Kar kaybı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/3972 E. 2011/2410 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kar kaybı↗ ticari işletme↗ kâr mahrumiyeti↗ dürüstlük kuralı↗ kâr kaybı↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının davacıya ait tüpleri korsan olarak doldurduğu kanıtlanamadığından eylemin TTK’nun 57/5. maddesi anlamında değil 57/10. maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, davalının bu tüpleri elinde bulundurması nedeniyle davacının dönüşümünü yapamayıp abone ve kar kaybına uğradığı, davalının bu davranışının dürüstlük kurallarını ihlal eder nitelikte TTK’ nun 56. maddesine de aykırılık oluşturduğu, davacı tarafın hurda haline gelen tüp bedelleri yönünden ayrıca bir talepte bulunmadığı gerekçesiyle davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve önlenmesine, (3.415,68) TL maddi ve (20.000) TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, TTK.’nun 56 vd. maddelerine dayalı haksız rekabetin tespit ve önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili ve hüküm özetinin ilanı istemlerine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda maddi tazminat hesaplaması yapılırken, davalının haksız rekabet oluşturan eylemi nedeniyle elde edebileceği brüt kardan kurumlar vergisi oranında indirim yapılmıştır. Oysa davacının somut olayda uğradığı zarar, davalının haksız rekabet oluşturan eylemi nedeniyle davacının elde etmekten mahrum kaldığı kazançtır. Bunun belirlenmesinde ise sadece davacının bu kazancı elde etmek için yapmak zorunda olduğu işletme giderlerinin indirilmesi gerekir. Davacının bu kazanç dolayısıyla daha sonra zaten vergi dairesine ödeyeceği kurumlar vergisi tutarının, başlangıçta kazançtan indirilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Yine, davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğuna karar verildiği halde, TTK.’nun 61. maddesi uyarınca hüküm özetinin ilanına karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarının tespiti konusunda mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, davalı deposunda bulunan tüplerin dolaşım süresi olarak bir yıllık süre dikkate alınmıştır. Ancak mahkemenin bu kabulü doğru olmayıp davacı tarafça tüplerin tesbit tarihinden daha önce davalınezdinde bulunduğu kanıtlanamadığından mahkemece dava konusu tüplerin davalı deposunda bulunduğunun tespit edildiği tarihten dava tarihine kadar geçen süre içindeki dönüşüm miktarına ve tüplerin adedine göre tazminat hesabı yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
5- Ayrıca mahkemece TTK.’nun 58. maddesi uyarınca haksız rekabet yüzünden müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari işletmesi veya diğer iktisadi menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeye maruz bulunan kimse maddede belirtilen davaların yanında aynı maddenin (e) bendi uyarınca da Borçlar Kanunu’nun 49. maddesinde gösterilen şartlar mevcutsa manevi tazminat verilmesini de isteyebilecektir. Buna göre, hakimin özel durumları dikkate alarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı, makul ve adalete uygun olmalıdır. Somut olayda ise mahkemece davacı yararına taktir edilen manevi tazminat miktarı, olayın meydana geldiği tarih, olayın oluş şekli, davalı eyleminin niteliği ve tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında, yukarıda açıklanan ilkelere uygun düşmemektedir. Bu durum karşısında mahkemece, davacı yararına daha ılımlı, adalete uygun ve makul bir manevi tazminat taktir edilmek üzere, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13432 E. 2011/5569 K.
Ortak:kar kaybı · kâr mahrumiyeti · kâr kaybı · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… oruna dayanılarak, davalının davacıya ait tüpleri korsan olarak doldurduğu kanıtlanamadığından eylemin TTK’nun 57/5. maddesi anlamında değil 57/10. maddesi uyarınca «haksız rekabet» teşkil ettiği, davalının bu tüpleri elinde bulundurması nedeniyle davacının dönüşümünü yapamayıp abone ve «kar kaybına» uğradığı, davalının bu davranışının «dürüstlük kurallarını» ihlal eder nitelikte TTK’ nun 56. maddesine de aykırılık oluşturduğu, davacı tarafın hurda haline gelen tüp bedelleri yönünden ayrıca bir talepte bulunmadığı gerekçesiyle davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve önlenmesine, (3.415,68) TL maddi ve (20.000) TL manevi tazminatın «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak dava, TTK.’nun 56 vd. maddelerine dayalı «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili ve hüküm özetinin «ilanı» istemlerine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda «maddi tazminat» hesaplaması yapılırken, davalının «haksız rekabet» oluşturan eylemi nedeniyle elde edebileceği brüt kardan kurumlar vergisi oranında indirim yapılmıştır.
Benzer bu karardaDavacı taraf, dava dilekçesinde LPG tüplerinin dolaşımdan çıkarılması nedeni ile yenilerinin dolaşıma sokulması maliyetleri ile dolaşımdan çıkarılması nedeni ile uğranılan «kar kaybının» tahsilini istemiş, mahkemece, davalı şirketin eylemi nedeniyle davacının kullanma olanağından yoksun kaldığı tüpler için tüp 1 yıllık dönüşüm tarihi esas alınarak «kar mahrumiyeti» hesabı yapılarak, belirlenen «maddi tazminat» miktarı hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında tüplerin «takasına» ilişkin bir sözleşme veya uygulamanın bulunduğunun iddia ve ispat edilemediği, eylemin «haksız rekabet» teşkil ettiği, «marka hakkına tecavüz» olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.731,20 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalının fiilinin haksız rekabet oluşturduğunun tespit ve önlenmesine, hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, mümeyyiz davalının tesisinde tespit edilen tüplerin tespit tarihinden dava tarihine kadar olan süreçte dolaşımdan çekilmiş olması nedeniyle uğranılan «kar kaybının» hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken, ele geçen tüpler için geleceğe yönelik olarak zarar hesabı yapılması doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar mahrumiyeti · takas · marka hakkına tecavüz · taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında tüplerin «takasına» ilişkin bir sözleşme veya uygulamanın bulunduğunun iddia ve ispat edilemediği, eylemin «haksız rekabet» teşkil ettiği, «marka hakkına tecavüz» olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.731,20 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalının fiilinin haksız rekabet oluşturduğunun tespit ve önlenmesine, hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
2-Ancak, dava, «haksız rekabetin» tespiti, men’i ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkin olup, davacıya ait markayı «taşıyan» tüplerin davalı şirket deposunda bulunduğu ve bu bulundurmanın haklı ve yasal bir nedene dayanmadığı dosya kapsamı ile sabittir.
Davacı taraf, dava dilekçesinde LPG tüplerinin dolaşımdan çıkarılması nedeni ile yenilerinin dolaşıma sokulması maliyetleri ile dolaşımdan çıkarılması nedeni ile uğranılan «kar kaybının» tahsilini istemiş, mahkemece, davalı şirketin eylemi nedeniyle davacının kullanma olanağından yoksun kaldığı tüpler için tüp 1 yıllık dönüşüm tarihi esas alınarak «kar mahrumiyeti» hesabı yapılarak, belirlenen «maddi tazminat» miktarı hüküm altına alınmıştır.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12030 E. 2010/3186 K.
Ortak:ilan · haksız rekabet · temerrüt
İncelediğiniz kararda… oruna dayanılarak, davalının davacıya ait tüpleri korsan olarak doldurduğu kanıtlanamadığından eylemin TTK’nun 57/5. maddesi anlamında değil 57/10. maddesi uyarınca «haksız rekabet» teşkil ettiği, davalının bu tüpleri elinde bulundurması nedeniyle davacının dönüşümünü yapamayıp abone ve «kar kaybına» uğradığı, davalının bu davranışının «dürüstlük kurallarını» ihlal eder nitelikte TTK’ nun 56. maddesine de aykırılık oluşturduğu, davacı tarafın hurda haline gelen tüp bedelleri yönünden ayrıca bir talepte bulunmadığı gerekçesiyle davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve önlenmesine, (3.415,68) TL maddi ve (20.000) TL manevi tazminatın «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak dava, TTK.’nun 56 vd. maddelerine dayalı «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili ve hüküm özetinin «ilanı» istemlerine ilişkindir.
3- Yine, davalının eyleminin «haksız rekabet» oluşturduğuna karar verildiği halde, TTK.’nun 61. maddesi uyarınca hüküm özetinin «ilanına» karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… apsamına göre, davalının işyerinde davacının markalarını 59 adet boş tüpün bulundurulduğu, tüplerin doldurarak tekrar satışa sunulduğunun kanıtlanamadığı, eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil etmediği, «haksız rekabet» oluşturduğu, manevi zararın da gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile men’ine, 182.40 YTL maddi ve 200 YTL manevi tazminatın «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, tüplerin toplatılmasına ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
2- Dava, marka hakkına dayalı «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, manevi tazminat ve diğer fer’i istemlere ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · temerrüt faizi
Benzer bu kararda… apsamına göre, davalının işyerinde davacının markalarını 59 adet boş tüpün bulundurulduğu, tüplerin doldurarak tekrar satışa sunulduğunun kanıtlanamadığı, eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil etmediği, «haksız rekabet» oluşturduğu, manevi zararın da gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile men’ine, 182.40 YTL maddi ve 200 YTL manevi tazminatın «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, tüplerin toplatılmasına ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10886 E. 2010/1991 K.
Ortak:ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda2- Ancak dava, TTK.’nun 56 vd. maddelerine dayalı «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili ve hüküm özetinin «ilanı» istemlerine ilişkindir.
3- Yine, davalının eyleminin «haksız rekabet» oluşturduğuna karar verildiği halde, TTK.’nun 61. maddesi uyarınca hüküm özetinin «ilanına» karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… oruna dayanılarak, davalının davacıya ait tüpleri korsan olarak doldurduğu kanıtlanamadığından eylemin TTK’nun 57/5. maddesi anlamında değil 57/10. maddesi uyarınca «haksız rekabet» teşkil ettiği, davalının bu tüpleri elinde bulundurması nedeniyle davacının dönüşümünü yapamayıp abone ve «kar kaybına» uğradığı, davalının bu davranışının «dürüstlük kurallarını» ihlal eder nitelikte TTK’ nun 56. maddesine de aykırılık oluşturduğu, davacı tarafın hurda haline gelen tüp bedelleri yönünden ayrıca bir talepte bulunmadığı gerekçesiyle davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve önlenmesine, (3.415,68) TL maddi ve (20.000) TL manevi tazminatın «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının iş yerinde davacının markalarını «taşıyan» boş tüpleri bulundurduğu, eylemin «marka hakkına tecavüz» teşkil etmediği ancak «haksız rekabet» oluşturduğu, manevi zararın da gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men’ine, 100.00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, tüplerin imhasına ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
2-Dava, «marka hakkına tecavüz» ile «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, manevi tazminat ve diğer fer’i istemlere ilişkindir.
Ayrıca; mahkemece, «haksız rekabetinin» önlenmesine ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maktu vekalet ücreti · marka hakkına tecavüz · taşıyan · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının iş yerinde davacının markalarını «taşıyan» boş tüpleri bulundurduğu, eylemin «marka hakkına tecavüz» teşkil etmediği ancak «haksız rekabet» oluşturduğu, manevi zararın da gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men’ine, 100.00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, tüplerin imhasına ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
… a mahkemece, davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi için belirlediği maktu miktar üzerinden, kabul edilen «haksız rekabetin» önlenmesi istemi için ayrı, manevi tazminat istemi için ayrı olmak üzere toplam iki kez «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde tek maktu vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Dava, «marka hakkına tecavüz» ile «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, manevi tazminat ve diğer fer’i istemlere ilişkindir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10098 E. 2010/1078 K.
Ortak:ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda2- Ancak dava, TTK.’nun 56 vd. maddelerine dayalı «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili ve hüküm özetinin «ilanı» istemlerine ilişkindir.
3- Yine, davalının eyleminin «haksız rekabet» oluşturduğuna karar verildiği halde, TTK.’nun 61. maddesi uyarınca hüküm özetinin «ilanına» karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… oruna dayanılarak, davalının davacıya ait tüpleri korsan olarak doldurduğu kanıtlanamadığından eylemin TTK’nun 57/5. maddesi anlamında değil 57/10. maddesi uyarınca «haksız rekabet» teşkil ettiği, davalının bu tüpleri elinde bulundurması nedeniyle davacının dönüşümünü yapamayıp abone ve «kar kaybına» uğradığı, davalının bu davranışının «dürüstlük kurallarını» ihlal eder nitelikte TTK’ nun 56. maddesine de aykırılık oluşturduğu, davacı tarafın hurda haline gelen tüp bedelleri yönünden ayrıca bir talepte bulunmadığı gerekçesiyle davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve önlenmesine, (3.415,68) TL maddi ve (20.000) TL manevi tazminatın «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının iş yerinde davacının markalarını «taşıyan» boş ve dolu tüpleri bulundurduğu, eylemin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği, «haksız rekabet» oluşturduğu, manevi zararın da gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men’ine, 100.00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, tüplerin imhasına ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
2-Ayrıca mahkemece, «haksız rekabetinin» önlenmesine ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
… a mahkemece, davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi için belirlediği maktu miktar üzerinden, kabul edilen «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» önlenmesi istemi için ayrı, manevi tazminat istemi için ayrı olmak üzere toplam iki kez «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde tek maktu vekalet ücretine karar verilmesi dahi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maktu vekalet ücreti · marka hakkına tecavüz · taşıyan · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… a mahkemece, davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi için belirlediği maktu miktar üzerinden, kabul edilen «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» önlenmesi istemi için ayrı, manevi tazminat istemi için ayrı olmak üzere toplam iki kez «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde tek maktu vekalet ücretine karar verilmesi dahi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının iş yerinde davacının markalarını «taşıyan» boş ve dolu tüpleri bulundurduğu, eylemin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği, «haksız rekabet» oluşturduğu, manevi zararın da gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men’ine, 100.00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, tüplerin imhasına ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10091 E. 2010/1079 K.
Ortak:maddi tazminat · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda2- Ancak dava, TTK.’nun 56 vd. maddelerine dayalı «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili ve hüküm özetinin «ilanı» istemlerine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda «maddi tazminat» hesaplaması yapılırken, davalının «haksız rekabet» oluşturan eylemi nedeniyle elde edebileceği brüt kardan kurumlar vergisi oranında indirim yapılmıştır.
3- Yine, davalının eyleminin «haksız rekabet» oluşturduğuna karar verildiği halde, TTK.’nun 61. maddesi uyarınca hüküm özetinin «ilanına» karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının iş yerinde davacının markalarını «taşıyan» boş ve dolu tüpleri bulundurduğu, eylemin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği, «haksız rekabet» oluşturduğu, manevi zararın da gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men’ine, 100.00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, tüplerin imhasına, hükmün «ilanına» ve «maddi tazminat» talebinin ise «feragat» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
2- Ayrıca mahkemece, «haksız rekabetinin» önlenmesine ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
… a mahkemece, davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi için belirlediği maktu miktar üzerinden, kabul edilen «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» önlenmesi istemi için ayrı, manevi tazminat istemi için ayrı olmak üzere toplam iki kez «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde tek maktu vekalet ücretine karar verilmesi dahi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maktu vekalet ücreti · marka hakkına tecavüz · feragat · taşıyan · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının iş yerinde davacının markalarını «taşıyan» boş ve dolu tüpleri bulundurduğu, eylemin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği, «haksız rekabet» oluşturduğu, manevi zararın da gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men’ine, 100.00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, tüplerin imhasına, hükmün «ilanına» ve «maddi tazminat» talebinin ise «feragat» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… a mahkemece, davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi için belirlediği maktu miktar üzerinden, kabul edilen «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» önlenmesi istemi için ayrı, manevi tazminat istemi için ayrı olmak üzere toplam iki kez «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde tek maktu vekalet ücretine karar verilmesi dahi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/3972 E. , 2011/2410 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Manisa 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.12.2008 tarih ve 2007/321 - 2008/407 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.03.2011 gününde davacı avukatı ... gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait Aygaz markalı yüz adet ezilmiş ve tahrip edilmiş tüpün davalıya ait depoda bulunduğunu ileri sürerek, davalının fiilinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini ve önlenmesini, tüplerin imhası yoluyla maddi durumun ortadan kaldırılmasını, (50.000) TL manevi (20.000) TL maddi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin imha ettiği kendi tüplerinin arasına yanlışlıkla davacıya ait tüplerin de hurda olarak karıştığını, tüplerin tamamının boş ve hurda olduğunu, davacının fahiş miktarda tazminat talebinde bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının davacıya ait tüpleri korsan olarak doldurduğu kanıtlanamadığından eylemin TTK’nun 57/5. maddesi anlamında değil 57/10. maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, davalının bu tüpleri elinde bulundurması nedeniyle davacının dönüşümünü yapamayıp abone ve kar kaybına uğradığı, davalının bu davranışının dürüstlük kurallarını ihlal eder nitelikte TTK’ nun 56. maddesine de aykırılık oluşturduğu, davacı tarafın hurda haline gelen tüp bedelleri yönünden ayrıca bir talepte bulunmadığı gerekçesiyle davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve önlenmesine, (3.415,68) TL maddi ve (20.000) TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, TTK.’nun 56 vd. maddelerine dayalı haksız rekabetin tespit ve önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili ve hüküm özetinin ilanı istemlerine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda maddi tazminat hesaplaması yapılırken, davalının haksız rekabet oluşturan eylemi nedeniyle elde edebileceği brüt kardan kurumlar vergisi oranında indirim yapılmıştır. Oysa davacının somut olayda uğradığı zarar, davalının haksız rekabet oluşturan eylemi nedeniyle davacının elde etmekten mahrum kaldığı kazançtır. Bunun belirlenmesinde ise sadece davacının bu kazancı elde etmek için yapmak zorunda olduğu işletme giderlerinin indirilmesi gerekir. Davacının bu kazanç dolayısıyla daha sonra zaten vergi dairesine ödeyeceği kurumlar vergisi tutarının, başlangıçta kazançtan indirilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Yine, davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğuna karar verildiği halde, TTK.’nun 61. maddesi uyarınca hüküm özetinin ilanına karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarının tespiti konusunda mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, davalı deposunda bulunan tüplerin dolaşım süresi olarak bir yıllık süre dikkate alınmıştır. Ancak mahkemenin bu kabulü doğru olmayıp davacı tarafça tüplerin tesbit tarihinden daha önce davalınezdinde bulunduğu kanıtlanamadığından mahkemece dava konusu tüplerin davalı deposunda bulunduğunun tespit edildiği tarihten dava tarihine kadar geçen süre içindeki dönüşüm miktarına ve tüplerin adedine göre tazminat hesabı yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
5- Ayrıca mahkemece TTK.’nun 58. maddesi uyarınca haksız rekabet yüzünden müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari işletmesi veya diğer iktisadi menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeye maruz bulunan kimse maddede belirtilen davaların yanında aynı maddenin (e) bendi uyarınca da Borçlar Kanunu’nun 49. maddesinde gösterilen şartlar mevcutsa manevi tazminat verilmesini de isteyebilecektir. Buna göre, hakimin özel durumları dikkate alarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı, makul ve adalete uygun olmalıdır. Somut olayda ise mahkemece davacı yararına taktir edilen manevi tazminat miktarı, olayın meydana geldiği tarih, olayın oluş şekli, davalı eyleminin niteliği ve tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında, yukarıda açıklanan ilkelere uygun düşmemektedir.
Bu durum karşısında mahkemece, davacı yararına daha ılımlı, adalete uygun ve makul bir manevi tazminat taktir edilmek üzere, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (4) ve (5) no’lu betlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz taraflar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 08.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016512500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz