Iskonto
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/14536 E. 2014/2258 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iskonto↗ teslim tarihi↗ zimmet↗ bozma sonrası karar↗ tahsilde tekerrür↗ müteselsil sorumluluk↗ şirket zararı↗ basiretli tacir↗ komisyon↗ kâr kaybı↗ kâr dağıtımı↗ fatura↗ yönetim kurulu kararı↗ tacir↗ yasal faiz↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ temsil↗ teslim↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak; 01.01.1992-31.12.1993 dönemi için Renault marka otomobil temini amacı ile davacı şirket adına yönetim kurulu başkanı B.. B.., Genel Müdür […]. Ö.. ve Muhasebe […]. B..'ndan oluşan komisyon kurulduğu, bu komisyonunun N. Otomobilcilik Ltd. Şti. ile sözleşme imzaladığı, bu komisyonun satın aldığı otomobillerin katılımcıların parası ile alındığı, muhtemel iskonto kaybının davacı şirketin kaynakları ile ilgisi olmadığından bu iddiaya dayalı zararın doğmadığı, aynı şekilde davacı şirketin bünyesinde kurulan komisyon tarafından T. İnşaat Ticaret Ltd. Şti. ile üç dönem halinde otomobil temini için 3 ayrı sözleşme imzalandığı, bu 3 sözleşme ile farklı marka ve cins grubu araç alımı karara bağlandığı, bu kampanya kapsamında alınan araçlarla ilgili zarar doğmuş olsa dahi bu zararın kampanyaya katılan kişileri ilgilendirdiği ve davacı şirketin zararının olmadığı, davacı şirketin zararı kampanya dönemlerine katılım tarihi geçirilmiş olmasına rağmen düzenlenen kampanyalara sonradan katılımcı kabul edilmesinden kaynaklandığı, kampanyanın çalışma şekli sabit fiyatla ancak fiyat artışlarının eşit dağıtıldığı ve sıra bekleme şeklinde oluşturulmuş olup, planlanan kişi üzerinde katılımcı alınmasının katılımcıya teslim edilecek otomobili son teslim tarihlerini aşmasına, dolayısıyla fazladan fiyat artışlarının otomobil üzerine binmesine sebep olduğu, son teslim tarihini aşan otomobil zamlarının davacı şirketin 333.410,95 TL tutarında zararını oluşturduğu,bu komisyonun 3 üyesi B.. B.., M.. Ö.. ve E.. B..’nun sorumlu olduğu, aynı şekilde davacı şirket adına muhasebe şefi C.. C..’ın 04.08.1992 tarihinde 10.000,00 TL tahsil etmesine rağmen bu parayı davacı şirketin hesaplarına kaydetmediği, ancak bu para kayıt edilmiş gibi şirket adına ödeme yapıldığı ve davalı C.. C..'ın zimmetinde 10.000,00 TL olduğu, İlksan Genel Müdürlüğü’nün 3 ayrı fatura ile davacı şirkete demirbaş satışı yaptığı ve bu demirbaş satışına karşılık davacı şirket tarafından 37.279,94 TL ödeme kaydedildiği, ancak bu ödemeye karşılık bir belge kayıtlarda bulunmadığına göre bu miktardan muhasebe müdürü E.. B.. ve Muhasebe […]. C..'ın sorumlu olduğu, davacı şirketin toplam zararının 525.407,80 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle 525.407,80 TL'nin zararın oluştuğu tarih olan 03/02/1995 tarihinden itibaren işleyecek kademeli ve değişken oranlarda yasal faizi ile birlikte davalılar B.. B.., M.. Ö.. ve E.. B..'ndan müştereken ve müteselsilen alınıp, davacıya ödenmesine, bu miktardan davalı C.. C..'ın 3.025,18 TL'sinden ve yasal faizinden tahsilde tekerrüre mahal verilmemek kaydı ile müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına, her ne kadar davalılar
A.. Ö.., İ.. Ş.., […]. O.. ve M.. Y.. lehine dava açılmış ise de, bu davalıların davacı şirketteki konumlarına ve yaptıkları iş ve gerekçede anlatılan sorumluluk nedenlerine göre zarardan sorumlu olmadıkları gerekçesiyle bu davalılar yönünden davanın reddine, davalılar M.. K.. ve H.. S.. yönünden verilen ilk karar kesinleştiğinden bu davalılar yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- […]. Y.. hakkında verilen ilk kararı temyiz etmiş ise de Dairemizin 11.04.2006 tarih 2005/1844 esas, 2006/3888 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere adı geçen davalının temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmekle bu davalı yönünden kararın kesinleşmesine, yine davalı […]. O..'un hakkında verilen kararı temyiz etmediğinden verilen ilk kararın bu davalı hakkında kesinleşmesine rağmen mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra verilen kararda bu davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi davalılardan M.. Ö.., hakkında verilen ilk kararı temyiz etmediğinden verilen ilk kararın bu davalı hakkında da kesinleşmesine rağmen, bozma sonrası verilen kararda bu davalı aleyhine daha düşük miktarda tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacının davalılardan A.. Ö.. ve İ.. Ş..'e yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemenin de kabulünde olduğu üzere bu davalılar mahkemece varlığı saptanan zararın doğumu tarihinde yönetim kurulu üyesi olup, zaman bakımından olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK 319. maddesi anlamında bir görev taksiminin varlığı da kanıtlanamamıştır. Aynı yasanın 320. maddesi uyarınca basiretli bir tacir gibi hareket etme durumunda olan yönetim kurulu üyesi davalılar şirketin zararına sebebiyet veren şirket çalışanlarını denetlememek nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu oldukları gibi, diğer yönetim kurulu üyeleriyle de müteselsil sorumlulukları söz konusudur. Kaldı ki mahkemece bozmadan önceki verilen kararda bu davalıların sorumluluğuna karar verilmiş olup, dosya içersinde yer alan Maliye Bakanlığı hesap uzmanları tarafından hazırlanan müteferrik rapor, Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 1994/127 esas sayılı dosyasına sunulan 07.03.1995 tarihli bilirkişi raporu, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 1994/127 Esas sayılı dosyasına sunulan 07.03.1995 tarihli bilirkişi raporu ve 04.05.1995 tarihli ek bilirkişi raporu, mahkemenin işbu dosyası için aldırılan 10.10.2003 tarihli rapor ve 12.02.2004 tarihli ek rapor, 04.02.2011 tarihli bilirkişi raporu ve 31.05.2011 tarihli ek bilirkişi raporlarının hepsinde hem otomobil kampanyası düzenlenmesi kararı alan ve uygulayan yönetim kurulu başkanı ve üyelerinin sorumlu oldukları hem de şirketi temsile yetkili idarecilerin sorumlu oldukları belirtilmiş iken bu raporlar ile çelişen 12.04.2012 tarihli rapora göre davalıların sorumlu olmadıklarına karar verildiği anlaşılmış olup mahkemece raporlar arasındaki bu çelişki giderilmeden karar verilmesi yerinde olmadığı gibi, ayrıca davalıların Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 1994/127 esas, 1995/195 karar sayılı kararıyla davalıların arsa satım usulsüzlüğünün yanısıra işbu davaya konu otomobil kampanyasındaki usulsüzlük nedeniyle de mahkumiyetlerine karar verildiği ve kararın kesinleştiğinin anlaşılmasına göre davalılar hakkında verilen bu ceza kararının mahkemeyi bağlayıp bağlamayacağının değerlendirilmesinin yapılması gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak soyut ifadeler ile davalıların sorumlu olmadıklarından bahisle davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5804 E. 2022/8488 K.
Ortak:tahsilde tekerrür · müteselsil sorumluluk · şirket zararı · komisyon · yönetim kurulu kararı · yasal faiz · eksik inceleme · temsil
İncelediğiniz karardaAynı yasanın 320. maddesi uyarınca basiretli bir «tacir» gibi hareket etme durumunda olan «yönetim kurulu» üyesi davalılar «şirketin zararına» sebebiyet veren şirket çalışanlarını denetlememek nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu oldukları gibi, diğer yönetim kurulu üyeleriyle de «müteselsil sorumlulukları» söz konusudur.
… araç alımı karara bağlandığı, bu kampanya kapsamında alınan araçlarla ilgili zarar doğmuş olsa dahi bu zararın kampanyaya katılan kişileri ilgilendirdiği ve davacı «şirketin zararının» olmadığı, davacı şirketin zararı kampanya dönemlerine katılım tarihi geçirilmiş olmasına rağmen düzenlenen kampanyalara sonradan katılımcı kabul edilmesinden kaynaklandığı, kampanyanın çalışma şekli sabit fiyatla ancak fiyat artışlarının eşit «dağıtıldığı» ve sıra bekleme şeklinde oluşturulmuş olup, planlanan kişi üzerinde katılımcı alınmasının katılımcıya «teslim» edilecek otomobili «son» «teslim tarihlerini» aşmasına, dolayısıyla fazladan fiyat artışlarının otomobil üzerine binmesine sebep olduğu, son teslim tarihini aşan otomobil zamlarının davacı şirketin 333.410,95 TL tutarında zararını oluşturduğu,bu «komisyonun» 3 üyesi B..
C..'ın 3.025,18 TL'sinden ve yasal faizinden «tahsilde tekerrüre» mahal verilmemek «kaydı» ile müştereken ve «müteselsilen sorumlu» tutulmasına, her ne kadar davalılar A..
Benzer bu karardaA.Ş. tarafından yürütülen 5 adet otomobil kampanyalarına «son» katılma tarihi belirli olmasına rağmen süresinden sonra kampanyalara fazladan kişi kabul ettikleri, sonradan iştirakçı olarak kabul edilenlere araçların öncelikli olarak verildiği, kampanya sonrasında verilemeyen araçların bulunduğu, gerçek hak sahibi olan iştirakçilere kampanya şartnameleri hükümlerine göre dondurulmuş sabit fiyatlarla verilmesi gerektiğinden otomobiller temin edilirken satıcı firmalara yersiz olarak fark ödemesi yapılmak suretiyle davacı «şirketin zararına» sebebiyet verildiği, şirket parasının usulsüz olarak kişiler menfaatine kullanıldığı, muhasebe kayıtlarında hileli işlemler yapıldığı, usulsüz olarak kasadan ödeme yapılmış gibi gösterildiği, hesaptan yapılan ödemelerin kasadan yapılmış gibi muhasebe kayıtları tutulduğu, bu suretle de şirketin zarara uğratıldığı, en son uzman bilirkişi heyetince verilen 62 sayfadan ibaret 23.05.2018 tarihli raporda belirlenen gerçekçi ve bilimsel verilere göre 525.407,80 TL'lik otomobil kampanyaları ile ilgili oluşturulmuş olan «komisyona» şirket «yönetim kurulu» kararı ile üye olarak «görevlendirilen» ve bu işlemlerle ilgili «temsil» ve ilzama yetkili kılınan yönetim kurulu başkanı ..., genel müdür vekili ..., muhasebe şefi ...'nun müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, bütün otomobil kampanyalarının bu komisyon sorumluluğu altında yürütüldüğü, alınan karar ve yapılan işlemlerden komisyonda görev almış şahısların sorumlu olmadıkları veya bilgileri dışında yapıldığı yönündeki savunma ve itirazların yasaya uygun «mazeret» sayılamayacağı, 372.924.00 TL'lik zarardan da genel müdür vekili ..., yönetim kurulu başkanı ..., muhasebe müdürü ...'ın müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukla …
… ahkumiyet kararına hukuken itibar etmesi de gerektiği gerekçesi ile davalılar ..., ... ve ... yönünden hüküm kesinleşmiş olmakla yeniden bu davalılar yönünden karar «verilmesine yer olmadığına», davalılar ... vefatı ile (yasal «mirasçıları» ..., ..., ...'nın) müştereken ve müteselsilen olmak üzere davalı ...'nun, davalı ... ve davalı ...'in 525.407,80 TL'den zararın oluştuğu tarih olan 03/02/1995 tarihinden itibaren işletilecek kademeli değişen oranda «yasal faizi» ile birlikte müştereken ve müteselsilen bu miktar alacağın kendilerinden tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... yönünden de bu alacağın 3.025,18 TL'lik kısmı ile bu kısma zararın oluştuğu tarih olan 03/02/1995 tarihinden itibaren kademeli değişen oranda yasal faiz uygulanmak suretiyle bu miktar alacağın «tahsilde tekerrüre» sebebiyet verilmeksizin diğer davalılar yanında müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, ... ve ... yönünden Ankara 20.
Bu durumda mahkemece öncelikle davacı «şirketin zarar» kalemini oluşturan kampanya usulsüzlüklerinin ayrı ayrı belirlenip, alınan ancak kime satıldığı belirlenemeyen kayıp araç sayısının ve buna ilişkin zararın somut olarak tespit edilmesi ile davalı ... ve ...’ün de hangi nedenle hangi zararlardan sorumlu olduklarının da «kesin» olarak belirlenmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mazeret · mirasçılık · kusur · karar verilmesine yer olmadığına · kesin hüküm · görevli mahkeme
Benzer bu karardaA.Ş. tarafından yürütülen 5 adet otomobil kampanyalarına «son» katılma tarihi belirli olmasına rağmen süresinden sonra kampanyalara fazladan kişi kabul ettikleri, sonradan iştirakçı olarak kabul edilenlere araçların öncelikli olarak verildiği, kampanya sonrasında verilemeyen araçların bulunduğu, gerçek hak sahibi olan iştirakçilere kampanya şartnameleri hükümlerine göre dondurulmuş sabit fiyatlarla verilmesi gerektiğinden otomobiller temin edilirken satıcı firmalara yersiz olarak fark ödemesi yapılmak suretiyle davacı «şirketin zararına» sebebiyet verildiği, şirket parasının usulsüz olarak kişiler menfaatine kullanıldığı, muhasebe kayıtlarında hileli işlemler yapıldığı, usulsüz olarak kasadan ödeme yapılmış gibi gösterildiği, hesaptan yapılan ödemelerin kasadan yapılmış gibi muhasebe kayıtları tutulduğu, bu suretle de şirketin zarara uğratıldığı, en son uzman bilirkişi heyetince verilen 62 sayfadan ibaret 23.05.2018 tarihli raporda belirlenen gerçekçi ve bilimsel verilere göre 525.407,80 TL'lik otomobil kampanyaları ile ilgili oluşturulmuş olan «komisyona» şirket «yönetim kurulu» kararı ile üye olarak «görevlendirilen» ve bu işlemlerle ilgili «temsil» ve ilzama yetkili kılınan yönetim kurulu başkanı ..., genel müdür vekili ..., muhasebe şefi ...'nun müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, bütün otomobil kampanyalarının bu komisyon sorumluluğu altında yürütüldüğü, alınan karar ve yapılan işlemlerden komisyonda görev almış şahısların sorumlu olmadıkları veya bilgileri dışında yapıldığı yönündeki savunma ve itirazların yasaya uygun «mazeret» sayılamayacağı, 372.924.00 TL'lik zarardan da genel müdür vekili ..., yönetim kurulu başkanı ..., muhasebe müdürü ...'ın müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukla …
… ahkumiyet kararına hukuken itibar etmesi de gerektiği gerekçesi ile davalılar ..., ... ve ... yönünden hüküm kesinleşmiş olmakla yeniden bu davalılar yönünden karar «verilmesine yer olmadığına», davalılar ... vefatı ile (yasal «mirasçıları» ..., ..., ...'nın) müştereken ve müteselsilen olmak üzere davalı ...'nun, davalı ... ve davalı ...'in 525.407,80 TL'den zararın oluştuğu tarih olan 03/02/1995 tarihinden itibaren işletilecek kademeli değişen oranda «yasal faizi» ile birlikte müştereken ve müteselsilen bu miktar alacağın kendilerinden tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... yönünden de bu alacağın 3.025,18 TL'lik kısmı ile bu kısma zararın oluştuğu tarih olan 03/02/1995 tarihinden itibaren kademeli değişen oranda yasal faiz uygulanmak suretiyle bu miktar alacağın «tahsilde tekerrüre» sebebiyet verilmeksizin diğer davalılar yanında müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, ... ve ... yönünden Ankara 20.
… bağlayıp bağlayamayacağı, bağlayacak ise hangi hususlarda bağlayacağı hususunun düzenlendiği, Hukuk Hakiminin Ceza Hakimi tarafından verilen beraat kararı ile yine «kusurun» değerlendirilmesi ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı ile bağlı değil ise de Ankara 6.
AHM'sinin 16.03.2004 tarih 1998/351 E- 2004/104 K sayılı kararı ile davanın reddine dair verilen karar kesinleşmiş olmakla bu hususta yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5688 E. 2014/10024 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dahili dava · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, davalı ... yönünden davanın «husumetten» reddine, «dahili» davalı ...
Şti. yönünden ise davanın kabulüne dair verilen kararın «dahili» davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 11.12.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle dahili davalı şirket yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/14536 E. , 2014/2258 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 20. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 06/06/2012
NUMARASI 2007/17-2012/253
Taraflar arasında görülen davada Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06.06.2012 tarih ve 2007/17-2012/253 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalılardan Bilal Büyükkakaya, A.. Ö.., İ.. Ş.., İ.. O.. ve H.. S..'ın müvekkili şirketin yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptıklarını, M.. Ö..'ün Genel Müdür vekili, M.. K..'un Genel Müdürü Yardımcısı, C.. C..'ın Muhasebe Müdürü, E.. B..'nun Muhasebe Müdürü, M.. Y..'nın Ticaret Müdürü olarak çalıştıklarını, şirketin 1991 yılından itibaren kampanyalardan otomobil sattığını, davalıların usulsüz ve karışık işlemleri nedeniyle şirketin zarara uğratıldığını, davalıların bilerek ve isteyerek yaptıkları işlemler nedeniyle yargılanarak mahkum olduklarını, bilirkişilerce ve Maliye Bakanlığı hesap uzmanlarınca yapılan incelemeler sonucunda şirketin 613.322,17 TL zarara uğratıldığını iddia ederek 613.322,17 TL zararın zarar tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
[…] S. vekili; müvekkilinin ceza yargılamasında beraat ettiğini, şirket kurucusu olmasına karşın hiçbir toplantıya katılmadığını, oturum ücreti almadığını, Konya'da oturduğunu, bu yüzden davacı şirketin kampanyalarından doğan zararıyla ilgisinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
[…]. K.. vekili; müvekkilinin 15/03/1993 tarihinde işe başladığını, 26/08/1993 tarihinde şirketin kayyım yönetimine geçtiğini, 15/06/1993 günlü 45 sayılı yönetim kurulu kararı ile müvekkili dahil 3 kişiye yetki verildiğini, iki imzanın şirketi ilzam ettiğini müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
[…]. Ö..; kampanya araç dağılımının yönetim kurulunca yapılmadığını, genel müdürün görevi olduğunu yönetim kurulu üyeliğinin 24/08/1993 günü sona erdiğini, görevin sona ermesi anında şirket kasasının sayılmadığını, devir teslim yapılmadığını, kendisinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
[…]. Ş..; görevde olduğu dönemde düzenlenen 4 adet kampanyanın hiçbirinde görev almadığını, hiçbir sözleşmede imzasının bulunmadığını, yaptığı görevin bir formalitenin yerine getirilmesinden ibaret olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak;
01. 01.1992-31.12.1993 dönemi için Renault marka otomobil temini amacı ile davacı şirket adına yönetim kurulu başkanı B.. B.., Genel Müdür […]. Ö.. ve Muhasebe […]. B..'ndan oluşan komisyon kurulduğu, bu komisyonunun N. Otomobilcilik Ltd. Şti. ile sözleşme imzaladığı, bu komisyonun satın aldığı otomobillerin katılımcıların parası ile alındığı, muhtemel iskonto kaybının davacı şirketin kaynakları ile ilgisi olmadığından bu iddiaya dayalı zararın doğmadığı, aynı şekilde davacı şirketin bünyesinde kurulan komisyon tarafından T. İnşaat Ticaret Ltd. Şti. ile üç dönem halinde otomobil temini için 3 ayrı sözleşme imzalandığı, bu 3 sözleşme ile farklı marka ve cins grubu araç alımı karara bağlandığı, bu kampanya kapsamında alınan araçlarla ilgili zarar doğmuş olsa dahi bu zararın kampanyaya katılan kişileri ilgilendirdiği ve davacı şirketin zararının olmadığı, davacı şirketin zararı kampanya dönemlerine katılım tarihi geçirilmiş olmasına rağmen düzenlenen kampanyalara sonradan katılımcı kabul edilmesinden kaynaklandığı, kampanyanın çalışma şekli sabit fiyatla ancak fiyat artışlarının eşit dağıtıldığı ve sıra bekleme şeklinde oluşturulmuş olup, planlanan kişi üzerinde katılımcı alınmasının katılımcıya teslim edilecek otomobili son teslim tarihlerini aşmasına, dolayısıyla fazladan fiyat artışlarının otomobil üzerine binmesine sebep olduğu, son teslim tarihini aşan otomobil zamlarının davacı şirketin 333.410,95 TL tutarında zararını oluşturduğu,bu komisyonun 3 üyesi B..
B.., M.. Ö.. ve E.. B..’nun sorumlu olduğu, aynı şekilde davacı şirket adına muhasebe şefi C.. C..’ın 04.08.1992 tarihinde 10.000,00 TL tahsil etmesine rağmen bu parayı davacı şirketin hesaplarına kaydetmediği, ancak bu para kayıt edilmiş gibi şirket adına ödeme yapıldığı ve davalı C.. C..'ın zimmetinde 10.000,00 TL olduğu, İlksan Genel Müdürlüğü’nün 3 ayrı fatura ile davacı şirkete demirbaş satışı yaptığı ve bu demirbaş satışına karşılık davacı şirket tarafından 37.279,94 TL ödeme kaydedildiği, ancak bu ödemeye karşılık bir belge kayıtlarda bulunmadığına göre bu miktardan muhasebe müdürü E.. B.. ve Muhasebe […]. C..'ın sorumlu olduğu, davacı şirketin toplam zararının 525.407,80 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle 525.407,80 TL'nin zararın oluştuğu tarih olan 03/02/1995 tarihinden itibaren işleyecek kademeli ve değişken oranlarda yasal faizi ile birlikte davalılar B..
B.., M.. Ö.. ve E.. B..'ndan müştereken ve müteselsilen alınıp, davacıya ödenmesine, bu miktardan davalı C.. C..'ın 3.025,18 TL'sinden ve yasal faizinden tahsilde tekerrüre mahal verilmemek kaydı ile müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına, her ne kadar davalılar
A.. Ö.., İ.. Ş.., […]. O.. ve M.. Y.. lehine dava açılmış ise de, bu davalıların davacı şirketteki konumlarına ve yaptıkları iş ve gerekçede anlatılan sorumluluk nedenlerine göre zarardan sorumlu olmadıkları gerekçesiyle bu davalılar yönünden davanın reddine, davalılar M.. K.. ve H.. S.. yönünden verilen ilk karar kesinleştiğinden bu davalılar yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- […]. Y.. hakkında verilen ilk kararı temyiz etmiş ise de Dairemizin 11.04.2006 tarih 2005/1844 esas, 2006/3888 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere adı geçen davalının temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmekle bu davalı yönünden kararın kesinleşmesine, yine davalı […]. O..'un hakkında verilen kararı temyiz etmediğinden verilen ilk kararın bu davalı hakkında kesinleşmesine rağmen mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra verilen kararda bu davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi davalılardan M.. Ö.., hakkında verilen ilk kararı temyiz etmediğinden verilen ilk kararın bu davalı hakkında da kesinleşmesine rağmen, bozma sonrası verilen kararda bu davalı aleyhine daha düşük miktarda tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacının davalılardan A.. Ö.. ve İ.. Ş..'e yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemenin de kabulünde olduğu üzere bu davalılar mahkemece varlığı saptanan zararın doğumu tarihinde yönetim kurulu üyesi olup, zaman bakımından olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK 319. maddesi anlamında bir görev taksiminin varlığı da kanıtlanamamıştır. Aynı yasanın 320. maddesi uyarınca basiretli bir tacir gibi hareket etme durumunda olan yönetim kurulu üyesi davalılar şirketin zararına sebebiyet veren şirket çalışanlarını denetlememek nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu oldukları gibi, diğer yönetim kurulu üyeleriyle de müteselsil sorumlulukları söz konusudur. Kaldı ki mahkemece bozmadan önceki verilen kararda bu davalıların sorumluluğuna karar verilmiş olup, dosya içersinde yer alan Maliye Bakanlığı hesap uzmanları tarafından hazırlanan müteferrik rapor, Ankara 19.
Asliye Ceza Mahkemesi'nin 1994/127 esas sayılı dosyasına sunulan 07.03.1995 tarihli bilirkişi raporu, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 1994/127 Esas sayılı dosyasına sunulan 07.03.1995 tarihli bilirkişi raporu ve 04.05.1995 tarihli ek bilirkişi raporu, mahkemenin işbu dosyası için aldırılan 10.10.2003 tarihli rapor ve 12.02.2004 tarihli ek rapor, 04.02.2011 tarihli bilirkişi raporu ve 31.05.2011 tarihli ek bilirkişi raporlarının hepsinde hem otomobil kampanyası düzenlenmesi kararı alan ve uygulayan yönetim kurulu başkanı ve üyelerinin sorumlu oldukları hem de şirketi temsile yetkili idarecilerin sorumlu oldukları belirtilmiş iken bu raporlar ile çelişen 12.04.2012 tarihli rapora göre davalıların sorumlu olmadıklarına karar verildiği anlaşılmış olup mahkemece raporlar arasındaki bu çelişki giderilmeden karar verilmesi yerinde olmadığı gibi, ayrıca davalıların Ankara 6.
Ağır Ceza Mahkemesi'nin 1994/127 esas, 1995/195 karar sayılı kararıyla davalıların arsa satım usulsüzlüğünün yanısıra işbu davaya konu otomobil kampanyasındaki usulsüzlük nedeniyle de mahkumiyetlerine karar verildiği ve kararın kesinleştiğinin anlaşılmasına göre davalılar hakkında verilen bu ceza kararının mahkemeyi bağlayıp bağlamayacağının değerlendirilmesinin yapılması gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak soyut ifadeler ile davalıların sorumlu olmadıklarından bahisle davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir
SONUÇ
Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101650000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz