Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/1482 E. 2010/3681 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
reeskont faizi↗ temerrüt faizi↗ yasal faiz↗ temerrüt↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalıların sözleşmeye aykırı davrandıkları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; kararın davalılar vekillerince ayrı ayrı temyizi üzerine Dairemizin 20.10.2009 tarihli kararıyla, davalıların temyiz itirazlarının reddiyle yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davalılardan Enternasyonal A.Ş. vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılardan Enternasyonal A.Ş. vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-3095 sayılı Yasa’nın 2/1 maddesi uyarınca, taraflar arasında aksi kararlaştırılmadığı takdirde, bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, geçmiş günler için aynı yasanın 1. maddesinde öngörülen orana göre temerrüt faizi ödemeye mecburdur. Bu hükümden, taraflar arasında temerrüt halinde uygulanacak faiz oranının, 3095 sayılı Yasa’da belirtilen oranların altında yahut üstünde ve fakat serbestçe belirlenebileceği anlaşılmaktadır. Dairemizin 20.10.2009 tarihli onama ilamında, dava dilekçesiyle talep edilen ve mahkemece hükmedilen reeskont faizinin, 3095 sayılı Yasa’nın 2/1. maddesinde belirtilen adi işler için temerrüt faizini, bir diğer deyimle yasal faizi ifade ettiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 8.5 maddesinde öngörülen temerrüt halinde uygulanması öngörülen faiz oranının ise her daim yasal faiz oranının üzerinde kaldığı kabul edilerek, bu hususun tartışılmamasının sonuca etkili olmadığı değerlendirilmek suretiyle yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Halbuki, karar düzeltme isteminde bulunan davalı ...Ş. vekilinin dilekçesine eklediği gecelik borçlanma faizlerine ilişkin tablodan da anlaşılacağı üzere, taraflar arasındaki sözleşme ile belirlenen temerrüt faiz oranının bazı zamanlar, yasal faiz oranının da altına düşebilmesi mümkün ve muhtemeldir. Bu durumda, mahkemece, bu husus nazara alınmaksızın karar verilmiş olması hatalıdır. Bu nedenle, davalı ...Ş. vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekiyor ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nun 438/son maddesi uyarınca yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13390 E. 2011/15317 K.
Ortak:reeskont faizi · temerrüt faizi · yasal faiz · temerrüt · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaDairemizin 20.10.2009 tarihli onama ilamında, dava dilekçesiyle talep edilen ve mahkemece hükmedilen «reeskont faizinin», 3095 sayılı Yasa’nın 2/1. maddesinde belirtilen adi işler için «temerrüt faizini», bir diğer deyimle «yasal faizi» ifade ettiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 8.5 maddesinde öngörülen temerrüt halinde uygulanması öngörülen faiz oranının ise her daim yasal faiz oranının üzerin …
Halbuki, karar düzeltme isteminde bulunan davalı ...Ş. vekilinin dilekçesine eklediği gecelik borçlanma faizlerine ilişkin tablodan da anlaşılacağı üzere, taraflar arasındaki sözleşme ile belirlenen «temerrüt faiz» oranının bazı zamanlar, «yasal faiz» oranının da altına düşebilmesi mümkün ve muhtemeldir.
2-3095 sayılı Yasa’nın 2/1 maddesi uyarınca, taraflar arasında aksi kararlaştırılmadığı takdirde, bir miktar paranın ödenmesinde «temerrüde» düşen borçlu, geçmiş günler için aynı yasanın 1. maddesinde öngörülen orana göre «temerrüt faizi» ödemeye mecburdur.
Benzer bu karardaDava dilekçesiyle talep edilen ve mahkemece hükmedilen «reeskont faizinin», 3095 sayılı Yasa’nın 2/1. maddesinde belirtilen adi işler için «temerrüt faizini», bir diğer deyimle «yasal faizi» ifade ettiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 8.5 maddesinde öngörülen temerrüt halinde uygulanması öngörülen faiz oranının ise her daim yasal faiz oranının üzerin …
2-3095 sayılı Yasa’nın 2/1 maddesi uyarınca, taraflar arasında aksi kararlaştırılmadığı takdirde, bir miktar paranın ödenmesinde «temerrüde» düşen borçlu, geçmiş günler için aynı yasanın 1. maddesinde öngörülen orana göre «temerrüt faizi» ödemeye mecburdur.
Bu hükümden, taraflar arasında «temerrüt» halinde uygulanacak faiz oranının, 3095 sayılı Yasa’da belirtilen oranların altında yahut üstünde ve fakat serbestçe belirlenebileceği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1391 E. 2022/2227 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · yasal hasım · vekalet ücreti takdiri · dava şartı yokluğu · ihya · tasfiye memuru · kaldırma ve yeniden hüküm · usulden reddi
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 26/04/2018 tarihli ve 2018/10 Esas - 2018/141 Karar sayılı ilamı «ihya» kararında herhangi bir dava dosyası ile sınırlı olmaksızın verildiği, açılan davada «hukuki yararın» bulunmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» yargılama yapılması gerekmediğinden davacıların dava açmakta hukuki yararları bulunmadığından 6100 sayılı HMK' nın 114/1-h ve 115/2 maddesi uyarınca dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» ve davacıların yaptığı «yargılama giderlerinin» kendi üzerlerinde bırakılmasına, «yasal hasım» konumunda bulunduğundan davalı lehine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
Şti.nin ihyasına, «tasfiye memuru» olarak mali müşavir ...'ün «görevlendirilmesine», tasfiye memuru için aylık 1.000,00-TL ücret takdirine, davacı tarafça 6 aylık tasfiye memuru ücreti olan 6.000,00 TL ile tasfiye giderlerinde kullanılmak üzere 2.000,00 TL toplamı olan 8.000,00 TL avansa, karar kesinleştiğinde ve davacı vekilince 8.000,00 TL avansın mahkeme veznesine yatırıldığında tasfiye memurunun işe başlamasına, kararın Tire Ticaret Siciline tesciline ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ile «ilanına», davanın niteliği gereği davacıların yapmış olduğu «yargılama giderlerinin» davalıya yükletilmesine yer olmadığına, davacı vekili lehine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulüyle; davacıların dosyaları ile sınırlı olmak üzere; Tire Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 2498 sicil numarası ile kayıtlı iken 21.10.2014 tarihinde 6102 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesince «resen terkin» edilen Ege Enternasyonel Ticaret Turizm İnş. ve Ltd.
… rarında şirketin herhangi bir dava dosyasıyla sınırlı olmaksızın ihyasına karar verildiğinin ve şirketin aktif- faal olduğunun anlaşılmasına, davacıların davalarını «ihya» edilmiş şirkete karşı devam ettirebilecek olmalarına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi H …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/1482 E. , 2010/3681 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.10.2007 gün ve 2005/241 - 2007/585 sayılı kararı onayan Daire’nin 20.10.2009 gün ve 2008/874 - 2009/10727 sayılı kararı aleyhinde davalılardan Enternasyonal A.Ş. vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Pegasus Hava Taşımacılığı A.Ş.'nin hisselerinin tümüne sahip olan davalılar ile müvekkili şirket arasında imzalanan 14.12.2004 tarihli sözleşme ile davalıların hisselerinin tamamının müvekkili şirkete devrinin kararlaştırıldığını, hisse bedellerinin ödenerek devir işlemlerinin 26.01.2005 günü gerçekleştirildiğini, devir bedelinin 30.06.2004 tarihli bilançodaki değerler esas alınarak belirlendiğini, sözleşme ile davalıların ilk bilanço tarihinden devir tarihine kadar şirketin alacaklarını azaltıcı, borçlarını arttırıcı işlem yapmamayı taahhüt ettiklerini, buna rağmen dava dışı ... SA'dan 20.10.2004 tarihli iade faturası tanzimini isteyen davalıların gelen bu faturayı işleme koyarak anılan davadışı şirkete hibe suretiyle kredi kullandırdıklarının anlaşıldığını, davalıların bunu gizlediğini ileri sürerek, bu meblağın karşılığı olan 403.450.00 YTL'nın %85'ine karşılık gelen 392.932.50 YTL'nın davalılardan Enternasyonal Turizm Yatırım A.Ş'nden % 15'ine karşılık gelen 60.517.50 YTL'nın diğer davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı yaptıkları savunmalarında, yapılan işlemin fazla tahsil edilen paranın iadesi niteliğinde olup şirketin pasifinin çoğaltılması anlamına gelmediğini, davadışı yöneticilerin 2004 yılı hesaplarından ötürü ibra edildiklerini, bu nedenle müvekkillerinden de bir talepte bulunamayacağını beyanla davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalıların sözleşmeye aykırı davrandıkları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; kararın davalılar vekillerince ayrı ayrı temyizi üzerine Dairemizin 20.10.2009 tarihli kararıyla, davalıların temyiz itirazlarının reddiyle yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davalılardan Enternasyonal A.Ş. vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılardan Enternasyonal A.Ş. vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-3095 sayılı Yasa’nın 2/1 maddesi uyarınca, taraflar arasında aksi kararlaştırılmadığı takdirde, bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, geçmiş günler için aynı yasanın 1. maddesinde öngörülen orana göre temerrüt faizi ödemeye mecburdur. Bu hükümden, taraflar arasında temerrüt halinde uygulanacak faiz oranının, 3095 sayılı Yasa’da belirtilen oranların altında yahut üstünde ve fakat serbestçe belirlenebileceği anlaşılmaktadır. Dairemizin 20.10.2009 tarihli onama ilamında, dava dilekçesiyle talep edilen ve mahkemece hükmedilen reeskont faizinin, 3095 sayılı Yasa’nın 2/1. maddesinde belirtilen adi işler için temerrüt faizini, bir diğer deyimle yasal faizi ifade ettiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 8.5 maddesinde öngörülen temerrüt halinde uygulanması öngörülen faiz oranının ise her daim yasal faiz oranının üzerinde kaldığı kabul edilerek, bu hususun tartışılmamasının sonuca etkili olmadığı değerlendirilmek suretiyle yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Halbuki, karar düzeltme isteminde bulunan davalı ...Ş. vekilinin dilekçesine eklediği gecelik borçlanma faizlerine ilişkin tablodan da anlaşılacağı üzere, taraflar arasındaki sözleşme ile belirlenen temerrüt faiz oranının bazı zamanlar, yasal faiz oranının da altına düşebilmesi mümkün ve muhtemeldir. Bu durumda, mahkemece, bu husus nazara alınmaksızın karar verilmiş olması hatalıdır. Bu nedenle, davalı ...Ş. vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekiyor ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nun 438/son maddesi uyarınca yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte belirtilen nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin sair karar düzeltme isteminin reddine, (2) nolu bentte belirtilen nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle, Dairemizin 20.10.2009 tarihli onama ilamının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının üçüncü bendinin hükümden tümüyle çıkarılarak yerine “3-Hükmedilen alacak miktarlarına dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 2/1. maddesi delaletiyle aynı yasanın 1. maddesinde belirtilen oranda ve taraflar arasındaki sözleşmenin 8.5. maddesi uyarınca bankalar arasında cari gecelik borçlanma faizinin 1.3 katını aşmamak koşuluyla faiz işletilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle yerel mahkeme kararının HUMK’nun 438/son maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 02.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016713600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz