6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/9739 E. 2011/2460 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumsuzluk anlaşması bankacılık sözleşmesi genel işlem şartı usulsüz tevdi sözleşmesi usulsüz tevdi internet bankacılığı kusur oranı eş rızası reeskont faizi mahsup sebepsiz zenginleşme vade havale taşıyan kusur hasar

Atıf yapılan mevzuat: Bankacılık K. — Bankacılık K. 61 · BK — BK 99BK 306

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankada bulunan hesabından diğer davalı ...'ın hesabına 5.540,25 TL'nin transfer edildiği, bunun 578,34 TL'sinin iade olunduğu, davacı ile davalı banka şubesi arasında imzalanan internet bankacılık sözleşmesinin 6. maddesinin genel işlem şartına bürünmüş bir sorumsuzluk anlaşması olduğu, söz konusu sorumsuzluk anlaşmasının davalı bankayı hafif kusurundan kaynaklanan sorumluluktan kurtardığı, davacının uğradığı zararı davalı bankadan tazmin edebilmesi için bankanın kusurunu ispat etmesinin gerektiği, davalı bankanın kusurlu olduğunu gösterir delil bulunmadığı, diğer davalının ise hesabına yapılan transfer kadar sebepsiz zenginleştiği gerekçesiyle davalı banka hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 4.961,91 TL'nin 11.05.2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte ve 5.540,25 TL'nin 12.04.2007 tarihi ile 11.05.2007 tarihi arasında işlemiş reeskont faizinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile davalı ... temyiz etmiştir.

1) Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davalı banka yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi). Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. BK'nun 306 ve 307 nci maddeleri uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1 nci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.

Somut olayda, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemde kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının kusuru ile ele geçirildiği kanıtlanmadığı gibi, dava dışı havale alıcısıyla davacının eylem ve işbirliği içinde olduğu hususu da savunulmamıştır. Ayrıca, taraflar arasındaki sözleşmede mevcut sorumsuzluk hükmünün BK'nun 99/2 nci maddesi karşısında davacıyı bağlayıcı yönü de bulunmamaktadır. Bu durum karşısında, davalı bankanın, davacının hesabından bilgisi ve rızası dışında çekilen paradan sorumlu olduğu, hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmediği, şifrenin ele geçirilmesinde davacının kusurunu ispat edemediği dikkate alınıp, davanın bu davalı yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

2) Davalı ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davalı internet bankacılığını kullanmadığını, hesabının internet işlemlerine kapalı olduğunu savunmuş olup, bu konuda mahkemece herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Mahkemece davalı savunması üzerinde durulup, hesabına havale edilen meblağın hesaptan ne şekilde çekildiği, hesabın internet bankacılığına açık olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14856 E. 2012/5312 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1084 E. 2010/6778 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9797 E. 2010/734 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Alacak | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/269 E. 2011/8552 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1618 E. 2011/10906 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız fiilden tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13020 E. 2010/4435 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14357 E. 2011/6730 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13800 E. 2010/5642 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/9739 E.  ,  2011/2460 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Samsun 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.11.2008 tarih ve 2007/716-2008/1601 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka şubesinde mevduat hesabının olduğunu, internet bankacılığı yoluyla hesabından 5.540,25 TL'nin diğer davalının hesabına aktarıldığını ileri sürerek, 5.540,25 TL'nin 12.04.2007 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ..., yetki itirazında bulunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı banka vekili, sebepsiz zenginleşmeye dayalı davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının kusuru nedeniyle hesabından para çekildiğini, müvekkiline isnat edilebilecek bir kusurun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankada bulunan hesabından diğer davalı ...'ın hesabına 5.540,25 TL'nin transfer edildiği, bunun 578,34 TL'sinin iade olunduğu, davacı ile davalı banka şubesi arasında imzalanan internet bankacılık sözleşmesinin 6. maddesinin genel işlem şartına bürünmüş bir sorumsuzluk anlaşması olduğu, söz konusu sorumsuzluk anlaşmasının davalı bankayı hafif kusurundan kaynaklanan sorumluluktan kurtardığı, davacının uğradığı zararı davalı bankadan tazmin edebilmesi için bankanın kusurunu ispat etmesinin gerektiği, davalı bankanın kusurlu olduğunu gösterir delil bulunmadığı, diğer davalının ise hesabına yapılan transfer kadar sebepsiz zenginleştiği gerekçesiyle davalı banka hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 4.961,91 TL'nin 11.05.2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte ve 5.540,25 TL'nin 12.04.2007 tarihi ile 11.05.2007 tarihi arasında işlemiş reeskont faizinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile davalı ... temyiz etmiştir.

1) Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davalı banka yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi). Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. BK'nun 306 ve 307 nci maddeleri uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1 nci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir.

Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.

Somut olayda, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemde kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının kusuru ile ele geçirildiği kanıtlanmadığı gibi, dava dışı havale alıcısıyla davacının eylem ve işbirliği içinde olduğu hususu da savunulmamıştır. Ayrıca, taraflar arasındaki sözleşmede mevcut sorumsuzluk hükmünün BK'nun 99/2 nci maddesi karşısında davacıyı bağlayıcı yönü de bulunmamaktadır. Bu durum karşısında, davalı bankanın, davacının hesabından bilgisi ve rızası dışında çekilen paradan sorumlu olduğu, hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmediği, şifrenin ele geçirilmesinde davacının kusurunu ispat edemediği dikkate alınıp, davanın bu davalı yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

2) Davalı ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davalı internet bankacılığını kullanmadığını, hesabının internet işlemlerine kapalı olduğunu savunmuş olup, bu konuda mahkemece herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Mahkemece davalı savunması üzerinde durulup, hesabına havale edilen meblağın hesaptan ne şekilde çekildiği, hesabın internet bankacılığına açık olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 08.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016543800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.