntemler karşısında üçüncü kişilerin davacının hesabından 19 ayrı işlemle para transferi yapması ve bunu çok kısa süre zarfında gerçekleştirmesi nedeniyle davacının bu durumda bilgilendirilmemiş olması davaya konu zararda bankanında «kusuru» bulunduğu, mahkemece %50 oranında alacağın tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk …
… rafından zamanında bilgi mesajı gelmediğini, banka güvenlik duvarının yıkıldığını ve zamanında müdahale imkanın ortadan kalktığını ve hesabından tanımadığı kişilere «havale», EFT yapıldığını, nakit avans ve «tüketici kredisi» kullandığını, davalı bankanın kusurlu olduğunu ileri sürerek 187.102,80 TL'nin mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile tahsilini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın «husumet» yönünden reddi gerektiğini, müvekkili banka alınabilecek bütün önlemleri aldığını, davaya konu ihtilaf ile ilgili müvekkili bankanın «kusuru» olmadığını, yasal ve akdi düzenlemeler doğrultusunda kredi kartı ile ilgili bütün sorumluluğun kart «hamili» olan davacıya ait olduğunu, ihtilafa konu işlemlerin davacıya özel olarak gönderilen şifre girilmek suretiyle ve «internet bankacılığı» aracılığıyla gerçekleştiğini, müvekkil bankanın kusurundan ve sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, davacının müvekkili banka aleyhine ileri sürdüğü iddiaları ispat …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/363 E. 2011/7734 K.
Ortak:eş rızası · dolandırıcılık · kusur
İncelediğiniz kararda… 30.04.2013 tarihinde Bireysel Müşteri Sözleşmesinin imzalandığı, davacı tarafından 12.08.2015 tarihinde internet/mobil şube üyesi olmak için ıslak imzalı ürün talep «formu» ile başvuruda bulunulduğu, davacının banka hesabından bilgisi ve «rızası» dışında davalı bankada kayıtlı cep telefonuna «dolandırıcılar» tarafından oltalama mesajı gönderilerek şifre ve güvenlik bilgileri ele geçirilen davacının bankadaki hesabından 3 üncü kişilere aktarılan para sebebiyle ... zararda bir kredi ve ... kurumu olan dolayısıyla yaptığı işin niteliğine göre diğer tacirlerden daha dikkatli ve basiretli davranması gereken davalı bankanın, şifre bilgilerinin 3 üncü kişilerce ele geçirilmesini önleyecek güvenlik mekanizmasını oluşturması gerektiği, bu bağlamda üst derece güvenlik sağlayan, elektronik imza, akıllı anahtar gibi kötü niyetli 3 üncü kişilerce davacı hesabına girilmesini önleyen zorunlu tedbirleri almadığı gibi söz konusu işlemlerin şüpheli olarak tespitini sağlayacak bir mekanizma kurmayarak üstelik davacı müşteri teyid için aranmaksızın veya EFT edilecek tutar üzerine «bloke» konulmaksızın davacının hesabındaki paranın çok kısa bir süre zarfında 3 üncü kişilerin hesabına aktarılmasında davalı bankanın ... yükümlülüğünü yerine getirmediği, sorumluluğun tamamen davalı bankaya ait bulunduğunun kabulü gerektiği, ayrıca davacının kötü niyetli 3 üncü kişilerle işbirliği ve suç teşkil edebilecek bir eyleminin de varlığı davalı bankaca kanıtlanmadığından davalı bankanın mudinin kendisine tevdî ettiği mevduatı aynen iade etmekle yükümlü olduğu, bu durumda davalı bankanın parayı davacıya iade etmekle sorumlu olduğu, şifre bilgilerinin üçüncü kişilerce ele geçirilmesini önleyecek güvenlik mekanizmasını oluşturması gerektiği, sistem güvenliğinin sağlanamamasından kaynaklanan zararların sorumluluğunun bankaya ait olduğu ve davalı bankanın dava konusu olayda tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, 130.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıyla birlikte davalı …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı bankanın Gimat Şubesindeki vadeli mevduat hesabında bulunan 130.000,00 TL'sinin «vadesi» bozularak 12.02.2018 tarihinde tanımadığı bir şirket olan Koineks Teknoloji A.Ş. adındaki bir hesaba bilgisi ve «rızası» dışında EFT yolu ile «havale» edildiğini, bunun üzerine derhal Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin hesabından çekilen paranın tazmini için davalı bankaya yapılan başvurusunun reddedildiğini, müvekkilinin vadeli hesabından «internet bankacılığı» yoluyla hiçbir işlem yapmadığını, tüm işlemlerini şubeden gerçekleştirdiğini, işlemler sırasında yeterli güvenliği sağlayamayan bankanın kusurlu ve müvekkilinin uğ …
… rmadığının tespit edildiği ve Güvenlik Kontrol Sürecinin Tesis Edilmesi ve Yönetilmesi başlıklı 26 ncı maddesinin 2 nci fıkrasına aykırı davrandığı, davalı Bankanın «müterafik kusur oranının» %70 olduğu, davacının uğradığı zarar toplamı 130.000,00 TL olduğundan bu meblağın %70' i oranında (91.000,00 TL) bankanın sorumlu olabileceği gerekçesiyle davanın …
Benzer bu kararda… irazlarının incelenmesine gelince, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacınınhesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunları …
Mahkemece, toplanan delillere ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı bankanın «dolandırıcılığı» önleyecek mahiyette ek güvenlik tedbirlerini almadığı, mevduatı koruma konusundaki özen borcunu yerine getirmediğinden 2/3 oranında, davacının da internet ortamınd …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4527 E. , 2024/585 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/447 Esas, 2022/347 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 5. Tüketici Mahkemesi
SAYISI 2018/83 E., 2019/435 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı bankanın Gimat Şubesindeki vadeli mevduat hesabında bulunan 130.000,00 TL'sinin vadesi bozularak 12.02.2018 tarihinde tanımadığı bir şirket olan Koineks Teknoloji A.Ş. adındaki bir hesaba bilgisi ve rızası dışında EFT yolu ile havale edildiğini, bunun üzerine derhal Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin hesabından çekilen paranın tazmini için davalı bankaya yapılan başvurusunun reddedildiğini, müvekkilinin vadeli hesabından internet bankacılığı yoluyla hiçbir işlem yapmadığını, tüm işlemlerini şubeden gerçekleştirdiğini, işlemler sırasında yeterli güvenliği sağlayamayan bankanın kusurlu ve müvekkilinin uğradığı zarardan davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek 130.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıyla birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının havale işlemine itirazı üzerine yapmış oldukları araştırmada davacının davaya konu havale işlemini sistemlerinde kayıtlı olan telefonuna gönderilen ... kullanımlık şifre ile gerçekleştirdiğinin tespit edildiğini, şifre gizliliğinin müşteri sorumluluğunda olduğunu, internet bankacılığı uygulamasında kabul görmüş uluslararası bankacılık uygulamaları ve kendi bankalarının uygulamasında ve davacı banka ile imzalamış olduğu sözleşme uyarınca parola ve şifrelerin gizliliği konusunda sorumluluğun tamamen müşterilere ait olduğunu, davacının tedbirsiz ve dikkatsiz davranarak nereden geldiğini bilmediği güvensiz bir internet linkini açarak bilgilerinin çalınmasına bizzat kendisinin sebebiyet verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın haksız fiile değil davalı bankanın ... yükümlülüğünün ihlaline dayalı maddi tazminat istemine ilişkin olduğu ve uyuşmazlığın davalı bankanın yeterli güvenlik önlemi alıp almadığı hususuna ilişkin olması nedeniyle ceza yargılamasının sonucunun beklenmesinde hukuki yarar bulunmadığı, mahkemece teknik yönden bilirkişi raporu alındığı, buna göre davacının davalı bankanın Gimat/Ankara Şubesinde bulunan vadeli hesabından Kıoneks Teknoloji A.Ş. İsimli alıcıya 12.02.2018 tarihinde ve 11:42:30 saatinde 130.000,00 TL transfer edildiği, davacının, yapılan işlemler için gelen akıllı SMS'lerin içeriklerini okumadan şifresini linkte tıkladığı ve web sitesine girildiğinin tespit edildiği, davacının kişisel bilgilerini ve şifre bilgilerini koruma açısından dava konusu olayda %30 oranında kusurlu olduğu, ancak normal bir vatandaşın sahte web sitesi/link ile ...
web sitesi/linki ayırt edebilecek bilgiye sahip olmamasının olağan bir durum olduğu, bu konuda maddi ve teknik üstünlüğün davalı bankada olduğu, davalı banka tarafından alınması gereken güvenlik önlemlerinin vadeli hesap kapama işleminin ve yüksek tutarlı olan meblağa ilişkin yeterli risk değerlendirmesinin yapılarak ek güvenlik önlemlerinin alınmadığı, Bankalarda Bilgi Sistemleri Yönetiminde Esas Alınacak İlkelere İlişkin Tebliğ'in Kimlik Doğrulama başlıklı 9 uncu maddesine göre bankanın gerekli kontrol mekanizmalarını kurmadığının tespit edildiği ve Güvenlik Kontrol Sürecinin Tesis Edilmesi ve Yönetilmesi başlıklı 26 ncı maddesinin 2 nci fıkrasına aykırı davrandığı, davalı Bankanın müterafik kusur oranının %70 olduğu, davacının uğradığı zarar toplamı 130.000,00 TL olduğundan bu meblağın %70' i oranında (91.000,00 TL) bankanın sorumlu olabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 91.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıyla birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava konusu işlemleri kendisine ait kullanıcı kodu, statik şifre ve davacının banka sistemlerinde kayıtlı olan telefonuna gönderilen ... kullanımlık şifre ile gerçekleştirildiğini, davacıya akıllı sms gönderilen cep telefonunun müvekkili bankada kayıtlı cep telefonu olduğunu, davacının telefonuna gelen döviz linkine tıklaması sonucunda bizzat zarara kendisinin yol açtığını, davacının şifre bilgilerini 3 üncü kişilere kaptırdığını, ... hamilinin kişisel bilgilerini ve ... bilgilerini korumak konusunda gereken özeni göstermesi gerektiğini, ceza mahkemesi kararının taraflar yönünden kesin delil niteliği taşıdığından ceza yargılamasının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline %30 oranında müterafik kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, davacının vadeli hesabından bugüne kadar internet bankacılığı ile işlem yapmadığını, internet bankacılığı açılması için davalı bankadan talepte bulunmadığını, ortada açılmış bir ceza davası bulunmadığını, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada işlemin gerçekleştirildiği IP numarasının Abdo Hami adında Suriye nüfusuna kayıtlı bir şahsa ait olduğunun tespit edildiğini, soruşturmada adı geçene ulaşılamayıp evrakın zamanaşımı bürosuna gönderildiğini, davalı bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almadığını belirterek davanın tümden kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı bankanın Gimat Şubesi arasında 30.04.2013 tarihinde Bireysel Müşteri Sözleşmesinin imzalandığı, davacı tarafından 12.08.2015 tarihinde internet/mobil şube üyesi olmak için ıslak imzalı ürün talep formu ile başvuruda bulunulduğu, davacının banka hesabından bilgisi ve rızası dışında davalı bankada kayıtlı cep telefonuna dolandırıcılar tarafından oltalama mesajı gönderilerek şifre ve güvenlik bilgileri ele geçirilen davacının bankadaki hesabından 3 üncü kişilere aktarılan para sebebiyle ... zararda bir kredi ve ... kurumu olan dolayısıyla yaptığı işin niteliğine göre diğer tacirlerden daha dikkatli ve basiretli davranması gereken davalı bankanın, şifre bilgilerinin 3 üncü kişilerce ele geçirilmesini önleyecek güvenlik mekanizmasını oluşturması gerektiği, bu bağlamda üst derece güvenlik sağlayan, elektronik imza, akıllı anahtar gibi kötü niyetli 3 üncü kişilerce davacı hesabına girilmesini önleyen zorunlu tedbirleri almadığı gibi söz konusu işlemlerin şüpheli olarak tespitini sağlayacak bir mekanizma kurmayarak üstelik davacı müşteri teyid için aranmaksızın veya EFT edilecek tutar üzerine bloke konulmaksızın davacının hesabındaki paranın çok kısa bir süre zarfında 3 üncü kişilerin hesabına aktarılmasında davalı bankanın ...
yükümlülüğünü yerine getirmediği, sorumluluğun tamamen davalı bankaya ait bulunduğunun kabulü gerektiği, ayrıca davacının kötü niyetli 3 üncü kişilerle işbirliği ve suç teşkil edebilecek bir eyleminin de varlığı davalı bankaca kanıtlanmadığından davalı bankanın mudinin kendisine tevdî ettiği mevduatı aynen iade etmekle yükümlü olduğu, bu durumda davalı bankanın parayı davacıya iade etmekle sorumlu olduğu, şifre bilgilerinin üçüncü kişilerce ele geçirilmesini önleyecek güvenlik mekanizmasını oluşturması gerektiği, sistem güvenliğinin sağlanamamasından kaynaklanan zararların sorumluluğunun bankaya ait olduğu ve davalı bankanın dava konusu olayda tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, 130.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıyla birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince müvekkili bankaya %100 kusur atfedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının, davay konu ettiği işlemlerin kendisine ait kullanıcı kodu, statik şifre ve davacının banka sistemlerinde kayıtlı olan telefonuna gönderilen ... kullanımlık şifre ile gerçekleştirildiğini, bankanın uygulamasında ve davacının müvekkil banka ile imzaladığı sözleşme uyarınca parola ve şifrelerin gizliliği konusunda sorumluluğun tamamen müşterilere ait olduğunu, bankanın hiçbir kusurunun bulunmadığını, davacının dikkatsiz ve tedbirsiz davranışı sonucu güvensiz bir internet linkini açarak bizzat zarara kendisinin sebebiyet verdiğini, davacının asli kusurlu olduğunu, ceza soruşturma dosyasının sonucu beklenmeden karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının rızası dışında vadeli hesabından EFT yolu ile 130.000,00 TL' nin çekilmesinde davalı bankanın kusurunun bulunup bulunmadığı ve bankanın yeterli güvenlik önlemini alıp almadığı hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun 61. maddesi , 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52, 386, 387, 570 ... maddeleri, Bankalarda Bilgi Sistemleri Yönetiminde Esas Alınacak İlkelere İlişkin Tebliği hükümleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017006800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz