Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/16524 E. 2014/4748 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
marka hakkına tecavüz↗ ilan↗ haksız rekabet↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalı markasının hükümsüzlüğüne ve patent hakkına tecavüzün tespitine yönelik talepleri bakımından verilen karar kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalının markasını tescil edildiği şekilden farklı olarak davacı markası ile iltibas yaratacak şekilde kullanıldığından davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle davalının anılan
kullanımının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, mahkemece verilen ilk karar, tarafların temyizi üzerine Dairemizin 6611/2414 sayılı ilamında belirtilen gerekçelerle taraflar yararına bozulmuş, tarafların karar düzeltme isteği üzerine, Dairemizin yukarıda belirtilen ilamında yer alan gerekçelere ek olarak yine Dairemizin 12868/1190 sayılı ilamı ile davacı yararına bozulmuştur. Dairemizin 12868/1190 sayılı ilamı, 6611/2414 sayılı ilamını ortadan kaldırıcı nitelikte değildir. Bu itibarla mahkemece, 12868/1190 sayılı ilamımıza yanlış anlam verilerek, 6611/2414 sayılı ilamımızda belirtilen gerekçelerle bozma kapsamında kalan hususların, kesinleştiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle taraflar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12868 E. 2011/1190 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… davacının davalı markasının hükümsüzlüğüne ve patent hakkına tecavüzün tespitine yönelik talepleri bakımından verilen karar kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davalının markasını tescil edildiği şekilden farklı olarak davacı markası ile «iltibas» yaratacak şekilde kullanıldığından davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle davalının anılan kullanımının markaya tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Davada marka hükümsüzlüğü yanında «marka hakkına tecavüz» –«haksız rekabet» iddialarına dayalı, haksız rekabetin tespiti, men-i, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılması da talep edilmiş, davalının dava konusu mark …
… rle davalı markasının hükümsüzlüğüne ilişkin talebin reddi gerektiği belirtilmiş ise de, davalının dava konusu markasını tescilli olduğu şeklin bütününden farklı ve «kötüniyetli» olarak davacı markasındaki gibi sadece kavisli yol üzerinde aks ve üç harf şekliyle kullanımının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğu iddiası mahkemece tartışılıp, irdelenmemiş olup, bu açıdan da haksız rekabetin men-i maddi durumların ortadan kaldırılması taleplerinin değerlendirilme …
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ve sicil «kaydının» terkinine, hükmün «ilanına», diğer istemlerin reddine karar verilmiş taraf vekillerinin temyizi üzerine hüküm Dairemizce 04.03.2010 tarih 2008/6611 esas, 2010/2414 karar sayılı ilamın 2.bendinde yazılı gerekçelerle davalı yararına, 3. bendinde yazalı gerekçelerle davacı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet · cy/cy kaydı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ve sicil «kaydının» terkinine, hükmün «ilanına», diğer istemlerin reddine karar verilmiş taraf vekillerinin temyizi üzerine hüküm Dairemizce 04.03.2010 tarih 2008/6611 esas, 2010/2414 karar sayılı ilamın 2.bendinde yazılı gerekçelerle davalı yararına, 3. bendinde yazalı gerekçelerle davacı yararına bozulmuştur.
Ddava dilekçesi 6.sayfa 7.bent 9.sayfa «son» parağraf 28.02.2005 tarihli dilekçe sayfa 6,12.bent 02.12.2005 tarihli dilekçe 8. sayfa 14 nolu bent).
… rle davalı markasının hükümsüzlüğüne ilişkin talebin reddi gerektiği belirtilmiş ise de, davalının dava konusu markasını tescilli olduğu şeklin bütününden farklı ve «kötüniyetli» olarak davacı markasındaki gibi sadece kavisli yol üzerinde aks ve üç harf şekliyle kullanımının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğu iddiası mahkemece tartışılıp, irdelenmemiş olup, bu açıdan da haksız rekabetin men-i maddi durumların ortadan kaldırılması taleplerinin değerlendirilme …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2414 E. 2019/4462 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari satım
Benzer bu kararda"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki uyuşmazlık, «ticari satıma» dayalı itirazın iptali isteminden kaynaklanmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/16524 E. , 2014/4748 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KONYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 30/05/2013
NUMARASI 2011/234-2013/464
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30.05.2013 tarih ve 2011/234-2013/464 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin BPW sözcük ve “kavisli yol üzerinde aks beraberinde üç harf şekli” tanınmış markasının sahibi olduğunu, davalının aynı emtialarda MCH Sözcük + “kavisli yol üzerinde aks beraberinde üç harf şekil” markasını adına tescil ettirdiğini, yine davalının müvekkiline ait incelemeli patent belgesi altında kanuna göre ve patent belgesine ekli istemlerde yer alan buluş konusu sistemi çalıştıran parçaların davalı tarafından 551 sayılı KHK’nın 72/2 ve 136. maddeleri anlamında patent sahibi davacının izni olmaksızın ticari amaçla elinde bulundurduğunu veya uygulamaya koymak suretiyle kullandığını bu durumun davacının patentten doğan haklarına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek davalı markasının hükümsüzlüğüne, marka ve paten haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, tescilli marka kullanımının haksız rekabet oluşturmayacağını, davacının patent verilerek koruma altına alınarak bir buluşu bulunmadığını, söz konusu mekanizmanın sektör itibarıyla herkes tarafından kullanıldığını, 551 sayılı KHK’nın 136. maddesi uyarınca müvekkilinin “hava süspansiyonlu taşıt aksları için aks kaldırma aygıtı”nın patent hakkının karşı tarafa ait olduğunu bilmek zorunda olmadığı gibi hidrolik otomotiv sektöründe faaliyet gösterdiği içinde 2000 yılında tescil edilen bu aygıtın gerçek hak sahibini bilmek zorunda da olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalı markasının hükümsüzlüğüne ve patent hakkına tecavüzün tespitine yönelik talepleri bakımından verilen karar kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalının markasını tescil edildiği şekilden farklı olarak davacı markası ile iltibas yaratacak şekilde kullanıldığından davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle davalının anılan
kullanımının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, mahkemece verilen ilk karar, tarafların temyizi üzerine Dairemizin 6611/2414 sayılı ilamında belirtilen gerekçelerle taraflar yararına bozulmuş, tarafların karar düzeltme isteği üzerine, Dairemizin yukarıda belirtilen ilamında yer alan gerekçelere ek olarak yine Dairemizin 12868/1190 sayılı ilamı ile davacı yararına bozulmuştur. Dairemizin 12868/1190 sayılı ilamı, 6611/2414 sayılı ilamını ortadan kaldırıcı nitelikte değildir. Bu itibarla mahkemece, 12868/1190 sayılı ilamımıza yanlış anlam verilerek, 6611/2414 sayılı ilamımızda belirtilen gerekçelerle bozma kapsamında kalan hususların, kesinleştiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle taraflar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 12.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101676200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz