6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kar kaybı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/3972 E. 2011/2410 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kar kaybı ticari işletme kâr mahrumiyeti dürüstlük kuralı kâr kaybı maddi ve manevi tazminat maddi tazminat ilan haksız rekabet temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 56TTK 57

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının davacıya ait tüpleri korsan olarak doldurduğu kanıtlanamadığından eylemin TTK’nun 57/5. maddesi anlamında değil 57/10. maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, davalının bu tüpleri elinde bulundurması nedeniyle davacının dönüşümünü yapamayıp abone ve kar kaybına uğradığı, davalının bu davranışının dürüstlük kurallarını ihlal eder nitelikte TTK’ nun 56. maddesine de aykırılık oluşturduğu, davacı tarafın hurda haline gelen tüp bedelleri yönünden ayrıca bir talepte bulunmadığı gerekçesiyle davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve önlenmesine, (3.415,68) TL maddi ve (20.000) TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Ancak dava, TTK.’nun 56 vd. maddelerine dayalı haksız rekabetin tespit ve önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili ve hüküm özetinin ilanı istemlerine ilişkindir.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda maddi tazminat hesaplaması yapılırken, davalının haksız rekabet oluşturan eylemi nedeniyle elde edebileceği brüt kardan kurumlar vergisi oranında indirim yapılmıştır. Oysa davacının somut olayda uğradığı zarar, davalının haksız rekabet oluşturan eylemi nedeniyle davacının elde etmekten mahrum kaldığı kazançtır. Bunun belirlenmesinde ise sadece davacının bu kazancı elde etmek için yapmak zorunda olduğu işletme giderlerinin indirilmesi gerekir. Davacının bu kazanç dolayısıyla daha sonra zaten vergi dairesine ödeyeceği kurumlar vergisi tutarının, başlangıçta kazançtan indirilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

3- Yine, davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğuna karar verildiği halde, TTK.’nun 61. maddesi uyarınca hüküm özetinin ilanına karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.

4- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarının tespiti konusunda mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, davalı deposunda bulunan tüplerin dolaşım süresi olarak bir yıllık süre dikkate alınmıştır. Ancak mahkemenin bu kabulü doğru olmayıp davacı tarafça tüplerin tesbit tarihinden daha önce davalınezdinde bulunduğu kanıtlanamadığından mahkemece dava konusu tüplerin davalı deposunda bulunduğunun tespit edildiği tarihten dava tarihine kadar geçen süre içindeki dönüşüm miktarına ve tüplerin adedine göre tazminat hesabı yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.

5- Ayrıca mahkemece TTK.’nun 58. maddesi uyarınca haksız rekabet yüzünden müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari işletmesi veya diğer iktisadi menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeye maruz bulunan kimse maddede belirtilen davaların yanında aynı maddenin (e) bendi uyarınca da Borçlar Kanunu’nun 49. maddesinde gösterilen şartlar mevcutsa manevi tazminat verilmesini de isteyebilecektir. Buna göre, hakimin özel durumları dikkate alarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı, makul ve adalete uygun olmalıdır. Somut olayda ise mahkemece davacı yararına taktir edilen manevi tazminat miktarı, olayın meydana geldiği tarih, olayın oluş şekli, davalı eyleminin niteliği ve tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında, yukarıda açıklanan ilkelere uygun düşmemektedir. Bu durum karşısında mahkemece, davacı yararına daha ılımlı, adalete uygun ve makul bir manevi tazminat taktir edilmek üzere, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13432 E. 2011/5569 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12030 E. 2010/3186 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10886 E. 2010/1991 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Aaüt

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10098 E. 2010/1078 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Aaüt

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10091 E. 2010/1079 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/3972 E.  ,  2011/2410 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Manisa 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.12.2008 tarih ve 2007/321 - 2008/407 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.03.2011 gününde davacı avukatı ... gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkiline ait Aygaz markalı yüz adet ezilmiş ve tahrip edilmiş tüpün davalıya ait depoda bulunduğunu ileri sürerek, davalının fiilinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini ve önlenmesini, tüplerin imhası yoluyla maddi durumun ortadan kaldırılmasını, (50.000) TL manevi (20.000) TL maddi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin imha ettiği kendi tüplerinin arasına yanlışlıkla davacıya ait tüplerin de hurda olarak karıştığını, tüplerin tamamının boş ve hurda olduğunu, davacının fahiş miktarda tazminat talebinde bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının davacıya ait tüpleri korsan olarak doldurduğu kanıtlanamadığından eylemin TTK’nun 57/5. maddesi anlamında değil 57/10. maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, davalının bu tüpleri elinde bulundurması nedeniyle davacının dönüşümünü yapamayıp abone ve kar kaybına uğradığı, davalının bu davranışının dürüstlük kurallarını ihlal eder nitelikte TTK’ nun 56. maddesine de aykırılık oluşturduğu, davacı tarafın hurda haline gelen tüp bedelleri yönünden ayrıca bir talepte bulunmadığı gerekçesiyle davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve önlenmesine, (3.415,68) TL maddi ve (20.000) TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Ancak dava, TTK.’nun 56 vd. maddelerine dayalı haksız rekabetin tespit ve önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili ve hüküm özetinin ilanı istemlerine ilişkindir.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda maddi tazminat hesaplaması yapılırken, davalının haksız rekabet oluşturan eylemi nedeniyle elde edebileceği brüt kardan kurumlar vergisi oranında indirim yapılmıştır. Oysa davacının somut olayda uğradığı zarar, davalının haksız rekabet oluşturan eylemi nedeniyle davacının elde etmekten mahrum kaldığı kazançtır. Bunun belirlenmesinde ise sadece davacının bu kazancı elde etmek için yapmak zorunda olduğu işletme giderlerinin indirilmesi gerekir. Davacının bu kazanç dolayısıyla daha sonra zaten vergi dairesine ödeyeceği kurumlar vergisi tutarının, başlangıçta kazançtan indirilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

3- Yine, davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğuna karar verildiği halde, TTK.’nun 61. maddesi uyarınca hüküm özetinin ilanına karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.

4- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarının tespiti konusunda mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, davalı deposunda bulunan tüplerin dolaşım süresi olarak bir yıllık süre dikkate alınmıştır. Ancak mahkemenin bu kabulü doğru olmayıp davacı tarafça tüplerin tesbit tarihinden daha önce davalınezdinde bulunduğu kanıtlanamadığından mahkemece dava konusu tüplerin davalı deposunda bulunduğunun tespit edildiği tarihten dava tarihine kadar geçen süre içindeki dönüşüm miktarına ve tüplerin adedine göre tazminat hesabı yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.

5- Ayrıca mahkemece TTK.’nun 58. maddesi uyarınca haksız rekabet yüzünden müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari işletmesi veya diğer iktisadi menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeye maruz bulunan kimse maddede belirtilen davaların yanında aynı maddenin (e) bendi uyarınca da Borçlar Kanunu’nun 49. maddesinde gösterilen şartlar mevcutsa manevi tazminat verilmesini de isteyebilecektir. Buna göre, hakimin özel durumları dikkate alarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı, makul ve adalete uygun olmalıdır. Somut olayda ise mahkemece davacı yararına taktir edilen manevi tazminat miktarı, olayın meydana geldiği tarih, olayın oluş şekli, davalı eyleminin niteliği ve tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında, yukarıda açıklanan ilkelere uygun düşmemektedir.

Bu durum karşısında mahkemece, davacı yararına daha ılımlı, adalete uygun ve makul bir manevi tazminat taktir edilmek üzere, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (4) ve (5) no’lu betlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz taraflar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 08.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016512500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.