Münhasır delil sözleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/16030 E. 2014/8980 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
münhasır delil sözleşmesi↗ münhasır delil↗ delil sözleşmesi↗ ttk 23. madde↗ acentelik sözleşmesi↗ ipoteğin paraya çevrilmesi↗ acente↗ münhasırlık↗ acentelik↗ işlemiş faiz↗ ihtar↗ ticari defter↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ eksik inceleme↗ teminat↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca acentelik sözleşmesi gereği tahsil ettiği primleri davacı şirket hesabına yatırma yükümlülüğüne uymayan davalı acente ve acentenin doğabilecek borçlarına karşılık teminat ipoteği veren diğer davalı D.. E.. aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı, davacı şirketin ticari defterlerinin TTK madde 82 ve devamı maddelerindeki şartları taşıdığı, davacı şirket lehine delil olma ve ispat kuvvetine sahip oldukları, takip tarihi itibariyle asıl alacağın 141.858,00 TL, işlemiş faizin 1.822,78 TL ve ihtar giderinin 104,43 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının Fethiye 1. İcra Müdürlüğü'nün 2010/5480 esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın % 20'si olan 28.371,60 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan A.. E.. vekili temyiz etmiştir.
Mümeyyiz davalı, bilirkişi raporuna karşı bilirkişilerce tespit edilen tutarların doğru olmadığını, hesaba esas alınan bir kısım poliçelerin sonradan iptal edildiğini ve bir kısım ödemelerin müşterilerce kredi kartı ve taksitle yapıldığı halde bunların nazara alınmadığını ileri sürmüştür. Her ne kadar taraflar arasında münhasır delil sözleşmesi var ise de, münhasır delil sözleşmesinin varlığı davalının kanıtlanması halinde bu tür savunmalarının incelenmesine engel teşkil etmez. Bu itibarla, mahkemece davalının anılan itirazları husususunda bilirkişilerden rapor alınıp sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı karar tesisi doğru olmamış, mümeyyiz davalı A.. E..'in bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4278 E. 2021/3401 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilan · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, tecavüzün önlenmesi ve kararın «ilanına» ilişkin talep hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», 4.822,50 TL maddi, 5.000.-TL manevi tazminatın 07.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14127 E. 2018/2045 K.
Ortak:acente · acentelik · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca «acentelik sözleşmesi» gereği tahsil ettiği primleri davacı şirket hesabına yatırma yükümlülüğüne uymayan davalı «acente» ve acentenin doğabilecek borçlarına karşılık «teminat» ipoteği veren diğer davalı D..
İcra Müdürlüğü'nün 2010/5480 esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın % 20'si olan 28.371,60 TL «icra inkar tazminatının» davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının alacağının davalı tarafından ödendiği, davalının davacıya borcu bulunmadığı, icra takibi yapan davacının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle, davanın reddine, «asıl alacak» üzerinden %20 «icra inkar tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Şti.'nin ... sistemi içinde yer aldığı, davacının «prim» borcunun bir kısmını davalı sigortacı hesabına nakit olarak yatırdığı, bir kısmını da «acenteye» ... çeki vermek suretiyle ödediği, ... çekinin «acente» tarafından kabul edilip «prim alacağından» düşüldüğü anlaşılmaktadır. ... çeki ile yapılan ödemeler «ifa» yerine geçen ödeme mahiyetindedir.
Davalı ise, davacının «prim» borcunu ödemediğini, davacının «acenteye» ... çeki verdiğini, ancak sigorta poliçe bedellerinin ... çeki ile ödenmesinin mümkün olmadığını savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim alacağı · ek prim · icra takibine itiraz · ifa · asıl alacak · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda1- Dava, taraflar arasında düzenlenmiş olan «sigorta poliçelerinin» iptali nedeniyle iade edilmesi gereken «prim alacağının» eksik ödendiği iddiasıyla başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Şti.'nin ... sistemi içinde yer aldığı, davacının «prim» borcunun bir kısmını davalı sigortacı hesabına nakit olarak yatırdığı, bir kısmını da «acenteye» ... çeki vermek suretiyle ödediği, ... çekinin «acente» tarafından kabul edilip «prim alacağından» düşüldüğü anlaşılmaktadır. ... çeki ile yapılan ödemeler «ifa» yerine geçen ödeme mahiyetindedir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının alacağının davalı tarafından ödendiği, davalının davacıya borcu bulunmadığı, icra takibi yapan davacının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle, davanın reddine, «asıl alacak» üzerinden %20 «icra inkar tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı, poliçe «primlerinin» tamamen ödendiğini, ancak davalı tarafça iptal nedeniyle ödenen primlerin eksik olduğunu ileri sürmüştür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/16030 E. , 2014/8980 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FETHİYE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 28/02/2013
NUMARASI 2010/692-2013/262
Taraflar arasında görülen davada Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/02/2013 tarih ve 2010/692-2013/262 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan A.. E.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekili şirket ile davalı A.. E.. arasında 27.05.2008 tarihinde yapılan acentelik sözleşmesi gereği davalı A.. E..'in acente olarak tayin edildiğini, davalının prim tahsilatı ile ilgili şartlara uymadığını sözleşmenin feshedildiğini ve davalının acentelik görevinden azledildiğini, davalının 141.858,00 TL prim borcu bulunduğunu, A.. E.. ve kendisi hakkında ipotek veren D.. E.. hakkında Fethiye 1 İcra Müdürlüğü'nün 2010/5480 sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalıların icra takibine haksız itiraz ettiklerini ileri sürerek davalıların itirazlarının iptali ile takip miktarının %40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
[…]. E.. vekili, müvekkili ile davacının bir araya gelerek ödenmeyen poliçe alacaklarının toplam bedelinin tespiti yönünden mutabakata vardıklarını, buna göre müvekkilinin davacıya olan borcunun 82,581,97 TL olarak belirlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca acentelik sözleşmesi gereği tahsil ettiği primleri davacı şirket hesabına yatırma yükümlülüğüne uymayan davalı acente ve acentenin doğabilecek borçlarına karşılık teminat ipoteği veren diğer davalı D.. E.. aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı, davacı şirketin ticari defterlerinin TTK madde 82 ve devamı maddelerindeki şartları taşıdığı, davacı şirket lehine delil olma ve ispat kuvvetine sahip oldukları, takip tarihi itibariyle asıl alacağın 141.858,00 TL, işlemiş faizin 1.822,78 TL ve ihtar giderinin 104,43 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının Fethiye 1. İcra Müdürlüğü'nün 2010/5480 esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın % 20'si olan 28.371,60 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan A.. E.. vekili temyiz etmiştir.
Mümeyyiz davalı, bilirkişi raporuna karşı bilirkişilerce tespit edilen tutarların doğru olmadığını, hesaba esas alınan bir kısım poliçelerin sonradan iptal edildiğini ve bir kısım ödemelerin müşterilerce kredi kartı ve taksitle yapıldığı halde bunların nazara alınmadığını ileri sürmüştür. Her ne kadar taraflar arasında münhasır delil sözleşmesi var ise de, münhasır delil sözleşmesinin varlığı davalının kanıtlanması halinde bu tür savunmalarının incelenmesine engel teşkil etmez. Bu itibarla, mahkemece davalının anılan itirazları husususunda bilirkişilerden rapor alınıp sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı karar tesisi doğru olmamış, mümeyyiz davalı A.. E..'in bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı A.. E..'e iadesine, 12/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101689000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz