İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/9752 E. 2011/2637 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
likit alacak↗ taahhütname↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirket ana sözleşmesinde sermayenin ¼ kısmının tescil tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde ödenmesinin kararlaştırıldığı, davalının taahhüdünü yerine getirmediği, davalının likit bir borcunun bulunduğunu bilmediği, tüm mal varlığına el konulduğundan takibe itiraz etme zorunluluğu bulunduğu gerekçesiyle, itirazın iptaline,takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirket ana sözleşmesinde taahhüt edilen sermaye bedelinden kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının likit borcu olduğunu bilmediği, tüm mal varlığına el konulmuş olmakla takibe itiraz etme zorunluluğu bulunduğu gerekçesiyle, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ise de ana sözleşmenin 6.maddesinde ortakların sermaye miktarları, taahhüt edilen tutar, bunların ödenmesi gereken süre açıkça belirtilmiştir. Ayrıca, davalı şirket ortağının ana sözleşmede taahhüt ettiği borcunu bilmemesi de mümkün değildir.
Bu itibarla, likit alacak niteliğini kazanan alacak için, icra inkar tazminatı istenmesi mümkün olduğundan, mahkemece, davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklar Kurulu Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1395 E. 2013/2900 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet kuralı · iyiniyet · basiretli tacir · tacir · temsil
Benzer bu kararda… kemece, toplanan kanıtlara göre, davacının davalı şirketin en büyük payına isabet eden %80 oranındaki payını satın aldıktan sonra şirketin kimin tarafından idare ve «temsil» edildiğini, kendisinin şirketin yetkili müdürü olarak seçildiğini bilmediği iddiasının ticari hayatın olağan akışına ve «basiretli tacir» niteliğine uygun olmadığı, davacı isteminin MK .... maddesi uyarınca «iyiniyet kuralı» ile uyuşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, davalı şirket yönünden bozulmuş, diğer davalılar yönünden de …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/9752 E. , 2011/2637 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/04/2008 tarih ve 2006/445-2008/211 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının şirketin ana sözleşmeye göre kurucu ortağı olduğunu, ana sözleşmenin 6.maddesinde, şirket sermayesinin dörtte birinin tescil tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde peşin olarak nakden ödenmesinin taahhüt edildiğini, davalının 160.000 YTL tutarlı hissesinin olduğunu, bu miktarın 1/4’ü olan 40.000 YTL’nı ödemediğini, yapılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirkete TMSF tarafından el konulduğunu, müvekkilinin taahhüt borcunu ifa etmesinin fiilen imkansız olduğunu, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirket ana sözleşmesinde sermayenin ¼ kısmının tescil tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde ödenmesinin kararlaştırıldığı, davalının taahhüdünü yerine getirmediği, davalının likit bir borcunun bulunduğunu bilmediği, tüm mal varlığına el konulduğundan takibe itiraz etme zorunluluğu bulunduğu gerekçesiyle, itirazın iptaline,takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirket ana sözleşmesinde taahhüt edilen sermaye bedelinden kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının likit borcu olduğunu bilmediği, tüm mal varlığına el konulmuş olmakla takibe itiraz etme zorunluluğu bulunduğu gerekçesiyle, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ise de ana sözleşmenin 6.maddesinde ortakların sermaye miktarları, taahhüt edilen tutar, bunların ödenmesi gereken süre açıkça belirtilmiştir. Ayrıca, davalı şirket ortağının ana sözleşmede taahhüt ettiği borcunu bilmemesi de mümkün değildir.
Bu itibarla, likit alacak niteliğini kazanan alacak için, icra inkar tazminatı istenmesi mümkün olduğundan, mahkemece, davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 14.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016645000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz