Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/13134 E. 2014/2188 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
prim iadesi↗ ara karar↗ riziko↗ ek prim↗ denetime elverişlilik↗ reeskont faizi↗ ıslah↗ maddi tazminat↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu edilen taşınmazlar üzerinde don olayı nedeniyle kayısı meyvesinin zarar gördüğü, zararın ağaçların çiçeklenme dönemini bitirip meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği kanaatine varıldığı, davacı tarafın talep edebileceği tazminat miktarının 23.392 TL olduğu, her ne kadar davalı tarafça davacıya devlet tarafından yapılan destekleme ödemesinin mahsubunun gerektiği ileri sürülmüş ise de, söz konusu ödemenin yersiz olduğunun anlaşılması durumunda 6183 sayılı Yasa uyarınca devlet tarafından tahsil edilmesi imkanı bulunduğu anlaşıldığından davalı tarafın savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 23.392 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, dava, bitkisel ürün sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Kural olarak hakim, iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup talepten fazlasına veya başkasına hükmedemez. Davacı vekili dava dilekçesinde 14.035 TL maddi tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece ise bilirkişi raporu benimsenerek sonuçta 23.392 TL maddi tazminata hükmolunmuştur. Oysa, davacı taraf bilirkişi raporundan sonra ıslah için süre talebinde bulunduğu ve mahkemece bu yönde ara karar tesis edildiği halde, maddi tazminat istemini ıslah etmemiştir. Bu durumda, mahkemece, maddi tazminatın davacının talebi dikkate alınarak tayini gerekirken, mülga 1086 sayılı HUMK'nın 74. ve 6100 sayılı HMK'nın 26. maddesine aykırı biçimde talepten fazlaya hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Kabule göre de, dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olan bilirkişi raporuna göre don hasarı, çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, riziko doğru olarak teminat içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir. Ancak, davalı vekili rapora itirazında riziko sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya prim iadesi gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur. Ancak, mahkemece bu savunma üzerinde hiç durulmamıştır. O halde davalı vekilinin tazminatın belirlenmesine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile savunmasında geçen poliçe zeyilleri getirtilip içeriği, somut olayla bağlantısı, iade edildiği iddia edilen primin tazminat hesabından mahsubunun gerekip gerekmeyeceği hususları üzerinde durulması, gerektiğinde, bu yönüyle ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8108 E. 2018/1429 K.
Ortak:prim iadesi · ara karar · ek prim · reeskont faizi · ıslah · maddi tazminat · sigorta poliçesi · teminat
İncelediğiniz karardaOysa, davacı taraf bilirkişi raporundan sonra «ıslah» için süre talebinde bulunduğu ve mahkemece bu yönde «ara» karar tesis edildiği halde, «maddi tazminat» istemini ıslah etmemiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
… esi imkanı bulunduğu anlaşıldığından davalı tarafın savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 23.392 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… t tarafından tahsil edilmesi imkanı bulunduğu, davalı tarafça poliçenin priminde indirim yapılmayıp poliçe nedeni ile herhangi bir ödeme de yapılmadığı, bu hali ile «teminat» başladıktan sonra tek taraflı «zeyilname» ile «sigorta poliçesinin» zeyil edilmesinin mümkün olmadığı, zeyilnamenin «sigorta teminatı» başlamadan yapılması gerektiği, davalı tarafın tek taraflı olarak davacının onayını almaksızın yaptığı zeyilnamenin hükme esas alınamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 23.392,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece uyulan Dairemizin bozma ilamında; davacı vekilinin dava dilekçesinde 14.035 TL «maddi tazminat» isteminde bulunduğu, mahkemece ise bilirkişi raporu benimsenerek sonuçta 23.392 TL maddi tazminata hükmolunduğu, oysa, davacı taraf bilirkişi raporundan sonra «ıslah» için süre talebinde bulunduğu ve mahkemece bu yönde «ara» karar tesis edildiği halde, maddi tazminat istemini ıslah etmediği, bu durumda, mahkemece, maddi tazminatın davacının dava dilekçesindeki talebi dikkate alınarak t …
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. --/- 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin poliçelerin zeyil edilmesi sonucu davacıya «prim iadesi» yapıldığına yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zeyilname · sigorta teminatı
Benzer bu kararda… t tarafından tahsil edilmesi imkanı bulunduğu, davalı tarafça poliçenin priminde indirim yapılmayıp poliçe nedeni ile herhangi bir ödeme de yapılmadığı, bu hali ile «teminat» başladıktan sonra tek taraflı «zeyilname» ile «sigorta poliçesinin» zeyil edilmesinin mümkün olmadığı, zeyilnamenin «sigorta teminatı» başlamadan yapılması gerektiği, davalı tarafın tek taraflı olarak davacının onayını almaksızın yaptığı zeyilnamenin hükme esas alınamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 23.392,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3031 E. 2014/9239 K.
Ortak:prim iadesi · riziko · ek prim · denetime elverişlilik · sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz kararda2- Kabule göre de, dosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
1- Dava, dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13107 E. 2014/2187 K.
Ortak:prim iadesi · riziko · ek prim · denetime elverişlilik · sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz kararda2- Kabule göre de, dosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
1- Dava, dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
… rinde bulunan kayısı meyvesinin zarar gördüğü, zararın ağaçların çiçeklenme dönemini bitirip meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği kanaatine varıldığı, davacının, «faizin başlangıç tarihi» olarak zararın meydana geldiği tarihin esas alınmasını talep ettiği, devlet destekli bitkisel ürün sigortası genel şartlarının B.7 maddesinde «hasar» tespit dosyası tekemmül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceğinin belirlendiği, taraflar arasında düzenlenen poliçede ürünün ilk hasat tarihinin 11.07.2010 «son» hasat tarihinin 11.08.2010 olarak belirlendiği, ürünün ilk hasat tarihi, son hasat tarihi ve dava tarihi dikkate alınarak hasat tarihlerinin ortasında bir tarih olan 30.07.2010 tarihinin faiz başlangıç tarihi olarak esas alındığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 20.216 TL'nın 30.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faiz başlangıç tarihi · yasal faiz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… rinde bulunan kayısı meyvesinin zarar gördüğü, zararın ağaçların çiçeklenme dönemini bitirip meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği kanaatine varıldığı, davacının, «faizin başlangıç tarihi» olarak zararın meydana geldiği tarihin esas alınmasını talep ettiği, devlet destekli bitkisel ürün sigortası genel şartlarının B.7 maddesinde «hasar» tespit dosyası tekemmül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceğinin belirlendiği, taraflar arasında düzenlenen poliçede ürünün ilk hasat tarihinin 11.07.2010 «son» hasat tarihinin 11.08.2010 olarak belirlendiği, ürünün ilk hasat tarihi, son hasat tarihi ve dava tarihi dikkate alınarak hasat tarihlerinin ortasında bir tarih olan 30.07.2010 tarihinin faiz başlangıç tarihi olarak esas alındığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 20.216 TL'nın 30.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12369 E. 2014/1892 K.
Ortak:riziko · ek prim · denetime elverişlilik · ıslah · sigorta poliçesi · hasar · teminat · Sigorta
İncelediğiniz kararda2- Kabule göre de, dosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
1- Dava, dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacıya ait kayısı bahçesinin davalı tarafından bitkisel ürün «sigorta poliçesiyle» sigorta örtüsüne alındığı, don «rizikosuna» maruz kaldığı, ağaçların çiçeklenme döneminin sona erdiği, meyve bağlama döneminde don rizikosunun gerçekleştiği, «teminat» içinde kaldığı, zararın belirlendiği, «ıslahın» dikkate alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 7.500.00 TL'nin «ihbar» tarihi olan 22.03.2010 tarihinden, 13.140 TL'nin ise 08.02.2012 tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Dosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası bu olay nedeniyle poliçenin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar «prim» iadesinin yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, davacının «sebepsiz zenginleşeceğini», bu durumun da tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · sigorta sözleşmesi · sebepsiz zenginleşme · ihbar · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu kararda3- Ayrıca, davacının «ihbar» tarihi esas alınarak yazılı şekilde «temerrüt faizine» hükmedilmiştir.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde, kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi de yanlış olmuş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacıya ait kayısı bahçesinin davalı tarafından bitkisel ürün «sigorta poliçesiyle» sigorta örtüsüne alındığı, don «rizikosuna» maruz kaldığı, ağaçların çiçeklenme döneminin sona erdiği, meyve bağlama döneminde don rizikosunun gerçekleştiği, «teminat» içinde kaldığı, zararın belirlendiği, «ıslahın» dikkate alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 7.500.00 TL'nin «ihbar» tarihi olan 22.03.2010 tarihinden, 13.140 TL'nin ise 08.02.2012 tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası bu olay nedeniyle poliçenin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar «prim» iadesinin yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, davacının «sebepsiz zenginleşeceğini», bu durumun da tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7554 E. 2013/21813 K.
Ortak:prim iadesi · riziko · ek prim · denetime elverişlilik · sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz kararda2- Kabule göre de, dosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
1- Dava, dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gereçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, zararın meyve döneminde meydana geldiği ve «teminat kapsamında» bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 5.760 TL'nin dava tarihinden itibaren «temerrüt faizi» ile tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat kapsamı · temerrüt faizi · yasal faiz · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, zararın meyve döneminde meydana geldiği ve «teminat kapsamında» bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 5.760 TL'nin dava tarihinden itibaren «temerrüt faizi» ile tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına mahkemece hükmedilen «temerrüt» faizinden «yasal faizin» anlaşılacak olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16449 E. 2014/18129 K.
Ortak:prim iadesi · riziko · ek prim · denetime elverişlilik · sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz kararda2- Kabule göre de, dosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
1- Dava, dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası bu olay nedeniyle poliçenin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar «prim iadesi» yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, davacının «sebepsiz zenginleşeceğini», bu durumun da tazminatın belirlenmesinde prim iadesinin dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile 30.411,00 TL «hasar» bedelinin «temerrüt tarihi» olan 31/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı T...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · sebepsiz zenginleşme · yasal faiz · eksik inceleme · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile 30.411,00 TL «hasar» bedelinin «temerrüt tarihi» olan 31/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı T...
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası bu olay nedeniyle poliçenin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar «prim iadesi» yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, davacının «sebepsiz zenginleşeceğini», bu durumun da tazminatın belirlenmesinde prim iadesinin dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
… ilinin tazminatın belirlenmesine yönelik itirazları dikkate alınıp, savunmasında geçen poliçe zeyilinin içeriği, somut olayla bağlantısı, iade edildiği iddia edilen «primin» tazminat hesabından mahsubunun gerekip gerekmeyeceği hususları üzerinde durulması, gerektiğinde bu yönüyle ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13112 E. 2014/2186 K.
Ortak:prim iadesi · riziko · ek prim · denetime elverişlilik · sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz kararda2- Kabule göre de, dosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
1- Dava, dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
… çiçeklenme dönemini tamamlayıp meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği kanaatine varıldığı, devlet destekli bitkisel ürün sigortası genel şartlarının B.7 maddesinde «hasar» tespit dosyası tekemmül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceğinin belirlendiği, taraflar arasında düzenlenen poliçede ürünün «son» hasat tarihi 10.08.2010 olarak belirlendiği, ürünün ilk hasat tarihi, son hasat tarihi ve dava tarihi dikkate alınarak hasat tarihlerinin ortasında bir tarih olan 30.07.2010 tarihinin faizin başlangıcına esas alındığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 14.592 TL'nın 30 Temmuz 2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:afet · yasal faiz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… çiçeklenme dönemini tamamlayıp meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği kanaatine varıldığı, devlet destekli bitkisel ürün sigortası genel şartlarının B.7 maddesinde «hasar» tespit dosyası tekemmül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceğinin belirlendiği, taraflar arasında düzenlenen poliçede ürünün «son» hasat tarihi 10.08.2010 olarak belirlendiği, ürünün ilk hasat tarihi, son hasat tarihi ve dava tarihi dikkate alınarak hasat tarihlerinin ortasında bir tarih olan 30.07.2010 tarihinin faizin başlangıcına esas alındığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 14.592 TL'nın 30 Temmuz 2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… ri Nedeniyle Zarar Gören Çiftçilere Telafi Edici Destek Ödemesi Yapılmasına İlişkin 13.05.2010 tarihli 2010/418 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 8/2. maddesinde don «afeti» nedeniyle devlet tarafından yapılan destek ödemesinin don afetinin tarım sigortaları kanunu kapsamında kaldığının ve bu nedenle haksız yere ödeme yapılmış olduğunu …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/13134 E. , 2014/2188 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ MALATYA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 24/04/2013
NUMARASI 2012/314-2013/152
Taraflar arasında görülen davada Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.04.2013 tarih ve 2012/314-2013/152 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kayısı üreticisi olduğunu, kayısılarını davalı şirkete sigorta ettirdiğini, sigorta ettirilen taşınmaz üzerinde bulunan kayısı ağaçlarının don olayından büyük zarara uğradığını, Yazıhan Sulh Hukuk Mahkemesi'nce yapılan tespitte ağaçlarda yüksek oranda hasar belirlendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla 14.035 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, açılan davayı kabul etmediklerini, yapılan tespit sonucu aldırılan bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını, hesaplamaların hatalı olduğunu, dava konusu edilen don olayının ürünün çiçeklenme döneminde meydana geldiğini, bu durumun da teminat kapsamı dışında kaldığını, diğer taraftan davacının 5363 sayılı Yasa kapsamında telafi amaçlı destek ödemesi aldığını, sigortadan da bu yönde tahsilat yapması durumunda sebepsiz zenginleşeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu edilen taşınmazlar üzerinde don olayı nedeniyle kayısı meyvesinin zarar gördüğü, zararın ağaçların çiçeklenme dönemini bitirip meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği kanaatine varıldığı, davacı tarafın talep edebileceği tazminat miktarının 23.392 TL olduğu, her ne kadar davalı tarafça davacıya devlet tarafından yapılan destekleme ödemesinin mahsubunun gerektiği ileri sürülmüş ise de, söz konusu ödemenin yersiz olduğunun anlaşılması durumunda 6183 sayılı Yasa uyarınca devlet tarafından tahsil edilmesi imkanı bulunduğu anlaşıldığından davalı tarafın savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 23.392 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, dava, bitkisel ürün sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Kural olarak hakim, iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup talepten fazlasına veya başkasına hükmedemez. Davacı vekili dava dilekçesinde 14.035 TL maddi tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece ise bilirkişi raporu benimsenerek sonuçta 23.392 TL maddi tazminata hükmolunmuştur. Oysa, davacı taraf bilirkişi raporundan sonra ıslah için süre talebinde bulunduğu ve mahkemece bu yönde ara karar tesis edildiği halde, maddi tazminat istemini ıslah etmemiştir. Bu durumda, mahkemece, maddi tazminatın davacının talebi dikkate alınarak tayini gerekirken, mülga 1086 sayılı HUMK'nın 74. ve 6100 sayılı HMK'nın 26. maddesine aykırı biçimde talepten fazlaya hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Kabule göre de, dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olan bilirkişi raporuna göre don hasarı, çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, riziko doğru olarak teminat içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir. Ancak, davalı vekili rapora itirazında riziko sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya prim iadesi gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur. Ancak, mahkemece bu savunma üzerinde hiç durulmamıştır. O halde davalı vekilinin tazminatın belirlenmesine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile savunmasında geçen poliçe zeyilleri getirtilip içeriği, somut olayla bağlantısı, iade edildiği iddia edilen primin tazminat hesabından mahsubunun gerekip gerekmeyeceği hususları üzerinde durulması, gerektiğinde, bu yönüyle ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101641900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz