Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3968 E. 2024/365 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yabancı hakem kararının tenfizi↗ tam ıslah↗ new york sözleşmesi↗ yabancı hakem kararı↗ tahkim sözleşmesi↗ karşılıklılık esası↗ maktu vekâlet ücreti↗ nispi harç↗ ödeme savunması↗ nispi karar harcı↗ demuraj↗ tahkim şartı↗ tanıma ve tenfiz↗ tanıma↗ kamu düzenine aykırılık↗ davanın konusu↗ kâr mahrumiyeti↗ tahkim↗ satış sözleşmesi↗ vekâlet ücreti↗ maddi hata↗ hakem kararı↗ cy/cy şerhi↗ derdestlik↗ infaz↗ kamu düzeni↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ tenfiz↗ taraf ehliyeti↗ geçersizlik↗ ıslah↗ harç↗ dosya masrafı↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ zamanaşımı↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2017/1431 E., 2019/1037 K.
Taraflar arasındaki tenfiz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 07.05.2008 tarihinde imzalanan 7000 metrik tonluk ... hurdasının Ukrayna'dan Türkiye'ye teslimini öngören 08/07/HAB/03 numaralı satış sözleşmesinin ifası sırasında çıkan uyuşmazlık üzerine sözleşmedeki tahkim şartı uyarınca uyuşmazlığın Londra ... Hakemleri Birliği (LDHB) nezdinde tahkim yoluyla çözümlenmesi yoluna gidildiğini, LDHB bünyesinde görülen tahkim yargılamasında hakem […] Aston tarafından verilen 03.10.2016 tarihli kararın temyiz edilmesi sonrasında 18.07.2017 tarihinde verilen ve 08.09.2017 tarihinde kesinleşen karar ile davalının müvekkiline ödemede bulunmasına karar verildiğini ileri sürerek, Londra ... Hakemleri Birliği hakemi […]Aston tarafından 18.07.2017 tarihinde verilen ve 08.09.2017 tarihinde kesinleşen hakem kararının Türkiye'de tanınması ve tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 5718 sayılı Milletlerarası ... Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 60 ıncı maddesinde kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olan yabancı hakem kararlarının tenfiz edilebileceğinin düzenlendiğini, davacının tenfizini talep ettiği kararın ise sadece masraflara ilişkin olduğunu, hakem tarafından imzalanmış 08.09.2017 tarihli belgenin 7 nci maddesinde kararın İngiltere'de yürürlüğe konulabileceğine yer verildiğini ve bu kapsamda kararın Türkiye'de tenfiz edilmesinin mümkün olmadığını, dava dilekçesinde tenfizi talep edilen hakem kararının ve bu kararın kesinleşme şerhini içeren belgenin eklenmediğini, müvekkiline tahkim sürecinin başlatıldığına dair tebliğ yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yabancı hakem kararının tanınması ve tenfizine ilişkin davada 5718 sayılı Kanun'un 1 ... maddesinin ikinci fıkrası atfı dolayısıyla Türkiye ve Birleşik Krallığın da taraf olduğu 1958 tarihli Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesi (New York Sözleşmesi) gereğince değerlendirme yapılması gerektiği, davacı vekilince tanınması ve tenfizi istenen hakem kararının İngilizce ... ve resmi tercümesi, ayrıca ilgili kararın yürürlüğe konulabilir ve uygulanabilir olduğuna dair 08.09.2017 tarihli kesinleşme şerhinin ... ve resmi tercümesinin dosyaya sunulduğu, yine her iki ülkenin New York sözleşmesine taraf olması itibariyle Türkiye ve İngiltere arasında karşılıklılık esası olmadığı yönündeki davalı savunmalarının yerinde olmadığı, davalı tarafça davaya konu karardaki alacağın zamanaşımına uğradığı ileri sürülmüş ise de tahkim yargılamasına esas olan revision au fond prensibi kapsamında yalnızca tanıma ve tenfiz koşullarının olup olmadığı yönünde inceleme yapılabileceği, kararın esasına ilişkin inceleme yapılamayacağı, New York sözleşmesinin V ... maddesinin birinci bendi gereğince anılan maddede sayılan hallerin davalı tarafça ispat olunamaması halinde hakem kararının tanınması ve icrası isteğinin reddedilemeyeceği, ilgili maddede beş alt bent halinde sayılan hallerden (b) alt bendindeki "Aleyhine hakem hükmü öne sürülen tarafın hakemin tayininden veya hakemlik prosedüründen usulü dairesinde haberdar edilmemiş olduğu, yahut da diğer bir sebep yüzünden iddia ve müdafaa vasıtalarını ikame etmek imkanını elde edememiş bulunduğu" ... yönünden, davalı tarafça cevap dilekçesinde tahkim sürecinin başladığına dair tebliğat yapılmadığı ileri sürülmüş ise de, davaya konu tanınması ve tenfizi istenen kararın dayanağı olan 03.10.2016 tarihli hakem kararının (f) bendinde "iki taraf adına hareket eden avukatlardan yazılı bildiriler ve kanıtlayacı belgeleri aldım" ibaresi karşısında davalı vekilinin bu savunmasına itibar edilmediği, sonuç olarak davacı tarafça usulünce ... ve tercümesi sunulan 18.07.2017 tarihli hakem kararının tanınması ve tenfizi yönünden engel hallerin mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Londra ... Hakemleri Birliği hakemi Clive ve H. Aston tarafından verilen 18.07.2017 tarihli hakem kararının tanınması ve tenfizine nisbi tarifeler üzerinden hesaplanan yargılama harçları ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkili aleyhine Hollanda Amsterdam Mahkemesine başvurarak aynı hakem kararı hakkında Hollanda’da da bir tanıma ve tenfiz davası açtığını, davacının davasını her iki ülkede birden açmış olmasının hakem kararında bildirilen bedeli iki defa elde edecek olması anlamına geldiğinden derdestlik itirazında bulunduklarını, 5718 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesi uyarınca yabancı bir hakem kararının tenfiz edilebilmesinin başlıca şartının ilgili kararın kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış olması olduğunu, fakat davacının tanıma ve tenfizini talep etmiş olduğu kararın masraflara ilişkin bir karar olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulmuş olan […] Aston imzalı ve 08.09.2017 tarihli belgenin 7 nci maddesinde açıkça kararın İngiltere’de yürürlüğe konulabilir ve uygulanabilir olduğunun belirtildiğini ve bu nedenle kararın Türkiye’de tenfiz edilmesi ve icrai kuvvet kazanmasının mümkün olmadığını, davacının 18.07.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını tam ıslah yolu ile tanıma ve tenfiz davasından alacak davasına dönüştürdüğünü, davacının açmış olduğu dava tanıma ve tenfiz davası olup, işbu davada "tenfize konu alacağın tahsili" yönünde bir hüküm kurulamayacağını, ancak davacının ıslah talebinin açık olduğunu, bu durumda davanın reddi gerekirken mahkemece ıslah talebinin geçerli kabul edildiğini ve davacının kazanacağı vekâlet ücretinin bu ıslah rakamı üzerinden belirlendiğini, fakat dava türünün değişmesine karşın hiçbir açıklama yapılmadığını, aşan taleplerinin reddine dahi karar verilmediğini, davacının dava dilekçesindeki konu kısmı ile netice-i talep kısmının uyuşmadığını, davanın konusu kısmında 18.07.2017 tarihli hakem kararının tanınması ve tenfizi talep edilirken, netice-i talep kısmında 08.09.2017 tarihli hakem kararının tanınması ve tenfizinin istendiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen satış sözleşmesinin ifası için sözleşmedeki tahkim şartı gereğince hakeme başvurulduğu, hakemin demuraj ücretinin tahsiline ilişkin 03.10.2016 tarihli kararında hükmedilen masraflara itiraz edilmesi üzerine satıcı(davacı) masraflarına ilişkin olarak 18.07.2017 tarihli kararın verildiği, her iki kararın da 08.09.2017 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 18.07.2017 tarihli kararın tanınması ve tenfizi istemine ilişkin olduğu, hakem kararı Londra’da verildiğinden uyuşmazlığa tenfiz şartları bakımından Türkiye’nin de taraf olduğu “New York Sözleşmesi” hükümlerinin uygulanması gerektiği, anılan sözleşmeye göre tenfiz şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin incelenmesine geçildiğinde; yabancı hakem kararlarının tenfizini engelleyen hallerin New York Sözleşmesinin (V) nci maddesinde düzenlendiği, buna göre hakem kararının konusunu teşkil eden uyuşmazlığın tanıma veya tenfiz istenilen ülkenin hukukuna göre tahkim yoluyla çözümünün mümkün olmaması ve hakem kararının kamu düzenine aykırı olması hususlarının resen dikkate alınması gerektiği, tahkim anlaşmasının taraflarının ehliyetsiz olması veya tahkim anlaşmasının geçersiz olması, hakkında hakem kararının tenfizi istenen tarafın hakem seçiminden veya tahkim yargılamasından usulen haberdar edilmemiş olması veya delillerini sunma imkânından mahrum edilmesi, hakem kararının, tahkim anlaşmasında yer almayan bir hususa ilişkin olması veya tahkim anlaşmasının sınırlarını aşması, hakemlerin seçimi veya hakemlerin uyguladıkları usulün, tarafların anlaşmasına, böyle bir anlaşma yok ise hakem hükmünün verildiği yer hukukuna aykırı olması, hakem kararının tabi olduğu veya verildiği yer hukuku hükümlerine göre kesinleşmemiş veya icra kabiliyeti kazanmamış veya verildiği yer mahkemesi tarafından iptal edilmiş olması hususlarının ise ancak taraflarca ileri sürülmesi halinde dikkate alınacağı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ... ... hurdası satışına ilişkin olup, sözleşmeyle alakalı uyuşmazlık halinde uyuşmazlığın Londra’da tahkim yolu ile çözüleceğinin kararlaştırıldığı, tahkim yolu ile çözümlenebilecek bir uyuşmazlık söz konusu olduğu, 5718 sayılı Kanun'un 60 ila 63 ncü maddelerinde yabancı hakem kararlarının tenfizinin düzenlendiği, buna göre yabancı bir hakem kararının tenfizini isteyen tarafın dilekçesine tahkim sözleşmesi veya şartının, ... yahut usulüne göre onanmış örneğini, hakem kararının usulen kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcılık kazanmış ... veya usulüne göre onanmış örneğini, sayılan belgelerin tercüme edilmiş ve usulen onanmış örneklerini eklemek zorunda olduğu, tüm bunların davacı yanca sunulmuş olduğu, dava konusu 18.07.2017 tarihli yabancı hakem kararının, daha önce asıl uyuşmazlığın çözümüne ilişkin olarak verilen 03.10.2016 tarihli hakem kararına itiraz üzerine satıcı masraflarına ve diğer masraflara ilişkin olarak verildiği, aynı zamanda 03.10.2016 tarihli karar ile hükmedilen tutardan da söz edildiği, her iki kararın da 08.09.2017 tarihinde kesinleştiği dikkate alındığında, 18.07.2017 tarihli kararın tenfize konu edilebilecek bir karar olduğu, tenfizi istenen yabancı hakem kararında kamu düzenine aykırılık teşkil edebilecek bir hususa da rastlanılmadığı, kararda kararın İngiltere’de yürürlüğe konulup uygulanabileceği belirtilmiş ise de bu belirlemenin kararın tenfizinin sadece İngiltere’de mümkün olduğu anlamına gelmeyeceği, yine davacı tarafça aynı kararın Hollanda’da tanınması ve tenfizi istemli bir dava açıldığı belirtilerek derdestlik itirazında bulunulmuş ise de, kararın bir an önce infazının sağlanabilmesi için farklı ülke mahkemelerinden talepte bulunulmasına engel bir durum söz konusu olmayıp, kararda hükmedilen tutarın tahsil edilmiş olmasına rağmen ikinci kez farklı bir ülkede tahsilinin talebi halinde ise davalı tarafça ödeme savunmasında bulunulabilmesinin mümkün olduğu, davacı vekilince 18.07.2018 tarihli ıslah dilekçesi sunularak kurdaki yükseliş nedeniyle davanın harç yönünden ıslah edildiğinin belirtildiği, 13.03.2019 tarihli duruşmada da alacağın tahsili yönünde bir taleplerinin olmadığının açıklandığı kaldı ki davacı vekilinin vekâletnamesinde tam ıslah yetkisinin de bulunmadığı, mahkemenin davanın kabulü yönünde ... olduğu kararında bir isabetsizlik olmadığı ancak davacı ıslahının işbu davada herhangi bir etkisi bulunmamakla birlikte söz konusu ıslahtan sonra yükselen kur nedeniyle davacı tarafça bir kısım nispi harç yatırıldığı, oysa Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27.06.2019 tarih, 2017/19-930 E.,2019/812 K. sayılı ilamından da anlaşılacağı üzere, yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizine ilişkin davaların maktu harca tabi olduğu, bu husus dikkate alınmayarak nispi harca hükmedilmesinin ve davalı aleyhine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi Kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile, Londra ... Hakemleri Birliği hakemi Clive ve H. Aston tarafından verilen 18.07.2017 tarihli hakem kararının tanınması ve tenfizine, maktu yargılama harçları ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili katılma yoluyla sunduğu temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili lehine nisbi vekâlet ücretine karar verilmesi gerekirken maktu vekâlet ücreti takdir edilmiş olmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu Londra ... Hakemleri Birliği hakemlerinden […] Aston tarafından masraflarla ilgili olarak 18.07.2017 tarihinde verilmiş olan hakem kararının tenfizinin mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 5718 sayılı Kanun'un 1 ... maddesi ile 60 ila 63 üncü maddeleri.
3. New York Sözleşmesi'nin V ... maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve tenfizi istenen hakem kararın da imzası bulunan hakemin adının […] Aston olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında hüküm kısmında Clive ve H. Aston yazılmış olmasının maddi hataya ilişkin olup mahallinde düzeltilebilecek olmasına göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tenfizde hakem kararının kesinleşmesi re'sen araştırılacak dava şartıdır
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5986 E. 2024/2257 K.
Ortak:yabancı hakem kararının tenfizi · dava şartı
İncelediğiniz karardaHukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 60 ıncı maddesinde kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olan «yabancı hakem kararlarının tenfiz» edilebileceğinin düzenlendiğini, davacının tenfizini talep ettiği kararın ise sadece «masraflara» ilişkin olduğunu, hakem tarafından imzalanmış 08.09.2017 tarihli belgenin 7 nci maddesinde kararın İngiltere'de yürürlüğe konulabileceğine yer verildiğini ve bu kapsamda kararın Türkiye'de tenfiz edilmesinin mümkün olmadığını, dava dilekçesinde tenfizi talep edilen hakem kararının ve bu kararın kesinleşme «şerhini» içeren belgenin eklenmediğini, müvekkiline «tahkim» sürecinin başlatıldığına dair tebliğ yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen «satış sözleşmesinin» ifası için sözleşmedeki «tahkim şartı» gereğince «hakeme» başvurulduğu, hakemin «demuraj» ücretinin tahsiline ilişkin 03.10.2016 tarihli kararında hükmedilen «masraflara» itiraz edilmesi üzerine satıcı(davacı) masraflarına ilişkin olarak 18.07.2017 tarihli kararın verildiği, her iki kararın da 08.09.2017 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 18.07.2017 tarihli kararın tanınması ve «tenfizi» istemine ilişkin olduğu, hakem kararı Londra’da verildiğinden uyuşmazlığa tenfiz şartları bakımından Türkiye’nin de taraf olduğu “New York Sözleşmesi” hükümlerinin uygulanması gerektiği, anılan sözleşmeye göre tenfiz şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin incelenmesine geçildiğinde; «yabancı hakem kararlarının tenfizini» engelleyen hallerin New York Sözleşmesinin (V) nci maddesinde düzenlendiği, buna göre hakem kararının konusunu teşkil eden uyuşmazlığın «tanıma» veya tenfiz istenilen ülkenin hukukuna göre tahkim yoluyla çözümünün mümkün olmaması ve hakem kararının «kamu düzenine» aykırı olması hususlarının resen dikkate alınması gerektiği, tahkim anlaşmasının taraflarının «ehliyetsiz» olması veya tahkim anlaşmasının «geçersiz» olması, hakkında hakem kararının tenfizi istenen tarafın hakem seçiminden veya tahkim yargılamasından usulen haberdar edilmemiş olması veya delillerini sunma imkânından «mahrum» edilmesi, hakem kararının, tahkim anlaşmasında yer almayan bir hususa ilişkin olması veya tahkim anlaşmasının sınırlarını aşması, hakemlerin seçimi veya hakemlerin uyguladıkları usulün, tarafların anlaşmasına, böyle bir anlaşma yok ise hakem hükmünün verildiği yer hukukuna aykırı olması, hakem kararının tabi olduğu veya verildiği yer hukuku hükümlerine göre kesinleşmemiş veya icra kabiliyeti kazanmamış veya verildiği yer mahkemesi tarafından iptal edilmiş olması hususlarının ise ancak taraflarca ileri sürülmesi halinde dikkate alınacağı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ... ... hurdası satışına ilişkin olup, sözleşmeyle alakalı uyuşmazlık halinde uyuşmazlığın Londra’da tahkim yolu ile çözüleceğinin kararlaştırıldığı, tahkim yolu ile çözümlenebilecek bir uyuşmazlık söz konusu olduğu, 5718 sayılı Kanun'un 60 ila 63 ncü maddelerinde yabancı hakem kararlarının tenfizinin düzenlendiği, buna göre yabancı bir hakem kararının tenfizini isteyen tarafın dilekçesine «tahkim sözleşmesi» veya şartının, ... yahut usulüne göre onanmış örneğini, hakem kararının usulen kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcılık kazanmış ... veya usulüne göre onanmış örneğini, sayılan belgelerin tercüme edilmiş ve usulen onanmış örneklerini eklemek zorunda olduğu, tüm bunların davacı yanca sunulmuş olduğu, «dava konusu» 18.07.2017 tarihli yabancı hakem kararının, daha önce asıl uyuşmazlığın çözümüne ilişkin olarak verilen 03.10.2016 tarihli hakem kararına itiraz üzerine satıcı masraflarına ve diğer masraflara ilişkin olarak verildiği, aynı zamanda 03.10.2016 tarihli karar ile hükmedilen tutardan da söz edildiği, her iki kararın da 08.09.2017 tarihinde kesinleştiği dikkate alındığında, 18.07.2017 tarihli kararın tenfize konu edilebilecek bir karar olduğu, tenfizi istenen yabancı hakem kararında «kamu düzenine aykırılık» teşkil edebilecek bir hususa da rastlanılmadığı, kararda kararın İngiltere’de yürürlüğe konulup uygulanabileceği belirtilmiş ise de bu belirlemenin kararın tenfizinin sadece İngiltere’de mümkün olduğu anlamına gelmeyeceği, yine davacı tarafça aynı kararın Hollanda’da tanınması ve tenfizi istemli bir dava açıldığı belirtilerek «derdestlik» itirazında bulunulmuş ise de, kararın bir an önce «infazının» sağlanabilmesi için farklı ülke mahkemelerinden talepte bulunulmasına engel bir durum söz konusu olmayıp, kararda hükmedilen tutarın tahsil edilmiş olmasına rağmen ikinci kez farklı bir ülkede tahsilinin talebi halinde ise davalı tarafça «ödeme savunmasında» bulunulabilmesinin mümkün olduğu, davacı vekilince 18.07.2018 tarihli «ıslah» dilekçesi sunularak kurdaki yükseliş nedeniyle davanın «harç» yönünden ıslah edildiğinin belirtildiği, 13.03.2019 tarihli duruşmada da alacağın tahsili yönünde bir taleplerinin olmadığının açıklandığı kaldı ki davacı vekilinin vekâletnamesinde «tam ıslah» «yetkisinin» de bulunmadığı, mahkemenin davanın kabulü yönünde ... olduğu kararında bir isabetsizlik olmadığı ancak davacı ıslahının işbu davada herhangi bir etkisi bulunmamakla birlikte söz konusu ıslahtan sonra yükselen kur nedeniyle davacı tarafça bir kısım «nispi harç» yatırıldığı, oysa Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27.06.2019 tarih, 2017/19-930 E.,2019/812 K. sayılı ilamından da anlaşılacağı üzere, yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizine ilişkin davaların maktu harca tabi olduğu, bu husus dikkate alınmayarak «nispi harca» hükmedilmesinin ve davalı aleyhine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi Kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile, Londra ...
Benzer bu karardaDava, «yabancı hakem kararının tenfizi» istemine ilişkin olup, 5718 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre, ancak kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olan yabancı hakem kararları hakkında tenfiz kararı verilmesi mümkündür.
Bu yasal düzenleme karşısında, «yabancı hakem kararının tenfizine» karar verilebilmesi için öncelikle ilamın kesinleşmiş olması gerekmekte olup, bu husus dava şartı olması nedeniyle, Mahkemece re'sen gözönünde bulundurulması gerekmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3469 E. 2019/4259 K.
Ortak:yabancı hakem kararının tenfizi · yabancı hakem kararı · tahkim şartı · tanıma · tahkim · hakem kararı · cy/cy şerhi · infaz · dava şartı
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen «satış sözleşmesinin» ifası için sözleşmedeki «tahkim şartı» gereğince «hakeme» başvurulduğu, hakemin «demuraj» ücretinin tahsiline ilişkin 03.10.2016 tarihli kararında hükmedilen «masraflara» itiraz edilmesi üzerine satıcı(davacı) masraflarına ilişkin olarak 18.07.2017 tarihli kararın verildiği, her iki kararın da 08.09.2017 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 18.07.2017 tarihli kararın tanınması ve «tenfizi» istemine ilişkin olduğu, hakem kararı Londra’da verildiğinden uyuşmazlığa tenfiz şartları bakımından Türkiye’nin de taraf olduğu “New York Sözleşmesi” hükümlerinin uygulanması gerektiği, anılan sözleşmeye göre tenfiz şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin incelenmesine geçildiğinde; «yabancı hakem kararlarının tenfizini» engelleyen hallerin New York Sözleşmesinin (V) nci maddesinde düzenlendiği, buna göre hakem kararının konusunu teşkil eden uyuşmazlığın «tanıma» veya tenfiz istenilen ülkenin hukukuna göre tahkim yoluyla çözümünün mümkün olmaması ve hakem kararının «kamu düzenine» aykırı olması hususlarının resen dikkate alınması gerektiği, tahkim anlaşmasının taraflarının «ehliyetsiz» olması veya tahkim anlaşmasının «geçersiz» olması, hakkında hakem kararının tenfizi istenen tarafın hakem seçiminden veya tahkim yargılamasından usulen haberdar edilmemiş olması veya delillerini sunma imkânından «mahrum» edilmesi, hakem kararının, tahkim anlaşmasında yer almayan bir hususa ilişkin olması veya tahkim anlaşmasının sınırlarını aşması, hakemlerin seçimi veya hakemlerin uyguladıkları usulün, tarafların anlaşmasına, böyle bir anlaşma yok ise hakem hükmünün verildiği yer hukukuna aykırı olması, hakem kararının tabi olduğu veya verildiği yer hukuku hükümlerine göre kesinleşmemiş veya icra kabiliyeti kazanmamış veya verildiği yer mahkemesi tarafından iptal edilmiş olması hususlarının ise ancak taraflarca ileri sürülmesi halinde dikkate alınacağı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ... ... hurdası satışına ilişkin olup, sözleşmeyle alakalı uyuşmazlık halinde uyuşmazlığın Londra’da tahkim yolu ile çözüleceğinin kararlaştırıldığı, tahkim yolu ile çözümlenebilecek bir uyuşmazlık söz konusu olduğu, 5718 sayılı Kanun'un 60 ila 63 ncü maddelerinde yabancı hakem kararlarının tenfizinin düzenlendiği, buna göre yabancı bir hakem kararının tenfizini isteyen tarafın dilekçesine «tahkim sözleşmesi» veya şartının, ... yahut usulüne göre onanmış örneğini, hakem kararının usulen kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcılık kazanmış ... veya usulüne göre onanmış örneğini, sayılan belgelerin tercüme edilmiş ve usulen onanmış örneklerini eklemek zorunda olduğu, tüm bunların davacı yanca sunulmuş olduğu, «dava konusu» 18.07.2017 tarihli yabancı hakem kararının, daha önce asıl uyuşmazlığın çözümüne ilişkin olarak verilen 03.10.2016 tarihli hakem kararına itiraz üzerine satıcı masraflarına ve diğer masraflara ilişkin olarak verildiği, aynı zamanda 03.10.2016 tarihli karar ile hükmedilen tutardan da söz edildiği, her iki kararın da 08.09.2017 tarihinde kesinleştiği dikkate alındığında, 18.07.2017 tarihli kararın tenfize konu edilebilecek bir karar olduğu, tenfizi istenen yabancı hakem kararında «kamu düzenine aykırılık» teşkil edebilecek bir hususa da rastlanılmadığı, kararda kararın İngiltere’de yürürlüğe konulup uygulanabileceği belirtilmiş ise de bu belirlemenin kararın tenfizinin sadece İngiltere’de mümkün olduğu anlamına gelmeyeceği, yine davacı tarafça aynı kararın Hollanda’da tanınması ve tenfizi istemli bir dava açıldığı belirtilerek «derdestlik» itirazında bulunulmuş ise de, kararın bir an önce «infazının» sağlanabilmesi için farklı ülke mahkemelerinden talepte bulunulmasına engel bir durum söz konusu olmayıp, kararda hükmedilen tutarın tahsil edilmiş olmasına rağmen ikinci kez farklı bir ülkede tahsilinin talebi halinde ise davalı tarafça «ödeme savunmasında» bulunulabilmesinin mümkün olduğu, davacı vekilince 18.07.2018 tarihli «ıslah» dilekçesi sunularak kurdaki yükseliş nedeniyle davanın «harç» yönünden ıslah edildiğinin belirtildiği, 13.03.2019 tarihli duruşmada da alacağın tahsili yönünde bir taleplerinin olmadığının açıklandığı kaldı ki davacı vekilinin vekâletnamesinde «tam ıslah» «yetkisinin» de bulunmadığı, mahkemenin davanın kabulü yönünde ... olduğu kararında bir isabetsizlik olmadığı ancak davacı ıslahının işbu davada herhangi bir etkisi bulunmamakla birlikte söz konusu ıslahtan sonra yükselen kur nedeniyle davacı tarafça bir kısım «nispi harç» yatırıldığı, oysa Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27.06.2019 tarih, 2017/19-930 E.,2019/812 K. sayılı ilamından da anlaşılacağı üzere, yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizine ilişkin davaların maktu harca tabi olduğu, bu husus dikkate alınmayarak «nispi harca» hükmedilmesinin ve davalı aleyhine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi Kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile, Londra ...
Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 60 ıncı maddesinde kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olan «yabancı hakem kararlarının tenfiz» edilebileceğinin düzenlendiğini, davacının tenfizini talep ettiği kararın ise sadece «masraflara» ilişkin olduğunu, hakem tarafından imzalanmış 08.09.2017 tarihli belgenin 7 nci maddesinde kararın İngiltere'de yürürlüğe konulabileceğine yer verildiğini ve bu kapsamda kararın Türkiye'de tenfiz edilmesinin mümkün olmadığını, dava dilekçesinde tenfizi talep edilen hakem kararının ve bu kararın kesinleşme «şerhini» içeren belgenin eklenmediğini, müvekkiline «tahkim» sürecinin başlatıldığına dair tebliğ yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «yabancı hakem» kararının tanınması ve «tenfizine» ilişkin davada 5718 sayılı Kanun'un 1 ... maddesinin ikinci fıkrası atfı dolayısıyla Türkiye ve Birleşik Krallığın da taraf olduğu 1958 tarihli Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesi (New York Sözleşmesi) gereğince değerlendirme yapılması gerektiği, davacı vekilince tanınması ve tenfizi istenen hakem kararının İngilizce ... ve resmi tercümesi, ayrıca ilgili kararın yürürlüğe konulabilir ve uygulanabilir olduğuna dair 08.09.2017 tarihli kesinleşme «şerhinin» ... ve resmi tercümesinin dosyaya sunulduğu, yine her iki ülkenin New York sözleşmesine taraf olması itibariyle Türkiye ve İngiltere arasında «karşılıklılık esası» olmadığı yönündeki davalı savunmalarının yerinde olmadığı, davalı tarafça davaya konu karardaki alacağın «zamanaşımına» uğradığı ileri sürülmüş ise de «tahkim» yargılamasına esas olan revision au fond prensibi kapsamında yalnızca «tanıma» ve tenfiz koşullarının olup olmadığı yönünde inceleme yapılabileceği, kararın esasına ilişkin inceleme yapılamayacağı, New York sözleşmesinin V ... maddesinin biri …
Benzer bu karardaİstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'un 60. m. göre kesinlemiş ve icra kabiliyetini kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olan «yabancı hakem kararlarının tenfizinin» istenebileceği, bunun dava şartı olduğu, hakem kararında kesinleşme «şerhi» mevcut olmadığı gibi kesinleşmeden «infaz» edilebilecek hakem kararı da olmadığı, bu durumda dava konusu yabancı hakem kararının «tanıma» ve tenfize konu yapılamayacağı gibi, mahiyeti itibariyle «tahkikatın» devamına yönelik tespitlere yer verilen «ara» kararın icra ve infaz edilebilir kabiliyetinin de olmadığı dikkate alındığında davacının «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle, isitnaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… kemesi’nin 12.5.2014 tarihli, ''19.04.2005 tarihli Hisse Alım Sözleşmesi Taslağı'ndan (DSPA) kaynaklanan ve Tahkim Heyetinin kuruluşuna dayanak teşkil eden DSPA'nın «tahkim şartı» kapsamında kalan uyuşmazlıkların tamamı üzerinde heyetin «münhasır» «yargı yetkisi» bulunmaktadır.” tespitini içeren kısmi kararının tanınması istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince «ara» kararların tanınamayacağı ve davacının «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiş; davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, kararda kesinleşme «şerhi» bulunmadığı gibi kesinleşmeden «infaz» edilebilecek «hakem» kararı mahiyetinde olmadığı, «tahkikatın» devamına yönelik tespitlere yer verilen ara kararın icra ve infaz edilebilir de olmadığı, davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun …
Bununla beraber, MÖHUK'un 60-62. maddeleri sadece «yabancı hakem kararının tenfizini» düzenlemekte, «tanıma» ile ilgili herhangi bir düzenleme içermemektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargı yetkisi · icranın geri bırakılması · milletlerarası tahkim · hukuki menfaat · kesin delil · tahkikat · münhasırlık · ara karar
Benzer bu kararda… kemesi’nin 12.5.2014 tarihli, ''19.04.2005 tarihli Hisse Alım Sözleşmesi Taslağı'ndan (DSPA) kaynaklanan ve Tahkim Heyetinin kuruluşuna dayanak teşkil eden DSPA'nın «tahkim şartı» kapsamında kalan uyuşmazlıkların tamamı üzerinde heyetin «münhasır» «yargı yetkisi» bulunmaktadır.” tespitini içeren kısmi kararının tanınması istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince «ara» kararların tanınamayacağı ve davacının «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiş; davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, kararda kesinleşme «şerhi» bulunmadığı gibi kesinleşmeden «infaz» edilebilecek «hakem» kararı mahiyetinde olmadığı, «tahkikatın» devamına yönelik tespitlere yer verilen ara kararın icra ve infaz edilebilir de olmadığı, davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun …
İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu «hakem» kararı nihai bir karar olmayıp, «ara» karar niteliğinde olduğu, nitekim «tahkimin» bu ara karardan sonra devam ettiği, ara kararların tanınamayacağı, davacının nihai amacının birinci tahkim yargılaması sonunda verilen kararın icra edilmesini önlemek olduğu, oysa birinci tahkim kararının ülkemizde uygulanabilmesi için de «tenfizinin» gerektiği, tenfizi için karşı taraf dava açtığında, davacı tarafça ara kararlardaki tespitlere dayanılarak davaya karşı konabileceği, ilk tahkim kararının Türkiye'de tanınması ya da tenfizi için bir dava açılmadığı, herhangi bir şekilde işleme konulmadığı, bu haliyle «hukuki menfaatin» bulunmadığı gerekçesiyle, HMK'nın 114. m. uyarınca, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'un 60. m. göre kesinlemiş ve icra kabiliyetini kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olan «yabancı hakem kararlarının tenfizinin» istenebileceği, bunun dava şartı olduğu, hakem kararında kesinleşme «şerhi» mevcut olmadığı gibi kesinleşmeden «infaz» edilebilecek hakem kararı da olmadığı, bu durumda dava konusu yabancı hakem kararının «tanıma» ve tenfize konu yapılamayacağı gibi, mahiyeti itibariyle «tahkikatın» devamına yönelik tespitlere yer verilen «ara» kararın icra ve infaz edilebilir kabiliyetinin de olmadığı dikkate alındığında davacının «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle, isitnaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasında 2005 yılında bir Ön Anlaşma ve Hisse Alım Anlaşması akdedildiği, her iki sözleşmede de ayrı ayrı «tahkim şartı» bulunduğu, davalının Ön Anlaşmadaki tahkim şartına dayanarak Uluslararası Ticaret Odası (ICC) tahkimine başvurduğu, tahkim yerinin Cenevre olduğu, ilk tahkim yargılamasının yapıldığı, daha sonra davacı tarafından Hisse Alım Sözleşmesindeki tahkim şartına dayanarak ICC Tahkimine başvurulduğu, tahkim yerinin yine Cenevre olduğu ikinci tahkim yargılamasının başlatıldığı ve bu heyetçe 12.05.2014 tarihli karar ile Hisse Alım Sözleşmesi ile ilgili uyuşmazlıklar bakımından «münhasıran» kendisinin yetkili olduğunun hükme bağlandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3968 E. , 2024/365 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/292 Esas, 2022/482 Karar
vekili Avukat ...
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Davanın Kabulü
(Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/1431 E., 2019/1037 K.
Taraflar arasındaki tenfiz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 07.05.2008 tarihinde imzalanan 7000 metrik tonluk ... hurdasının Ukrayna'dan Türkiye'ye teslimini öngören 08/07/HAB/03 numaralı satış sözleşmesinin ifası sırasında çıkan uyuşmazlık üzerine sözleşmedeki tahkim şartı uyarınca uyuşmazlığın Londra ... Hakemleri Birliği (LDHB) nezdinde tahkim yoluyla çözümlenmesi yoluna gidildiğini, LDHB bünyesinde görülen tahkim yargılamasında hakem […] Aston tarafından verilen 03.10.2016 tarihli kararın temyiz edilmesi sonrasında 18.07.2017 tarihinde verilen ve 08.09.2017 tarihinde kesinleşen karar ile davalının müvekkiline ödemede bulunmasına karar verildiğini ileri sürerek, Londra ... Hakemleri Birliği hakemi […]Aston tarafından 18.07.2017 tarihinde verilen ve 08.09.2017 tarihinde kesinleşen hakem kararının Türkiye'de tanınması ve tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 5718 sayılı Milletlerarası ... Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 60 ıncı maddesinde kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olan yabancı hakem kararlarının tenfiz edilebileceğinin düzenlendiğini, davacının tenfizini talep ettiği kararın ise sadece masraflara ilişkin olduğunu, hakem tarafından imzalanmış 08.09.2017 tarihli belgenin 7 nci maddesinde kararın İngiltere'de yürürlüğe konulabileceğine yer verildiğini ve bu kapsamda kararın Türkiye'de tenfiz edilmesinin mümkün olmadığını, dava dilekçesinde tenfizi talep edilen hakem kararının ve bu kararın kesinleşme şerhini içeren belgenin eklenmediğini, müvekkiline tahkim sürecinin başlatıldığına dair tebliğ yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yabancı hakem kararının tanınması ve tenfizine ilişkin davada 5718 sayılı Kanun'un 1 ... maddesinin ikinci fıkrası atfı dolayısıyla Türkiye ve Birleşik Krallığın da taraf olduğu 1958 tarihli Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesi (New York Sözleşmesi) gereğince değerlendirme yapılması gerektiği, davacı vekilince tanınması ve tenfizi istenen hakem kararının İngilizce ... ve resmi tercümesi, ayrıca ilgili kararın yürürlüğe konulabilir ve uygulanabilir olduğuna dair 08.09.2017 tarihli kesinleşme şerhinin ... ve resmi tercümesinin dosyaya sunulduğu, yine her iki ülkenin New York sözleşmesine taraf olması itibariyle Türkiye ve İngiltere arasında karşılıklılık esası olmadığı yönündeki davalı savunmalarının yerinde olmadığı, davalı tarafça davaya konu karardaki alacağın zamanaşımına uğradığı ileri sürülmüş ise de tahkim yargılamasına esas olan revision au fond prensibi kapsamında yalnızca tanıma ve tenfiz koşullarının olup olmadığı yönünde inceleme yapılabileceği, kararın esasına ilişkin inceleme yapılamayacağı, New York sözleşmesinin V ...
maddesinin birinci bendi gereğince anılan maddede sayılan hallerin davalı tarafça ispat olunamaması halinde hakem kararının tanınması ve icrası isteğinin reddedilemeyeceği, ilgili maddede beş alt bent halinde sayılan hallerden (b) alt bendindeki "Aleyhine hakem hükmü öne sürülen tarafın hakemin tayininden veya hakemlik prosedüründen usulü dairesinde haberdar edilmemiş olduğu, yahut da diğer bir sebep yüzünden iddia ve müdafaa vasıtalarını ikame etmek imkanını elde edememiş bulunduğu" ... yönünden, davalı tarafça cevap dilekçesinde tahkim sürecinin başladığına dair tebliğat yapılmadığı ileri sürülmüş ise de, davaya konu tanınması ve tenfizi istenen kararın dayanağı olan 03.10.2016 tarihli hakem kararının (f) bendinde "iki taraf adına hareket eden avukatlardan yazılı bildiriler ve kanıtlayacı belgeleri aldım" ibaresi karşısında davalı vekilinin bu savunmasına itibar edilmediği, sonuç olarak davacı tarafça usulünce ...
ve tercümesi sunulan 18.07.2017 tarihli hakem kararının tanınması ve tenfizi yönünden engel hallerin mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Londra ... Hakemleri Birliği hakemi Clive ve H. Aston tarafından verilen 18.07.2017 tarihli hakem kararının tanınması ve tenfizine nisbi tarifeler üzerinden hesaplanan yargılama harçları ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkili aleyhine Hollanda Amsterdam Mahkemesine başvurarak aynı hakem kararı hakkında Hollanda’da da bir tanıma ve tenfiz davası açtığını, davacının davasını her iki ülkede birden açmış olmasının hakem kararında bildirilen bedeli iki defa elde edecek olması anlamına geldiğinden derdestlik itirazında bulunduklarını, 5718 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesi uyarınca yabancı bir hakem kararının tenfiz edilebilmesinin başlıca şartının ilgili kararın kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış olması olduğunu, fakat davacının tanıma ve tenfizini talep etmiş olduğu kararın masraflara ilişkin bir karar olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulmuş olan […] Aston imzalı ve 08.09.2017 tarihli belgenin 7 nci maddesinde açıkça kararın İngiltere’de yürürlüğe konulabilir ve uygulanabilir olduğunun belirtildiğini ve bu nedenle kararın Türkiye’de tenfiz edilmesi ve icrai kuvvet kazanmasının mümkün olmadığını, davacının 18.07.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını tam ıslah yolu ile tanıma ve tenfiz davasından alacak davasına dönüştürdüğünü, davacının açmış olduğu dava tanıma ve tenfiz davası olup, işbu davada "tenfize konu alacağın tahsili" yönünde bir hüküm kurulamayacağını, ancak davacının ıslah talebinin açık olduğunu, bu durumda davanın reddi gerekirken mahkemece ıslah talebinin geçerli kabul edildiğini ve davacının kazanacağı vekâlet ücretinin bu ıslah rakamı üzerinden belirlendiğini, fakat dava türünün değişmesine karşın hiçbir açıklama yapılmadığını, aşan taleplerinin reddine dahi karar verilmediğini, davacının dava dilekçesindeki konu kısmı ile netice-i talep kısmının uyuşmadığını, davanın konusu kısmında 18.07.2017 tarihli hakem kararının tanınması ve tenfizi talep edilirken, netice-i talep kısmında 08.09.2017 tarihli hakem kararının tanınması ve tenfizinin istendiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen satış sözleşmesinin ifası için sözleşmedeki tahkim şartı gereğince hakeme başvurulduğu, hakemin demuraj ücretinin tahsiline ilişkin 03.10.2016 tarihli kararında hükmedilen masraflara itiraz edilmesi üzerine satıcı(davacı) masraflarına ilişkin olarak 18.07.2017 tarihli kararın verildiği, her iki kararın da 08.09.2017 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 18.07.2017 tarihli kararın tanınması ve tenfizi istemine ilişkin olduğu, hakem kararı Londra’da verildiğinden uyuşmazlığa tenfiz şartları bakımından Türkiye’nin de taraf olduğu “New York Sözleşmesi” hükümlerinin uygulanması gerektiği, anılan sözleşmeye göre tenfiz şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin incelenmesine geçildiğinde;
yabancı hakem kararlarının tenfizini engelleyen hallerin New York Sözleşmesinin (V) nci maddesinde düzenlendiği, buna göre hakem kararının konusunu teşkil eden uyuşmazlığın tanıma veya tenfiz istenilen ülkenin hukukuna göre tahkim yoluyla çözümünün mümkün olmaması ve hakem kararının kamu düzenine aykırı olması hususlarının resen dikkate alınması gerektiği, tahkim anlaşmasının taraflarının ehliyetsiz olması veya tahkim anlaşmasının geçersiz olması, hakkında hakem kararının tenfizi istenen tarafın hakem seçiminden veya tahkim yargılamasından usulen haberdar edilmemiş olması veya delillerini sunma imkânından mahrum edilmesi, hakem kararının, tahkim anlaşmasında yer almayan bir hususa ilişkin olması veya tahkim anlaşmasının sınırlarını aşması, hakemlerin seçimi veya hakemlerin uyguladıkları usulün, tarafların anlaşmasına, böyle bir anlaşma yok ise hakem hükmünün verildiği yer hukukuna aykırı olması, hakem kararının tabi olduğu veya verildiği yer hukuku hükümlerine göre kesinleşmemiş veya icra kabiliyeti kazanmamış veya verildiği yer mahkemesi tarafından iptal edilmiş olması hususlarının ise ancak taraflarca ileri sürülmesi halinde dikkate alınacağı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ...
... hurdası satışına ilişkin olup, sözleşmeyle alakalı uyuşmazlık halinde uyuşmazlığın Londra’da tahkim yolu ile çözüleceğinin kararlaştırıldığı, tahkim yolu ile çözümlenebilecek bir uyuşmazlık söz konusu olduğu, 5718 sayılı Kanun'un 60 ila 63 ncü maddelerinde yabancı hakem kararlarının tenfizinin düzenlendiği, buna göre yabancı bir hakem kararının tenfizini isteyen tarafın dilekçesine tahkim sözleşmesi veya şartının, ... yahut usulüne göre onanmış örneğini, hakem kararının usulen kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcılık kazanmış ... veya usulüne göre onanmış örneğini, sayılan belgelerin tercüme edilmiş ve usulen onanmış örneklerini eklemek zorunda olduğu, tüm bunların davacı yanca sunulmuş olduğu, dava konusu 18.07.2017 tarihli yabancı hakem kararının, daha önce asıl uyuşmazlığın çözümüne ilişkin olarak verilen 03.10.2016 tarihli hakem kararına itiraz üzerine satıcı masraflarına ve diğer masraflara ilişkin olarak verildiği, aynı zamanda 03.10.2016 tarihli karar ile hükmedilen tutardan da söz edildiği, her iki kararın da 08.09.2017 tarihinde kesinleştiği dikkate alındığında, 18.07.2017 tarihli kararın tenfize konu edilebilecek bir karar olduğu, tenfizi istenen yabancı hakem kararında kamu düzenine aykırılık teşkil edebilecek bir hususa da rastlanılmadığı, kararda kararın İngiltere’de yürürlüğe konulup uygulanabileceği belirtilmiş ise de bu belirlemenin kararın tenfizinin sadece İngiltere’de mümkün olduğu anlamına gelmeyeceği, yine davacı tarafça aynı kararın Hollanda’da tanınması ve tenfizi istemli bir dava açıldığı belirtilerek derdestlik itirazında bulunulmuş ise de, kararın bir an önce infazının sağlanabilmesi için farklı ülke mahkemelerinden talepte bulunulmasına engel bir durum söz konusu olmayıp, kararda hükmedilen tutarın tahsil edilmiş olmasına rağmen ikinci kez farklı bir ülkede tahsilinin talebi halinde ise davalı tarafça ödeme savunmasında bulunulabilmesinin mümkün olduğu, davacı vekilince 18.07.2018 tarihli ıslah dilekçesi sunularak kurdaki yükseliş nedeniyle davanın harç yönünden ıslah edildiğinin belirtildiği, 13.03.2019 tarihli duruşmada da alacağın tahsili yönünde bir taleplerinin olmadığının açıklandığı kaldı ki davacı vekilinin vekâletnamesinde tam ıslah yetkisinin de bulunmadığı, mahkemenin davanın kabulü yönünde ...
olduğu kararında bir isabetsizlik olmadığı ancak davacı ıslahının işbu davada herhangi bir etkisi bulunmamakla birlikte söz konusu ıslahtan sonra yükselen kur nedeniyle davacı tarafça bir kısım nispi harç yatırıldığı, oysa Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27.06.2019 tarih, 2017/19-930 E.,2019/812 K. sayılı ilamından da anlaşılacağı üzere, yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizine ilişkin davaların maktu harca tabi olduğu, bu husus dikkate alınmayarak nispi harca hükmedilmesinin ve davalı aleyhine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi Kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile, Londra ...
Hakemleri Birliği hakemi Clive ve H. Aston tarafından verilen 18.07.2017 tarihli hakem kararının tanınması ve tenfizine, maktu yargılama harçları ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili katılma yoluyla sunduğu temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili lehine nisbi vekâlet ücretine karar verilmesi gerekirken maktu vekâlet ücreti takdir edilmiş olmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu Londra ... Hakemleri Birliği hakemlerinden […] Aston tarafından masraflarla ilgili olarak 18.07.2017 tarihinde verilmiş olan hakem kararının tenfizinin mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 5718 sayılı Kanun'un 1 ... maddesi ile 60 ila 63 üncü maddeleri.
3. New York Sözleşmesi'nin V ... maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve tenfizi istenen hakem kararın da imzası bulunan hakemin adının […] Aston olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında hüküm kısmında Clive ve H. Aston yazılmış olmasının maddi hataya ilişkin olup mahallinde düzeltilebilecek olmasına göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016887000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz