Deniz Ticaret
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/12476 E. 2010/3689 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
üst taşıyıcı↗ demuraj↗ alt taşıyıcı↗ konişmento↗ konşimento↗ satım sözleşmesi↗ mahsup↗ taşıyıcı↗ bilirkişi incelemesi↗ fatura↗ taahhütname↗ taşıyan↗ dosya masrafı↗ cy/cy kaydı↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının taahhüdüne ve kendisine ait konşimentoda davacının istediği ibareye yer verdiği halde taşımayı fiilen gerçekleştirilen dava dışı MSC. firmasına ait konşimentoda bu ibarenin yer almadığı, davalının yardımcı şahsının bu kusurlu eylemi sonucunda Moritanya’ daki alıcının fazladan ödemeler yapmak zorunda kaldığı, bu ödemelerin karşılığının (2.644,11) ABD Doları olduğu ve taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, dava uluslar arası deniz taşıması sözleşmesinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı vekili, alt taşıyıcı MSC firmasının konişmentoda “Dakar in transit to Moritanya” ibaresini yazmaması nedeniyle ithalatçının gümrüksüz ithalat işlemini gerçekleştiremediğini, bu nedenle de fazladan yaptığı masrafları müvekkilinin satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağından mahsup ederek eksik ödemede bulunduğunu, bu zarardan üst taşıyıcı davalının sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.
Dosyaya sunulan konişmentoların incelenmesinden, davacı satıcı tarafından davalı taşıyan aracılığıyla maya emteasının dava dışı alıcı ETS. Ahmed firmasına gönderildiği, bu konişmentoda “Dakar in transit to Moritanya” ibaresinin yazıldığı, davalı ile alt taşıyıcı MSC firması arasında düzenlenen konişmentoda ise bu ibarenin yazılı olmadığı anlaşılmaktadır. Fiili taşımaya ait son konişmentoda transit ihracat ibaresinin yazılı olmamasından davalının sorumlu bulunduğu açık ise de davacının da MK.’nun 6. ve BK.’nun 42/1. maddeleri uyarınca, davalının bu kusurlu hareketi sonucunda zarara uğradığını ve zararın miktarını ispat etmesi gereklidir. Davacı tarafından dava dışı alıcının fazladan yapmak zorunda kaldığı masrafları ispat amacıyla dört adet fatura sunulmuşsa da bu faturaların kimin adına düzenlendiği, neye ilişkin olduğu ve dolayısıyla davacının ileri sürdüğü zararı ne şekilde ispatladığı hususları açık değildir (Özellikle MSC firmasınca STTM isimli firma adına düzenlenen demuraj faturalarında yer alan STTM firmasının dava dışı alıcı ETS. Ahmed firması ile ilişkisi ve STTM firmasınca ödenen demuraj ücretinin nasıl ETS. Ahmed firmasının zararı sayılacağı, yine MSC firmasınca STTM isimli firma adına düzenlenen 14.11.2005 tarihli faturada yer alan “19333 numaralı sandığın işlemi” ibaresinin ne anlama geldiği ve bu faturanın neye ilişkin olarak düzenlendiği gibi). O halde mahkemece öncelikle davacıya bu faturaların kim tarafından, neye ilişkin olarak ve kimin adına düzenlendikleri açıklattırılmalı, gerekirse doğru tercümelerinin yeniden dosyaya sunulması sağlanmalı, sonucuna göre de anılan faturaların gerçekten davacının ileri sürdüğü zararı ispatlayıp ispatlamadığı değerlendirilmelidir. Mahkemece bu konular açıklığa kavuşturulmadan, davacının sunduğu faturalarda yazılı meblağların uğranılan zarar olarak kabul edilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca mahkemece bu amaçla davacının defter ve kayıtları incelenmişse de bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, davacı satıcı ile dava dışı alıcı arasındaki işlemlerin tek tek faturalar üzerinden değil, sürekli bakiye veren bir hesap şekilde yürütüldüğü, davacı defterlerinde iddia edilen zarar miktarında bir mahsup kaydına veya bu miktarda bir meblağın dava dışı alıcıya geri ödendiğine dair bir kayda rastlanmadığı, dolayısıyla talep tutarında bir zararın doğduğu iddiasının ispata muhtaç kaldığı bildirilmiştir. Mahkemece bilirkişi raporundaki bu belirlemenin aksine hüküm kurulmuş, ancak bu sonuca ne şekilde ulaşıldığının gerekçeleri karar yerinde gösterilmemiştir. Oysa mahkemece uyuşmazlığın özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiğine göre, rapora itibar edilmediği takdirde bu konuda yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken, özel ve teknik bilgiyi gerektiren eksik ödeme iddiasıyla ilgili olarak, rapordan farklı sonuca hangi nedenle ulaşıldığının somut dayanakları gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17336 E. 2014/6591 K.
Ortak:konişmento · taşıyan
İncelediğiniz karardaDosyaya sunulan «konişmentoların» incelenmesinden, davacı satıcı tarafından davalı «taşıyan» aracılığıyla maya emteasının dava dışı alıcı ETS.
Davacı vekili, «alt taşıyıcı» MSC firmasının «konişmentoda» “Dakar in transit to Moritanya” ibaresini yazmaması nedeniyle ithalatçının gümrüksüz ithalat işlemini gerçekleştiremediğini, bu nedenle de fazladan yaptığı «masrafları» müvekkilinin «satım sözleşmesinden» kaynaklanan alacağından «mahsup» ederek eksik ödemede bulunduğunu, bu zarardan «üst taşıyıcı» davalının sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.
Ahmed firmasına gönderildiği, bu «konişmentoda» “Dakar in transit to Moritanya” ibaresinin yazıldığı, davalı ile «alt taşıyıcı» MSC firması arasında düzenlenen konişmentoda ise bu ibarenin yazılı olmadığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; «konişmento» üzerinde yapılan incelemede taşıma şirketinin MSC C.
S.A olduğu, bu «konişmentoda» yükleme «acentesinin» MSC S.
SA (MSC Gemi Acenteliği A.Ş.) olarak yer aldığı, ancak davacının davalı MSC Gemi Acenteliği A.Ş’ye karşı dava açtığı, davacının bu halde davayı «taşıyanın» «acentesine» «izafeten» açması gerekirken doğrudan acenteye dava açılmasının TTK'nın 119. maddesine (TTK'nın 105 maddesine) aykırı olduğu, davalının «pasif husumetinin» (sıfatı) bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:izafeten dava · rücuen alacak · acente · pasif husumet yokluğu · acentelik · pasif husumet · husumet yokluğu · husumet
Benzer bu karardaMahkemece yukarıda özetlendiği gibi davanın «acenta» aleyhine açıldığından bahisle «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
SA (MSC Gemi Acenteliği A.Ş.) olarak yer aldığı, ancak davacının davalı MSC Gemi Acenteliği A.Ş’ye karşı dava açtığı, davacının bu halde davayı «taşıyanın» «acentesine» «izafeten» açması gerekirken doğrudan acenteye dava açılmasının TTK'nın 119. maddesine (TTK'nın 105 maddesine) aykırı olduğu, davalının «pasif husumetinin» (sıfatı) bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
S.A olduğu, bu «konişmentoda» yükleme «acentesinin» MSC S.
Dava, emtia taşıma sigortasından kaynaklanan «rücuen alacak» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3626 E. 2010/9671 K.
Ortak:konişmento · e-defter
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, «alt taşıyıcı» MSC firmasının «konişmentoda» “Dakar in transit to Moritanya” ibaresini yazmaması nedeniyle ithalatçının gümrüksüz ithalat işlemini gerçekleştiremediğini, bu nedenle de fazladan yaptığı «masrafları» müvekkilinin «satım sözleşmesinden» kaynaklanan alacağından «mahsup» ederek eksik ödemede bulunduğunu, bu zarardan «üst taşıyıcı» davalının sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.
Dosyaya sunulan «konişmentoların» incelenmesinden, davacı satıcı tarafından davalı «taşıyan» aracılığıyla maya emteasının dava dışı alıcı ETS.
Ahmed firmasına gönderildiği, bu «konişmentoda» “Dakar in transit to Moritanya” ibaresinin yazıldığı, davalı ile «alt taşıyıcı» MSC firması arasında düzenlenen konişmentoda ise bu ibarenin yazılı olmadığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… ulüne ilişkin verilen kararı, temyizi üzerine, Dairemizce, taşımanın gerçekleştirildiğini ve ücrete hak kazanıldığını kanıtlama yükünün davacıya ait olduğu, sunulan «konişmentoların» dava konusu taşımanın gerçekleştirildiğini kanıtlamak için yeterli olmadığı, taşımaya ilişkin olduğu iddia edilen faturaların davalıya tebliğinin ispatlanamadığı, bunların davacı «defterlerinde» kayıtlı olmasının da, davacı lehine tek başına yeterli bir kanıt olamayacağı, davalı defterlerinin incelenerek dava konusu taşımanın gerçekleştirildiğine dair bir …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/12476 E. , 2010/3689 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 29.05.2008 tarih ve 2006/128-2008/159 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Moritanya ’da mukim müşterisine sattığı maya emtiasının davalı aracılığıyla taşındığını, müvekkili tarafından talep edilmesi üzerine tarafların konşimentoda “Dakar in transit to Moritanya” ibaresinin yer alması konusunda anlaştıklarını, davalının bu malları taşıttığı MSC. firmasının konşimentoda anılan ibareye yer vermemesi nedeniyle ithalatçı tarafından uzun bir süre transit ihracatının gerçekleştirilmediğini ve fazladan ödediği (2.634,69) ABD Doları’nın müvekkiline ödenmesi gereken mal bedelinden düşülerek ödeme yapıldığını ileri sürerek, (3.467,25) YTL’nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının taahhüdüne ve kendisine ait konşimentoda davacının istediği ibareye yer verdiği halde taşımayı fiilen gerçekleştirilen dava dışı MSC. firmasına ait konşimentoda bu ibarenin yer almadığı, davalının yardımcı şahsının bu kusurlu eylemi sonucunda Moritanya’ daki alıcının fazladan ödemeler yapmak zorunda kaldığı, bu ödemelerin karşılığının (2.644,11) ABD Doları olduğu ve taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, dava uluslar arası deniz taşıması sözleşmesinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı vekili, alt taşıyıcı MSC firmasının konişmentoda “Dakar in transit to Moritanya” ibaresini yazmaması nedeniyle ithalatçının gümrüksüz ithalat işlemini gerçekleştiremediğini, bu nedenle de fazladan yaptığı masrafları müvekkilinin satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağından mahsup ederek eksik ödemede bulunduğunu, bu zarardan üst taşıyıcı davalının sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.
Dosyaya sunulan konişmentoların incelenmesinden, davacı satıcı tarafından davalı taşıyan aracılığıyla maya emteasının dava dışı alıcı ETS. Ahmed firmasına gönderildiği, bu konişmentoda “Dakar in transit to Moritanya” ibaresinin yazıldığı, davalı ile alt taşıyıcı MSC firması arasında düzenlenen konişmentoda ise bu ibarenin yazılı olmadığı anlaşılmaktadır. Fiili taşımaya ait son konişmentoda transit ihracat ibaresinin yazılı olmamasından davalının sorumlu bulunduğu açık ise de davacının da MK.’nun 6. ve BK.’nun 42/1. maddeleri uyarınca, davalının bu kusurlu hareketi sonucunda zarara uğradığını ve zararın miktarını ispat etmesi gereklidir. Davacı tarafından dava dışı alıcının fazladan yapmak zorunda kaldığı masrafları ispat amacıyla dört adet fatura sunulmuşsa da bu faturaların kimin adına düzenlendiği, neye ilişkin olduğu ve dolayısıyla davacının ileri sürdüğü zararı ne şekilde ispatladığı hususları açık değildir (Özellikle MSC firmasınca STTM isimli firma adına düzenlenen demuraj faturalarında yer alan STTM firmasının dava dışı alıcı ETS.
Ahmed firması ile ilişkisi ve STTM firmasınca ödenen demuraj ücretinin nasıl ETS. Ahmed firmasının zararı sayılacağı, yine MSC firmasınca STTM isimli firma adına düzenlenen 14.11.2005 tarihli faturada yer alan “19333 numaralı sandığın işlemi” ibaresinin ne anlama geldiği ve bu faturanın neye ilişkin olarak düzenlendiği gibi). O halde mahkemece öncelikle davacıya bu faturaların kim tarafından, neye ilişkin olarak ve kimin adına düzenlendikleri açıklattırılmalı, gerekirse doğru tercümelerinin yeniden dosyaya sunulması sağlanmalı, sonucuna göre de anılan faturaların gerçekten davacının ileri sürdüğü zararı ispatlayıp ispatlamadığı değerlendirilmelidir. Mahkemece bu konular açıklığa kavuşturulmadan, davacının sunduğu faturalarda yazılı meblağların uğranılan zarar olarak kabul edilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca mahkemece bu amaçla davacının defter ve kayıtları incelenmişse de bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, davacı satıcı ile dava dışı alıcı arasındaki işlemlerin tek tek faturalar üzerinden değil, sürekli bakiye veren bir hesap şekilde yürütüldüğü, davacı defterlerinde iddia edilen zarar miktarında bir mahsup kaydına veya bu miktarda bir meblağın dava dışı alıcıya geri ödendiğine dair bir kayda rastlanmadığı, dolayısıyla talep tutarında bir zararın doğduğu iddiasının ispata muhtaç kaldığı bildirilmiştir. Mahkemece bilirkişi raporundaki bu belirlemenin aksine hüküm kurulmuş, ancak bu sonuca ne şekilde ulaşıldığının gerekçeleri karar yerinde gösterilmemiştir. Oysa mahkemece uyuşmazlığın özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiğine göre, rapora itibar edilmediği takdirde bu konuda yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken, özel ve teknik bilgiyi gerektiren eksik ödeme iddiasıyla ilgili olarak, rapordan farklı sonuca hangi nedenle ulaşıldığının somut dayanakları gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016729400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz