Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/12430 E. 2010/3830 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, Dairemizce “dört ayrı tarihte yapılan forward işlemlerine ilişkin davacı banka tarafından daha önceden davalıya bildirilen paritelerle davacının bağlı olduğu, bu paritelerin daha sonra davacı bankaca tek yanlı olarak değiştirilmesi ve buna dayalı alacak iddiasının dayanaksız olduğu; forward işlemlerinin kapatıldığı, 16.05.2001 tarihli paritenin sözleşmenin 5-B maddesi hükmü uyarınca o gün saat 11.00'de Reuter TLFX ortalama satışı esas alınarak belirlenmek gerektiği, davalının sözleşmede kararlaştırılan kriterden ayrı talimat verdiği iddiasının kanıtlanamadığı bu nedenle davanın reddine kararı verilmesi gerektiği” gerekçesi ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile davalı yararına bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7054 E. 2012/11346 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:işlemiş faiz · komisyon · temerrüt faizi · asıl alacak · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasındaki anlaşmalarda «komisyon» ücreti alınmayacağının düzenlendiği, yine döviz paritesinin hatalı uygulandığı gerekçesiyle, 24.776,92 TL «asıl alacak», 76.049,63 TL «işlemiş faizin» davalıdan tahsiline, asıl alacağa dava tarihinden itibaren «temerrüt faizi» uygulanmasına, yine 3.911,06 TL işlemiş faiz alacağının ve birleşen dava da 2.943,09 TL’nın 04.02.2002 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline da …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7542 E. 2012/132 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · işlemiş faiz · komisyon · temerrüt faizi · asıl alacak · vekalet ücreti · temerrüt · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki anlaşmalarda «komisyon» ücreti alınmayacağının düzenlendiği, yine döviz paritesinin hatalı uygulandığı gerekçesiyle, 24.776,92 TL «asıl alacak», 76.049,63 TL «işlemiş faizin» davalıdan tahsiline, asıl alacağa dava tarihinden itibaren «temerrüt faizi» uygulanmasına, yine 3.911,06 TL işlemiş faiz alacağının ve birleşen dava da 2.943,09 TL’nın 04.02.2002 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ka …
Ayrıca, mahkemece asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verildiği halde, davada kendisini vekille «temsil» ettiren davalı yararına asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı «vekalet ücreti takdir» edilmemesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12121 E. 2018/5644 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartı · vade · tacir
Benzer bu kararda… i forward işlemi için imza atmış ise de çeklerin ödenmemesi üzerine yaptığı işlemden haberdar olduğu, forward işleminin ne olduğunun bilmediğini beyan etmiş ise de, «tacir» vasfında olan kimsenin işbu beyanına itibar edilmediği, tacirin yaptığı işlemlerin, attığı imzanın sorumluluğunu kavrayabilecek kimse olduğu, yapılan işlemin riskli olduğu aynı şekilde bankanın da zarar edebileceği, kurun «vade» farkından korunmak için sabitlendiğinin anlaşıldığı, davalı bankanın kendiliğinden böyle bir işlemi yapmasının hayatın akışına aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın …
… n tezgahüstü piyasalarda banka ile müşteri arasında karşılıklı görüşme sonucu oluşturulması ve müşterilerin ihtiyacına göre hazırlanan bir sözleşme olması nedeniyle «genel işlem şartlarının» varlığından söz edilemeyecek olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/12430 E. , 2010/3830 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 02.04.2008 tarih ve 2007/913-2008/172 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı bankanın Bahçekapı Şubesinden yapılan vadeli forward işlemlerinden doğan alacağın davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, (173.350) USD'nin fiili ödeme günündeki TL karşılığının akdi temerrüt faizi ve faizin % 5'i BSMV ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin forward işleminden doğan borcunun bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, Dairemizce “dört ayrı tarihte yapılan forward işlemlerine ilişkin davacı banka tarafından daha önceden davalıya bildirilen paritelerle davacının bağlı olduğu, bu paritelerin daha sonra davacı bankaca tek yanlı olarak değiştirilmesi ve buna dayalı alacak iddiasının dayanaksız olduğu; forward işlemlerinin kapatıldığı, 16.05.2001 tarihli paritenin sözleşmenin 5-B maddesi hükmü uyarınca o gün saat 11.00'de Reuter TLFX ortalama satışı esas alınarak belirlenmek gerektiği, davalının sözleşmede kararlaştırılan kriterden ayrı talimat verdiği iddiasının kanıtlanamadığı bu nedenle davanın reddine kararı verilmesi gerektiği” gerekçesi ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile davalı yararına bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı Hazine olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 06.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016986100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz