6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ihtisas mahkemesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/12631 E. 2010/4136 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtisas mahkemesi yargılama giderleri içtihadı birleştirme kararı yargılama gideri görevsizlik kararı fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi teslim görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: İİK · FSEK — FSEK 6FSEK 76 · HUMK — HUMK 438 · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, dava konusu uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için davacı tarafça Sağlık Bakanlığına teslim edilen ruhsat dosyasında bulunan bilgilerin FSEK 6/11. madde gereğince veri tabanı oluşturup oluşturmadığının, davalının eyleminin davacıların fikri mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olup olmadığı hususlarının incelenmesi gerekeceği, davacıların FSEK’ten kaynaklanan hakkının da bulunduğu, FSEK 76. madde gereğince talebin hukuki değerlendirilmesi ve uyuşmazlığın çözümünün ihtisas mahkemesinin görev alanında bulunduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili ve davacı vekili temyiz etmiştir.

1) Mahkeme ilamı,davacı vekiline 12.06.2008 günü tebliğ edilmiş ve hüküm aynı vekil tarafından HUMK.nun 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal temyiz süresi geçirildikten sonra, 28.07.2008 tarihinde temyiz edilmiştir. 01.06.1990 gün ve 1989/3 E, 1990/4 K sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, HUMK.nun 432/4 ncü maddesi uyarınca davacı vekilinin,temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.

2) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

3) Ancak, mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verildiğine göre davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekirken, anılan husus gözden kaçırılarak yargılama giderlerinini esasa ilişkin verilecek kararla birlikte hüküm altına alınmasına karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7. madde uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Ihtisas mahkemesi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12732 E. 2010/4137 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/12631 E.  ,  2010/4136 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.05.2008 tarih ve 2008/244-2008/268 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkillerinden USB Pharma A.Ş.’nin epilepsi hastalığının tedavisinde etkili olan “Levetirasetam” etken maddesini içeren “Keppra” adlı ilacın pazarlanması için Sağlık Bakanlığı’ndan 17/03/2004 tarihinde ruhsat aldığını, etkin maddenin müvekkili USB S.A. tarafından bulunduğunu, bu moleküle ilişkin olarak Avrupa Patent Ofisinden 14/05/2010 tarihine kadar uzatılmış patent alındığını, gizli ticari verilerin bakanlığa sunulduğunu, davalının anılan ilacın tamamen aynısı olan ürün için Sağlık Bakanlığına ruhsat başvurusu yaptığını ileri sürerek, davalının eyleminin TRIPS 39 m., Paris Konvansiyonu 10. madde gereğince müvekkillerinin sahibi olduğu Keppra isimli ilaca ilişkin veri haklarına tecavüz, Paris Konvansiyonu 10.m.

ve TTK’nın 56,57. maddeleri gereğince haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, men’ini ve ref’ini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, dava konusu uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için davacı tarafça Sağlık Bakanlığına teslim edilen ruhsat dosyasında bulunan bilgilerin FSEK 6/11. madde gereğince veri tabanı oluşturup oluşturmadığının, davalının eyleminin davacıların fikri mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olup olmadığı hususlarının incelenmesi gerekeceği, davacıların FSEK’ten kaynaklanan hakkının da bulunduğu, FSEK 76. madde gereğince talebin hukuki değerlendirilmesi ve uyuşmazlığın çözümünün ihtisas mahkemesinin görev alanında bulunduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili ve davacı vekili temyiz etmiştir.

1) Mahkeme ilamı,davacı vekiline 12.06.2008 günü tebliğ edilmiş ve hüküm aynı vekil tarafından HUMK.nun 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal temyiz süresi geçirildikten sonra, 28.07.2008 tarihinde temyiz edilmiştir.

01. 06.1990 gün ve 1989/3 E, 1990/4 K sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, HUMK.nun 432/4 ncü maddesi uyarınca davacı vekilinin,temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.

2) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

3) Ancak, mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verildiğine göre davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekirken, anılan husus gözden kaçırılarak yargılama giderlerinini esasa ilişkin verilecek kararla birlikte hüküm altına alınmasına karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7. madde uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin süresinde olmayan temyiz isteminin, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının 5 nolu bendinin karardan çıkartılarak yerine "Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına" cümlesinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 12.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016851700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.