Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/9739 E. 2011/2460 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumsuzluk anlaşması↗ bankacılık sözleşmesi↗ genel işlem şartı↗ usulsüz tevdi sözleşmesi↗ usulsüz tevdi↗ internet bankacılığı↗ kusur oranı↗ eş rızası↗ reeskont faizi↗ mahsup↗ sebepsiz zenginleşme↗ vade↗ havale↗ taşıyan↗ kusur↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankada bulunan hesabından diğer davalı ...'ın hesabına 5.540,25 TL'nin transfer edildiği, bunun 578,34 TL'sinin iade olunduğu, davacı ile davalı banka şubesi arasında imzalanan internet bankacılık sözleşmesinin 6. maddesinin genel işlem şartına bürünmüş bir sorumsuzluk anlaşması olduğu, söz konusu sorumsuzluk anlaşmasının davalı bankayı hafif kusurundan kaynaklanan sorumluluktan kurtardığı, davacının uğradığı zararı davalı bankadan tazmin edebilmesi için bankanın kusurunu ispat etmesinin gerektiği, davalı bankanın kusurlu olduğunu gösterir delil bulunmadığı, diğer davalının ise hesabına yapılan transfer kadar sebepsiz zenginleştiği gerekçesiyle davalı banka hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 4.961,91 TL'nin 11.05.2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte ve 5.540,25 TL'nin 12.04.2007 tarihi ile 11.05.2007 tarihi arasında işlemiş reeskont faizinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı ... temyiz etmiştir.
1) Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davalı banka yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi). Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. BK'nun 306 ve 307 nci maddeleri uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1 nci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Somut olayda, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemde kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının kusuru ile ele geçirildiği kanıtlanmadığı gibi, dava dışı havale alıcısıyla davacının eylem ve işbirliği içinde olduğu hususu da savunulmamıştır. Ayrıca, taraflar arasındaki sözleşmede mevcut sorumsuzluk hükmünün BK'nun 99/2 nci maddesi karşısında davacıyı bağlayıcı yönü de bulunmamaktadır. Bu durum karşısında, davalı bankanın, davacının hesabından bilgisi ve rızası dışında çekilen paradan sorumlu olduğu, hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmediği, şifrenin ele geçirilmesinde davacının kusurunu ispat edemediği dikkate alınıp, davanın bu davalı yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2) Davalı ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davalı internet bankacılığını kullanmadığını, hesabının internet işlemlerine kapalı olduğunu savunmuş olup, bu konuda mahkemece herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Mahkemece davalı savunması üzerinde durulup, hesabına havale edilen meblağın hesaptan ne şekilde çekildiği, hesabın internet bankacılığına açık olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14856 E. 2012/5312 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · internet bankacılığı · kusur oranı · eş rızası · mahsup · sebepsiz zenginleşme · vade · Tazminat
İncelediğiniz kararda… an hesabından diğer davalı ...'ın hesabına 5.540,25 TL'nin transfer edildiği, bunun 578,34 TL'sinin iade olunduğu, davacı ile davalı banka şubesi arasında imzalanan «internet bankacılık sözleşmesinin» 6. maddesinin «genel işlem şartına» bürünmüş bir «sorumsuzluk anlaşması» olduğu, söz konusu sorumsuzluk anlaşmasının davalı bankayı hafif kusurundan kaynaklanan sorumluluktan kurtardığı, davacının uğradığı zararı davalı bankadan tazmin edebilmesi için bankanın kusurunu ispat etmesinin gerektiği, davalı bankanın kusurlu olduğunu gösterir delil bulunmadığı, diğer davalının ise hesabına yapılan transfer kadar «sebepsiz zenginleştiği» gerekçesiyle davalı banka hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 4.961,91 TL'nin 11.05.2007 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte ve 5.540,25 TL'nin 12.04.2007 tarihi ile 11.05.2007 tarihi arasında işlemiş reeskont faizinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre, davacı ile davalı Banka arasında «internet bankacılığı» kullanılması ile ilgili yapılan sözleşmede davacının şifre «saklama yükümlülüğü» bulunduğundan dava konusu olayda davalı Banka’nın kusurunun olmadığı, diğer davalının «sebepsiz zenginleştiği» gerekçeleri ile davalı Banka aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:saklama yükümlülüğü · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre, davacı ile davalı Banka arasında «internet bankacılığı» kullanılması ile ilgili yapılan sözleşmede davacının şifre «saklama yükümlülüğü» bulunduğundan dava konusu olayda davalı Banka’nın kusurunun olmadığı, diğer davalının «sebepsiz zenginleştiği» gerekçeleri ile davalı Banka aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Davalı ...'in temyiz itirazlarının incelenmesine gelince: Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinden doğan zarar bankanın zararı olup mevduat sahibinin BK 306, 307. maddeleri uyarınca bankaya karşı alacağı aynen devam ettiğinden «husumet» bankaya yöneltilir.
Mevduat sahibi davacı tarafından davalı ...'e «husumet» yöneltilemeyeceğinden, bu davalı aleyhine yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1084 E. 2010/6778 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · kusur oranı · eş rızası · mahsup · vade · havale · taşıyan · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi).
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi).
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9797 E. 2010/734 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · internet bankacılığı · kusur oranı · eş rızası · mahsup · vade · havale · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Mahkemece davalı savunması üzerinde durulup, hesabına «havale» edilen meblağın hesaptan ne şekilde çekildiği, hesabın «internet bankacılığına» açık olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının hesabından yapılan havalenin «internet bankacılığı işlemi» ile gerçekleştirildiği, hesap sahibinin şifre bilgilerini saklamakta özen göstermemesi ve üçüncü kişilere hesaba ulaşma olanağı sağlanması durumlarında oluşan zara …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının hesabından yapılan havalenin «internet bankacılığı işlemi» ile gerçekleştirildiği, hesap sahibinin şifre bilgilerini saklamakta özen göstermemesi ve üçüncü kişilere hesaba ulaşma olanağı sağlanması durumlarında oluşan zara …
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/269 E. 2011/8552 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · kusur oranı · eş rızası · mahsup · vade · havale · taşıyan
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi).
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Mahkemece, davaya konu «havale» işleminin davacıya ait kişisel bilgilerin üçüncü şahıslar tarafından elde edilerek banka hesabına girilmesi sonucu gerçekleştirilmiş olduğu kanaatine varılarak, bankanın sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet
Benzer bu karardaSomut olayda, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı «kötüniyetli» kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunların kullanımını müşterileri için zorunlu hale getirmeyen daval …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1618 E. 2011/10906 K.
Ortak:usulsüz tevdi · usulsüz tevdi sözleşmesi · eş rızası · mahsup · vade · taşıyan · kusur · hasar · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi).
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Somut olayda, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunları …
Mahkemece, her ne kadar bilirkişi raporunda davacı tarafa % 80, davalı tarafa ise % 20 «kusur» izafe edilmiş ise de; raporlara göre davalı bankanın güvenlik sistemine girilerek kırılmasının güç olduğunun belirtilmesine göre bankanın kusurlu olduğunun ispatlanamadığı, «son» alınan bilirkişi raporunun da dayanaktan yoksun olduğu genekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, her ne kadar bilirkişi raporunda davacı tarafa % 80, davalı tarafa ise % 20 «kusur» izafe edilmiş ise de; raporlara göre davalı bankanın güvenlik sistemine girilerek kırılmasının güç olduğunun belirtilmesine göre bankanın kusurlu olduğunun ispatlanamadığı, «son» alınan bilirkişi raporunun da dayanaktan yoksun olduğu genekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13020 E. 2010/4435 K.
Ortak:usulsüz tevdi · usulsüz tevdi sözleşmesi · kusur oranı · eş rızası · mahsup · vade · havale · taşıyan
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi).
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
… nda, öncelikle davacının yaptığı suç duyurusuyla ilgili soruşturma evrakı getirtilip, yukarıda açıklanan çerçevede inceleme yapılıp, davacının hesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan kural olarak davalının sorumlu olduğu, hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmesi gerektiği dikkate alınıp, şifre veya hesabın çekilmesinde yardımcı diğer kişisel bilgilerin ele geçirilmesinde davacının kusurunun olup almadığı yönünde davalıya ispat imkanı tanınıp, varsa «kusur oranın» tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üçüncü kişi
Benzer bu kararda… iği, sürekli farklı IP adresleri kullandığının dosya kapsamıyla sabit olduğu, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmede davacının internet şifresini koruyacağını, bunun «üçüncü kişi» tarafından kullanılmasının tüm sonuçlarına katlanacağını kabul ettiği, davalının yeterli güvenlik önlemini aldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14357 E. 2011/6730 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · kusur oranı · eş rızası · mahsup · vade · havale · taşıyan · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi).
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Mahkemece, davaya konu «havale» işleminin davacıya ait kişisel bilgilerin üçüncü şahıslar tarafından elde edilerek banka hesabına girilmesi sonucu gerçekleştirilmiş olduğu kanaatine varılarak, davacının %10 «kusuru» oranında indirim yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının zararının doğmasında davalı bankanın %90, davacının %10 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.750,00 TL’nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı «kötüniyetli» kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunların kullanımını müşterileri için zorunlu hale getirmeyen daval …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13800 E. 2010/5642 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · kusur oranı · eş rızası · mahsup · vade · havale · taşıyan · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi).
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.BK’nun 306 ve 307 nci maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur.Aynı Yasa’nın 472/1 nci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.Bu açıdan değerlendirildiğinde usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir.Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
… tirmesi mümkün iken bunu yerine getirmediğinden kısmen kusurlu olduğu, bu durumda olayda davacının ¾, davalının ise ¼ oranında kusurlu bulundukları, davalı bankanın «kusur oranına» isabet eden miktardan sorumlu tutulabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 3.650,00 YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, fazlaya ait istemin r …
… davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.Mahkemece, davaya konu «havale» işleminin davacıya ait kişisel bilgilerin davacının bilgisayar kayıtlarından temin edilerek üçüncü şahıslar tarafından banka hesabına girilmesi sonucu gerçekleştir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/9739 E. , 2011/2460 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Samsun 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.11.2008 tarih ve 2007/716-2008/1601 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka şubesinde mevduat hesabının olduğunu, internet bankacılığı yoluyla hesabından 5.540,25 TL'nin diğer davalının hesabına aktarıldığını ileri sürerek, 5.540,25 TL'nin 12.04.2007 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., yetki itirazında bulunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı banka vekili, sebepsiz zenginleşmeye dayalı davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının kusuru nedeniyle hesabından para çekildiğini, müvekkiline isnat edilebilecek bir kusurun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankada bulunan hesabından diğer davalı ...'ın hesabına 5.540,25 TL'nin transfer edildiği, bunun 578,34 TL'sinin iade olunduğu, davacı ile davalı banka şubesi arasında imzalanan internet bankacılık sözleşmesinin 6. maddesinin genel işlem şartına bürünmüş bir sorumsuzluk anlaşması olduğu, söz konusu sorumsuzluk anlaşmasının davalı bankayı hafif kusurundan kaynaklanan sorumluluktan kurtardığı, davacının uğradığı zararı davalı bankadan tazmin edebilmesi için bankanın kusurunu ispat etmesinin gerektiği, davalı bankanın kusurlu olduğunu gösterir delil bulunmadığı, diğer davalının ise hesabına yapılan transfer kadar sebepsiz zenginleştiği gerekçesiyle davalı banka hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 4.961,91 TL'nin 11.05.2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte ve 5.540,25 TL'nin 12.04.2007 tarihi ile 11.05.2007 tarihi arasında işlemiş reeskont faizinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı ... temyiz etmiştir.
1) Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davalı banka yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi). Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. BK'nun 306 ve 307 nci maddeleri uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1 nci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Somut olayda, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemde kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının kusuru ile ele geçirildiği kanıtlanmadığı gibi, dava dışı havale alıcısıyla davacının eylem ve işbirliği içinde olduğu hususu da savunulmamıştır. Ayrıca, taraflar arasındaki sözleşmede mevcut sorumsuzluk hükmünün BK'nun 99/2 nci maddesi karşısında davacıyı bağlayıcı yönü de bulunmamaktadır. Bu durum karşısında, davalı bankanın, davacının hesabından bilgisi ve rızası dışında çekilen paradan sorumlu olduğu, hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmediği, şifrenin ele geçirilmesinde davacının kusurunu ispat edemediği dikkate alınıp, davanın bu davalı yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2) Davalı ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davalı internet bankacılığını kullanmadığını, hesabının internet işlemlerine kapalı olduğunu savunmuş olup, bu konuda mahkemece herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Mahkemece davalı savunması üzerinde durulup, hesabına havale edilen meblağın hesaptan ne şekilde çekildiği, hesabın internet bankacılığına açık olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 08.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016543800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz